DERYA ALABORA: AHLAK VİCDANLA İLGİLİDİR. KİMSENİN CİNSELLİĞİ “AHLAK” OLAMAZ

Türkiye’nin eşcinsel kültür ve yaşam dergisi  GZone, Haziran 2016 “Onur Haftası Özel” sayısı için tarihinde ilk kez siyaha büründü. LGBTİ bireylere yapılan bir soykırım hareketi olan Orlando katliamı için #yastayız. Bu anlamlı günlerin şerefine sizlere dolu dolu bir sayı hazırladık.

Bu sayımızın konuklarından biri de Derya Alabora.

Türk Sineması’nda yer aldığı filmlerde her zaman başrolde değil belki ama oynadığı her rolde göz dolduran, rollerinin hakkını veren çok önemli bir karakter oyuncusu Derya Alabora.

Şu an televizyonda İstanbul Sokakları dizisinde izlediğimiz Derya Alabora,“Masumiyet”teki pavyon şarkıcısı Uğur’u da , Şaşıfelek Çıkmazı’ndaki Aysel’i de, son filmi “Naciye”de bir katili canlandırırken de fazlasıyla sahici ve güçlü bir oyuncu.

Derya Alabora’yla oyunculuk kariyerini ve özgürlükleri konuştuk.

Röportaj: Murat Renay – Fotoğraf: Emrah Altınok

İşte bu röportajdan bir bölüm. Bu özel röportajın tamamı Haziran 2016 “Onur Haftası Özel” sayımızda

Muhtemelen çoğu insan sizi “Masumiyet”teki fahişe Uğur rolüyle hatırlıyor. Bu filmin ve bu rolün sizin için önemi nedir? Sizce de en iyi performansınız bu karakter midir?

“Masumiyet” benim en önemli filmlerimden. Hatta Türk sinemasının  en iyi 10 filmi içindedir her zaman. Bizde hikaye genel olarak karakterler üzerinden anlatılmaz. Masumiyet’in gücü derinlikli karakterlerinin olmasıydı. Seyirci o zaman, hikayeye daha çok inanıyor, daha çok karakterleri seviyor. İyi yazılmış bir karakter oyuncuya da başarı getirir.

Türkiye, son dönemde fikir özgürlüklerinin git gide kısıtlandığı bir ülke haline geliyor. Sizin kadar değerli başka bir oyuncu olan Füsun Demirel’in oynamak istediği rolden bahsetmesi bile birçok projeden veto yemesi ve olumsuz tepki almasına sebep oldu. Bu konudaki düşünceleriniz nedir? Nasıl özgürlüğümüze yeniden kavuşacağız sizce? Tünelin ucunda ışık var mı?

Bilemiyorum. Bence hiç bir zaman özgür olmadık biz. Daha önce de özgür değildik, darbeler yaşadık, hep yasaklı olduk. Ben artık çok yoruldum uğraşmaktan ve endişelenmekten. Sonumuz iyi olsun ne diyeyim.

Türkiye’deki LGBTİ özgürlüklerinin son yıllardaki durumu hakkındaki düşünceleriniz nedir? Sizi 26 Haziran’daki Onur Yürüyüşü’müzde görme ihtimalimiz var mı?

Her zaman insanların cinselliklerini özgürce yaşamalarından yana oldum. Bana göre ahlakçılık bir şeyleri örtmek için kullanılıyor. Ahlak vicdanla ilgilidir, kimsenin cinselliği ahlak olamaz. Ne yazık ki yıllardır insanları bunlarla damgaladılar. Bu bakış açısı bence zor değişir. Ama ileri toplumlarda sanat eserlerine, filmlere, dizilere farklı cinsel yönelimleri çok yoğun biçimde koyuyorlar. Bu hem farkındalık yaratıyor hem de insanların alışmalarını sağlıyor. Neredeyse bütün yürüyüşlerinize katılmaya çalıştım. Bu seferkine de tabii ki katılacağım.

Bu röportajın tamamı için

GZONE DERGİ’NİN “HAZİRAN 2016” SAYISINI

AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…

 

 

GZONE DERGI HAZIRAN 2016 KAPAK