İLK RÖPORTAJINI GZONE’A VERMİŞTİ: KİM BU ABDULLAH İNAL?

İlk olarak Gülşen’in Kardan Adam videosunda oynayarak ilgimizi çeken, geçtiğimiz senelerde yine Gülşen ile yaptığı, söz ve müziği kendisine ait ”DÜNYA” isimli teklisiyle bir anda gündeme düşen, son aylardaki DJ’lik performansıyla adından söz ettiren ve yeni teklisi NOBODY ile dikkat çeken Abdullah İnal ilk röportajını Gzone Dergi’ye vermişti. İşte Mart 2016’da yapılan bu özel röportajın tamamı:

Röportaj: Onur Özışık

Dünya” teklisi ile bir anda hayatımıza girdin, peki kimdir Abdullah İnal? Nereden çıktı bu genç adam?

Kendimi bildim bileli müzik yapmak hayalini kuruyordum. Lise yıllarında, arkadaşlarımla iki farklı grup kurduk İngilizce klasik rock ve blues şarkılar şarkılar söylüyorduk. Daha sonrasında, 16 yaşıma geldiğimde fotoğrafçı Emre Ünal’ın asistanlığını yapmaya başladım. O zamanlar kendimi moda fotoğrafçısı olmak istediğime inandırıyordum, ki aslında Emre’de benim fotoğrafçı olmak istediğime inanmıyordu. Neredeyse yedi yılım Emre’yi buna inandırma çabasıyla geçti.

Şimdi bakıyorum da aslında bu müzik yapmak istemenin bastırılmışlığıydı. Müzik yapmak istiyordum ve nereden başlamam gerektiğini bilmiyordum. Ben de kendimi akışına bıraktım. Liseden sonra Üniversite hayatım başladı, halen Bilgi Üniversitesi Sinema & TV bölümünde öğrenciyim.

Dünya’nın söz ve müziği sana ait. Şarkı yazabilmek şahane bir yetenek. Bu yeteneğinin ne zaman farkına vardın?

Başımdan çok dönüm noktası sayabileceğim bir aşk hikayesi geçti. O hikaye bana tüm bildiklerimi unutturdu. Kendimle ilgili inşa ettiğim, kendimde beğendiğim ne varsa hepsini yerle bir etti, resmen bir hiç gibi kalmıştım. Kendimi ifade edemediğimi, ya da ettiğimi sandığım zamanlarda da yanlış anlaıldığımı farkettim ve kendi kabuğuma çekilmem gerektiğini anladım. Bütün arkadaşlarımdan uzaklaştım, çevremi sessizleştirdim ve ben de sustum. O noktada başka bir Abdullah ile tanıştım ben de, ve yazmaya başladım. İlk başta düz yazı olarak yazmaya başladım, şarkı yazabildiğimin farkında değildim. Sadece içimden geçenleri yazıyordum ama sonra farkettim ki bunlar melodilenmeye başladı.

Bir süre sonra, bir baktım ki asistanlık hayatım devam etmesinin yanında ben her gün bir şeyler yazmaya başladım. Bazen tek bir kelimeden ilham alıp, bazen anlatmak istediğim ama ona söylemeye cesaret edemediğim her şeyi yazmaya başladığımı farkettim. Hiç bir zaman ben şarkı yazayım diye oturup bir mesaiye girmedim. Hep kendi gerçekliğimle ilgili yazdım, bazen üç cümleyle, bazen de Dünya’da olduğu gibi baştan sona geldi yazdıklarım.

Seni ilk Gülşen’in Kardan Adam videosunda tanıdık. Bu videoya girişin nasıl oldu?

Emre Ünal’ın asistanlığını yaparken çok sanatçı ile tanışma fırsatım oldu. Gülşen’le de bir çekimde tanıştık, ‘’Beni Durdursan Mı?’’ albümünün kartonet fotoğrafları çekimiydi. Çekimlerden bir süre sonra Gülşen’in kreatif direktörü aradı ve ‘’Kardan Adam’’ olmamı istediklerini söyledi. Hep hedefimde müzik olduğu için çok modellik işlerine bulaşmıyordum, ancak videonun yönetmeni Koray Birand olunca ve Gülşen videosu olunca seve seve kabul ettim.

