90’LAR ÖZEL: İŞTE AIDS KABUSUNUN EN ŞİDDETLİ YAŞANDIĞI YILLAR

GZone sağlık yazarı Ata Yüce, Eylül-Ekim 2018 sayımız için 80’lerde başlayan ve gereken önlemler alınmadığı için 90’larda yayılan AIDS virüsünün yaşattığı kabusu ele aldı.

İşte bu yazı:

İlk keşfedildiği seksenli yıllarda ölümcül bir hastalık olarak görülen HIV/AIDS’in yıllar içinde tıptaki gelişmeler sayesinde, günümüzde diabet hastalığı ya da yüksek tansiyon gibi kronik bir hastalık haline geliş sürecine kısa bir bakış…

Yaygın olan inanışa göre HIV ilk olarak yirmili yıllarda şimdiki Demokratik Kong Cumhuriyeti’ne bağlı olan Kinshasa adlı bölgede ortaya çıkmıştır. İlk olarak şempanzelerde görülen HIV virüsü daha sonra cinsel ilişki yoluyla insanlara geçmiştir. Bu yıllarda HIV hakkında herhangi bir bilgi yoktu. İlk AIDS salgını yetmişli yıllarda başladı fakat hastalığın sebebi olarak HIV’in belirlenebilmesi seksenli yıllara kadar sürdü. Virüs izole edilene kadar geçen sürede tüm dünyada 100.000 ile 300.000 kişinin enfekte olduğu düşünülmektedir.

Seksenli yıllarda eşcinseller arasında bağışıklık sistemindeki sorunlar sebebiyle ortaya çıkan birtakım hastalıklar gözlenmeye başlandı. Aynı anda farklı yerlerden birçok bilimsel makale yayınlandı. Bunun üzerine bilim insanları bu durumun eşcinsellerden kaynakladığını düşünerek bu duruma eşcinsellik ilişkili bağışıklık yetmezliği adını verdi(gay-related immune deficiency). Bu yıllarda henüz HIV izole edilmemişti ve kimse bu duruma sebep olan şeyi bilmiyordu. Daha sonra bu durumun Haiti’de de görülmesi  üzerine, durumun eşcinsellikten kaynaklı bir şey olmadığı anlaşıldı ve günümüzde de hala kullanılmakta olan AIDS(Acquired Immune Deficiency Syndrome) kelimesi günlük hayatımıza girmiş oldu. Hastalık ilk başta düşük sosyoekonomik seviyeli kişilerde görülmekteyken 1985 yılında Rock Hudson’ın AIDS sebebiyle hayatını kaybeden ilk ünlü kişidir. Bu gelimelerin üzerine 1988 yılından başlanarak 1 Aralık günü Dünya AIDS günü olarak kutlanmaya başlandı.

Doksanlı yılların başında basketbol oyuncusu Earvin Johnson HIV taşıyıcısı olduğunu halka duyurdu ve profesyonel spor hayatını bıraktığını açıklayarak bundan sonraki hayatını genç kuşağın virüs hakkındaki bilgi seviyesini arttırmaya adayacağını açıkladı. Bu gelişmeden sonra toplumda AIDS’in gay hastalığı olarak bilinmesinin önüne bir nebze de olsa geçildi. Bu gelişmeden birkaç hafta sonra ünlü rock sanatçısı Freddie Mercury AIDS sebebiyle hayatını kaybetti.

96 yılına gelindiğindeyse tıpta olan gelişmeler HAART(Highly Active Antiretroviral Theraphy) sayesinde HIV ölümcül bir durum olmaktan çıkıp kronik hastalık haline geldi.

Günümüze baktığımızda ise HIV’in hala kesin tedavisi bulunabilmiş değil fakat ilaçlar düzenli kullanıldığı takdirde sağlıklı ve standart bir ömür uzunluğuna sahip olmak mümkün. Ülkemiz için bu konuda herhangi bir sorun bulunmasa da ilaçların yüksek maliyeti birçok afrika ve asya ülkesinde yaşayan insanlar için hala çok büyük bir sorun teşkil etmektedir.