16. HORMONLU DOMATES ÖDÜLLERİ YOUTUBE TARAFINDAN SANSÜRLENDİ

28. LGBTİ+ İstanbul Onur Haftası kapsamında verilen 16. Hormonlu Domates LGBTİ+’fobi Ödülleri'nin bu yılki kazananları dün gece açıkladı. Online yapılan bu tören Youtube'dan sansür yedi.

28. LGBTİ+ İstanbul Onur Haftası kapsamında verilen 16. Hormonlu Domates LGBTİ+’fobi Ödülleri’nin bu yılki kazananları dün gece açıkladı.

İstanbul LGBTİ Onur Haftası #HormonluDomates2020 ödül töreninin canlı yayını YouTube tarafından kesildi. Youtube bu yayının “Yayın ilkelerine uymadığı için” kesildiğini beyan ederek sebebi belirsiz bir açıklama yaptı. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi sansüre karşı yeni bir linkle yayına devam edeceklerini duyurdu. Tören, kısa bir zaman sonra zoom üzerinden devam etti.

Fobik söylem ve önerileri ile “hormonlu domates” ödülünü hak edenler şöyle

Sivil toplum kategorisi kazanan: Hukukçular Derneği

Tıp kategorisi kazanan: Doktor Metin Çakır

TV kategorisi kazanan: İsmail Küçükkaya

Medya kazanan: Hilal Kaplan

Kurumlar kategorisi kazanan: DİYANET

Online siteler kazanan: Ekşi Sözlük

Beynelmilel kazanan: Macaristan Başkanı Victor Orban

Eğitim kategorisi kazanan: Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü

Gey merkezcilik kazanan: gmag

TRANSFOBİ kategorisi  TERF Kazanan: JK.Rowling

Eyidisli Domates Özel Ödülü kazananı Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş (Diyanet’in bu yılki ikinci ödülü)

“Hormonlu Domatesler” hakkında

Bir televizyoncunun “Hormonlu domates yerseniz eşcinsel olursunuz” diyerek yaydığı yanlış bilgiye tepki olarak ortaya çıkan “Hormonlu Domates Ödülleri”  2005’den beri veriliyor.

Türkiye’de LGBT topluluğunca o yılki homofobik kişi, kurumu ya da kuruluşlara veriliyor.

Editörün Notu: 16. Hormonlu Domates Ödülleri’nde “Geymerkezcilik” kategorisinde GZone da aday gösterilmişti. GZone’un özellikle Pandemi dönemindeki canlı yayınlarında konukları tarafından sarf edilen sözlere gelen bazı tepkilerin ve eleştirilerin bilincindeyiz. Bu eleştirilerle ilgili kendimizi geliştirmek ve haklı eleştiri getirilen noktaları düzeltmek için çaba sarf ediyoruz. Ancak bizi aday gösteren komitenin ezberden yazılmış, haklılık içermeyen cümlelerle, önyargılarla dolu, gayet subjektif bir metinle neredeyse tüm kadrosu LGBTİ+’lardan oluşan markamızı ve dolayısıyla ekibimizi “geymerkezcilik” gibi bir kategoride aday göstermesini haksız buluyoruz. Diğer cinsel yönelim ve cinsel kimliklerle ilgili olumsuz mesajlar yaymaya çalışmadığı, femfobi beyanlarına kucak açmadığı sürece sadece erkek eşcinselleri konu alan bir yayın yapmanın bir “nefret suçu” olduğunu düşünmemekle birlikte GZone, kurulduğu günden bugüne geymerkezcilik söylemlerinden uzaklaşarak, tüm LGBTİ+ hatta kuir camiayı haberleriyle, içerikleriyle, partilerindeki kadrolarıyla kapsayan bir marka haline gelmiştir. Buna ek olarak, hiçbir fon/konsolosluk/kurum tarafından hiçbir şekilde maddi olarak desteklenmemesine ve ticari bir marka olmasına rağmen, kuir sanatçılara her zaman maddi/manevi destek vermiş, Spod LGBTİ+, Pembe Hayat gibi kurumlar üzerinden bağışlar yapmış ve bu camiadaki insanlara yeni alanlar açarak kaynak oluşturmuştur. Kişilerin, derneklerin ve kurumların yapılan bazı yayınlarımızdaki söylemlere katılmama ya da eleştirme hakkı her zaman bakidir ancak konu GZone’u kapsayıcı olmamakla itham etmek ise 6 yıldır yaptığımız ve gzone.com.tr’de tüm kanıtları bulunan işlerimiz komitenin bizi aday gösterdiği bu temelsiz bir metine en güzel cevabımızdır. Camiamızdaki “dayanışma”nın sadece “bizi haber yapın” ricalarında değil, iki taraf için de karşılıklı olması gerektiğini, bizlere dokunan, bizlerle iş yapan, bizden talepte bulunan tüm sevgili arkadaşlarımıza da hatırlatır, kimseye kişisel bir kin gütmediğimizin, bu yolda ancak beraber yürüyerek kazanımlar elde edebileceğimize yürekten inandığımızın altını çizmek isteriz. Sevgi, saygı ve dayanışma ile.