EŞCİNSEL AŞK HETEROSEKSÜEL AŞKA KARŞI

GZone Dergi yaşam yazarlarından Deniz Su Tiffany, Haziran 2018 sayımız için HETEROSEKSÜEL AŞK VE EŞCİNSEL AŞK arasındaki farkları ve benzerlikleri araştırdı. İşte bu keyifli yazı:

Susma haykır, eşcinseller vardır… Aşk cinsiyetsizdir… Aşk örgütlenmektir… Yaşasın eşcinsel aşk… Aslında aşk, (genellikle) iki yetişkinin (ve yine genellikle) karşılıklı hissettiği Dünya güzelleştirici duyguların sözsel ifadesidir. Peki, ortada sadece insan faktörü varken neden cinsel yönelimlere göre aşk farklılık gösterir? Yani eşcinsel aşkı heteroseksüelinden neden ve nasıl ayırırız? GZONE ekibi olarak sizler için bu ay aşklar arasındaki farkı araştırdık.

Öncelikle: Gizlilik Mevzusu

Dünya genelinde LGBTİ+ örgütlenmelerin haklarını kazandığı, toplumun geri kalanıyla eşit olduğu ülkeler haricinde önem kazanmaktadır. Sırf eşcinsel oluşu nedeniyle hayatından ödünler verdirecek ülkelerde eşcinseller ya duygularına gem vurur tamamen gizli olur, ya da en yakınından bile gizler kendini aşkını öyle ya da böyle yaşar. Kimisi için bu anlar nadir bulunduğu için kıymetli, kimisi için gizliliğin verdiği bir adrenalin, kimisi için de yarım yamalak yaşanmışlıklar demektir…

Bir Sonraki Durak: Sağlık ve Cinsellik

Eşcinseller, hayata karşı açık kimliklilerse etrafında pek fazla kişi olmayacağından hastalıkta kendisine bakacak biri bulmak yerine sağlıklı ve güçlü olmayı yeğler. Ancak konu cinsellik ve sağlığa geldiğinde, ilişkiye girilen sıklıkla(ki çok eşlilik mevzusu devreye girer) cinsel yolla bulaşan hastalıkların bulaşma ihtimali arttığından ve bu hastalıklar hala tehlikeli sayıldığından “bıçak sırtı” ya da diğer deyişle “riskli” durumlara daha yakın olmanın getirdiği bir titizlik, her eşcinsel aşkta olmasa da bir gündem konusu haline geliyor.

Sadece cinsellik konusuna geldiğimizde, eşcinsellerin ne kadar tutkulu+yaratıcı+(fantezilerinde)çeşitsever ve ayrıca cinsellik konusunda partnerler ile konuşmakta cesur olduğunu bilmeyen yoktur. Bu kadar derin ve güçlü duyguların, eşcinsellerin aşkının gücü olduğunu kim inkar edebilir ki?

Biraz da: Can Güvenliği ve Ardında Oluşan Güvensizlik Çöküntüsü

Her eşcinsel, aşık olmayı hakeder. Ancak her zaman karşısına doğru insanlar çıkmayabilir. Bu yanlış insanlar ya suçların batağına saplanmış olabilir, ya da aşık eşcinselimize zarar verme potansiyelinde olabilir. Yani, eşcinsel aşklarda dolaylı veya doğrudan zarar görme riski her zaman mevcuttur. Tabi bu riski artıran en önemli unsur; gizlilik had safhada olduğundan türlü teknolojilerin yardımıyla ancak birilerini bulabiliyor olmaktır.

Napolyon Der ki: Para, Para, Para

Napolyon’un eşcinsel olup olmadığını bilemeyiz. Ama nasıl paranın varlığı ve miktarı insanın güç ve statüsünü belirliyorsa eşcinseller de bundan ayrı değil. Eşcinseller için partnerlerin birisinde veya birkaçında paranın olması ilk başta hayatlarının kurtulması ve refahı beraberinde getirir. Daha sonra ise paranın kaynağına bağlı olarak ifade özgürlüğü ve açık kimlik ile yaşama, istediğin yerde-istediğin şekilde sevgini gösterme olarak devam eder. Elbette paranın miktarının eşcinsel aşklara koruma kalkanı olduğunu, ancak farklı yöntemlerle sızmak isteyen sinsi güçlerin(miras avcıları, şantajcılar vs.) de hedefine girdiklerini belirtmeden olmaz. Gerçi Napolyon “varlığının da” bir dert olduğunu söylemişti bizlere.

Günlük Yaşantı: Ev İşleri, Para Kazanma ve Diğer Statüsel Şeyler

Eşcinsel aşklarda tüm taraflar aynı cinsiyette olduğu için, ister toplumsal cinsiyet normlarını benimsemiş olsunlar, isterse bu normlara itiraz etsinler; sanki bir ev arkadaşıymışçasına işler ortak yapılır, paralar beraber kazanılır, bazı heteroseksüel aşklardaki gibi cinsiyete bağlı hiyerarşi eşcinsel aşklarda kendini göster(e)mez.

Tabi bunlardan ayrı olarak ilişkilerindeki yaş farkının sadece bir rakamdan ibaret olduğunu, aşka engel olamayacağını da bilirler. İki eşcinsel, birbirini zar zor bulup aşık olduğundan farklı düşüncelere de oldukça açık fikirli olmayı öğrenirler. Çünkü birbirlerini kaybettiklerinde bir yenisinin geleceğinin garantisi yoktur.

Hayal ile Gerçek Arası: Çocuklu Aile Olmak

Konu hem biyolojik, hem de değil. Günümüz teknolojileriyle öyle ya da böyle (yani dolaylı yollardan) genetik mirasını aktardığı evlatları olabiliyor. Bir de kimsesiz bir çocuğu evlat edinmek var. Bir şekilde eşcinsel aşkın da “meyvesi” olabiliyor. Ama çocuklu bir aile olunduktan sonra aşk dışında mevzular da insanın hayatına giriyor. Çocuk bakımı, yetiştirmesi, maddi-manevi ihtiyaçlarının karşılanması… Hala Dünya’da heteroseksüel ailelerin baskın çoğunluğu olduğundan çocuğun yaşayacağı akran zorbalıkları, çocuğun eşcinsel aile olmayı ve “nereden geldiğini” anlamlandıramayacağı göz ardı edilemez.

Neyse ki imdadımıza pedagoglar yetişiyor(ya da umarım önümüzdeki yıllarda yetişecek yetkinlikte olurlar). Yani, çocuklu bir aile olmak biraz daha zorlu bir maraton.

SON: Her çeşit aşk kendine özgü paradigmalarla yaşanır.

Haziran 2018 Dergi içeriklerimizin tamamını okumak için aşağıdaki görsele tıklayın.