ERTUĞRUL ÖZKÖK’ÜN KUİR SANATI VE ”TOM OF FINLAND” İLE İMTİHANI

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, 19 Şubat pazar günkü köşe yazısında ”Tom Of Finland” olarak bilinen, Finlandiyalı açık eşcinsel ilüstratör Touko Valio Laaksonen’in Los Angeles’taki müzeye dönüştürülen evine ziyaretini anlattı. İşte o yazı: 

14 Şubat günü Los Angeles’ın “Echo Park” bölgesinde 1421 Laveta Terrace adresindeki evin önüne geldiğimde karşımda bahçe kapısı kapalı bir ev duruyordu. Dışarıdan bakıldığında bu evin, dünyanın “gay kültürünün” en önemli sanatçılarından birinin eserlerini barındıran bir müze olduğunu anlamak mümkün değildi. Bahçe kapısında zil yoktu.

“Acaba yanlış bir adrese mi geldim” tereddüdüyle kapının tokmağı ile uğraşırken açıldı. Önümde küçük bir bahçe ve veranda duruyordu. Evin kapısının zilini çaldım. Ses gelmedi. Bir kere daha çaldığımda içeriden ayak seslerini işittim.

 

‘TÜRKİYE’DEN GELDİM’ DEYİNCE İÇERİ GİREBİLDİM

BİRAZ sonra 50’li yaşların sonunda bir adam kapıda belirdi. Hiçbir şey söylemeden yüzüme baktı. “Müzeyi gezmeye geldim” dedim…

“Ancak randevulu gezilere izin veriyoruz”deyince Türkiye’den geldiğimi söyledim. Biraz sonra, dünyanın en ünlü gay pornografisi çizeri Finlandiyalı sanatçı Touko Valio Laaksonen’in yaşadığı evin mutfağında, müzenin bakıcısı ile karşılıklı kahve içiyorduk. Dünya onu Tom of Finland adıyla biliyor. Bundan 10 yıl öncesine kadar gay kültürünün underground dünyasında, bir pornografi çizeri olarak dar bir çevrede tanınıyordu. Kimse bu çizimlere bir sanat eseri olarak bakmıyordu.

DEV PENİSLER ÇİZEN ADAM 20’NCİ YÜZYILIN EN ÖNEMLİ 5 SANATÇISINDAN BİRİ

2006 yılında çok ilginç bir gelişme yaşandı. MoMA, (New York Modern Sanat Müzesi) onun 5 eserini alarak sürekli sergilenen eserler arasına koydu.  Sonra ilginç bir gelişme daha oldu. Doğup öldüğü Finlandiya’da, Posta İdaresi onun onuruna 3 parçalık bir hatıra pulu serisi çıkardı. 158 ülkeden talep geldi. Bugüne kadar Finlandiya Posta Teşkilatı’nın çıkardığı en çok satılan pul oldu. Ve Los Angeles şehrinde kurulan Tom of Finland Vakfı bu evi müze haline getirdi. Kültür tarihçisi Joseph W. Slade onu “Gay pornografik ikonografisinin en etkili yaratıcısı” olarak tanımlıyor.

Bu 5 eserin çoğunu MoMA’ya bağışlayan The Judith Rothschild Foundation’ın yönetim kurulu üyesi Harvey S. Shipley Miller, onu 20’nci yüzyılın en önemli 5 sanatçısından biri sayıyor. Tom of Finland 1991 yılında ölünceye kadar 3 bin 500 eser çizdi.

 

İŞTE O EVDE HİSSETTİKLERİM

EVDE 1 saate yakın zaman geçirdim. Bir eşcinsel bu evde nelere dikkat eder, hangi duygularla gezer bilemem. Ama bir heteroseksüel olarak neler gördüğümü ve hissettiğimi anlatayım. Gözüm önce, girişteki küçük antrenin solundaki masanın üzerinde duran Oscar Wilde ve Jean Genet’nin kitaplarına takıldı. Evin yatak odasında, bugüne kadar görmediğim bir çizme koleksiyonu vardı. Onların hemen yanında ise yan yana asılmış üzeri desenli ve hemen hepsi siyah deri  montlar duruyordu. Her taraf cinsel fetişler ve objelerle doluydu. Evin salonunda en dikkatimi çeken şey ise tavandaki fresko oldu. Sanki Vatikan’daki Sistine Şapeli’nin tavanındaki Michelangelofreskosunun gay versiyonu gibiydi.

Bu arada çok zayıf, sanki AIDS hastası gibi duran birbirine sarılmış 2 gay figürlerden oluşan ikona benzeri eser beni çok etkiledi. Gay’lerin inançla, Tanrı ile ilişkilerinin ne olabileceğini düşündüm. Bu evi gezen bir insanın kafasında kalan en çarpıcı imaj, abartılı kaslı erkek bedenleri ve abartılı cinsel organlar. Bir de otoriteyi temsil eden polis ve asker üniformalarına olan hayranlık… Bir heteroseksüelin kolayca anlayamayacağı, garip bir homo-erotik bir dünya bu. Bir saatin sonunda bu küçük müze evden ayrılırken bakıcı “Bahçe kapısını kapatıp öyle çıkın” dedi.

ALBÜMÜ ARTIK EVİMDE İÇİM DAHA RAHAT SAKLIYORUM

TOM of Finland’ı yıllar önce keşfetmiştim. Benim gibi çizgi roman hastası bir insan için onun çizimlerinin her biri, Marvel kitapları kadar külttür. 7 yıl kadar önce Paris’te, dünyanın en ünlü sanat eserleri yayımcısı Taschen’in yayınladığı onun eserlerinden oluşan çok büyük bir albümünü almıştım. 12 Eylül döneminde sol kitaplarımı evden başka yere taşımak zorunda kalmıştım. Ergenekon kumpasları sırasında beni de alıp götürürler diye beklerken bu kitabı ne yapacağımı düşünmüştüm.

Çizgi roman tutkusu olanlar, böyle kitaplarından vazgeçemezler. Ben de “Ne düşünürlerse düşünsünler” demiştim. Tom of Finland artık dünyanın en ünlü modern sanat müzelerine girdi. Ölümünün 26’ncı yılında artık en ünlü modern sanatçılardan biri sayılıyor. Dolayısıyla kitabını evimde içim daha rahat saklıyorum.

HANGİ MÜZELERDE 

Rhode Island School of Design Museum of Art and Art Institute of Chicago. The Museum of Contemporary Art (MOCA), Los Angeles, Wäinö Aaltonen Museum of Art; Turku, University of California Berkeley Art Museum, Berkeley (California); Los Angeles County Museum of Art, Kiasma, Museum of Contemporary Art, Helsinki, Finland; San Francisco Museum of Modern Art; Tom of Finland Foundation, Los Angeles.

Kaynak: Hürriyet