‘’ BENİM İÇİN FOTOĞRAF ÇEKİMLERİ MODELLİKTEN ZİYADE SANAT PROJELERİYDİ’’

Çok modellik işlerine bulaşmıyorum desen de uluslararası platformda bir modellik geçmişin de var.

Bu konuda Gülşen’in Kardan Adam videosu dışında, bazı yabancı ve yerli dergilerle çalışmalarım oldu. Türkiye’de Elle dergisine Ayşe Hatun Önal ile birlikte bir çekimimiz oldu. Yurt dışında ise, Electric Youth ve Candy Magazine ile çekimlerim oldu. Dediğim gibi, hep hedefimde müzik olduğu için, bunlar modellikten ziyade daha çok sanat projeleriydi benim için. Hep güvendiğim ve inandığım insanlarla olduğu için de rahatlıkla kabul ettim.

Prodüktörün Ozan Çolakoğlu, onunla tanışmanız ve Dünya’nın oluşumu nasıl gelişti?

Kardan Adam videosu benim de yavaş yavaş şarkı yazmaya başladığım dönemlere denk geliyordu. O dönem yakın çevrem de böyle girişimlerde bulunduğumu biliyordu. Yakın çevremden Zeynep, Gülşen’e benim şarkı yazdığımı söylemiş ve Gülşen’de karavanda kendisine mırıldanmamı istedi. Ben mırıldandıktan sonra Gülşen bana ‘’Yazmaya devam et, her şey çok güzel olacak’’ dedi. Gülşen’den böyle bir şey duymak bende başka şeyler uyandırdı ve ben çok daha fazla yazmaya devam ettim.

Bir süre sonra demolar kaydetmeye başladım. Gülşen’in bir sonraki albümünün kartonet görsellerini çekerken, Gülşen’e ‘’Bir şarkım var, dinletmek istiyorum’’ diyerek, ilk kez birine Dünya’nın demosunu dinlettim. Gülşen kulaklığı çıkarırken ‘’Bu olmuş’’ dediğinde kafayı yedim. Gülşen benden demoyu alıp, bunu Ozan Çolakoğlu’na dinletmiş, Ozan ağabey de beğenmiş ve ‘’Bu işte varım’’ demiş.

Projenin hazırlanması yaklaşık bir yıl sürdü. Bu süreç içerisinde üç kez aranjör değişimi oldu. Zorlu bir süreç oldu benim için. Şarkının düzenlemesini Orhun Sevindik yaptı, o da bana gerçekten gönüllü bir iş gerçekleştirdi. Orhun’a şarkının hikayesini ve kafamda canlananları anlattıktan sonra, onunla beraber üç günde ‘’Dünya’’yı finale yakın bir hale getirdik. Sonrasında Ozan Çolakoğlu’nun direktifleriyle şarkı güncellendi ve şu anki halini aldı.

Türkiye popüler müzik normlarına göre müziğinin Orient Pop olarak adlandırdığımız müziğe göre alternatif olduğunu düşünüyor musun?

Aslında düşünmüyorum. Evet modern ve batı çınlayan bir müzik ama keman ara nağmesinde de oldukça oryantal. Allah bir gün nasip eder de uluslararası endüstriye bir iş yapabilirsem, yine aynı şekilde Orta Doğu hissini ve sıcaklığını hissettirmek istiyorum.

‘’ ONİKİ SAAT ÇEKİM YAPTIK, İKİ YIL ÖNCE ÇEKİLMİŞ BİR FOTOĞRAFIMIN KAPAK OLMASINA KARAR VERDİK’’

Şarkının düzenlemesinden, görsellerine kadar çok özenli bir çalışma yapıldığı belli oluyor. Nasıl bir karar mekanizması yürüttünüz?

