ADALET ÇAVDAR YAZDI: PATRICIA HIGHSMITH’IN LEZBİYEN AŞKI: CAROL

GZone Dergi'ye kitaplarla ilgili yazılarıyla renk katacak olan Adalet Çavdar, ilk olarak Patricia Highsmith'in filme de uyarlanan romanı "Carol-Tuzun Bedeli"ni konu edindi. İşte bu yazı:

Bazı kitapların anlattıklarının dışında kendi hikâyeleri vardır. Yazarları ya da okurlarının hayatına kattıklarının dışında bir hikâyeden bahsediyorum. Yayımlanması, başına gelenler, yayımlandıktan sonra çıkardığı sesler… Bir kitap bazen kendi kendine büyür ya da kaybolur. Ortaya çıkmak için insanların onu kendi dillerinde anlamasını bekler. Bu bekleyiş bazen çok uzun yıllar sonra sonlanır, bazen hiç gerçekleşmez bile öylece duru.

Patricia Highsmith’in romanı “Carol” bu zamanın içinde kendi hikâyesini kendisi yeniden yazan romanlara bir örnek. Carol , 1952 yılında “The Price of Salt” (Tuzun Bedeli) adıyla yayımlandı. Patricia Highsmith’in 1951 yılında yayımlanan ilk romanı Trendeki Yabancılar’ın ciddi bir başarı gösterdi. İlk romanını Alfred Hitchcock filme uyarladı. O başarıya güvenen Highsmith, yeni romanını yayıncısı Harper’a götürdüğünde ise “lezbiyen ilişkiyi açıkça anlattığı” gerekçesiyle reddedildi.

Carol, yani Tuzun Bedeli 1953’te küçük bir yayınevi olan Coward McCann tarafından yayımlandı. Yalnız kitap Highsmith’in adıyla değil Claire Morgan imzasıyla basıldı. Kitap ancak 1991 yılında Highsmith’in yazdığı son söz ile birlikte Naiad Press Yayınevi tarafından Patricia Highsmith imzasıyla yayımlanabildi.

Patrica Highsmith kimdir?

1921 Teksas doğumlu yazar, 1927 yılında ailesiyle beraber New York’a taşındı. Barnard Koleji’nde okudu. Suç ve psikoloji ile ilgili romanlar yazdı. 20’den fazla sinema filminin senaryosunda eserleri kaynaklık etti, pek çok ödül aldı bunların en önemlilerinden biri ise 1951-1956-1963 yıllarında aldığı Edgar Ödülü.

Trendeki Yabancı, Yetenekli Bay Ripley (1999’da Oscar Ödülü’ne aday gösterildi) ve Ripley serisi, Ocak Ayının İki Yüzü, Edith’in Güncesi, Küçük g: Bir Yaz Masalı, Kadın Düşmanları Üstüne Küçük Öyküler yazarın başlıca diğer eserleri. The Times gazetesinin yayımladığı dünyanın ilk elli gerilim yazarı listesinde adı ilk sırada yer aldı. Highsmith 1955 yılında lösemi nedeniyle, hayatının son 12 yılını geçirdiği İsviçre’de vefat etti. Vefatının Ardından Andrew Wilson oldukça detaylı bir Patricia Highsmith biyografisi yazdı, bu biyografi 2008 yılında Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.

1991 yılında yayımlanan “Su Altında Bir Ripley Serüveni” adlı kitabını  Filistin intifadasına ve Kürtlerin mücadelesine adadı. İthaf sayfasına şu notu düştü: “İntifada’nın ve Kürtlerin ölülerine, ölenlerin, hangi ülkede olursa olsun baskıyla mücadele edenlere, yalnızca sayılmak için değil de vurulmak için ayağa kalkanlara… ” Ne var ki, bu ithaf yazısı İsrail ve Türkiye edisyonlarında yer almadı.

