CANER ÇALIŞIR & HAKAN KAKIZ : BİZE KÖTÜ YORUMLAR YAPANLAR SOKAKTA BİZİMLE…

Türkiye’nin ilk ve tek eşcinsel yaşam ve kültür dergisi GZone yayın hayatına başlayalı tam bir yıl ve 12 sayı geçti. 13.sayımızın kapağını 1.yaşımızı kutlamaya ayırdık ve her daim güzel, her zaman güçlü bir pop star olan Yeşim Salkım bize katıldı…

Yeni sayımızdaki ilgi çekecek içeriklerden biri de, sosyal medyada fenomen olan çılgın ikili Hakan Kakız & Caner Çalışır’ın haklarında bilinmeyenleri itiraf ettikleri özel söyleşi olacak… İşte bu söyleşinden şok satır başları…

Röportaj: Onur Özışık

Bir anda sosyal medyada, Vine’da ve sonra Instagram’da hayatımıza girdiniz. Başta sizi daha yakından tanıyıp, tanıştırmak istiyoruz. Kendinizi tanıtır mısınız bize?

Hakan: Aslında sosyal medya ile girmedik. Daha çok sosyal medya ile tanındık. Ben sunucuyum. Caner ile birlikte yıllardır televizyonculuk yapıyoruz. Caner’ de oyunculuk yapıyor. Aslında sosyal medyada yaptıklarımızla daha çok tanınmaya başladık. İlk Twitter’da yazdıklarımızla, sonra Vine çıkınca Caner’ in Vine hesabından Vine çekmeye başladık. Instagram kullanmaya başladıktan sonra paylaştığım fotoğraflar çok dikkat çekti. Bu şekilde takipçi sayımız arttı, ve bir anda kendimizi fenomen olmuş olarak bulduk. Snapchat üzerinden yaptığımız paylaşımları taklit eden, bacaklarıma dokunmak isteyen insanlarla karşılaşıyorum.

Caner: Ben radyo ve televizyonculuk mezunuyum. Vine ilk çıktığında telefonuma yükledim. Arkadaşım Berna Arıcı ile tatile gitmiştik. Sürekli Vine çekelim diyordu. Bende tamam dedim. Birlikte Vine çektik. ‘’Berna saçında kene var topla topla gene var’’ diye bir Vine’dı. Çektiğimiz bu Vine, Okan Bayülgen, Taci Kalkavan gibi sosyal medya fenomenleri tarafından ReVine yapıldı. Ertesi gün uyandığımda Hürriyet gazetesinde çektiğim Vine’ın adını gördüm. Bu ne böyle, bu ne kafalar diye şeyler gördüm. Mynet ve daha bir çok yerde çektiğimiz Vine’lar haber oldu. Hatta Berna sil lütfen yayınlama demiştim. Ama iyi ki de silmedi. Bizim serüvenimiz ilk o Vine ile başladı.

Daha sonra Vine üzerinde çeşitli karakterler ürettim, peruklar takıp Vine çekilmiş  “Hasibe Eren- Sıdıka”, “Beverly Hills kızı” gibi karakterlere büründüm.  Gezi Parkı eylemlerinin olduğu dönemde Hakan ile birlikte Vine çektik ve inanılmaz tuttu, tepki almıştık. “Süslü Şirin, şirin köyümüze AVM yapacaklarmış. Aman Tanrım bunu kim yapıyor Şirine ? “ Beraber “ Gargamel “ dedik. Bu çektiğimiz Vine’ da çok tuttu. Böyle böyle başlamış olduk.

Şimdilerde oyunculuk kariyerime devam ediyorum. En son 2 bölüm Kiraz Mevsimi, Acil Aşk Aranıyor, Ulan İstanbul’ da geçen seneki sezonun dizilerinde oynadım. Eylül ayında tekrar kameraların karşısına geçeceğim.

Bu kadar aleni bir şekilde eşcinselliğinizi ön plana çıkararak Vine ve diğer tüm sosyal medyada videolar çekiyorsunuz. Hiç negatif tepki almadınız mı?

