BATUHAN SEVİMO: ÖZGÜR AŞKTAN DAHA HAKLI BİR DAVA OLAMAZ

GZone derginin Haziran 2018 sayısının konuklarından biri de, son dönemin en sevilen yakışıklılarından Batuhan Sevimo. Ece Seçkin’in “Olsun” videosu ve ardından “Her Şey Seninle Güzel” isimli cover şarkıyla çıkış yapan Sevimo, bu yaz da “Yabani” isimli şarkısıyla gündemde. Sevimo ile Mert Bell söyleşti.

İşte bu röportaj:

Batuhan, henüz çok gençsin ama internetten edindiğim bilgiye göre müziğe ilgin başlayalı epey zaman geçmiş. Bizimle paylaşır mısın bu yolculuğu? Nerelerden nerelere geldin?

Müziğe 13 yasında gitar çalarak başladım. Daha sonra lisede gruplar kurup Beyoğlunda sahneye çıkmaya başladım. İlk sahneme çıktığımda 14 yasındaydım. Cover gruplarımla konser ler verdikten sonra artık işin mutfağına girmeye karar verdim. Avustralyada Australian Institute of Country Music’de performans dersleri aldıktan sonra İstanbula döndüm. İki arkadaşımla Wine Red isimli grubumuzu kurduk. Altı aylık bir şarkı yazım süreci geçirdik. Çoğu zaman günlerce eve kapanıyor ve sabah akşam müzik yapıyorduk. 2012 yılında, 16 yasındayken, Wine Red’in ilk albümünü internet üzerinden yayınladık. İngilizce şarkılar olmasına rağmen hatrı sayılır bir kitle edindik. Daha sonra grup dağıldı ve türkçe şarkılar yazmaya başladım. Bir şekilde şarkılar kulaktan kulağa beni önce menajerimle tanıştırdı, daha sonra yapımcımla.

İş profesyonel anlamda şarkı yayınlamaya nasıl geldi? Başından beri aklındaki hep bu muydu? Başka bir mesleğe veya ilgi alanına yönlendin mi hiç?

Şarkı yazmaya başladıktan sonra bu işi meslek olarak yapmak bir hayalim olarak hep vardı. Bu kadar hızlı yaklaşabileceğimi düşünmemiştim bu hayale. Şimdi baktığımda sadece yolun başını hayal etmişim, asıl macera şimdilerde başlıyormuş.

Lisansım tamamen farklı bir birim üzerine, işletme öğrencisiyim. Ama bunu bir meslek sahibi olmak için tercih etmedim. Müzisyen olmasaydım ne yapardım, inanın cevap vermesi çok zor.

Herkes kendini özgürce (sonuç felaket olsa dahi) ifade edebilmeli, müzik bunun için var.

Çıkış şarkın olan Zerrin Özer kült klasiği “Herşey Seninle Güzel” çok incelikli ve farklı bir seçim, seni tebrik ederim. Hem böyle bir şarkıyla başlamak hem de bu şarkının altından kalkma konusunda şüphelerin olmadı mı peki?

Şüphem olmadı açıkcası; 21 yaşında piyasaya girmek için can atan, gözü kara bir haldeydim. Sanat bir standart belirlenebilen ve kısıtlanabilen bir alan değil. Herkes kendini özgürce (sonuç felaket olsa dahi) ifade edebilmeli, müzik bunun için var.

Gelelim yeni şarkın “Yabani”ye. Bu şarkı nasıl ortaya çıktı ve ilk cover şarkının ardından bu kez farklı ne duyacağız?

Biten bir ilişkinin ardından karaladığım üç farklı şarkı eskizlerinin, tek şarkıda, tek hikayede toparladığım hali diyebilirim. Aynı şeyleri, aynı şekilde anlatan hikayelerden sıkıldık(sıkıldım!), kendimi diğer sanatçılardan ayırdığım kısım benim için anlatımda gizlidir. Şarkının anlatımı sadece melodik yapının içinde değil, düz yazı formunda da lezzet vermeli. Bu şarkının ardından da benim hikayelerimi duymaya devam edeceğiz.

