CANN: AHLAKSIZ TEKLİF ALDIM!

2014 yılında Af isimli tekli çalışmasıyla tanıdığımız, video klibinde ve albüm görsellerinde yüzü kadar fit vücuduyla da ilgi çeken Cann 2015 yılının ilk GZONE DERGİ Ocak sayısı kapağına tabiri caizse soyundu. 2015 yılında da iddialı olduğunu ve bir şarkıcının star olabilmek için şarkı söyleme yetisinden daha fazlasına da ihtiyacı olduğunun farkında olduğunu belirten genç şarkıcı konu ile ilgili iddiasını da ‘’Türk şarkıcılar arasında en sağlam vücuda sahip olan benim’’ diyerek belirtti. Lafı çok fazla uzatmadan sizi Cann ile baş başa bırakıyorum.

(İşte CANN’ın bu ropörtaj çekimindeki seksi backstage videosu BURADA)

Röportaj: Onur Özışık
Fotoğraflar: Seda Yeşilyurt / Fotojenerik

Seni Af isimli tekli çalışmanla tanıdık, şahsen bu çalışmanın çok uzun süreli bir geçmişi olduğunu biliyorum. Bize Cann’ın ve Af’ın nereden çıktığını anlatır mısın?

Dediğin gibi çok uzun bir süreç bu, özetleyecek olursam müzik insanın sonradan işleyen bir şey değil. Müzik isteği hep içimdeydi. Kimi insan hayallerinden vazgeçer, kimiyse peşinden koşar. Ben hayallerimin peşinden koşmayı tercih ettim, ailem lisedeyken buna karşı çıktı. Üniversite de Mimar Sinan Üniversitesi’nin tasarım bölümünü kazandım ama daha sonra baktım ki olmayacak Istanbul Üniversitesi Konservatuar’ını kazandım ve orada eğitim almaya başladım. Albüm yapma evresine kadar binbir çeşit iş yaptım, garsonluktan muavinliğe her şeyi yaptım, aylarca dağlarda mermer ocaklarında kaldım. Kazandığım her parayı müziğe yatırdım, yemedim içmedim, eğlenmedim, bütün kazandığım parayı müzik eğitimine sakladım.

Uzun bir dönem şirketleri gezdim, yazdığım şarkıları Türk müzik dinleyicisine uygun görmüyorlardı. Hep karşılaştığım yapımcılar bana  ‘’Bunu kime dinleteceğiz?’’ ‘’Git bize Serdar Ortaç Pop’u yap’’ diyorlardı. Yanlış anlaşılmasın, Serdar Ortaç’ı beğeniyorum ve takdir ediyorum ama benim içimde yaşattığım müzik hiç bir zaman o tarz olmadı. O dönem karşıma şimdiki patronum Sertaç Ekiz çıktı ve inandığım müziği icra etme şansını bana tanıdı. Af şarkısını beş yıl önce yazmıştım ama dinleyiciyle buluşması 2014 yılına nasip oldu.

Vücudunla fazlasıyla konuşuldun. 2014 yılının en fit popçusu olarak konuşuluyorsun. Kendine bakma isteğin nereden geliyor?

Senelerdir olan bir durum bu. Yedi – sekiz yıldır antrenman yapıyorum. Gece kulüplerine çıkmak ilgimi çekmediği için ben de spor salonunda deşarj oluyorum, bu da benim vücuduma yansıdı. Ben eğlenen kişiden çok eğlendiren kişi olmak istedim her zaman, spor da bu amacımda vücudumu bakılası bir hale soktu. Diğer bir taraftan da zamanla spor sürecim bana yetmez oldu, vücudum şekillendikçe daha fazlasını ister hale geldim. Özel hayatımda da doyumsuz bir insanım, aşkta, işte, hayatımın her evresinde doyumsuz bir insan oldum. İlişkilerimde de, hiç bir şey yetmiyor, hep daha fazlasını istiyorum. Diğer şarkıcılarla kıyaslanmak değil ama, vücudumu beğenmeme rağmen ön plana çıkarmayı istemiyordum ama ilgi oraya yansıdı.

Dünya’da spornoseksüellik ve lumberseksüellik olarak iki farklı erkek akımı var. Kendini bunlardan hangisi olarak görüyorsun? Vücudunu spor salonlarına mı borçlusun, yoksa doğal efora mı?

Bu biraz anatomi işi, doğuştan bu konuda şanslıyım. Vücudumu hem spor salonlarında hem de doğal efor sayesinde de geliştirdim. Spornoseksüellik bana antipatik gelen bir kavram, bu sebeple kendimi lumberseksüel olarak tanımlamam daha doğru olur.

Seni ilk haber yapan mecralardan biri olsak da ana akım medyaya sunumun Onur Baştürk sayesinde oldu diyebiliriz. Hayatında neler değişiyor? Neler oldu? Cann markası nasıl olgunlaşıyor?