Hakan: Aslına bakarsanız ben kendimi sadece marjinal kimliğinden ibaret olarak görmüyorum. Beni dışarıdan öyle gördüklerini düşünerek de özellikle bir şey yapmıyorum. Kendimi gerçekten genelden farklı hissettiğim için pozlarım ve davranışlarım o şekilde. “Dışarıdan insanlar bunu görsün de birkaç çekim daha yapayım” diye yapmıyorum, gerçekten öyle bir insanım. İlk başta dediğim gibi yıllardır sunuculuk yapıyordum, düz bir televizyonculuk hayatım vardı. 3-4 sene önceki tatilimde Twitter’ da bacaklarımın fotoğrafını çekip koymuştum, o zamanlarda yatar şekilde vücut ve bacak pozunu da kimse koymuyordu. Bacaklar sosis gibi görünüyor diye sosis muhabbeti ediliyordu.

Caner’ inde dediği gibi Taci Kalkavan gibi sosyal medya fenomenleri fotoğrafımı RT yapmışlardı. Ben zaten Twitter’ da tanındım. O fotoğrafları paylaşırken inanın kim ne der diye düşünmüyorum. Baktığımda benim hoşuma gidiyor ve egomu tatmin ediyorum. Instagram benim şahsi gazetem ve kendimi orada gördüğümde gazetede manşet görmüş gibi hissediyorum. İnsanların o anda ne düşündüğünü düşünmüyorum, ne düşündüklerini yola çıktığımda fark ediyorum. Eskiden çok olumsuz tepki alıyordum, insanlar fotoğraflarımın altına küfürler yazarlardı, Ama artık öyle bir şey olmuyor, dün hakaret eden insanlar bugün fotoğraflarımı beğendiklerini dile getiriyorlar.

Caner: Benim de Hakan’ın tam aksine Vine’ da her şey yolunda gidiyordu. Ben tamamen kendimi güldürmek ve kendimi eğlendirmek için Vine çekiyordum. Bunu takipçi kazanmak için veya insanları eğlendirmek için değil, sırf kendimi eğlendirmek için yapıyordum. Fakat ilerleyen zamanlarda gördüm ki negatif tepkiler almaya başladım. Ne kadar homofobik bir toplum olduğumuzu Vine’larıma gelen yorumlarla öğrendim. Hayatım boyunca duymayacağım küfürler duydum, bu yüzden bir dönemden sonra hasta olmaya başladım. Vine çekmek istemedim ve bir dönem ara verdim. İnsanlar bazen dikkat etmez, umursamazlar ama duyduğum küfürlerden sonra ben bunalmaya başladım. Sonra ‘’Ne yapıyorsun Caner, boşver ya!’’ diyip Vine’da tekrar aktif olmaya başladım. İlk dönemlerimizde insanlar bizi takip etmeye çekiniyordu, fakat şu anda 85 bin takipçim var ama eminim ki gizli takipçilerimle bu sayı 850 bine ulaşıyordur. 

Hakan: Sokakta beni tanıyanlara baktığım zaman özellikle heteroseksüeller bana bayılıyorlar diyebilirim, ama bunun yanında sanırım beni takip etmeye çekiniyorlar. Takipçilerimin %90’ ı kız ve hepsi beğenilerini dile getiriyorlar, heteroseksüel erkeklerden özel mesajlarla görüşme teklifleri alıyorum, eğer heteroseksüeller normalde yorum yazsalar etrafındakilerin kendilerini görüp şüphelenileceğini düşünüyorlar. Senin dediğine gelecek olursak ben hiçbir şeyden korkup, tepki çekeceğimi düşünerek paylaşmıyorum. Yayınlamamın tek sebebi kendimi tatmin etmek.

Bir taraftan ikiniz de Türkiye’ de homofobiye karşı sosyal medyada LGBT görünürlüğü açısından neredeyse tek örneklersiniz. Bunu bir misyon edindiniz. Belki isteyerek, belki de istemeyerek yaptınız.

Hakan: Ben istemeyerek misyon edindim. Hiç geylerin sorumluluğunu almak gibi bir iddiam yok. Geylerin beni sevmediğini de çok iyi biliyorum, sanırım kıskanıyorlar. Geyleri destekliyorum tabi ki ama büyük bir kısmının kıskançlık duygularına sahip olduğunu da biliyorum. Gerçi kıskançlık dürtüsü  her insan için geçerli, mesela nasıl kızlar kızları, erkeler erkekleri kıskanır. Örnek verecek olursam, o daha iyi bir kızla çıkıyor, ben nasıl çıkamıyorum gibi kıskançlıklar bunlar. Desteklemek yerine geylerden böyle tepkiler alıyorum ama  aslında ben onlar için öncülük yapıyorum. Türkiye’den ve yurt dışından takip eden çok sayıda heteroseksüel insan var, onlara eşcinsel görünürlüğü sağlayarak LGBT için aslında bir temsil yapmama rağmen çok saçma kıskançlıklarla karşılaşıyorum.

