GZONE ÖZEL ROPÖRTAJ: BAĞIMSIZ MİLLETVEKİLİ ADAYI BERKAN ÇELİK

GZone  seçim öncesi bizlerin merak ettiği soruları milletvekili adaylarına yöneltmeye devam ediyor. Şimdiki konuğumuz yine İstanbul 3.Bölge’den bağımsız milletvekili adayı Berkan Çelik.

(Röportaj: Deniz Su Tiffany, Fotoğraf : Mynet)

*İlginç bir çıkışınız oldu, seçim aracınızdan(metrobüs) halkımı selamlıyorum diyerek oldukça yaratıcı olduğunuzu gördüm. Peki neden adaysınız?

Metrobüs’ten halkı selamlamak hem doğal, hem de tepkisel bir durum. Aylık akbil kullanan, metrobüsle işine gidip gelen biriyim. Seçim aracı tutacak paramız zaten yok. Toplumun büyük kısmı metrobüste itiş kakış işine gitmek için mücadele verirken, bu insanları mecliste temsil etmek iddiasındaki kişiler toplumun içine karışmaları bir lütufmuş gibi seçim otobüsleri ile geziyor. Benim ulaşamadığım erişemediğim, benimle aynı sorunları yaşamayan insanları neden meclise vekilimiz olarak gönderiyoruz?

*Sesinizi yeterince duyurabildiğinizi düşünüyor musunuz? Yaptığınız başka reklam çalışmaları da var mı?

Sesimizi yeterince duyuramıyoruz. Sorunların temelinde de bu var. Keşke bizim sesimizi duyup, sorunlarımıza çözüm üreten vekiller olsaydı da, şantiyede haftada 60 saat çalıştıktan sonra bu işlere koşturmasaydım.

Reklam çalışmalarımız var tabi ki. www.berkancelik.com web sitemizde ve youtube kanalımızda güzel, neşeli, mesajlarımızı ileten videolar paylaştık. Özellikle eğlenceli videolar çektik, çünkü maddi imkanımız çok kısıtlı. İnsanlar ancak eğlenirse sesimizin duyulmasını sağlayabiliriz. İnternet haber siteleri ile ropörtajlar yaptık. Esnaf ziyaretleri, broşür dağıtımı ve insanlarla birebir diyalog çalışmalarına başladık.

*Bağımsız adaysınız. Bağımsız olarak aday olmanızın nedenleri nelerdir peki?

Bağımsız olmak şart. Toplum çok kutuplaşmış durumda. Bir kutup seçemeyiz. Aileler bölünmüş, akrabalar küsmüş durumda. Herkesin sözümüzü dinlemesi için bağımsız olduk. Taraf tutmak gerekirse doğru olanı tutmak istiyoruz. Siyasi partilerin hepsi şeffaf olarak gösteremeyecekleri çıkar ilişkileri içersindeler. Doğru olanı savunmak için bağımsız olmak gerekir.

*Kaç yaşındasınız? Bir milletvekili için ülkemizde oldukça genç bir duruşunuz var çünkü.

28 yaşındayım. Seçilme yaşı 18’e düşerken kimse itiraz etmedi, şimdi bana “gençsin” deniyor. Sen Hayırdır? 🙂

*Genç vatandaşların temsili oldukça düşük mottosuyla da yola çıktınız bir bakıma. Sizce şu an faaliyette olan meclis yeterince gençleri yeterince temsil edemiyor mu?

Evet, seçilirsem büyük ihtimalle meclisteki en genç vekil olacağım, çünkü 30 yaş altındaki parti adayları hep formaliteden, seçilemez sıralardan aday gösterildi. Oysa 7 Haziran’da oy kullanacak her 3 seçmenden 1’i 30 yaş altında.

Gençler kesinlikle mecliste temsil edilmiyor, meclis birkaç kuşak önde gidiyor. Herşeyden önce, dünyanın iletişim yöntemleri değişti.

*Peki bunun nedeni nedir?

Hala tek taraflı iletişim kuran, karşı tarafın düşüncelerini önemsemeyen bir kuşak var mecliste. Ulaşım imkanlarının gelişmesiyle metropol insanları olarak çok çeşitli ırklardan dostlar edindik. Eski kafalar hala ırkçı politikalar üretiyor. Biz farklılıklarımızı seviyoruz, onlar kendilerinden farklı olan herşeyden nefret ediyor.

*Genç vatandaşların temsili dışında başka fikirleriniz de var mı? İcraatleriniz neler olacak?

