863269c786
if-istanbul-17-2018-festival

17. !F İSTANBUL BAĞIMSIZ FİLMLER FESTİVALİ HEYECAN VERİCİ SÜRPRİZLERİYLE GELİYOR

17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali bu yıl “Hayat Var!” temasıyla yola çıkıyor. 15-25 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da, 1-4 Mart tarihlerinde ise aynı anda Ankara ve İzmir’de gerçekleşecek festivalin programı ise 18 Ocak’ta açıklanacak. Festivalin  bu yıl yine heyecan verici sürprizleri var. Gelin beraber onlara göz atalım. 

!f İstanbul’u yılın bağımsızı ‘Uğur Böceği’ açıyor!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin Açılış Filmi belli oldu. Bağımsız sinemanın kraliçesi Greta Gerwig’in yönettiği, Time Out’un “Etkileyici bir şekilde gençliğin ritmiyle kanat çırpan bir güzellik” sözleriyle övdüğü, eleştirmenlerce Yılın Filmi seçilen “Lady Bird / Uğur Böceği”, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’un Açılış Gecesi’nde seyirciyle buluşacak. Rotten Tomatoes’ta “Tüm zamanların en iyi filmi” unvanına da ulaşan film, Oscar yarışının da en güçlü adaylarından sayılıyor.

Uluslararası Keş!f Yarışması

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin 5.000 Amerikan Doları para ödüllü Uluslararası Keş!f Yarışması’nda yarışacak yönetmenler belli oldu. 12 ülkeden toplam 9 filmin gösterileceği yarışmada jüri, “yılın en ilham veren yönetmeni”ni seçecek!

Uluslararası Keş!f Yarışması bu yıl da genç ve başarılı kadın yönetmenlerin varlığıyla dikkat çekiyor. Shevaun Mizrahi’nin Locarno’nun Günümüz Sinemacıları bölümünden Özel Mansiyon Ödülü’nü kazanan, Türkiye ve ABD ortak yapımı şiirsel ve hipnotize edici filmi “Distant Constellation / Uzak Evren”; İranlı Sadaf Foroughi’nin Toronto’dan FIPRESCI Ödülü ve Onur Mansiyonu kazanan ilk uzunu “Ava”; kısalarıyla pek çok ödül toplamış Alman sanatçı ve yönetmen Helena Wittmann’ın Venedik’te yarışan ilk uzunu “Drift / Sürüklenme”, Güney Afrikalı Jenna Cato Bass’ın çılgın bir yolculuğu konu alan ikinci uzunu “High Fantasy / Aşkın Fantezi”; Gürcistanlı Ana Urushadze’nin Saraybosna’da En İyi Film seçilen ve Cineuropa Ödülü’nü kazanan, Locarno’dan ise En İyi İlk Uzun Film ve Genç Jüri ödüllerini alan ilk uzunu “Scary Mother / Korkunç Anne” ve İsveçli Rojda Şekersöz’ün Duhok’tan En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu ödüllerinin yanı sıra, Göteborg’dan Angelo ve Seyirci ödüllerini, Norveç’ten de FIPRESCI Ödülü’nü kazanan “Beyond Dreams / Rüyaların Ötesinde”, seyirciyi geleceğin yaratıcı kadın yönetmenleriyle tanıştırıyor.

Brezilyalı João Dumans ve Affonso Uchoa ikilisinin Rotterdam ve San Sebastián‘da yarışan ilk uzun kurmacaları “Araby / Arap”; Bertrand Mandico’nun festivallerin en çok konuşulan filmlerinden birine imza attığı, Jean Genet’ye selam çakan kurmacası “Les garçons sauvages / Vahşi Oğlanlar” ve Portekizli Pedro Pinho’nun Cannes’ın Yönetmenlerin 15 Günü bölümünden FIPRESCI Ödülü dahil pek çok festivalden ödüllerle dönen ikinci uzunu “The Nothing Factory / Hiçlik Fabrikası”, Uluslararası Keş!f Yarışması’nın merakla beklenen diğer filmleri.