Bu konuda muhteşem bir ekip var bu projenin arkasında. Gülşen, Ozan Çolakoğlu,Orhun Sevindik ve Selin Kök’ün yanı sıra, son yedi yılımı beraber geçirdiğim Emre Ünal, Sezer Arıcı, Emirhan Akın, Ecem Kavaklı ve Ali Akel gibi beni en iyi tanıyan, ailem olan insanlarla ortaklaşa verdiğimiz bir mekanizma var. Aslında en önem verdiğimiz şey de, beni, Türkiye’nin genel beğeni kriterlerini ve bizi biz yapan vizyonumuzu ortak bir kümede birleştirmekti.

Mesela kartonet kapak görseli aslında iki yıl önce çektiğimiz bir görsel. Kartonet görselleri için oniki saat çekim yapmamıza rağmen, Dünya’nın da çıkmasına sebep olan o karanlığımı, kırgınlığımı anlatacak bir bakış yakalayamadık, ve bu görseli kullanmaya karar verdik.

‘’ HAKKIMDA FİKİRLERİ OLAN İNSANLARIN, BENİMLE TANIŞTIKTAN SONRA FİKİRLERİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR’’

Albüm kapağına dudaklarını ve dişlerini koyacak kada da cesursun aslında. Hiç tepki almaktan ya da yanlış anlaşılmaktan korkmadın mı?

Yanlış anlaşılmaktan korkmadım. Kendimle ilgili farkında olduğum bir şey var ki, o da çocukluğumdan beri benim hakkımda bir fikirleri olan birçok insanın, benimle tanıştıktan sonra fikirlerinin değişim göstermesi.  Bu yanlış anlaşılmasın, yakındığım bir şey değil, tam tersi hoşuma giden bir şey oluyor çünkü insanların beni tanıdıktan sonra, aslında benim özümle karşılaştıklarında bu işi yapıyor oluşumun asıl sebebinin vizyonum ve Türkiye’de bir şeyleri ufak da olsa değiştirebilmek olduğunu anlıyorlar.

Yedi yıldır Emre Ünal’a asistanlık yapmamın yanı sıra Sezer Arıcı ve Emre Ünal ile aynı evde yaşıyordum, doğal olarak moda sektörünün içinde olgunlaştım. Sonuçta eve o dergiler giriyordu, vakit geçirdiğim insanlar bir şekilde sektörün önde gelen insanları oluyordu, onlarla sergilere gidiyordum ve vizyonum da bu şekilde genişledi.

Size kartonet içerisinde kırmızı filtrelenmiş bir dudak görseli olması çok seksüel gelebilir ama benim için onun başka bir alt metni var. Ben ‘’Dünya’’ya kadar suskundum. Kimse ne anlatmak istediğimi, ne söylemek istediğimi bilmiyordu, ve ‘’Dünya’’ ilk söylediğim şey olma özelliğini taşıyor. Kartonette CD’yi kaldırdığınız zaman karşılaştığınız o dudak görseli, benim artık bir şeyler söylemeye başladığımı anlatıyor.

‘’ DÜNYA BANA ANIN TADINI ÇIKARMAYI ÖĞRETTİ’’

Peki bize ne söylemek, ne anlatmak istiyorsun? Neden Dünya?

İlk etapta Dünya’da ne demek istediğimle başlayalım istersen. Dünya’dan çok daha iddialı, belki çok daha hit şarkılarım olmasına rağmen, kariyerime başlangıç şarkısı olarak Dünya’yı seçmemin sebebi ise, ben aşık olduğum zaman dünyadan kopan bir adamım. Gecem, gündüzüm sadece o kişi oluyor. Ben Dünya’yı sevgilime yazdım zannederken, aslında Tanrı’dan dileğimi yazdığımı farkettim. Ben tekrardan dünyaya dönmek istiyordum, umutsuzluğumdan kurtulmak istiyordum, dünyaya gelmemin bir amacı olmalıydı. Bu yüzden o sevdada sönmek istiyordum, dünyaya dönmek istiyordum.

Bir diğer sebebi ise, o karanlığın, kırgınlığın ve yorgunluğun içinde olmasına rağmen‘’Dünya’’da umut da var. Özellikle Gülşen’in söylediği sözlere dikkat ederseniz, insana umudunu kaybetmemesini söylemesi de var.