Pek çok fikrimiz var tabi ki. Burada özet geçeyim, dileyenler web sayfalarından takip etsin 🙂

En temel konu, tüm fikirlerin bana ait olmaması. Açık kaynaklı bilgi kullanıyoruz. Benim görevim sizin sorunlarınızı meclise taşıyıp, sorunlarına çözüm üretilmesi için çalışmak. Bunu www.bagimsizadayhareketi.org sayfasında açık kaynaklı olarak yapıyoruz. Sorunlarını veya başka insanların sorunlarına çözüm önerilerini yazdığın, dileyen insanların milletvekili adayı olabildiği bir sitemiz var. İnanıyoruz ki sorunlar konuşuldukça ve çözüm önerileri paylaşıldıkça başarılı olacağız.

*Mimarsınız öğrendiğim kadarıyla. Kent ve yapılaşmalar hakkında da politikalar üretebileceğiniz anlamına geliyor mu bu? Yani sormaya çalıştığım mimar olmanız sizin için milletvekilliğinde farklı bir bakış açısı sağlayacak mı?

Rahmetli Oktay Ekinci’nin bir konuşması vardı. “Doktorun verdiği ilaçları alıyorsun da Mimarın söylediği kent planlamasını neden yapmıyorsun? Doktoru dinlemezsen sen ölürsün, mimarı dinlemezsen kent ölür.” demişti. İstanbul’un ve özellikle yaşadığım 3. bölgenin kâbusu planlanmamış kentler. Kağıt üzerinde bir şeyler var ancak adam kayırmaktan dolayı, işi hiç bilmeyen, beceriksiz insanlar yapmış veya rüşvetle işler dönmüş. 2015 yılında yeni yapılan yerleşimlerde kentsel plan olmaması büyük rezalet.

*Peki daha önce ya da şimdi siyasi bir deneyiminiz, parti üyeliğiniz ya da toplum yararı için etkinliklerde bulundunuz mu? Mesela neler yaptınız ya da yapıyorsunuz?

Daha önce parti olarak sadece Gezi Partisi’nde bulundum. Aktif görev aldım. Daha sonra ayrıldım ancak orada tanıştığımız çok değerli insanlar oldu. Sivil toplumu destekliyorum.

ŞefkatDer ile Evsiz insanlara yardım ediyoruz. Çalıkuşu Dayanışma ve Yardımlaşma derneği ile yardım çalışmalarına katılıyoruz.

Köy okullarına yardım çalışmalarına ara ara katılıyoruz.

Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği üyesiyim. Kaç Bize Gel adında bir beyaz yakalı dayanışma platformu üyesiyim.

Bunun dışında da Anonim yardım diye sivil toplum kuruluşlarının birbirine destek verdiği bir Facebook grubumuz var. Gönüllü kan bağışçısıyım.

Bu etkinliklerde tanıştığımız, dost olduğumuz pek çok insanın düşüncelerini yazıyor, duyuruyor, paylaşıyorum. Bu yüzden söylediğim sözler sadece benim değildir. Sloganlara kadar her şeyi dostlarımızla birlikte buluyor, birlikte seçime hazırlanıyoruz.

*Sizce nasıl bir toplum yapımız var? Ya da toplum yapımızda nasıl sorunlar var, ya da var mı?

Çok değişik kesimlerden insanımız var. Bir genelleme yapmak zor. Bu karışıklık gelişmiş bir eğitim düzeyinde çok güzel sonuçlar verir. Ancak ne yazık ki bilinç düzeyi olarak çok geride kalmışız. Okumuş insanlarımız bile beton binalara girip çıkmakla bu işin olmayacağını fark etmemiş. 4 partinin seçmenleri ile de konuşuyorum, herkes “insanımız cahil” diyor.

*Bunu kentlerin yapısıyla ilişkilendirin desek? Toplumsal sorunlar sadece sosyolojik nedenlerden midir?

Bu şehirleri de cahil cesareti yapabilirdi ancak. Bu kadar çirkin yapılar, plansız kentler, yeşil alansız şehir, yangından mal kaçırırcasına beton döktüler şehirlere. Beton dışında üretimimiz durma noktasına geldi. Bunun sosyolojik nedenleri çok fazla elbette. Ancak bunu benden çok bir sosyoloğun açıklaması daha doğru olacaktır.

Benim mimari görüşüm, binaların çağı yansıttığıdır. Demirören Avm cephesi nasıl geçmişin kötü taklidi bir plastik ise, beton yığınları, çirkin ve güç gösterme merakı içindeki, saygısız binalar da bugünün toplumunu yansıtıyor.