Peki bu yaptıklarınızı hiç daha ileriye taşımayı düşündünüz mü? Şu anda baktığımızda mesela sosyal medyada herhangi bir Türk kullanıcısının hoşuna giden videolara sahipsiniz. Örnek olarak Cem Yılmaz ile birlikte çektiğiniz Vine binlerce beğeni aldı ve binlerce insan bunu izledi. Bu bir görünürlük ve “Beverly Hills kızı olabilmek için…” diyerek çektiğin videolar var  ve her ne kadar “eşcinseliz” diye bağırmasanız da eşcinsel olduğunuz gayet belli. Bunun bir sonraki adıma gitmesi için siyasi arenadan ya da ana akım medyadan hiçbir teklif aldınız mı?

Hakan: Hayır.

Peki böyle bir şey yapmayı düşünüyor musunuz ?

Hakan: Teklif gelirse ve eşcinellerin desteğini görürsem neden olmasın?

Caner: Ben asla öyle siyasi bir şeye girişmem. Uzak duruyorum o konulara.

Madalyonun diğer yüzüne geçelim. Homofobik bir toplumda yaşıyoruz. Peki bunun sokakta hiç negatif yansımasını yaşadınız mı?

Caner: Bence o kötü yorumları yapanlar sokakta beni gördüğünde fotoğraf çektirmek istiyorlar. Yüz yüze geldiklerinde sizi çok seviyoruz, çok tatlısınız, fotoğraf çekilelim mi vs. diyorlar. Belki sonradan arkamızdan dedikodumuzu yapıp dalga geçiyorlar..

Hakan: “Sen marjinalsin, sana küfür etmeliyiz” gibi bir düşünce kalıbının dışına çıkamıyorlar. Normalde gördüklerinde selam verip yanımıza geldiklerinde fotoğraf çekiliyorlar.

Peki LGBT bireylerinin genel olarak yaptığı eksik ya dayanlış nedir ?

Caner: Geyler olarak birlik olamıyoruz. LGBT dernekleri var diyorlar, ön planda olmamıza rağmen daha bizi bir kez aramadılar. “Siz bu kadar şeyler yapıyorsunuz, teşekkür ederiz” demediler. Şöyle yapılabilir mesela; Bize videolarla ilgili homofobiyi azaltma mesajları vermek adına herhangi bir fikir verilebilirdi. Yürüyüşe çağırabilirlerdi. Çünkü biz onların büyük bir kısmını temsil ediyoruz.

Hakan: Ben Onur Yürüyüşü’ne hiç gitmedim mesela. Bir şeyleri  insanların gözüne sokup, kanıtlama çabasında olmadım hayatım boyunca. Ben sokağa çıktığımda olumsuz bir bakış, olumsuz hiç bir şeyle karşılaşmıyorum. Genel olarak diyemem ama kendime adıma şunu söyleyebilirim; Herkes çok özgür. İstanbul için konuşacaksak, eşcinseller Etiler’de, Taksim’ de rahat rahat dolaşıyorlar, biz varız, biz burdayız gibi yürüyüşler yapmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Herkes belli oluyor yani.

Aslında kanunlar için bir mücadele veriliyor. Konu sadece “biz buradayız” demek değil.Türkiye de Etiler ve Beyoğlu’ndan ibaret değil malum…

Caner: Türkiye’ de bu çok zor, bunu başarabileceklerini ne yazık ki sanmıyorum. 2012 yılında sevgili Tayyip Erdoğan’ın açıklamasında, eşcinsellere belirli hak ve özgürlüklerinin tanınması konusunda yasa çıkaracağını kendisi söylemişti. Bununla ilgili internette dolaşan bir video da mevcut. Oldu mu? Olmadı. Çünkü bunu yaparsa dindar kesimi ve onu destekleyenleri kaybederdi.

Peki bu konuda LGBT’ nin savaş vermesi gerekmiyor mu ?

Caner: Benim gördüğüm, takip ettiğim kadarıyla doğru düzgün bir savaş verilmiyor.

Hakan: Savaş vermektense itici oluyorlar, göze batıyorlar. Bir şeyleri gözüne sokmak yerine onu yaşayarak ve yaşatarak yapmalı insanlar. Transseksüellerin daha güçlü ayakta durabilmeleri için devlet tarafından bir şeyler yapmaları sağlanmalı.