Bir diğer anlamı ise, ‘’Dünya’’ gerçekten benim kurtuluşum oldu. Hayatımda öyle bir dönemdeydim ki, her şeyi söyleyen Abdullah, bir anda susmak zorunda kaldı ve yazmak benim kendimi ifade edişim oldu. ‘’Dünya’’ benim dünyam oldu, bana anın tadını çıkarmayı, çay içerken bile o çay olabilmeyi öğretti.

Üç dakika sonra başımıza ne geleceğini bilmediğimiz bir dünyada neyin kaygısı, ya da neyin umutsuzluğunu yaşadığımızı sorgularken, nefes almak bile şükretmemize sebep olmalıyken bu farkındalık bilincinden uzaklaştığımızı farkettim. Ben bu dünyada olmak istiyorum, ben hüzünü de, mutluluğu da yaşamak istiyorum ama bu işi yaparak, huzurlu bir şekilde yaşamak istiyorum.

‘’ BEN DE BENİM INSTAGRAM HESABIMA BAKSAM, BU ÇOCUK NE KAFASI YAŞIYOR DERİM’’

Videona, görsellerine ve Instagram’ına bakacak olursak, Türkiye’deki pop yıldızlarımıza kıyasla daha seksi, cool ve zorlama durmayan ikon bir duruşun var. Tanıştığımız zaman ise bir o kadar samimi ve bizden birisin.

Ben de benim Instagram hesabıma baksam, ‘’Bu çocuk ne kafası yaşıyor?’’ derdim. Doğal olarak moda sektörü içinde yaşayan bir yedi yıl sonucunda böyle bir vizyona erişiyorsunuz, ama orada giydiğim çoğu şey ya arkadaşlarımın gardrobundandır, ya da indirimden aldığım ürünlerdir. Aslıma bakacak olursak da, biri işçi, diğeri ise memur emeklisi bir anne ve babanın çocuğuyum.

Bundan beş yıl sonra kendini nerede görüyorsun?

Çok hayal kuran biri olmamın yanında, hayallerimden bahsetmeyi de çok sevmiyorum. Onlar benimle Allah arasında. Hissettiğim ve hissetmeyi dilediğim şeyler var, mesela bir ödül almak, ya da dostlarımla o anın tadını çıkarmak gibi. Türkiye’nin adını dünyada duyurabilecek bir hikayem olduğuna inanıyorum, inşallah beş yıl sonra bu hikayeyi dünyaya duyurabilmiş olmayı umut ediyorum.

Birçok şarkım var, ve umuyorum ki insanlar bu şarkılarla tanıştıkça, beni iyileştiren bu şarkıların onların yaralarına da iyi geldiğini görebilirim. Bunun dışında ise huzurlu ve sağlıklı olmayı, en sevdiklerimle beraber olmayı istiyorum.

‘’ KALPLE BAKMANIN İNSANLARDA UYANDIRDIĞI HİSSE İNANIYORUM’’

Sosyal medyaya gelecek olursak, kendini hangi sosyal medya ağı olarak tanımlarsın?

Direkt Instagram olurdum herhalde. Çok söylemeyi seven bir insan değilim, bazen bakışların kelimelerden daha anlamlı olduğuna inanıyorum, kalple bakmanın da insanda uyandırdığı hisse inanıyorum. Instagram’ın süslü bir hali olduğunu biliyorum ama ben duygusal olarak en yerle bir olduğum zamanlarda da Instagram’a fotoğraf koydum, belki de o halimi birilerine göstermek istediğim için, belki de sadece öyle hissettiğim için. Bu yüzden Instagram dışında bir sosyal medya ağı da kullanmıyorum. Instagram beni takip eden insanlara, o anda nasıl hissettiğimi hissettirebilmemi sağlıyor.

Kimlerden ilham alıyorsun?