1991 yılında yayımlanan son söz

Can Yayınları da Carol’un baskısında bu son söze yer veriyor. Highsmith, Carol’u nasıl yazdığını, yazmaya nasıl başladığını, yayıncısının onu bir geceden sabaha nasıl bir kategorinin içine soktuğunu, parasızlığı anlatıyor. Yayıncıların ve okuyucuların yazarları bir anda soktukları kategorilerin nasıl bağlayıcı olduğuna da değiniyor; “Ben sınıflandırıcı etiketlerden hoşlanmam. Etikete meraklı olanlar Amerikalı yayıncılardır.” diyor. 

“Bir lezbiyen ilişkiyi anlatan roman yazacak olsam, o zaman lezbiyen-kitabı yazarı olarak mı tanınacaktım? Ömrüm boyunca bir daha o türde başka bir şey yazmasam bile böyle tanınmam muhtemeldi.” diye düşündüğü için Carol’u kendi adıyla yayımlamak istemiyor. 

Highsmith, yazdığı bu son sözde aynı zamanda Carol kitabının kendi başına yazdığı hikayeyi de baştan sona anlatıyor. Kitabın yayımlandıktan sonra aldığı eleştirilerden ve çok uzun süre devam eden mektuplardan bahsediyor. Highsmith aldığı pek çok mektubu cevaplıyor.

“Carol” filmi

Carol, Todd Haynes yönetmenliğinde 2015 yılında vizyona girdi. Senaryosunu kitaba sadık kalarak Phyllis Nagy uyarladı. Filmde Cate Blanchett, Rooney Mara, Sarah Paulson, ve Kyle Chandler oynadı. Carol 2015 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarıştı ve Rooney Mara En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Emmanuelle Bercot ile paylaştı. Toronto Film Eleştirmenleri Derneği tarafından En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini aldı. Kadın Film Eleştirmenleri Birliği Phyllis Nagy’e En İyi Kadın Hikayeci ödülünü verdi.

Carol: Herkes için mutlu bir son yazılabileceğinin kanıtı

Yazarlık hayatına ilk başladığı zamanlarda ciddi ekonomik zorluluklar yaşayan Highsmith, bir oyuncak mağazasında çalışıyor. Yazarın ilgisini bir oyuncak mağazasına yalnız gelen bir kadın çekiyor. Ona sıradan bir satış yaptıktan sonra eve döndüğünde iki saatten kısa bir süre içerisinde sekiz sayfalık bir öykü yazıyor. Mağazadaki ödeme makbuzundan kadının adresini bulan Highsmith, bir kaç kez kadının evine gidiyor. Carol’un ilk sayfalarında da olayın akışı böyle seyrediyor. Kitabın buradan sonrasıysa tamamıyla kurgu.

Carol kısaca iki kadının yaşadığı aşkı anlatıyor evet ama aynı zamanda bir Highsmith kitabı olmasıyla o aşk ve gündelik hayat arasında yaşanan gerilimleri edebiyata yansıtıyor. Romanın erotizmi aynı zamanda karakterlerin ahlaki güdüleri arasında yaşadıkları gelgitlerde gerilimi arttırıyor.  Carol, insanı bedensiz sadece ruh ve duygu olarak yaşamak istedikleriyle bedeni arasında sıkışıp kaldığı zaman dilimlerini de anlatıyor, o yüzden aslında iki lezbiyen arasındaki aşktan ziyade cinsiyetlerüstü bir ilişkinin gerçek hayat ile deneyimini dile getiriyor.

Kızından zorla uzaklaştırılan Carol, Therese’i bir yolculuğa çıkmaya ikna ediyor. Bu yolculuk sırasında Carol ve Therese birbirlerine yakınlaşıyor ve sevgili oluyor. Fakat, Carol’un kocasının onları takip ettirdiklerinden haberleri yok. Hikayenin gerilimi burada ortaya çıkıyor. 1950’lerin Amerika’sına, orta sınıf  yaşantısına dair eleştirilerine de romanında yer veriyor. 

Mutlu sona dairse ön bilgiyi buraya yazmayacağım elbette, kitabını okumak ya da filmini izlemek sizin tercihiniz olsun.

Carol

Patricia Highsmith

352 Sayfa

Can Yayınları

Aralık 2018

İngilizce aslından çeviren: Seçkin Selvi