90’LAR ÖZEL: DOKSANLARIN EN SEVİLEN ABUR CUBURLARI

GZone Dergi yaşam yazarlarından Deniz Su Tiffany, 90’lar Özel sayımız için, o yılların en sevilen abur cuburlarını ele aldı. İşte bu keyifli yazı:

Kuşkusuz Türkiye için 90’lı yıllar, yani yakın geçmişimiz, başta müziğiyle olmak üzere çokça orijinalliğiyle geçti ve maalesef geride kaldı. Küçükten başlayarak büyüyen 90’lara özlem moda oldu desek yeridir. Hatta öyle moda olmak ki gece kulüplerinde 90’lar Türkçe pop geceleri düzenlemek seviyesinde. Hal böyle olunca müzik ile kalmadı, kıyafetler diziler filmler derken akılda kalan bir diğer şey “yiyeceklere” sıra geldi. GZone ekibi olarak bu sayıda sizler için 90’larda hepimizin sevdiği yiyecekleri araştırdık. Buyrun, afiyet olsun…

 

Yumiyum

Tofita’nın ince ve orta uzunlukta ürettiği; portakallı, muzlu ve çilekli; ister yalayarak, ister direkt çiğneyerek tüketilen sevimli şekerleriydi. O zamanlar avm ve marketler şimdiki gibi yaygın olmadığı için “bakkallarda” kasanın hemen yanında dururdu kutuları içerisinde. Günümüzde ise yeniden üretilip satışa çıkarılacağı konuşuluyor.

Meybuz

İsmiyle müsemma bu yiyeceğimiz, büyüklerimizin bize yiyoruz diye kızdığı, hasta olmamızdan endişelendikleri, özellikle de portakallısının cazibesinin diğer hiçbir yiyecekte olmaması gibi özellikleriyle akılda kaldı. Meyve aromalı buz üretmek artık çok kolay olduğundan evinizdeki buzlukta portakal suyunu dondurarak 90’lara geri dönebilirsiniz.

Leblebi tozu

Bakkallarda rahatlıkla bulunurdu, ancak bunların bir markası olmazdı, ince uzun tüpler içerisine iki tarafından tıpalı biçimde satılırdı. Bir tarafından açıp bir anda içinize çekerdiniz ve sizi mutlaka öksürtürdü. Eğer evinizde rondo ya da benzeri bir parçalayıcı varsa “sarı leblebileri” içine atıp toz oluncaya kadar çekebilirsiniz.

Patlayan Şeker

Ağzınıza attığınız andan itibaren içerisini savaş alanına döndüren, ağzımızın içini gıdıkladığı için de güldüren şekerlerdi. Minik paketlerde irili ufaklı toz şeklinde olurdu ve birden hepsini ağzınıza atardınız. Günümüzde bulması ancak “90’lar temalı hediye paketlerinde” mümkün.

Düdük lolipop

Belki de bir lolipopun en işlevsel haliydi. Diğer lolipopları yalamayı bitirince çubuklarının bir değeri olmazdı, ancak düdüklü lolipopları özellikle düdüğüne ulaşmak için şekerini büyük bir iştahla ve hızla yerdiniz. 

Cino

Eğer bu maddeyi ilk okurken aklınıza ufak ihtimal de olsa “En iyi arkadaşım” denilen “Hamdi Alkan” dizisinin cino karakteri geliyorsa oldukça yanlış yoldasınız. Dışı çikolata kaplı içi yoğun portakal aromalı bir “şekerleme” idi. Oldukça ufak ve ucuz olan Cino’yu yedikçe yiyesiniz geliyordu. Günümüzde Beşiktaş Çarşı’daki minik bakkal ve büfelerde görüldüğü söyleniyor.

 

Push Pop

Çoğumuzun adını bile unuttuğu ancak kabını, yemesini en derin anılarına kazıdığı şekerlerdi. Adını bile zor hatırladığımız ve o yıllarda da ithal edilen bir şeker olduğu için bulmak bir mucize olur. Bulan, bulmayan ile paylaşırsa belki 90’ların ruhunu yeniden ortaya çıkabilir.

Mino Sakız

Minik bir pakette, paketten çok daha minik bir sürü sakızın olduğu, rengarenk ve hepsini bir anda çiğnemenin daha zevkli olduğu sakızlardandı. Karışık meyve aromasını anlatmak için çizilen karmaşık aile tablosunu hangimiz unutabiliriz ki?

Tang

Sürahiye vurulan kaşığın sesi ve hepimizi o yaz günü canlandıran çeşitli aromalarıyla toz içecek Tang. Küçük bir pakette 1 litrelik suyu meyve suyuna çevirmeye yetecek kadar toz bulundururdu. Muadillerini günümüzde de bulmak mümkün ancak hangi birisi bir Tang olabilir ki?

Pop Tip

İlaç mı, yoksa bir şeker mi? Küçükken ilaç zannetmeyi çok sevdiğimiz, kutusuyla da yaratıcı, en çok portakallısının akılda kaldığı bu şekerler aslında 2000’lerin başında da varlığını sürdürmeyi başardı. Günümüzde de bulmak istiyorsanız iyi bir çocuk olmanız gerekiyor, çünkü Pop Tip’ler günümüzün “Şirinler’i” gibi herkese yüzünü göstermiyor.

Big Babol ve Şıpsevdi

Birisi ağzımızda çiğnedikçe büyüyen, birisi ise aşka umudu aşılayan “çizimleriyle” tadı ağzımızda, mesajı gönlümüzde kalan sakızlardı.

Altın Para

90’larda altın bulmak için maden arayıp toprak kazmanız gerekmezdi. Bakkallarda kutu içerisinde bolca bulunan bu paraların içerisinden incecik bir çikolata çıkardı. Tabi pakedini açmak hem zahmetli, hem de para gibi göründüğü için açılmaya kıyılamayan bir lezzetti.

 Sulugöz

Bir göz şeklinde, paketinde bir adet bulunan bu ekşi lezzeti çiğnediğiniz andan itibaren ağlamaya başlardınız. Ağzınızın içini hiçbir yiyecek bu kadar ekşi yapmamıştır. Diğer şekerlemelerden farklı olması sebebiyle akılda kalmış Sulugöz’lerden günümüzde hala bulabilir miyiz bilinmiyor.

Son olarak;

90’lar abur cubur olarak da o kadar zengin yıllardı ki bu içeriğimizden daha fazlası mutlaka hafızanızın köşelerinde yer etmiştir. Bir gün hepsini yeniden aynı yerde bulabilmek ümidiyle…