Caner: Ben Türkiye’ de LGBT derneklerinin hiçbir şey yaptığını duymadım. Bunlar belli bir fon alıyorlar ama ne yapıyorlar ? Paranın nereye gittiği belli değil. Ben bir tek Öykü Ay’ı biliyorum. Öykü Ay ismine çok güveniyorum. Kendi kendine bir şeyler yapıyor ve o kadar başarılı bir kadın ki. Facebook’ta ağlayarak paketler hazırlayıp ihtiyaç duyan LGBT bireylere kendi elleriyle teslim ediyor.

Hakan: Bir gün bir çocuk bana mail attı. ‘’Senin giydiğin atletlerden birini aldım, senin giydiğin şortlardan birini giydim dedi. Bacaklarımı aldım ve arkadaşlarımla bowling oynamak için dışarıya çıktım. Randevulaştığımız yerde arkadaşlarıma doğru yaklaştığımda beni gösterip hepsi birden gülmeye başladılar. Ve ben ağlayarak eve geri döndüm.’’ yazmıştı. Benim cevabım ise şöyle olmuştu: ‘’Bu senin hoşuna gitmeli. Demek ki seni gösterip, konuşabilecekleri bir şeyin var. Buna sevinmelisin. Bana Twitter’ dan gelen hakaretleri duysaydın herhalde intihar ederdin. Bana, aileme kadar herkese küfür ettiler. Ben onlara ne bir cevap verdim, ne karşılık verdim, ne de onlara hitaben bir şey yazdım. Onlar benim hiçbir şeyi takmadığımı, ne kadar güçlü olduğumu fark ettiler ve birden bire sustular. Hiçbir şekilde artık bana bulaşamıyorlar,  hatta şu anda benimle sosyal medyadan dalga geçip küfür edenlerin, gülenlerin birçoğu ile arkadaşım. Baktılar bu şekilde olmuyor, gücüme hayranlıkları oluştu.

LGBT dünyası için örnek teşkil ettiğinizi düşünüyor musunuz ?

Hakan: Ben örnek teşkil ettiğimi düşünmüyorum. Önceden de dediğim gibi ben bir şeyleri simge olarak yapmıyorum, simge olmak için yapanları da yapmacık buluyorum, sevmiyorum. İlgi çeken bir figür haline geldikçe, doğal olarak örnekmiş gibi bir hale geliyor, ikonlaşıyorsunuz.

Türkiye’ deki geylerin çoğu gizli kapaklı yaşadığı, heteroseksist hayatta gizlendikleri, evlendikleri ve feminen olmadıkları için çoğu beni desteklemiyor hele sevmiyor. Bir kadının veremediği pozları veriyorum, onlar için ben onların yüz karasıyım. Böyle şeyler yazanlar da oldu, bu yüzden onlara öncülük yaptığımı düşünmüyorum.

Caner: Ben kesinlikle örnek aldıklarını düşünüyorum. Çünkü geyler bana çok fazla video yolluyorlar. Hakan ile zıtlığımız var bu konuda. Beni arayan eşcinsel arkadaşlarımın çoğu Hakan neden böyle, neden bacaklarının fotoğraflarını koyuyor, o neden bu şekilde, sen daha normalsin diyorlar. Diyorum ki Hakan bu şekilde rahat ediyor.

Hakan ile beraber bir gece kulübüne gitmiştik, yanımıza gey bir çocuk geldi ve hayranlığını dile getirdi. Hakan’a da siz neden bu kadar soğuksunuz diye sordu. Hakan’ da “ben geyleri sevmiyorum” dedi. Çocuk şaşırıp kaldı. Hakan’ın kendine ait çok özel bir dünyası var. Hakan geylerle iyi anlaşamıyor, sanırım Hakan’ın tek gey arkadaşı benim.

Hakan: Güvenemediğim için anlaşamıyorum. Gerçekten güvenmiyorum.

Caner: Benim çok gey arkadaşım var.

Hakan: Benim çok kız arkadaşım, heteroseksüel erkek arkadaşlarım var. Çünkü onlardan zarar görmüyorum. Onlardan farklı olduğum için onların arasında rahat edebiliyorum. Ama iki farklı yan yana geldiğinde zıtlık çıkıyor, çatışıyor. Niye biliyor musunuz ? Geyler hem kadınlık, hem erkeklik duygularını taşıyorlar.