Hayatımda en ilham aldığım kişi Michael Jackson oldu. Bence o da gönlünün yolunda yürüyen bir insandı ama bu dünyadan hiç haketmediği şekilde gitti. Şahsen ben buna çok üzülüyorum. Onun çok naif bir insan olduğunu düşünüyorum, ben de onun kadar naif olmayı diliyordum. Bunu başarabilir miyim bilmiyorum, ama farkettim ki, köşe yazarlarının pozitif yorumlarını, insanların beğenip yaptıkları yorumları okudukça ben küçülmeye başladım.

Tüm arkadaşlarım single çıkmadan önce beni kibirlenmemem konusunda uyarırken, şimdi bana ‘’Senin single’ın çıktı, biraz yükselsene’’ demeye başladılar. Biri bana ‘’Dünya’’yı beğendiğiyle ilgili bir yorum yaptığında, o kadar heyecanlanıyorum ki, elim ayağım titremeye başlıyor.

‘’ KENDİMİ İDDİALI BULUYORUM’’

Kendini iddialı ve seksi buluyor musun?

Evet kendimi iddialı buluyorum, ama neyin iddiası olduğunu sorarsan bilmiyorum. İddialı olduğum şeylerin başında annem ve gediğim aile geliyor. İnanır mısın, bana en büyük ilhamı büyüdüğüm mahalle, yeğenlerim ve ailem veriyor.

Seksilik kısmında ise, ben çok içsel bir şeyi çok dışsal bir şekilde anlatmaya çalışıyorum. En büyük korkum da buydu, ben içsel bir şeyden bahsediyorum ve bunların bana yaradanın lütfu olduğunu söylerken, diğer taraftan da ‘’Seks satar’’ durumu var, ve bu yanlış anlaşılabilir. Sonra farkettim ki 21. yüzyıldayız ve ben iyi bir insan olmaya çalışsam da sevimli bir adam değilim. O seksilik aslında benim savunma mekanizmam.

Belki ikinci şarkıda bambaşka bakacağım o kameraya ama ‘’Dünya’’da böyle olmalıydı. O kadar büyük bir öfkeden doğdu ki bu şarkı, bu yüzden böyle bir zırha ihtiyacı vardı. Artık öfkenin yerini büyük bir sevgi aldı, bakıyorum o öfkem şu an beni en çok hayalini kurduğum şeyi yaşamama sebep oldu.

‘’ İNSANLARIN ÜZERİME YÜKLEDİKLERİ POZİTİF VEYA NEGATİF ANLAMLARIN HEPSİ ÇOK GÜZEL’’

LGBT bireyler arasında çok paylaşılıyorsun, çok beğenildin. Kendini bir gey ikonu olabilecek olarak görüyor musun?

İkonluk bana çok suni gelen bir şey, çok anladığım bir şey de değil. İnsanların benim üzerime yükledikleri pozitif ve negatif anlamların hepsi çok güzel, çok teşekkür ediyorum herkese ancak, ben henüz kendimi tanımakla, kendimi anlamakla ilgiliyim. Birisi beni ağabeyi olarak görebilir, bir başka kişi belki odasına posterimi asabilir, hayaller kurabilir, birisi benimle arkadaş olmak isteyebilir. Bunların hepsi çok güzel şeyler. Kendimi anladıkça ve ifade ettikçe, gey, lezbiyen, heteroseksüel ve transeksüel tüm arkadaşlarım beni nasıl görmek ve nereye koymak isterlerse koyabilirler, mutlu olurum. Ben ne bir ikon olmakla ilgiliyim, ne bir rock star olma derdindeyim, benim derdim kendimi doğru ifade edebilmekle ilgili.

GZONE DERGİ’NİN “MART 2016” SAYISINI AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARDAN ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…

(Mart 2016 sayımız, Google Play ve IOS App Store Uygulamalarımız bakımda olduğundan, üstten “Click To Read”e ya da alttaki kapak görselimize tıklanarak, ISSUU üzerinden her türlü mobil cihazdan kolayca okunabilir)

kapak


gzone indir ikon

google

apstore
(Mart 2016 sayımız, Google Play ve IOS App Store Uygulamalarımız bakımda olduğundan, üstten “Read Now” a ya da dergi kapak görselimize tıklanarak, ISSUU üzerinden her türlü mobil cihazdan kolayca okunabilir)