Beyond Dreams

!f Kült Kuşağının Bu Yılki Hazineleri

!f kült’ün bu yılki hazineleri, bilimkurgu sinemanın üç klasiğinden oluşacak ve Wolf Gremm’in Fassbinder’li cyberpunk gerilimi “Kamikaze ’89”, “sinema tarihinin en iyi punk filmi” sayılan Derek Jarman klasiği “Jubilee” ve Lizzie Borden’in çığır açan feminist bilimkurgusu “Born in Flames”, yenilenmiş kopyalarıyla Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

Bunlardan ilki, Wolf Gremm’in 1982 yapımı meşhur cyberpunk gerilimi “Kamikaze ’89″. Per Wahlöö’nün ‘31. Kat’ adlı romanından uyarlanan ve distopik bir gelecekte geçen film, eleştirmenler tarafından Jean-Luc Godard’ın “Alphaville” ve Fritz Lang’’in “Dr. Mabuse: The Gambler” (1922) gibi klasikleriyle karşılaştırılmıştı. Film, usta Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder’in perdedeki son ve olağanüstü performansıyla ve Alman elektronik müzik grubu Tangerine Dream üyesi Edgar Froese’in müzikleriyle de unutulmazlar arasındaki yerini korumaya devam ediyor.

“Sinema tarihinin en iyi punk filmi”

“Sebastiane”, “The Tempest”, “Caravaggio”, “Edward II” ile tanıdığımız İngiliz eşcinsel yönetmen Derek Jarman’ın 1978 tarihli cüretkar filmi “Jubilee / Jübile” ise, Thatcher İngiltere’sini eleştiren mizahı, zaptedilmez enerjisi ve koreografisiyle dikkat çeken bir klasik. Kraliçe Elizabeth’in günümüzün yozlaşmış İngiltere’sine ışınlanmasını konu alan ve müziklerinde Brian Eno imzasını taşıyan bu çılgın film, “sinema tarihinin en iyi punk filmi” sayılıyor.

Feminist bilimkurgu klasiği!

!f kült’ün heyecan uyandıran bir diğer filmi ise, Lizzie Borden’in çığır açan feminist bilimkurgusu “Born in Flames / Ateşlere Doğmak”! 1983 yılında prömiyerini yaptığı Berlin Film Festivali’nde olay yaratan ve o günden beri sayısız feministi etkileyen film, seyirciyi Amerikan tarihinin en barışçıl devriminden on yıl sonrası bir döneme götüren ve toplumsal cinsiyet meselelerinin bu dünya içinde nasıl kurulabileceğini hayal eden bir distopya sunuyor. 70’lerden enfes müzikleri ve döneme dair gerçek belgesel görüntüleri harmanlayan kurgusuyla da şaşırtan “Ateşlere Doğmak”, günümüzde bile feminist sinema teorisyenlerinin başucu kaynaklarından biri olmaya devam ediyor.

Jubilee

Festivalin Kapanış Filmi James Franco’dan

Tüm zamanların en kötü filmlerinden “The Room”un çekilme sürecinin tuhaflıklarla dolu trajikomik hikâyesini anlatan “The Disaster Artist”Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’dagösterilecek. Eleştirmenlerce James Franco’nun kariyerindeki en önemli proje olarak gösterilen film, bir kaç gün önce Altın Küre’de aldığı En İyi Erkek Oyuncu Ödülü ile Oscar yarışını da garantiledi.
James Franco’nun “The Spectacular Now”ın yaratıcıları Scott Neustadter ve Michael H. Weber’in Greg Sestero ve Tom Bissell’ın “The Disaster Artist: My Life Inside The Room, the Greatest Bad Movie Ever Made” adlı kitabından uyarladıkları senaryodan çektiği “Felaket Sanatçı”, “The Room”un çekim sürecine odaklanıyor ve Hollywood’taki yapımcılara kafa tutarak kendi filmini yapmaya girişen sinema sevdalısı Tommy Wiseau’nun traji-komik hikâyesini anlatıyor.

Franco’nun aynı zamanda başrolünde olduğu ve Wiseau’yu canlandırdığı filmde, Wiseau’nun en yakın arkadaşı Greg Sestero’ya Franco’nun kardeşi Dave Franco hayat verirken, Seth Rogen, Zac Efron,Kevin Smith, J.J. Abrams, Zach Braff, Lizzy Kaplan, Kate Upton, Sharon Stone, Adam Scott,Melanie Griffith, Kirsten Bell ve Judd Apatow gibi ünlü isimler de Franco kardeşlerin bu çılgın macerasına eşlik ediyor.

Altın Küre’de En İyi Erkek Oyuncu!

