GZONE O MEŞHUR SORUYU CEVAPLIYOR: EŞCİNSELLİĞE ÖZENİR MİYİM?

GZone Genel Yayın Yönetmeni Murat Renay, LGBTİ+'ler görünür oldukça öfkelenen yobazlara destek veren gazeteci Akif Beki ve onun gibi düşünenler için o meşhur soruyu cevapladı: EŞCİNSELLİĞE ÖZENİR MİYİM?

Akit denen lağım çukurunun, nasıl oluyorsa bu kitlenin her türlü detayına hakim olan LGBTİ+ karşıtı yazılarına alışkınız ancak bu konuda bir yazı da yılların gazetecisi Akif Beki’den geldi.

Akif Beki, Akit’in “Sapkınlara Netflix Desteği” isimli yazı müsveddesinin saldırgan üslubunu doğru bulmamış ama temelde söylediğine hak vermemesi elde değilmiş, miş de miş miş!

Bu iki yazıya da bakalım:

Akit yazarı(!) Hakkı Bilir, “Türkiye’de de yüzbinlerce üyesi olan dijital TV platformu Netflix eşcinsel sapkınlığın propagandasını yaptığını söyledi. Grace and Frankie, Orange Is The New Black, El Chapo ve daha birçok dizi ile çizgi filmlerde bile sapkın ilişkiler gençlere empoze edilmeye çalışılıyor” şeklinde ifadeler kullanılırken Akit, Netflix’in yayınladığı dizilerde eşcinsel karakterlerin bulunmasını sapkınlık olarak nitelendirmişti.

Hakkı Bilir’in nefret saçtığı haberinden(!) bazı satırlar şöyleydi:

Eşcinsel sapkınların meydana getirdiği ahlaki terörizme maruz kalınırken, dev şirketlerin homoluğu özendirici faaliyetleri de felaketin boyutunu tırmandırıyor. Bunun son örneği dünyada 100 milyondan fazla kullanıcısı olan Netflix. Kadın mahkumların kaldığı bir hapishane hayatını konu alan Orange Is The New Black isimli lezbiyen sapkınlığı hem özendiriyor hem de meşrulaştırıyor. Grace and Frankie isimli dizi ise kocaları birbirine aşık olan iki kadının hayat hikayesini konu alıyor. Stranger Things isimli dizide de eşcinsel karakterler üzerinden sapkınlığa atıfta bulunuluyor. Denetleyen yok Black Mirror isimli dizinin hemen hemen birçok bölümünde eşcinsel sapkınlık adeta göklere çıkarılıyor. Aynı dizinin ilk bölümünde ise İngiltere Başbakanı olarak gösterilen bir karakterin domuzla cinsel ilişkiye girmesi seyirciye sansürsüz aktarılmıştı. El Chapo isimli dizi de devlet bakanı konumundaki bir erkeğin başka bir erkekle olan sapkın ilişkisi olağanmış gibi sunuluyor. Narcos adlı dizide de eşcinsel ahlaksızlığı doğal hale getiren sahnele fütursuzca sergileniyor. Hangi dizisini açsanız sapkınlık akan Netflix, eşcinsellik vurgusu yapmaktan kaçınmıyor. Örneğin hepimizin yakından bildiği Sabrina isimli dizide bile büyücü bir gay karakter üzerinden sapkınlık görünür hale getiriliyor.

-Sen bütün bu dizileri ne kadar dikkatle izlemişsin Hakkı Bilir, hayran kaldık :)-

Tatlı su muhafazakarı Akif bey, “Netflix Akit’e Hak Verdiriyor” isimli bugün KARAR gazetesinde yayınlanan yazısında Akit’e hak veriyor ve şunları söylüyor:

Farklı cinsel yönelimlerin ev içi veya sokak şiddetiyle ezilip bastırılmasını teşvike karşı çıkmak, bunu şiddeti alenen övme yani propaganda suçu saymak başka şey…

Eşcinselliğin kurguya yedirilerek düpedüz teşvik edilmesini onaylamak, basbayağı propagandasına ve özendirilmesine göz yummak, hatta alet olmak, bir de arka çıkıp olması gereken en tabii seçimmiş gibi sunmak başka şey…

Kusura bakmasın Netflix ama bir değil, iki değil, dizi ve film izlemek için platformuna gelenlere, ha babam bu ikincisini empoze ediyor, ha bire araya eşcinselliği normalleştirme ve sıradanlaştırma mesajları sıkıştırıyor.

