ÇOK SORULAN SORUYA KAYNAKLARLA VERİLEN CEVAP: ATATÜRK LGBT KARŞITI MIYDI?

Instagram’daki Cinsel Yönelim Eşitliği sayfasında, Instagram profili @ozgur.webp ‘in hazırladığı bilgilere dayanan paylaşım, hep merak edilen ve bilgi kirliliğine sebep olan “Atatürk LGBT Karşıtı Mıydı?” sorusunun cevabını kaynaklara dayanarak veriyor.

İşte bu ilginç yazı:

Gerici bazı yazarlar güya Atatürk LGBT karşıtıydı diye Atatürk’ün sözlerini cımbızlıyorlar.

“Efendiler, içtimai hayatın mebdei, ukdesi aile hayatıdır. Aile, izaha hacet yoktur ki, kadın ve erkekten mürekkeptir.”

Atatürk’ün bu sözünün LGBT’yle hiçbir alakası yok. Sözün devamında kadın ve erkekten oluşan ailenin her iki üyesinin de eşit olması gerektiğini söylüyor ve kadınların abartılı bir şekilde çarşaflara kapatılmasını eleştiriyor. Atatürk’ün bu sözü tamamen kadınların kara çarşafa kapatılmasına yaptığı bir eleştiri. O zamanlar LGBT hareketi yoktu. O dönemde söylenmiş bir lafı bugüne uyarlamak aynen Atatürk “Süvariler hücum” dedi diye bugün tanklara karşı çıkmak kadar saçmadır. Atatürk bugün yaşasa çok daha farklı düşünürdü

GERÇEKLER!

1) 1930’lu yıllarda Avrupa’da diktatörler eşcinselliği yasaklama yarışına girmişken, Atatürk bu ülkede asla eşcinselliği yasaklamadı. Eşcinsellerle ilgili olumsuz hiçbir şey yapmadı. 

2) Atatürk, Kurtuluş Savaşı sırasında yazılarıyla Fransa’da Türkiye’yi sürekli destekleyen ünlü eşcinsel yazar Pierre Loti’ye bir teşekkür mektubu yolladı ve yanında da bir kilim hediye etti (1).

3) Kendisine, bir yazarın çok ahlaksız bir özel hayatı olduğunu söyleyenlere “O gazetecinin bana kafasıyla kalemi lazım. Geri kalanı kendisine aittir. Ne seni ilgilendirir, ne de beni. Anladın mı?” diye cevap veren Atatürk’tü (2).

Falih Rıfkı Atay, Çankaya isimli kitabında Atatürk hakkında aşağıdaki sözleri söylüyor: “O devirde onun zevklerini yaratan şeyler, kadın, içki, açık eğlence, dans, flört, hepsi ayrı ayrı günahtır. Hiç olmazsa ‘gizli’ olmalıdır. Kimse görmemeli ve duymamalıdır. Mustafa Kemal’in huyu da gizliliği gurur ezici bulması idi. Ahlâkın din adamları veya halk tarafından baskısına ve zorla dayatılmasına karşıydı” (3).

Bugün eşcinsel insanlara düşmanlık edenler, 100 sene önce Atatürk’ün yaptığı her şeye karşı çıkanlardır.

İnanın, bugün eşcinsel insanları savunmak, Atatürk’ün 100 sene önce yaptığı inkilapların yanında okyanusta bir damla bile değildir.

Bu eşcinsel karşıtları, toplumdaki her yanlışı savunan ve düzeltmek isteyenlere nefret saçanlardır!

Hayatta en hakiki mürşit ilimdir

Atatürk’ün bu sözünü bilmeyen yoktur. Modern bilim bugün çok net bir şekilde eşcinselliğin bir hastalık olmadığını, tedavisi filan olmadığını; eşcinselliğin büyük oranda doğuştan gelen ve kesinlikle tercih olmayan bir yönelim olduğunu söylüyor.

Dünyanın bütün sağlık organizasyonları, Türkiye Psikiyatri Derneği, ÇETAD, Türkiye Psikoloji Derneği, Amerika Psikiyatri Derneği, Dünya Sağlık Örgütü, Rusya Psikiyatri Derneği, Çin Psikiyatri Derneği ve daha bir sürü sağlık organizasyonu bu konuda hemfikir. Buna karşı çıkmak modern bilime karşı çıkmaktır.

Buna karşı çıkan bazı az sayıdaki sözde bilim adamları ideolojik veya dini nedenlerle eşcinselliğe karşı olan tipler. Normal insanlar verileri alır ve ona göre fikir oluşturur. Yobazların fikirleri hazırdır ve ona göre verileri oluştururlar.

Bu yobazların fikri zaten hazır ve ona göre bilimsel verileri çarpıtıyorlar.

Atatürk’ün Bazı Sözleri

Milli ahlakımız, medeni esaslarla ve hür fikirlerle beslenmeli ve takviye olunmalıdır. Bu, çok mühimdir; bilhassa dikkatinizi çekerim. Tehdit esasına dayanan ahlak, bir fazilet olmadıktan başka itimada da layık değildir (4).

Hiçbir mantıki delile dayanmayan birtakım geleneklerin, dogmaların muhafazasında ısrar eden milletlerin ilerlemesi çok güç, çok geç olur; belki de hiç olmaz. İlerlemede kayıtları ve şartları aşamayan milletler hayatı makul ve pratik düşünemez. Hayat felsefesini geniş gören milletlerin hakimiyeti ve esareti altına girmeye mahkumdur (5).

Her hususta, milletimizin siyasi, toplumsal hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde de rehberimiz ilim ve fen olacaktır (6).

Son Olarak;

Hiç kimse aile kadın ve erkekten oluşmaz demiyor. Eşcinsel insanların dışlanmadan, hor görülmeden yaşamasının aileye ne gibi bir zararı olabilir? Aksine eşcinsel insanların hor görülmesi, aileleri tarafından reddedilmesi veya şiddet görmesi aile kurumuna direkt zarar verecektir.

Yobazlığınıza, bağnazlığına, cehaletinize Atatürk’ü alet etmeyin! Atatürk, bütün hayatı boyunca sizlerin zihniyetiyle mücadele etti!

“Efendiler, içtimai hayatın mebdei, ukdesi aile hayatıdır. Aile, izaha hacet yoktur ki, kadın ve erkekten mürekkeptir. kadın arkadaşlarımızın yüzlerini ve gözlerini çok kesif ve itina ile kapamakta olduklarını gördüm. Bilhassa bu sıcak mevsimde bu tarz kendileri için mutlaka mucibi azab ve ızdırap olduğunu tahmin ediyorum. Onlar yüzlerini cihana göstersinler. Ve gözleriyle cihanı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey yoktur. (7).

Kaynakça:

  1. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, 2. Basım, 11.  Cilt, s. 230
  2. Cemal Granda, Atatürk’ün Uşağı idim (1973), 1. Basım, Hürriyet Yayınları, s. 210
  3. Falih Rıfkı Atay, Çankaya (1999), Yeni Gün Yayınları, s. 107
  4. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, 1. Basım, 16. Cilt, s. 278
  5. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, 2. Basım, 14. Cilt, s. 45
  6. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, 2. Basım, 14. Cilt, s. 44
  7. Atatürk’ün Bütün Eserleri, Kaynak Yayınları, 1. Basım, 17. Cilt, s. 286

*Bu makaleden yazarı sorumludur. Yazının GZone’da yayınlanmış olması, bu yazıladaki kaynak gösterilmeyen görüşlerin GZone’un görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :