863269c786
murat-gunes-gzone

BESTE FABRİKATÖRÜ MURAT GÜNEŞ: İÇİME SİNMEYEN BİR İŞLE ASLA DİNLEYİCİNİN KARŞISINA ÇIKMAM

Yazdığı birbirinden güzel şarkılarla Türkçe Pop Müziği’nin gizli kahramanlarından biri olan Murat Güneş, GZone Dergi’nin Eylül 2017 sayısının konuğu oldu. İşte bu röportaj:

Murat Güneş, seslendirdiği ilk şarkısı “Kalp Farkıyla” ile bu yazın en tatlı sürprizlerinden biri. Hem kendisi hem de Yaşar, Demet Akalın, Aynur Aydın ve Atiye gibi isimler için üretim yapmaya devam eden Murat Güneş, bu ayki dergimizin konuklarından biri oldu.

Röportaj: Mert Bell

Fotoğraflar: Can Ateşsaçan

10 yıldan fazla zamandır sizin şarkılarınızı başka seslerden dinliyoruz ama sonunda “Kalp Farkıyla” sayesinde sizin sesinize de kavuştuk. Bu süreç neden bu kadar uzun sürdü?

Aslında her ne kadar şarkı yazmaya kendi şarkılarımı söylemek adına başlasam da, işin mutfağında buldum kendimi ve bu üretim sürecini o kadar çok sevdim ki kendimi şarkıcılık noktasında ihmal ettim sanırım. Bu süreç içerisinde kendi projem için çalışmam birkaç kez gündeme gelse de, yarı yolda bırakılmalar ya da bir takım anlaşmazlıklar yüzünden mikrofona küstüğüm zamanlar oldu. Öyle öyle derken bugüne kadar geldik işte.

“Kalp Farkıyla”nın ilk yorumladığınız şarkı olmasının özel bir sebebi var mı? Nasıl bu şarkıda karar kıldınız?

Şarkıyı bitirdiğim ilk an çok sevmiştim. Oturup kendim için tek şarkı yaptım bugüne dek -ki o şarkı Kalp Farkıyla değil- Burcu Güneş’in benden şarkı istemiş olması sonucu onun için yazdığım bir şarkıydı. Bu kadar çok sevince “Acaba dinletmesem mi?!” bile dedim ama özellikle şarkı işinde kısmete çok inandığım için yapamadım bunu. Burcu dinleyip kendine çok yakıştırmayınca da bana kaldı şarkım. Bununla ilgili “Şarkı ille de bir Güneş’e nasipmiş” diyorum hatta…

“Bunca yıl sonra, dinleyicinin karşısına içime sinmeyen bir işle asla çıkmazdım”

Biraz da bu teklinin yaratılış ve tanıtım aşamasından söz edelim. Nihayetinde dinleyici üzerinde istediğiniz etkiyi yarattığınıza inanıyor musunuz?

İki versiyon olarak çıktık. Biri akustik diğeri malum klip versiyon olmak üzere. İkisinin de aranjesi Cem İyibardakçı’ya ait. Yapımcım ve menajerim Sacit Papakçı. Klip yönetmenimiz de Murat Joker oldu. Bunca yıl sonra, dinleyicinin karşısına içime sinmeyen bir işle asla çıkmazdım. Çok güzel bir başlangıç olduğuna inanıyorum. Radyolar her zaman çok önemliydi benim için ve kendi şarkımda da aynı başarıyı yakaladım bu anlamda. Bundan seneler sonra da klibimi açıp izlediğimde mutlu olacağıma adım gibi eminim. Ayrıca şarkının bir de yepyeni Catwork versiyonu da çıktı tam yaz dinamizmini yakalayan.

Peki hangisi daha zormuş, kendi şarkınızla başa çıkmak mı yoksa başkaları için şarkı yazmak mı?

Başkalarına şarkı verirken de sanki kendim söyleyecekmişim gibi hassas davrandığım için ikisini birbirinden ayrı tutmam zor. Karşı taraftan aksi talep edilmediği sürece ben her şarkımın üretim sürecinde işin içinde olmayı çok seviyorum. Şarkıcılık ömrü olan bir meslek istisnalar dışında. Şarkı yazmak ise günü yakaladığınız sürece öyle değil. Belki bir gün şarkı söylemekten vazgeçebilirim ama şarkı yazmaktan asla!

“Yüzü batıya dönük bir Anadoluluyum ben, köklerine sıkı sıkıya bağlı ama dallarıyla gökyüzündeki yıldızlara uzanmaya çalışan”

Başkalarına verdiğiniz şarkılara göz attığımda Demet Akalın, Atiye ve Yaşar gibi birbirinden çok farklı yorumcularla çalıştığınızı görüyorum. Bu farklı ağızlara uygun olacak şarkıları yazmayı nasıl beceriyorsunuz?