Kullandığı dili tartışırız ama izleyicinin şurasına kadar getiren bu dayatmacılık karşısında Akit’in tepkisine hak vermemek elde değil.

Önceki gün yayınladıkları “Sapkınların Netflix tuzağı” başlıklı haber, bir gerçeği yansıtıyor. ‘Eşcinselliği yayma’ misyonuyla hareket ettikleri izlenimi ne uydurma diye hafife alınabilir ne de yersiz bir muhafazakar paranoyası.

“Gençliğin imanını şarkılarla çaldılar” haberindeki gibi içi boş bir duyarlılık değil yani bu kez.

‘Eşcinsellik propagandası diz boyu, hangi dizisini açsanız sansürsüz bir özendirme akıyor, çizgi filmlere kadar bulaştırdılar, nasılsa denetleyen yok, eşcinselliği olağanlaştıran sahneler fütursuzca sergileniyor ‘ dediği kadar var hani Akit’in.

Bu yazılanlara cevap vermek de bizlere düşüyor:

Akif bey her konuda bilgi sahibi olmanız mümkün değil, normaldir. Gelin size bu konuyu anlayacağınız şekilde anlatalım:

 “Eşcinselliğin kurguya yedirilerek düpedüz teşvik edilmesini onaylamak, basbayağı propagandasına ve özendirilmesine göz yummak” derken? Bizleri kimsenin teşvik etmesine gerek yok. Bu bir tercih değildir. Doğamızda olan, doğada olan bir şeydir. Değil sizden, kimseden onay almamıza gerek yoktur.

“Propaganda” demişsiniz?

Propaganda nedir ona bakalım: Propaganda bir öğretiyi, düşünceyi, inancı, siyasayı vb. başkalarına tanıtmak, benimsetmek, yaymak ereğiyle sözle, yazıyla ve benzeri türlü araçlarla, yollarla gerçekleştirilen her türlü çalışma.

Eşcinsellik bir öğreti değildir, inanç değildir, düşünce değildir. Dolayısıyla kimseye propagandası yapılamaz!

“Özendirmek” demişsiniz?

Siz bizlere özeniyor musunuz bilmiyorum, eğer öyle ise ve bununla baş etmekte zorlanıyorsanız bir psikiyatristle görüşün deriz. Bırakınız Netflix’i, Türkiye’deki bunca heteroseksüel insan bunca yıldır Huysuz Virjin izleyip, Zeki Müren izleyip, Bülent Ersoy izleyip gidip eşcinsel veya trans olmayı “tercih etmiş” midir sizce? Yani bu isimlere özenip doğasında olan cinsel yönelimini değiştirmiş midir bir düşünün?

Heteroseksüel bir erkek “Dur ulan ben bunu bir deneyeyim” deyip erkek kankasını dudağından öpmüş müdür mesela? Öptüyse “çok güzelmiş ben hayatımı artık bu şekilde yaşayayım” demiş midir sizce?

Tekrar ediyorum, her konuda bilgi sahibi olmak zorunda değilsiniz ancak sanki iyi bir şey söylüyormuş gibi cahil cahil konuşarak nefret söylemi üretmeyin.

Yazınızda, Netflix dizilerinde eşcinselliğin yer almasına “dayatmacılık” demişsiniz, ”eşcinselliği normalleştirme ve sıradanlaştırma mesajları veriliyor” demişsiniz. Eşcinsellik zaten normal, zaten hayatın içinde olan bir şeydir, dayatılan bir şey yoktur! Sizin gibiler görmek istemediği için bizleri görmüyor. Bile isteye cahil kalıyor ve cehalet saçıyorsunuz!

Daha iki gün önce bir trans kadın “toplum baskısı” yüzünden yaşamına son vermişken, bu yazınızla tüm LGBTİ+ bireyleri aynı baskı ve nefret sarmalının içine atmaya çalışıyorsunuz. 

En kibar şekilde son kez tekrar ediyorum Akif Beki, siz ve sizin gibiler için: Cahil kalmayın, cehalet saçmayın, nefret üretmeyin, hayatına kast eden veya hayatına kast edilen tüm LGBTİ+’lerin vebali boynunuzadır!