Rolling Stone’un “Geceyarısı filmi fenomeni ‘The Room’un yapım sürecini sahnelemede en az onun kadar kaotik ve başarılı” yorumuyla, San Francisco Chronicle’ın da “O kadar sürpriz bir şekilde komik ki, gülmemeye kararlıysanız bile kahkahalar peşi sıra geliyor” sözleriyle övdüğü “Felaket Sanatçı”, geçtiğimiz Pazar günü dağıtılan Altın Küre’lerde Komedi-Müzikal dalında En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü olarak Oscar yolculuğunu garantilemiş; James Franco’ya Gotham Ödülleri’nde de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü, San Sebastián’da ise En İyi Film Ödülü’nü getirmişti.

The Disaster Artist

Bowie’den Iggy Pop’a, ikon müzisyenlerin filmleri !f istanbul’da!

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin mini müzik festivali !f music, bu yıl da yılın en iyi müzik filmlerini bir araya getiriyor, partileriyle şehrin eğlence hayatına nefes oluyor. David Bowie’den Betty Davis’e, Iggy Pop’tan Josh Homme’a, ikonik müzik insanları !f music’te buluşacak, müzik tutkunlarının gözü bir kez daha !f İstanbul’da olacak!

!f music’in en heyecan veren filmlerinden ilki, 2013’te çektiği “David Bowie: Five Years” ile Bowie hakkında yapılmış en iyi belgesellerden birini çekmiş Francis Whately’nin sanatçının ölümünden sonra tamamladığı filmi “David Bowie: The Last Five Years / David Bowie: Son Beş Yıl”. David Bowie’nin ölümünden önce yayınladığı son iki albümü “The Next Day” (2013) ve “Blackstar”ın (2016) yanı sıra kanserle mücadelesini ve hastalığı sırasında yapımına başladığı Broadway müzikali “Lazarus”u odağına alan film, arşiv görüntülerden yakın arkadaşlarıyla yapılmış söyleşilere, ikon sanatçıdan hayranlarına kalan son anlar olacak.

Iggy Pop ve Josh Homme işbirliği

Queens of the Stone Age’in kurucusu ve vokalisti Josh Homme’un fotoğraf sanatçısı Andreas Neumann’ın birlikte yönettiği “American Valhalla”, bir yandan Amerikalı iki rock müzisyeninin olağanüstü müzikal işbirliğinin hikayesini anlatırken, bir yandan da punk’ın babası Iggy Pop’un 2016 tarihli son albümü “Post Pop Depression”un California çöllerindeki kayıt sürecini de belgeleyen görkemli bir müzik filmi. Hayranlarının Londra’daki Royal Albert Hall’da tarihe geçen destansı performansa da tanık olacakları film, başından sonuna, Iggy Pop kadar ateşi sönmeyen bir belgesel.

Amerikan müziğinin kökleri

Sundance’in Dünya Sineması bölümünde En İyi Belgesel seçilen, Hot Docs’ta iki dalda Seyirci Ödülü’nü kazanan “Rumble: The Indians Who Rocked The World” ise, Amerikan Yerlisi sanatçıların mirasının peşine düşüyor ve blues’dan caz’a ve günümüz hip hop’ına, onların Amerikan müziğinde görünmeyen ve yok sayılan etkilerini belgeliyor. Catherine Bainbridge ve Alfonso Maiorana’nın birlikte yönettiği ve Jimi Hendrix’den Quincy Jones’a, Martin Scorsese’den Slash’e, birçok tanıdık ismi ekrana taşıyan film, eleştirmenler tarafından yılın en iyi müzik belgesellerinden biri olarak gösteriliyor.

70’lerin ikonu Betty Davis’e ne oldu?

Bölümün merakla beklenen bir diğer filmi, dünya prömiyerini IDFA’da yapan “Betty: They Say I’m Different”, 70’lerin unutulmaz sesi Betty Davis’in ortalığı kavuran şöhretinin ve 30 yılı aşkın zamandır ortadan kayboluşunun gizeminin peşine düşüyor. Phil Cox’un belgesel ve animasyonu yaratıcı bir şekilde harmanlayan filmi, 1970’lerde müziği, sahnesi ve performatif görselliğiyle tabuları kırıp yağmalamış, evlilikleri sadece bir yıl sürse bile Miles Davis’in hayatını ve müziğini derinden etkilemiş, ırkçılıktan toplumsal cinsiyete Amerikalı kadınlar için unutulmaz bir özgürlük sembolü olmuş Betty Davis’in, Amy Winehouse, Macy Gray, Nikka Costa gibi ardından gelen bir çok kadın müzisyeni nasıl etkilediğinin ve Amerika, İngiltere, Fransa ve Japonya’daki moda tasarımcılarına nasıl ilham verdiğinin hikâyesine de tanıklık ediyor.

