BOĞAZİÇİ ÜNİV. SERGİ DAVASINDA TAHLİYE KARARI: LGBTİ ÜYESİ MİSİN?

LGBTİ+ düşmanı nefret kampanyaları sonucu açılan Boğaziçi sergi davasının ilk duruşmasında sanıklar beraat etti.

Boğaziçi Üniversitesi’nde anonim olarak toplanan eserlerin yer aldığı serginin LGBTİ+’lara nefret söylemiyle hedef gösterilmesi ve iki öğrencinin tutuklanmasının ardından açılan davanın ilk duruşması dün (17 Mart Çarşamba) görüldü.

Çağlayan adliyesindeki İstanbul 21’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme bir buçuk aydır tutuklu olan öğrenciler Selahattin Can Uğuzeş ve Doğu Demirtaş’ın tahliyesine karar verdi.

Hakimin yargılanan 7 öğrenciye tek tek “LGBTİ üyesi misin” sorusunu yöneltmesinin damga vurduğu duruşmada yapılan savunmalar şöyleydi.

*Av. Levent Pişkin, “Bu iddianame, iddianame vasfını taşımıyor. Kadı rejimi altında yaşıyorsak önden bildirsinler. İslami inancın bir yorumuna dayalı değerlendirme yapılmış. Eşcinselliğin haram olduğunu söyleyerek suç işlendi” dedi ve iddianamedeki homofobiyi eleştirdi. Pişkin, güvenlik görevlisi olan kişilerin tanık beyanlarının da geçerli olmadığını, “Olmadığı yerde yaşananlara ilişkin tutanak tutulmuş. Bu evrakta sahteciliktir. Bu sergi rektörlüğün iznine tabidir hatta üniversite mezunlarına davetiye dahi düzenlemiştir” dedi. Av. Pişkin, Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu kararlarını ve ifade özgürlüğünü de hatırlatarak öğrencilerin yargılandığı TCK maddelerinin azınlıkları korumak için olduğunu söyledi ve ekledi: “Onların ifade özgürlüğünü ihlal etmek için değil.”

*Av. Pişkin, kamu güvenliğini tehlikeye atanın sergi ve müvekkilleri olmadığını, hedef gösteren Yeni Şafak gazetesi olduğunu da vurguladı. Ardından sosyal medyadan Kabe resimli bir pastanın kesilip yendiği ve Üsküdar’da Kabe maketi yapıldığına ilişkin görselleri göstererek, “Bu ülkede Kabe’yi yeyip paylaştılar ve sorun olmadı. Kabe’nin görünmediği bir görsel neden ve nasıl sorun oldu?” diye sordu.

“Kin ve düşmanlık yayan öğrenciler değil, Yeni şafak ve devlet yetkilileri”

*Av. Deniz Yıldız, iddianamenin Yeni Şafak haberiyle başladığını hatırlatarak, “Bir sosyal medyaya girilse kin ve düşmanlığı kimin yaydığı görülecek. Kin ve düşmanlık yayan öğrenciler değil, Yeni şafak ve devlet yetkilileri. Üniversite içinde bahçede sergilenen ve ardından hedef gösterilen bir eser var. Açık ve yakın tehdit nasıl oluşuyor?” dedi. Av. Yıldız, AİHM ve AYM kararlarını da hatırlatarak, “Barışçıl protesto haktır” dedi.

*Av. Yıldız, öğrencilerin sınavları devam ederken tutuklandığından bahsedip, eğitim haklarının alenen ihlal edildiğini de vurguladı.

“Bu iddianamenin ceza hukuku açısından anlamı yoktur”

*Av. Akın Hürtaş ise, “Savcılık iddianamede maddi bulgu tespit edemediği için kendince yorum yapıyor fakat bu yorum hukuki değil. İslam dinince eşcinselliğin yasak ve haram kabul edilen dediği cümlenin hukuki dayanağı nedir? Eğer savcılık hukuki dayanağı boşverin İlahiyata bakın diyorsa da ben baktım” diyerek İslam dinindeki görüşler üzerinden iddianameyi eleştirdi. “Bu iddianamenin ceza hukuku açısından anlamı yoktur. Öte yandan İlahiyat açısından da bir anlamı yoktur” dedi.

*Av. Hatice Demir ise yargılamanın hukuksuzluğunu, “Biz uzunca süre sadece bilgilerine başvurulacağını düşünüyorduk. O kadar hukuktan yoksun bir süreç ki müvekkillerimize hiçbir şey diyemiyoruz. Müvekkilim neden burada? Eserin kaybolmasına ilişkin tutanakta imzası olan özel güvenlik görevlisi tanık, benim müvekkilim ise sanık. Sayın Savcı neden o tutanağa imza atan güvenlik görevlisi tanık da imza atan müvekkilim sanıktır? Hukuk nosyonunu yitirmiş bir süreç var” ifadelerini kullandı.

*Av. Demir de öğrencilere “LGBTİ üyesi misiniz” sorusunun yöneltilmesini şu ifadelerle eleştirdi: “Kişilere LGBTİ+ özne olup olmadığını veya LGBTİ+ kulübüyle alakası olup olmadığını sordunuz. Öğrencilerden herhangi birinin LGBTİ+ özne olup olmamasının ya da LGBTİ+ kulübü üyesi olup olmadığının bu davayla alakası yok. Ama merak ediyorsanız bütün bu hedef gösterme süreci sonucu Boğaziçi Üniversitesi LGBTİ+ Çalışmaları Kulübü hukuksuzca kapatıldı. Ve buna itirazımızı da ettik.”

*Mahkeme, Selahattin Can Uğuzeş ve Doğu Demirtaş’ın tahliyesine karar verdi. Bir sonraki duruşma 5 Temmuz günü saat 14:00’te yapılacak.

Duruşma gününde yaşananlar Kaos GL’den Yıldız Tar’ın kaleminden burada

Kaynak: KAOS GL – Fotoğraf: Medyascope.com