GÖKCAN SANLIMAN: BİREYLERİN KENDİLERİNİ ÖZGÜRCE İFADE ETMELERİ ÇOK ÖNEMLİ

GZone Dergi Temmuz-Ağustos 2018 sayımızın konuklarından biri de son dönemde “Akşam Güneşi” isimli şarkısıyla gündemde olan, pop-rock müziğin sevilen bir ismi Gökcan Sanlıman.
İşte kendisiyle yaptığımız röportaj:
Müzikte hedeflediğiniz yere gelebildiniz mi? İstediğiniz müziği yapabiliyor musunuz şu an?
-Müzikteki ana hedefim şarkılarımı yayımlamaya ve yaymaya devam etmek. Hayatım
boyunca bunun için çalıştım ve çalışmaya da devam edeceğim. Bu yüzden şu an iyi
durumdayım diyebilirim. Bugüne kadar plak şirketim, çalıştığım müzisyenler beni ve
istediklerimi çok iyi anladılar. Şimdiye kadar yaptığımız şarkılarla gurur duyuyorum. Birçok
önemli insanın emeği var kariyerimde. Burdan sizin vesilenizle onlara teşekkür etmeyi bir
borç bilirim.
Türkiye müzik piyasasında farklı ve zorlu dinamikler var. İzlenme rakamlarına göre yapılan değer ölçümleri ve başka sıkıntılar var. Kendinizi bu çetin rekabet ortamında nerede görüyorsunuz?
-Müzikaliteyi tık sayısıyla değerlendirmedim hiçbir zaman. İyi şarkı iyi şarkıdır ve elbet bir
gün keşfedilir, değeri anlaşılır diye düşünüyorum. Tüketim hızlandıkça biraz seri üretim
oluyor. Bazen piyasa şişiyor ama çok yetenekli ve ne yaptığını bilen müzisyen
arkadaşlarım da yok değil. Onların varlığıyla renkleniyor dünya. İnternet sayesinde her
müzisyen kendi müziğini yapacağı bir mecra bulabiliyor. Bir yandan da aslında bu sayede
Türk müziğinin geliştiğini görüyoruz. Başkaları nasıl düşünür, bilemem ama kendi
dinleyebileceğim şarkılar yazıyorum ve kendi yolumda ilerlemeyi tercih ediyorum.
Müzikte üretim yaparken kendinizi özgür hissediyor musunuz yoksa bir otosansür
uyguluyor musunuz kendinize?
-Demin de söylediğim gibi içimden geleni olduğu gibi aktarma şansına sahip oldum, bugüne
kadar hatta yasaklanan iki şarkım var. Öyle söylersem sanırım daha iyi anlaşılır. Benim
otosansür uygulamama gerek kalmıyor, başkaları yapıyor zaten. Sanatta sansüre
karşıyım. Medeniyetlerin gelişimi adına bireylerin kendilerini özgürce ifade etmeleri çok
önemli. Baskılar uzun vadede çok daha büyük toplumsal tepkilere yol açabiliyor.
Nelerden ilham alırsınız, hangi sanatçılar veya başka hangi şeylerden?
İlham perisi çok inandığım bir kavram değil. Ben insanın çalışarak kendini geliştirdiğine
inanıyorum. Şarkılarımı kendi duygularımdan yola çıkarak yazıyorum. Yaşadığım şehir,
tanıdığım insanlar, ilişkilerim… Hepsi bir şekilde beni etkiliyor. Kısacası hayattan
besleniyorum diyebilirim. Çok müzik dinliyorum, başka şarkılardan ilham alıp yazıyorum
bazen. Herhangi bir duygu beni tetikleyebiliyor. Cümlelerle oynamayı çok seviyorum.
Güzel bir şiir hatta nokta atışı bir replik bile bazen bir şarkıyı başlatabiliyor.
Yeni tekliniz “Akşam Güneşi” nasıl ortaya çıktı, biraz bu süreçten bahseder misiniz?
-Akşam Güneşi’ni geçen yaz yazmıştım. Halihazırda kayıtlarına devam ettiğimiz
albümümde yer alacaktı. Tam yazlık bir şarkı olduğu için sonbahara bırakmak istemedik
ve albümün habercisi niteliğinde bir tekli olarak yayımlamaya karar verdik. Şarkının
prodüktörü Tolga Görsev. Düzenlemesini ise Tolga Görsev, ben, sahnede de bana eşlik
eden müzisyen arkadaşlarım Noyan Erdal, Ozan Arslan ve Berkay Aydemir ile beraber
yaptık. Sözlerinden de anlaşıldığı gibi sıcacık bir yaz şarkısı. Bir yerde benim eğlenceli
tarafımı yansıtıyor, yeni albümüm de bu şekilde yüksek frekansta olacak. Hayata bakış
açım yaş aldıkça değişiyor. Artık olaylara daha pozitif bakabildiğim bir dönemimdeyim. Bu
yüzden yazdığım şarkıların da enerjisi daha yüksek. Dinleyenleri şıkır şıkır bir albüm
bekliyor.
Sizden yeni bir albüm beklemeli miyiz önümüzdeki günlerde? Gelecek yıllar için müzikte hedefleriniz neler?
-Yeni albümümün kayıtları devam ediyor. Bunun yanı sıra festivaller başlıyor, konserlerim
olacak. Akşam Güneşi güzel tepkiler alıyor, albümde de çok güzel şarkılar var. Beni
dinleyecek bir kişi olsa bile çalıp söylemeye devam edeceğim.
Anneniz Funda Sanlıman uzun zamandır Teoman ve Şebnem Ferah gibi müzik
dünyasındaki çok büyük isimlerin menajerliğini yaptı. Sizinle de eminiz yakından
ilgileniyordur. Müziğinize olan katkısı nedir bu durumun sizce?
-Annemin mesleği sebebiyle müzikle doğdum, müzikle büyüdüm. Annemin tecrübeleri ve
öngörüleri bu yolda bana hep ışık oldu. Bu sayede kariyerimde hep sağlam adımlar attım.
İletişimimiz ve bağımız çok güçlü. Ben ve ekibim onun fikirlerinden, önerilerinden sürekli
besleniyoruz.
Türkiye’deki özgür olduğumuz alanların gittikçe daraldığını düşünüyor musunuz? Sizce bu müzik üretimini nasıl etkiler?
-Zaman zaman bu düşünceye kapılsam da sanatın en büyük özgürlük olduğunu
düşünüyorum ve bu bana iyi geliyor. Hayal dünyası bağımsız bir yer, kimse oraya
hükmedemez. Baskıların, yasakların, kısıtlı olanakların yaratıcılığı beslediğini bile
düşünüyorum aslında…
LGBTİ bireyler sizce daha da özgürleşmek için ne yapmalı?
-LGBTİ bireyler kendilerine has, rengarenk bir dünyaya sahip. Her sektörün içerisinde çok
başarılı, iz bırakan LGBTİ bireyler var. Sanat yapmaya, renklerini dünyaya yaymaya
devam etsinler. En güzel özgürlük de bu bence. Biz insanlar farklılıklarımızla özeliz ve bir
arada hepimiz çok güzeliz. Aşk bedenlerin değil, ruhların işi bence. Ruhun da cinsiyeti
olduğunu düşünmüyorum.

GZone Dergi Temmuz-Ağustos 2018 sayısının tüm içeriklerine aşağıdaki fotoğrafı tıklayarak ulaşabilirsiniz.