American Valhalla

!f İstanbul’un ‘sinema kulübü’ Yeni !f², 33 şehir ve 50 farklı noktada!

Dünyada ilk kez 9 yıl önce !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali tarafından başlatılan ‘alternatif film dağıtım ve paylaşım’ projesi !f², bu yıl sınırlarını genişletiyor ve bir yıla yayılan bir ‘sinema kulübü’ne dönüşüyor. !f İstanbul ve Yeni Film Fonu’nun ortaklığında Yeni !f² adını alan etkinlik, her ayın son Cumartesi günü, Türkiye veya Ortadoğu’dan seçilen bir filmi 40’tan farklı noktada seyirciyle buluşturacak. Afyon’dan Batman’a, Ramallah’tan Lefkoşa’ya, 33 farklı şehirde aynı anda gerçekleşecek Yeni !f²’nin festival kapsamında gerçekleşecek ilk gösteriminin teması ise “Kadınlar Var, Hayat Var!” olacak!

Yeni !f²’nin festival kapsamında gerçekleşecek ilk gösteriminde ise Nejla Demirci’nin “Yüzleşme”, Sadaf Foroughi’nin “Ava”, Brett Morgen’in “Jane”, Zeynep Köprülü’nün “Dans Eden Kızlar” ve Ayce Kartal’ın “Kötü Kız” adlı filmleri gösterilecek.

Jane

“Sevmek Zamanı” yenilenmiş kopyasıyla ilk kez !f İstanbul’da!
17. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin sürprizlerinden biri de yenilenmiş kopyasıyla “Sevmek Zamanı” olacak. Dönemin ötesinde sinema anlayışı, Müşfik Kenter ve Sema Özcan’ın etkileyici performansları ve katmanlı senaryosuyla tüm zamanların en iyi Türkiye filmlerinin başında gelen, Türkiye sinemasının auteur’lerinden Metin Erksan’ın sürreel başyapıtı “Sevmek Zamanı”, yenilenmiş kopyasıyla ilk kez genel seyirciyle buluşacak!

Sevmek Zamanı

Biletler 2 Şubat’ta biletix’te!

İş Bankası Maximum Kart’ın 6. kez ana partnerliğinde ve CGV Mars Cinema Group ortaklığında gerçekleşecek !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali’nin programı 23 Ocak’ta açıklanacak ve biletler 2-4 Şubat tarihlerinde İstanbul için, 23-25 Şubat tarihlerinde de Ankara ve İzmir için % 10 indirimle, İş Bankası Maximum Kart sahiplerine ise %20 indirimle biletix’te ön satışa çıkacak. Festivalde İş Bankası Maximum Kart sahiplerine özel olarak hazırlanan “Maximum Film” ve “Maximum Müzik” paketleri ile biletlerde % 50 indirim ayrıcalığı sunulacak. İş Bankası Maximum Kart sahipleri, “Maximum Film” paketiyle en az 4, en fazla 20 adet festival sinema biletini, “Maximum Müzik” paketiyle ise en az 2, en fazla 6 adet etkinlik biletini %50 indirimle satın alabilecekler. Paket almayı tercih etmeyen İş Bankası Maximum Kart sahipleri için de film ve etkinlik biletlerinde ön satışta %20 indirim ayrıcalığı sunulacak.

!f ile arkadaş olun!

Sosyal medyada en çok takip edilen festival olan !f İstanbul ile ilgili güncel bilgileri festivalin Facebook, Twitter ve Instagram, Snapchat ve Periscope hesaplarından izleyebilirsiniz. !f İstanbul’u sosyal medyada @ifistanbul adresiyle takip edebilir, paylaşımlarınızı #if2018, #HayatVar, #ifteizledim ve #ifmaximumda etiketiyle yaparak sohbete katılabilirsiniz.

Ayrıntılı bilgi için: www.ifistanbul.com

  1. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali

15-25 Şubat 2018 İstanbul

1-4 Mart 2018 Ankara & İzmir

Ayrınca Bakın

mercan gzone

MERCAN YENİ ŞARKISINI İLK KEZ GZONE’UN ÖZEL PARTİSİNDE SESLENDİRECEK

2010 yılında çıkardığı “Sana Değil Kardeşine” isimli şarkısı ve aynı isimli albümüyle müzik dünyasında olaylar ...