CAN ATEŞSAÇAN YAZDI: HAYALLER ROMA,GERÇEKLER İSTANBUL

HAYALLER ROMA…

Geçen hafta, Roma’da bulunduğum için yazmaya pek vakit bulamadım ama döndüğümde  yazacaklarımı az çok kafamda tasarladım. Roma’ya yaptığım bu seyahat daha önceki Roma gezilerime göre en kapsamlısı  olmasına rağmen, gezmeye vakit bulamadığım hala bir çok yer var. Roma’da bolca yapılabilecek öne çıkan iki şey sanırım gezmek ve yemek. İkisini de layığıyla yerine getirdiğime şüphe yok. Roma izlenimlerime önümüzdeki aylarda GZone Seyahat Rehberi’nde detaylı olarak yer vereceğim ama siz o zamana kadar Roma’ya gidecek olursanız lezzetli ve keyifli yemek durakları olarak Trattoria Angelo, Re Degli Amici ve Grano’yu bir yere not edin. Siz de benim gibi yemek için mekan aramakla vakit kaybetmeyin.

GERÇEKLER İSTANBUL

Roma’daki hızlı ve yorucu bir haftadan sonra “welcome to real world”. İstanbul’da da haftaya hızlı başlayan ben, mekan keşiflerime ayağımın tozuyla devam ettim. Galata’da yaklaşık 6 aydır hizmet veren Şirin Fırın bunlardan ilki. Hamur işlerine karşı olan zaafım beni Şirin Fırın’la tanıştırdı. Nostaljik ve sıcacık bir ortamda hizmet veren bu küçük ve adı gibi şirin mekanda cana yakın, işini seven bir ekip hizmet veriyor. Hamur işleri taze, tatlılar lezzetli, e kahveyi de iyi yapıyorlar. O zaman denemek için daha neyi bekliyorsunuz?

Hayat hep Nişantaşı ve Cihangir’den ibaret değil ya, neredeyse her ay mutlaka Tarihi Yarımada’yı ziyaret ederim. Sultanahmet, Mısır Çarşısı ya da Nur-u Osmaniye’de gezinmek, o tarihi atmosferin içinde yer almak bana iyi geliyor. Yine bu ziyaretlerim sırasında Sirkeci’de rastgele keşfettiğim Brew Coffee Works, şimdilerde Legacy Ottoman Hotel olarak hizmet veren, adeta Osmanlı’nın yükselişini simgeleyen Tarihi Vakıf Han’ın ihtişamlı mimarisi ile insanı kendisine çekiyor. İtalyan tarzında hazırlanan espresso, coffee latte veya  Brew spesiyali olan Flat White Coffee’yi, yanında günlük hazırlanmış pasta veya keklerle denemenizi öneririm. Bu arada kendinizi sadece kahve içmek zorunda hissetmeyin çünkü bol buzla servis ettikleri ev yapımı limonataları da gerçekten çok başarılı.

DENEDİM…

Tasarımları ve çarpıcı pazarlama kampanyalarıyla her zaman ses getiren moda dünyasının dahi ismi Tom Ford, piyasaya sürdüğü yeni parfümlerle de yine herkesi büyülüyor. Roma’da deneme fırsatını bulduğum Private Blend serisine dahil parfümler arasında özellikle Amber Absolute favorim oldu. Private Blend serisi, uzun zamandır kulüplerde, alışveriş merkezlerinde hatta toplu taşımada burnumuzun “aşina olduğu” Black Orchid’i unutturacağa benziyor. Ama hemen öyle sevinmeyin çünkü sınırlı sayıda üretilen bu parfümlerin fiyatları 220 ila 500 dolar arasında değişiyor. Chanel Bleu’den sonra beni en çok etkileyen koku olan Amber Absolute ile her ne kadar ciddi düşünsem de tamamen duygusal nedenlerden dolayı yoluma bir süre daha Michael Kors: Extreme Blue ile devam etme kararı aldım.

DİNLEDİM…

Uzunca bir ayrılıktan sonra Sek’iz adını verdiği albümüyle geri dönüş yapan Ayşegül Aldinç’in, Gökhan Türkmen’le birlikte seslendirdiği “Durum Leyla”sı bugünlerde en çok dinlediğim şarkı. Nihat Odabaşı’nın yönetmenliğini yaptığı, birkaç farklı hikayeyi anlatan film tadındaki klibi de ayrı bir hoş olmuş. İnsan izlemeye, dinlemeye doyamıyor. Yıllar geçtikçe güzelliğine güzellik katan ve güçlü sesinden bir şey kaybetmeyen Ayşegül Aldinç’in albümünde Mabel Matiz, Eflatun ve Harun Tekin’le yaptığı diğer düet çalışmaları da yer alıyor.