Caner: Çoğu gey arkadaşım beni aradığında Hakan ile ilgili dolduruşa getiriyorlar. Hakan’ın bacak fotoğrafları önceden bana da abartılı geliyordu, zamanla onu tanıdıkça alıştım. Hakan bu şekilde mutlu, Hakan birçok geyden daha cesur ve doğal olarak da bir o kadar korumacı.

Türkiye’ deki geyler arasında da bir homofobi var. Bunun için ne düşünüyorsunuz

Hakan: Ben neden sevmediğimi anlatayım. Hem kadın, hem erkek duygusunu taşıdıkları için çok fazla dedikoduya meyillier. Çok fazla insanların arkalarından konuşuyorlar, Güllüm lafı var ya ben o kelimeyi pek sevmem ama hep bir güllüm, hayatları laylaylom, konuştukları şeyler genelde aynı; Erkekler, seks, kim kiminle yatmış, kim kiminle kalkmış. Hayatı hiçbir şekilde ciddiye almıyorlar. Hepsinin sabah kalktıklarında yaptıkları şey; sosyal medyadan ‘koli ‘ diye tabir ettikleri erkek düşürmek. O kadar boş yaşadıklarını görüyorum  ve üzülüyorum. En kötüsü ise uyuşturucu kullanımı çok yaygın. Ben hayatımda alkol ve sigara bile içmedim. Türkiye’de geylerin o kadar kötü yaşadıklarını gördükçe onlardan soğuyorum. Tabi ki kadınlar ve erkekler de bunu yapıyorlar, ama geylerin birbirlerinin kıskançlık duygularının heteroseksüellerden çok daha yüksek olduğunu düşünüyorum. Bunu yaşayarak da çoğu zaman deneyimledim. Geylerin içinde müthiş bir ego var, star egosu gibi, hep ben dikkat çekeyim, ilgi göreyim gibi.

Caner: Hakan bence kendini anlatıyor. (Gülüşmeler)

Eşcinsellere bilhassa geylere bir ön yargın yok mu sence?

Caner: Var var. Önyargı var. Ama anlaştığı ile de çok iyi anlaşıyor. Bakıyorsun ki onlara ayak uydurabiliyor, sonra çok seviyor.

Hakan: Aslında önyargılı yaklaşmamın sebebi  kendimi korumak. Artık herkes birbirine önyargılı. Günümüzde o kadar çok farklı ki insan türleri oluştu ki , nereden ne geleceği hiç belli olmuyor. Hele sen hayata genelden farklı bakan bir insansan, eşcinselsen senin türünde olan birine daha bir dikkatli yaklaşman gerekiyor. Kızın kızı, erkeğin erkeği kıskanması gibi. Geylerde gerçekten çok büyük bir kıskançlık duygusu var.

Ülkemizde homofobi varken ve sizin sosyal medyadaki yaptıklarınızı daha nereye kadar taşımayı düşünüyorsunuz ? Mesela Instagram’da profilleriniz neden gizli ?

Hakan: Herkesin profilimi görmesini istemiyorum. Beni merak edip, fotoğraflarımı görmek isteyenler beni takip etmeli.

Caner: Önüne gelen girip kötü yorum yapmasın diye. Sırf bu yüzden kapattım. Keşke Vine’ da da böyle bir şey olsaydı.

Birlikte TV programı yapmayı düşünüyor musunuz ?

Caner: Bize zamanında Okan Bayülgen tarafından televizyon programı teklifi geldi. Televizyon kanalı açacaktı kendisi ve bizimle ilgili gece showu konseptinde çok güzel bir proje hazırladı. Her şey düzenlendi derken Okan Bey’in kanalı açılamadı..

Hakan: Benim mesleğim sunuculuk biliyorsunuz. 3 sene Euro D’ de yarışma programı sundum. Bizim bu karakterimizle Caner ile bana bir stüdyo verseler çok güzel TV programlarına imza atabileceğimizi düşünüyorum.

Caner: Caner Erdem ile birlikte canlı paraya katıldığımızda reytingler çok yüksekti. Yarışmaya katıldıktan sonra Caner Erdem bizi aradı. O zamanlar kendisi Seda Sayan’ın yapımcısıydı. Seda Sayan ile haftada 1 gün magazin programı yapıp, magazin eleştirmenliği yapacaktık. Yine her şey hazırlandı, makyajlar yapıldı, kulise geçildi. Bir anda bir haber geldi, Necmettin Erbakan’ın ölüm yıl dönümü gününe denk gelmesi sebebiyle bu konseptin başlangıcı bir hafta ertelendi. Tam biz tekrar hazırlanmışken, bu kez de  İbrahim Tatlıses vuruldu. Olmadı! Sanırım biz o zamanlar şanssız bir döngünün içindeydik. Şu dönemde de RTÜK tarafından zor bir dönemdeyiz.

