“EŞCİNSEL İLİŞKİYE GİREN ÇÖPÇÜLER” KONUSUNU HOMOFOBİ VE AYRIMCILIKLA HABER YAPTILAR

Dün Hürriyet gazetesinde yayınlanan ve Kağıthane Belediyesi’nde çalışan erkek işçilerin eşcinsel ilişkiye girdikleri için işlerinden çıkarılmalarını konu edinen haberin homofobik ve ayrımcı diline dikkat çekmek istiyoruz.

Hürriyet gazetesi özel hayatın gizliliğinin ve çalışma hakkının ihlal edilmesine ilişkin bu yaşananları ise “Çöp kamyoncularının eşcinsel ilişkisi belediyeyi karıştırdı”, Mynet ise “Kâğıthane Belediyesi, ilçede çöp toplama işi yapan 4 işçinin karıştığı eşcinsel ilişki ile çalkalanıyor” ifadeleriyle haberleştirmişti. Hürriyet ve Mynet’in bu ayrımcı ve homofobik daha pekçok haber sitesi aynı çirkin başlıklarla sunmuştu.

Kaos GL Medya ve İletişim Program Koordinatörü Yıldız Tar, gazetenin ötekileştiren bu diline ilişkin şöyle dedi:

“Ortada çalışılan işyerini hiç ilgilendirmeyecek bir şekilde, mesai saatleri dışında ‘eşcinsel ilişki’ yaşadıkları iddiasıyla çalışma hakkı gasp edilen kişiler varken; medyanın bu meseleyi ‘belediye, eşcinsel ilişki ile çalkalanıyor’ başlığıyla haber yapması cinsel yönelimin ötekileştirilmesi anlamına geliyor.

“Haber kurgusu ayrımcılığı pekiştiriyor”
Hürriyet gazetesi başlığın yanı sıra haber kurgusunda belediyenin ‘taviz vermemiz mümkün değildir’ ifadelerini öne çıkarıyor. ‘İlginç olaylar’ gibi ifadeler, olayın öznelerine ilişkin habere ekstra hiçbir değer katmaması gereken ‘evli oldukları’, ‘torunlarının olduğu’ gibi bilgiler, yaşananları adeta polisiye bir durum gibi aktaran haber kurgusu itibariyle gazete ayrımcılığı pekiştiriyor.

Haberden tam olarak nelerin yaşandığını anlamak mümkün olmasa da; okura ‘eşcinsel ilişkinin skandala yol açacak, ilginç, işten çıkartılmayı haklı gösterecek’ bir algı olduğu mesajı veriliyor. Bu mesaj, olayın aktarımı ve seçilen detaylar ile güçlendiriliyor. Yinelemekte fayda var; reşit iki ya da daha fazla kişi arasında karşılıklı rıza ve isteğe dayalı cinsel ilişki suç değildir. Burada tarafların cinsiyetlerinin ‘erkek’ olması bu gerçeği değiştirmez. Bunun ötesini ima etmek hem yanlış bilgi vermek hem de homofobiyi güçlendirmekten başka anlam taşımıyor.

“Haberin konusu çalışma hakkı ihlali olmalıydı”
Haberde ‘olaya karıştığı söylenen’ dört kişiden birinin işten atılmaması ise belediyedeki bir kaynağın ‘o kişinin olayın mağduru olduğu’ iddiasına dayandırılıyor. Ancak yaşananlardaki mağduriyetin ne olduğu, ortada cinsel birlikteliğe zorlama gibi bir durum olup olmadığı ise haberin konusu olmuyor. Haberin konusu da belediyenin açıklaması da işten çıkarma eyleminin gerekçesinin ‘eşcinsel ilişki’ olduğunu söylüyor. Belediye bu uygulaması ile cinsel yönelim temelli ayrımcılık uygularken; Hürriyet gazetesi bu haber kurgusuyla bu ayrımcılığa ortak oluyor. Deyim yerindeyse ‘iştah kabartıcı, ilginç, polisiye, tık kazandıracak’ bir habercilik anlayışı ile ayrımcılığı pekiştiriyor. Oysaki gazetecinin görevi bu yaşananları magazinleştirmek yerine ayrımcı uygulamaları ve hak ihlallerini görünür kılmak olmalı. Muhbir ile muhabir arasındaki fark yalnızca bir harf değildir.

İşten çıkarılan kişilerin aktarımları bahsi geçen ‘olayların’ yaşanıp yaşanmadığı noktasında ciddi soru işaretleri yaratsa da açık olan bir şey var ki belediye ‘eşcinsel ilişki yaşadıkları’ varsayımı ve iddiasıyla üç kişinin hem çalışma hakkını hem de özel hayatlarının gizliliğini ihlal ediyor. Bu haberin konusu da bu olmalıdır.”

Kaynak: YeşilGazete.org