İşin aslı biraz şizofrenik bir durum bu. İçimde bir sürü ben var. Kendimi bazen 7 yaşında bir çocuk gibi hissediyorum bazen 70 yaşında bir dede gibi. Bu halden hale gezmeler bambaşka ruh hallerine bürünmemi sağlıyor. O an çalıştığım şarkıcı kimse onun gibi düşünebiliyor onun gibi hissedebiliyorum. Sanırım şarkı yazarlığındaki en büyük avantajım bu. Yelpazem çok geniş. Tabii bunda yaşadığımız coğrafyadaki kültürel zenginliğin de etkisi büyük. Yüzü batıya dönük bir Anadoluluyum ben, köklerine sıkı sıkıya bağlı ama dallarıyla gökyüzündeki yıldızlara uzanmaya çalışan.

Sizin şarkı yazarı kimliğinizin oluşmasında en çok kimler etkili oldu? Okuduğunuz, dinlediğiniz insanlardan en çok kimlerden etkilendiniz?

Tanıyanlar bilir ki Aysel Gürel’le bambaşka, özel bir bağım olmuştu o hayattayken. Bu topraklarda en cesur sözleri yazan ilk şarkı yazarı odur ve ona olan hayranlığım her zaman bambaşka idi. Bana küçük bir kızın ses tonuyla “Babacığım” diye hitap ettiği o telefon konuşmalarımız şu hayatta en çok özlem duyduğum şey olabilir. Bir diğer isim elbette Sezen. Onun olmadığı bir Türkçe pop düşünemiyorum. Türk popunun annesi o gözümde. Edebiyatta ise yeni neslin sıkı takipçisiyim. Murat Menteş, Hakan Günday, Alper Canıgüz… Sinema ve tiyatro vazgeçilmez benim için. Kısaca kendimi sanatın her alanı ile besliyorum.

Verdiğiniz şarkılarınız arasından içinizde kalan, “keşke ben söyleseydim” dediğiniz ya da öne çıkamadığı için üzüldüğünüz oldu mu?

Keşkelere yer vermek için çok kısa hayat. Hiçbir şarkımda gözüm kalmadı bundan sonra da kalmayacak. Öyle olsa “Sen İstanbul’sun” gibi bir şarkıyı hiç düşünmeden kendi albümümden çıkarıp Gökhan’a vermezdim. Ama öne çıkamayan şarkılar olabiliyor tabii. Ona üzülüyor haliyle insan. Fakat bazen çok öne çıkamasa da her şarkı birilerine ulaşıyor. Hemen her şarkımla ilgili hiç tanımadığım birçok insandan öyle başka hikayeler duydum ki varsın bazı şarkılarım da az ama öz kişinin yüreğinde saklı kalsın.

“Sezen Aksu bir gün bir şarkımı sesiyle şereflendirirse kalp krizi geçirebilirim”

Hala beraber çalışmayı arzu ettiğiniz bir yorumcu ya da aranjör var mı? Size göre şu anda popun zirvesindekiler kim?

Var tabii olmaz olur mu 🙂 Bir değil birçok isim var. Sezen Aksu bir gün bir şarkımı sesiyle şereflendirirse kalp krizi geçirebilirim mesela. Keza Tarkan’la her besteci çalışmak ister sanırım. Yanısıra ezelden beri Levent Yüksel düşkünlüğüm vardır. Sadece şarkıcı olarak değil yaşamdaki duruşu olarak da bir bağ hissediyorum onunla aramda ve ona özel hazırladığım kenarda tutup kimseye dinletmediğim şarkılarım var kendisini bekleyen. Diğer soruya gelince zirve olarak mı adlandırmak lazım illa bilmiyorum ama son yıllarda yeni jenerasyonun arka arkaya gelen başarıları beni çok mutlu ediyor. İsim saymaya kalksam bir diğerine ayıp ederim diye çekinirim şimdi. İlk aklıma gelenler biraz da ekseriyetle kendi şarkılarını yazdıkları için erkeklerden İlyas, Buray, Edis, Yılmaz Taner ve Onurr. Kız kadrosu daha kalabalık İrem, Derya, Simge, Tuğba, Aleyna, Ece, Aynur hepsi çok tatlı ve başarılı.

“Kalp Farkıyla” sonrası için planlarınız neler? Tek şarkı halinde mi devam edecek yoksa bir albüm hazırlığınız var mı?

Aslında bir albüm var bitmeyi bekleyen ve az işi kalmış ama bu albümler nedense kolay kolay bitemez. O yüzden arayı fazla açmadan teklilerle ilerlemeyi düşünüyorum. Hali hazırda tamamen bitmiş bir düet şarkımız var beni çok heyecanlandıran. İki şarkı arasında karar aşamasındayız şu an için.

*Bu röportaj ve fotoğrafların tüm yayın hakları GZone’a aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 BU RÖPORTAJ VE GZONE DERGİ’NİN “EYLÜL 2017 ” SAYISINI AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ya da CİHAZINIZA İNDİREREK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…

İlginizi Çekebilir

cagla-sikel

ZİAN ZİANGİL YAZDI: TELEVOLE DÖNEMİNDEN MAGAZİN SKANDALLARI

GZone Dergi’nin çılgın yazarı Zian Ziangil, Televole Döneminden Magazin Skandalları’nı kaleme aldı. O günleri hatırlamak ...