BERRYDEW BLOG, GZONE İÇİN YAZDI: PARİS’İN GEY REHBERİ

Ünlü lifestyle ve seyahat bloggerı BerryDew Blog (Şebnem Demirel) GZone Dergi için Paris'te, geylerin çoğunlukta olduğu kendi mahallesi Le Marais'i ağırlıklı olarak anlattı. İşte bu keyifli yazı:

Paris hep romantizmin, sanatın, gastronominin ve modanın başkenti olarak görülür. Farklı bir havası ve enerjisi vardır. Ben yıllardır kardeşim burada yaşadığı için ziyarete gidip geliyordum ama bir gün farklı bir Paris ile tanışacağım hatta orada oturacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. Le Marais Paris’in göbeğinde sanki başka bir dünya. Rue des Archives ve çevresinde olmak da o dünyayı sonuna kadar yaşamak anlamına geliyor. 

Bu yazı bizim mahallenin yazısı. Tüm insanların yaz kış demeden açık havada oturduğu, birbirini sima olarak tanıdığı, gökkuşağı renklerinin kasvetli Paris havasını aydınlattığı, barların hep dolup taştığı, en tarz insanların ortalarda dolandığı, en çılgın sokak partilerinin düzenlendiği eğlenceli ve renkli bir mahalle bizimkisi, yani Paris’in gay mahallesi. Burada herkes birbirini yargılamadan, gözünü dikip rahatsız etmeden kendi halinde yaşayıp gidiyor. Cafelerimizde konsept partileri, vitrinlerimizde çılgın renkler, duvarlarımızda striptiz kulüplerinin afişleri bulunuyor. Mahalemizin dilencisi bile oltasının ucuna bir kap yerleştirip yolda bakmadan geçenlerin burnuna kabı sallıyor ya da eğlenceli mimiklerle insanların dikkatini çekiyor. Le Marais turistlerin de en çok ilgi gösterdiği semtlerden biri. Bir Eyfel kadar olmasa da bayağı çok ziyaretçilerimiz oluyor. Bu nedenle kendi bilgilerimi bu konuda uzman iki arkadaşımın Boris ve Cedric’in tavsiyeleri ile birleştirdim ve sizler için ufak bir rehber hazırladım. Gay mahallesinde hangi mekanlara gidilir, nerede yenilip içilir, hatta sinema ve sex shop tavsiyeleri bile var bu yazıda.

Cafe Le Ju

Boris

Cafeler

Le Ju: Mahallemizin en yenilerinden ama aynı zamanda da en renklilerinden. Pazar brunchları lezzetli ve bir şeyler içmek için de çok keyifli. Yol kenarındaki masalara oturup gelen geçeni izleyip takılabileceğiniz bir mekan. Ben çalışanlarını çok seviyorum çünkü çok güler yüzlüler ve sizlerle hep sohbet ediyorlar. Ju aynı zamanda konsept partileri ve çılgın dekorasyonları ile de meşhur. Bir gün boxerların üzerinde kahvaltı ederken ertesi gün kendinizi Candy Land’de bulabiliyorsunuz. Bu yazıyı hazırlamamda da çok büyük yardımları oldu.

Tata Burger:Tata Burger lezzetli burgerleri kadar çılgın sunumları ile de dikkat çekiyor. Fotoğraflarda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksanız. Özellikle yemek saatlerinde çok kalabalık olan mekanın pazar günleri de çok uygun fiyatlı brunchları oluyor. Tata Burger aynı zamanda düzenlediği parti ve drag şovları ile de meşhur. Belli tarihlerde olan bu etkinliklerin detaylarını mutlaka sayfalarından incelemeyi unutmayın.

Tata Burger
Tata Burger

Open Cafe:Yine mahallemizin en popüler cafelerinden biri de Open Cafe. Tam sokağın köşesindeki konumu ile gelip geçenleri izlemek için çok uygun. Biz ailecek özellikle öğlen yemekleri için tercih ediyoruz çünkü hem servis hızlı hem de yemekler lezzetli.

Le Cactus:Le Cactus’un birçok müdavimi var. Mesela kuşluk vakti olmasına aldırmadan her sabah buluşan bir bayan grubu burada kahvaltı ediyor ve herkes cafenin sahibini tanıyıp sohbet etmek için buraya geliyor. Hafta sonları Le Cactus’te istiridye standı da kuruluyor.

Legay Choc:Gey mahallesinin tabii ki kendine has da bir fırını da olmalı. Ekmek ve tatlı alabileceğiniz bu fırının vitrinine bakınca herkes bir şaşırıp kalıyor, çünkü bagetler penis şeklinde. Kışın birde o bagetlere atkı ve bereler giydiriliyor 🙂 İster tatmak için, ister hediye etmek için ya da isterseniz sadece fotoğraf çekmek için mutlaka bir uğrayıp göz atın derim.

Legay Choc

Les Marronniers:En popüler ve en kalabalık cafelerden biri Les Marronniers. Ben özellikle kışın marshmallowlu sıcak çikolata içmeyi seviyorum burada. Yine keyifle oturup arkadaşlarınızla sohbet edebileceğiniz mekanların başında geliyor Les Marroniers.

Cafe Vito:Mahallemizin İtalyanı. En lezzetli pizza ve makarnaları burada bulabilirsiniz. Hem dış mekanı keyifli hem de içerisi. Ayrıca Cafe Vito’nun müdürü bir Türk, oraya uğrarsanız çekinmeden merhaba diyebilirsiniz kendisi çok hoş sohbet biri.

Cox:Le Marais’de akşamları neresi yıkılıyor derseniz hiç tereddütsüz cevabım Cox olur. Mahallemizin en hareketli ve en popüler gay barı burası, özellikle bear sevenler için. Tüm sokağı kaplayan kalabalık, havalar güzelleştikçe ve hafta sonu yaklaştıkça artıyor da artıyor. Benim mahallemizde sevdiğim mekanların dışında buranın asıl müdavimlerinin önerdikleri bir sürü mekan var, onları da başlıklar altında topladım umarım Paris’i ziyaret ettiğinizde bu rehber sizlere yardımcı olur.

Barlar:Cafe Voulez-Vous, Raidd Bar, CUD, Bears Den, Freedj, 3W (Lezbiyen barı), Quetzal, Les Souffleurs, Who’s (restaurant – bar), The Labo Bar Club, Club Banana Cafe (dans ve dram şovları için), ayrıca Çarşamba günleri Woopi partileri oluyormuş.

Quetzal bar

Restaurantlar:

4 Pat, Le Bouquet des Archives, Au Petit Thai

Sinema:

Le Luminor Hotel de Ville

Partiler:

Gibus Gay Club (République semtinde), Yoyo (Palais de Tokyo’da bir disco), Le Depot (sexuel gay club), LIM (Love is Mylene), La Lolita (Maxim’s), BLT (Bizarre Love Triangle at Maxim’s – dans partisi)

Sex Shops:

RoB, I.E.M.

Yazı ve fotoğraflar: Şebnem Demirel