BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDE CİNSİYETSİZ TUVALET PROJESİ SONUÇ VERDİ

Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Cinsiyetsiz Tuvalet’ ilk sonuçlarını verdi!

19 kasım 2014 tarihinde, Dünya Tuvalet Günü’nde tuvalet için yapılan bir basın açıklamasıyla duyduk kampanyayı. İmzalar toplandı, dilekçeler verildi, forum düzenlendi. Bugün ilk resmi sonuçlarını veren ‘Cinsiyetsiz Tuvalet’ kampanyasını BÜ LGBTİ Çalışmaları Kulübü üyeleri Beren Azizi ve Görkem Ulumeriç’den dinledik.

‘’Öncelikle bana bu fikrin nereden doğduğunu,nasıl başladığınızı ve hangi tarihler arasında ilk adımı attığınızı anlatır mısınız?’’

Beren Azizi: Bu fikir yoksunluk sonucu yaşanan hak ihlallerinin analizlerinden doğdu. Eğitim herkes için bir haktır, çünkü herkes eşittir; ancak pratikte işlerin öyle yürümediğini fark ediyorsunuz. LGBTİ öğrenciler okullarını yarıda bırakıyorlar, okula gelmiyorlar, depresyondalar ya da başarısızlar. Bu sorunların nedenlerini araştırmaya başladığınızda, anlıyorsunuz ki eğitim gibi temel bir hakkın sunulduğu alanlar LGBTİ’ler için çok büyük bariyerler barındırıyor. Tuvaletler, tüm dünyadaki bilimsel çalışmalarda da görülecektir ki, bu bariyerlerden biri. Biz de LGBTİ öğrencilerden gelen bildirimlerle anlıyoruz ki “Cinsiyetsiz Tuvalet” bir haktır.

İlk adımı 19 Kasım 2014 tarihinde Dünya Tuvalet Günü’nde attık. Bir basın açıklaması yaptık. Tabii ki daha öncesinde de, hatta yıllar öncesinden beri bu isteğin fikri hazırlığı yapılmıştı.

Görkem Ulumeriç: LGBTİ öğrenciler, ilkokuldan başlayarak iki cinsiyete göre ayrılmış tuvalet, soyunma odası ve yurt odalarını kullanmakta sorun yaşayabiliyorlar. Bu sorunları LGBTİ klübünün toplantılarında tartışıp, okul içerisinde gündemleştirdik. İki yıldır forumlar, afişler, basın açıklamaları yaptık. Okulun Facebook gruplarına çok sayıda yazı yazdık. 400 imzalı bir dilekçe verdik. Rektörlük bu talepleri değerlendirmiş, dönem başında cinsiyetsiz tuvaletleri kullanıma hazırlamış.

 

‘’Bu yolda kimler sizinleydi? Kurum olarak yanınızda kimler vardı? Konu dahilinde ki örgütlenmeniz nasıl işledi?’’

Beren Azizi: Bu yolda her şeyden önce “tarih/bilim/mücadele” bizimle diyebilirim; çünkü bu hak talebini temellendirdiğimiz gerçekleri/sonuçları bize sunan bir birikim var. Her şeyden evvel LGBTİ+ mücadelesi var, hatta bunun da ötesinde insanların tarih boyunca yürüttükleri eşit yaşam mücadelesi var. Bu yolda bu birikimler bizimle, hala bizimle birlikteler. Kurum olarak ise ulusal ve uluslararası LGBTİ+ hak savunucuları bizimleydi. Üniversite ise her üniversite gibi içinde bilimin güncel paradigmasını içselleştirenler ile Ortodoks tutum sergileyenler olarak bölünüyor. İçten içe kendini güncel paradigmaya uyduramamış olanların “entelektüel itirazları” ile de karşılaştık, buna karşın bu istismarı önlemenin gerekli olduğunu koşulsuz savunanlarla da karşılaştık. CİTÖK ama’sız yanımızda olan bir kurumdu, rektörümüz Gülay Barbarasoğlu da en başından beri yanımızda.

‘’Proje onaylandı. Bundan sonra neyi hedefliyorsunuz?’’

Beren Azizi: Bundan sonra, bundan önce neyi hedefliyorsak/sürdürüyorsak ona devam ediyoruz aslında. Biz eğitim öğretim alanına, bilimsel, kültürel ve sosyal katkı sağlamak için kurulmuş bir kulübüz, dolayısıyla en önem verdiğimiz konu EĞİTİM HAKKI.

Özellikle bizler gibi iktisadi zenginleşmesini tamamlayamamış ülkeler için EĞİTİM, iktisadi hayata atılmada belirleyici bir faktör. Sadece bilgilenmeyi / kültürlenmeyi kapsamıyor, aynı zamanda amiyane tabirle sizin gelecekteki ekmek paranızı da belirliyor. Eğitime ulaşımda eşitsizlik ve eğitim alanlarının LGBTİ ’ler için eşitsiz tasarımı ciddi bir sorundur.

Bu sebeplerden ‘’material condition’’ denilen olguyu değiştirmek, algıyı ve politikayı değiştirmek kadar önemli bizler için. Yurtlardan tutalım da, kimliklerin tasarımına kadar birçok olguyu içeren bir mücadele. ‘’Somut sonuç’’ almak iktisadi eşitsizliklerin giderilmesi için hayatidir.

Görkem Ulumeriç: LGBTİ öğrencilerin öğrenim hayatını kolaylaştıracak başka hedeflerimiz var. Önümüzdeki yıldan itibaren LGBTİ Üniversite öğrencilerine burs verilmesi için vakıflardan söz almaya başladık. Kendi varoluşları ile güçlü mezunlarımızın, açık kimlikleriyle iş hayatında hak ettikleri yeri almalarını istiyoruz. Bunun için iş dünyasıyla çeşitli projeler yürütmek istiyoruz. Ayrıca Boğaziçi mezunu LGBTİ’ler ile bir mezun ağı oluşturmak ve onları bir araya getirecek etkinlikler organize etmek istiyoruz.

Son bir yılda Boğaziçi’nde epey yol aldık. Resmi bir öğrenci klübü kurduk, yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı Boston Gay Men’s Chorus konserine ev sahipliği yaptık ve son olarak cinsiyetsiz tuvaletlerin açılmasını sağladık. Öğrencilerinin projelerini destekleyen Boğaziçi Üniversitesi’ne teşekkürler.

Haber: Ekin Keser

1 YORUM

Comments are closed.