Şarkının videosundan da bahseder misin biraz?

Çengelköyde harika bir evde çektik klibi. Bir heykeltraşın eviydi, duru ve zarif. Klip yönetmenimiz geçen şarkıda olduğu gibi Ulaş Elgindi. Oyuncu arkadaşlarım Efekan Can ve Aysel Nurçin de bana eşlik ettiler.

Ne yaptığım önemli değil ama yalnız olduğum bir zaman dilimi mutlaka olmalı.

Videodan yola çıkarak soruyorum… Şarkıcılık dışında oyunculuk da ilgini çekiyor mu?

Şuan gündemimde yok ama gün olur sevdiğim bir anti karakter rolü beni bu düşüncemden vazgeçirebilir.

Gelecek ile ilgili planların neler? Tekli çıkarmaya mı devam edeceksin yoksa albüm yapma niyetin var mı?

Albüm yapmak istiyorum tabi, ama albümdeki single halinde çıkmayan şarkıların hakkının verilmemesi düşüncesi beni korkutuyor. Sanırım albüm için dinleyici kitlemi takip edeceğim.

Müzik dışında gündelik rutinini neler kaplıyor?

Şu an üniversite son sınıf öğrencisiyim ve bitirme projelerim var. Büyük bir zamanımı onlar kaplıyor. Daha sakin zamanlarımda ise kişisel zamanıma çok önem veren bir adamım, ne yaptığım önemli değil ama yalnız olduğum bir zaman dilimi mutlaka olmalı.

Seni neler ve nereler mutlu ediyor? Nelerden ilham alıyorsun?

Sahnede mutluyum, sevdiğim işi yapmaktan mutluyum. Seyahat etmek de beni hem özgürleştiren hem de mutlu eden sihirli bir kavram.

İşin mutfağında ise durum farklı. Kesinlikle mutluluktan ilham almıyorum, keşke alabilseydim. Beni yazmaya iten ana duygu hep melankoli oldu.

Eşcinsel hayranlarım olması beni elbette rahatsız etmiyor. İşin özünde bir hikaye anlatıcısıyım ve hikayemi paylaşıyorum.

Erkek şarkıcılarda fiziğin ve yakışıklılığın ne kadar ön planda olduğunu düşünüyorsun? Sence çok önemli mi?

Herkes önemli olduğunu düşünüyor ama değil. Bir artısı var mıdır, mutlaka. Ama kayda değer bir önemi olduğunu düşünmüyorum. Daha önce ‘yakışıklı’ diye şarkı yapılan birçok insanın endüstride barınamadığını gördük.

İnsanlar önce şarkıyı dinleyip seviyorlar, sonra seni tanımaya başlıyorlar. İnsanlar güzel insanların güzel işler yapmasını beklemiyor, sanırım hayranlık bu noktada başlıyor.

Yakışıklı şarkıcılara kadınlar kadar erkekler de ilgi gösteriyor malum. Bu konuda ne düşünüyorsun? Eşcinsel hayranların olması seni rahatsız eder mi?

Etmiyor tabi ki. İşin özünde bir hikaye anlatıcısıyım ve hikayemi paylaşıyorum. Bu hikayeye kendini ortak hisseden, bir sözünün, bir melodisinin dokunduğu herkesle bir değer paylaşıyoruz. Bu değeri paylaşan herkes kalbimde oluyor.

Bireysel özgürlükler hakkında ne düşünüyorsun? Şarkılarında veya kliplerinde otosansür uyguluyor musun?

Otosansür uygulamam gereken bir durumda kalmadım bu zamana kadar. Şarkı yazmak bir dışavurum olduğu için benim nezdimde, çıkan eserle çok oynayamam zaten, değiştirmeye başladığım anda özünden kaybetmeye başlar.

Bu arada fırsatını bulmuşken söyleyeyim; özgür aşktan daha haklı bir dava olamaz!

Haziran 2018 Dergi içeriklerimizin tamamını okumak için aşağıdaki görsele tıklayın.