Hakan: Okan Bayülgen hep şunu söylüyor. Bir çok tanıdığım yapımcı da dahil olmak üzere herkesin gözü bizde. Sizin gibi bir ikili yok. Yapımcıların hepsi sizinle televizyon programı yapmak istiyorlar ama korkuyorlar. Bu yüzden maddi anlamda garanti isimlerle çalışıyorlar.  Mesela ben bir talk Show programını rahatlıkla yaparım. Hem de çok güzel izleneceğini de biliyorum. Beyazıt Öztürk gibi garanti isimlerle çalışıyorlar. RTÜK de bir taraftan ayrı bir sıkıntı. Gerçi Star TV’ de bir dizide, bir gey karakter var ve ne mutlu ki RTÜK müdahale etmiyor.

Peki idolleriniz ve ikonlarını kimlerdir ?

Hakan: Ben yurtdışından Beyonce’yi çok seviyorum. Onunla bir özdeşliğim var benim bacaklardan dolayı. Onun dansını da Disco Kralı’n da yapmıştım. Türkiye’ de Deniz Akkaya ve Çağla Şikel hayata bakış açısından çok etkiliyor beni. Bunların dışında Demet Akalın’ı çok seviyorum. Sibel Can’ ı da ayrı bir severim. Türkiye’ de bu 4 kişi bana en çok enerji veren insanlar.

Caner: Türkiye’ de Hülya Avşar. Aşık olduğum kişi Justin Timberlake. Hatta Justin ve Britney ayrıldığında 15-16 yaşlarındaydım ve bunlar nasıl ayrıldılar diye oturup ağlamıştım. Küçüklüğümden beri Britney Spears hayranıyım. İdolümdür, çok severim. Hatta çok güzel bir şarkısı da vardır: She’s so lucky. Dinler dinler ağlardım. Sonra parmağıma yazdırdım lucky diye.

Türkiye’ de Hülya Avşar ve Okan Bayülgen’ i tanırım. Bizi Fatih Ürek ve Aydın’a da benzetiyorlar. Eski jenerasyonda bu ikili vardı, şimdi siz çıktınız diyorlar.

Beverly Hills’ e gelelim. Nereden doğdu, nasıl oldu ?

Hakan: Biz çocukluğumuzdan beri Caner ile birlikte Amerikan filmlerindeki zengin kızlara özenirmişiz. Onların konuşma tarzlarına vb. Bunu tanıştığımızda fark ettik.

Caner: Beverly Hills biliyorsunuz dünyanın alışveriş başkenti. Bunu bilmeyen bir eşcinsel yoktur herhalde. Durum böyle olunca, ben de durdum durdum havalı kızlara yönelik bu mesaj aklıma geldi: ‘’Bir Beverly Hills kızı olmak istiyorsan daima seksi olmalısın ‘’ demiştim. “Memeli Mestan” vardı sevgili Eylül, biz o zamanlar birlikte Vine çekip birbirimize atıfta bulunurduk. Bunu Eylül’ e söyledim ve Eylül’ de bana bu videonun taklidini yaptı.

Beverly Hills Chihuahua filmi vardır, bu filmi izliyorken, ‘’Beverly Hills kızı olmak istiyorsan Chihuahua cinsi bir köpeğin olmalı, hadi bana Chihuahua’nı göster’’ dedim. Beverly Hills esprisi böyle doğdu

Hakan: Ben de Amerikan filmlerindeki o zengin kızlarının repliklerini o kadar iyi hafızama sokmuşum ki onların neleri sevip, neleri sevmediğini çok iyi biliyorum. Mesela çok kokoş kızlar denize girmeden önce düşünürler, ayağını sokarlar falan giremezler. Ay uy yaparlar. Bu sene tatilde aklıma geldi onu yaptım.

Türkiye’ de ve dünyada aklınıza ilk gelen Beverly Hills kızı kim ?

Caner: Dünyadan Paris Hilton, Türkiye’ den Süreyya Yalçın.

Hakan: Kim Kardashian ve Eda Taşpınar.

GZONE DERGİ’NİN 1. YAŞ ÖZEL EYLÜL 2015 SAYISINDAN, AŞAĞIDAKİ BUTONLAR ARACILIĞI İLE ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ..

gzone indir ikon

google

apstore