Onur Baştürk benim daha ciddiye alınmamı sağladı. Günümüzde nasıl pazarlanırsanız kariyeriniz de o şekilde oluşuyor. Yeteneklerinizin önemi yok diyemem ama şu an sektörde marka bakımından değerli birçok insandan daha yetenekli insanlar yokoldu. Sanatla ilgili her şey aslında tarihten beri pazarlanmaya bakıyor, bizlere en iyi resimler olarak sunulan resimler de tarihin belki de en iyi ressamları tarafından yapılmadı, o ressamlar da belli ki en iyi pazarlananlardı. Onur Baştürk sonrasında ulaşamadığım birçok mecraya ulaştım ve teklifler aldım. Bu çok mutlu ediyor.

Madem sanatla pazarlama iç içe kavramlar, sen şu anda vücudunu bir pazarlama tekniği olarak kullandığını düşünmüyor musun?

İlgi oraya oldukça evet kullanıyorum. Sonucunda şarkılarımın da, sesimin de bana ait olduğu gibi vücudum da bana ait ve beni yansıtıyor. Dünya starlarına baktığımız zaman, o zaman onlar da kullanıyor ve bu dünyada bizde olduğu gibi ayıp karşılanmıyor. Daha yapmak istediğim çok şey var ve vücudum buna bir araç olacaksa, olmasının bir sakıncasını görmüyorum.

Peki sahnende de vücudunu kullanacak mısın?

Ben insanları şaşırtmak istiyorum. Yapılmamışı yapmak istiyorum. Bu durumun da marka büyüklüğümle ilgili olduğunu biliyorum, sonucunda imkanlar bu şekilde oluşacak. Şu anda markamı oluşturma sürecindeyim.

Murat Boz’a büyük bir benzerliğin var, bu bir avantaj mı senin için?

Murat Boz son 10 yıldır çıkmış en büyük pop yıldızı. Milyonlarca insan gibi ben de Murat Boz’u beğenerek izliyor ve dinliyorum. Benzerliğim ise elimde değil, Allah vergisi bir görünüş benzerliğim olduğunu kabul ediyorum ama ne şarkılarım ne de müziğimin benzediğini düşünmüyorum.

Murat Boz’da son zamanlarda senin gibi vücuduyla anılıyor. Sence hanginiz daha fitsiniz?

Türkiye’de şarkıcılar arasında fit olma mevzusunun mimarı Murat Boz ama Türk müzik endüstrisindeki en fit erkek benim..

Hiç ahlaksız teklif aldın mı?

Ahlaksız teklifi bu sektördeki her yakışıklı erkek ya da güzel kız alıyor. Bu sektör için kurt kapanı deniyor, gerçekten de öyle. Bu teklifleri reddettiğiniz zaman ise engellemelerle karşılaşıyorsunuz. Bunu yaşadığım için rahatlıkla söylüyorum. Evet   . Herkesle bir gün karşılaşacağız.

İlk olarak Türkiye’nin ilk eşcinsel dergisine soyundun. Bu büyük bir cesaret göstergesi. Buna nasıl karar verdin?

Cinsel yöneliminden emin olan her erkek ünlü eşcinsel dergilerine soyunabilir. Bu bütün dünyada bu şekilde değil mi? Ben heteroseksüelliğimden emin bir erkeğim ve benim bir eşcinsel dergisine soyunmam tepki çekecekse varsın çeksin. Bu konuda kimsenin ne dediğini umursamıyorum.

Eşcinsellerin seni beğenmesinden rahatsız oluyor musun?

Hayır olmuyorum. Beğenilmek hoşuma gidiyor ve bu sektördeki çoğu eşcinselin bana çok yardımı dokundu.

Türkiye’deki LGBTI  hakları hakkında ne düşünüyorsun?

Türkiye’de ne haklarından bahsediyoruz. Kimin hakkı var ki? Hiç kimse özgür değil ne eşcinseller ne heteroseksüeller. Aslında Dünya’nın hiç bir yerinde tam anlamıyla özgürlük yok, Dünya sistemi insanın üzerine bir fanus örtüp doğasını engellemek üzerine kurulu. Kim hakkını aramaya kalkarsa üzerine basılıyor o yüzden kimsenin hakları yok.

Bir gün çocuğun olur da sana eşcinsel olduğunu açıklarsa tepkin ne olur?

Bu şu an cevaplaması zor bir soru ama bizi yaratan Allah, bizler sadece aracıyız Dünya’ya gelmek için. Çocuğumun sağlıklı ve mutlu olmasını istiyorum bunun dışındaki özeline ise sadece saygı duyarım.

Bir sanatçı olarak, önümüzdeki yıl Onur Yürüyüşü’nde yürür müsün?

Tabii ki de yürürüm. İnsanların birbirlerine destek olması en önemli şey. LGBTI hakları için de biz heteroseksüellere önemli bir görev düşüyor. Onur Yürüyüşü’nde onur duyarak yürüyüp LGBTI dostlarıma ve sevenlerime destek olmak isterim.

GZONE DERGİ’Yİ MOBİL CİHAZINIZA İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARI KULLANABİLİRSİNİZ:

google play

appstore

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here