*Toplum yapısı demişken, LGBTİ’ler ilgili de birkaç soru soralım isterseniz. Bu dönem geçenkilere göre çok daha fazla adaylıklar konuldu. Hatta biri de sizin bölgenizden aday adayı olmuştu(Niler Albayrak-CHP). Önseçimde seçilemedi, fakat aday olarak seçilseydi meclise girme şansı var mıydı?

LGBTİ bireyler, ülke sorunları kendilerine dokunmaya başlayınca siyasetle ilgilenmeye başladılar. LGBTİ bireyler arasında iyi eğitim almış birey oranı çok yüksek. Ancak toplumun sorunlarıyla ilgilenmek pek tercih edilmiyor. Bence LGBTI bireyler toplum sorunlarıyla ilgilendikçe toplumdan saygı görebilirler. Bugün rahmetli Zeki Müren’e herkes saygı duyuyor. Niler Albayrak ve pek çok insan CHP’de ön seçim olacağına pek inanmıyordu muhtemelen. Ön seçim günü de pek çok anahtar liste gezmiş diyorlar.

Bence toplumun her kesimi temsil edilmeli. Temsili demokrasinin 2 seçeneği var; 1.si ideolojik ayrımlar, yani seçim barajı olmayacak ve her kesim düşüncesini meclise taşıyacak. 2.si yerel ayrımlar. Her vekil kendi bölgesini temsil edecek ve kendi bölgesinin sorunlarını meclise getirecek. Bizdeki hali, ikisi de değil.

*İzmir’de de Anadolu Partisi bir atak yaptı LGBTİ konusunda(Deva Özenen’in adaylığı). Sizce samimiler mi? Sürdürebilirler mi LGBTİ dostu politikalarını da?

Anadolu Partisi herkesi aday gösterebilir, nasılsa seçilme şansı yok. Kendilerinin konuşulmaya, gündeme gelmeye ihtiyacı var, aksi takdirde seçim barajını geçme şansları yok. Anadolu Partisi kendisini sürdürebilirse ne ala.

*Diyelim ki meclistesiniz, İstanbul 3.Bölge Bağımsız Milletvekili Berkan Çelik oldunuz. Nasıl soru önergeleri ya da kanun teklifleri sunarsanız LGBTİ vatandaşların hakları da güvence altına alınmış olmasına katkıda bulunursunuz?

Ben LGBTI birey değilim, ancak özgürlükler konusunda aynı fikirlere sahibiz. Devletin insanları ayrıştırmadan, “birey” olarak bakması gerektiğini savunuyorum. Devlet LGBTI birey ile benden aynı oranda vergi alıyorsa, aynı oranda özgürlük tanımalı ve haklarını korumalı. Sizin bana aktaracağınız bir sorunu meclise taşınma için o sorunu yaşıyor olmam gerekmez. Bu konunun mecliste konuşulmasını sağlamak görevimdir. Uzun süre Beyoğlu’nda yaşadım, son düzenlenen onur yürüyüşüne de katıldık. İnsanların şiddet görmemesini savunmak için aynı cinsel yönelime sahip olmak şart değil. İstikal caddesinde yeryüzü sofrası kurulurken Toma’nın önünde “Nerdesin aşkım?” diye bağıran arkadaşa “Burdayım aşkım” diye bağıran bir kitle vardı. Bu yüzden birbirimize saygılı olmalı ve gerektiğinde birbirimizi savunmayı bilmeliyiz.

*Herkesin aklındaki o çok klasik soruyu soracağım; “Toplum Buna Hazır mı?” Bizce hazır olup olmamakla ilgisi olmadığı halde mecliste neden bu bahane öne sürülüyor sizce?

Toplum buna hazır tabi ki. Bu toplumda yüzlerce yıldır “oğlancı” denilen bir terim var. Gizli saklı yapılan şeyleri yapılmamış saymak mı çözüm? Mecliste bunları konuşmak oy kaybettirebilir, bu nedenle konuşmuyorlar. Oy oranı düşük partilerse bunları konuşarak oy oranını yükseltebilir. Youtube’dan izlediğim birkaç konuşma var lgbti bireyler hakkında, bu konular hiç konuşulmadı değil, ancak yeterli gelişme sağlanamadı.

*Son sorumuza gelecek olursak, eğer milletvekili seçilmezseniz tekrar milletvekili olmak için ya da başka alanlarda çalışmalarınız devam edecek mi?

Eğer seçilmezsem mi? Yok öyle ya 🙂 28 yaşındayım ve yarın ne olacağını kestiremediğimiz bir ülkede yaşıyorum 🙂

Toplumsal mücadele ve aydınlanma çabamın süreceğine eminim. Ben veya başkası fark etmez, bu çaba sürecek. Her seçimde benim aday olmam gerekmez. Basketbol gibi düşünürseniz bu bir takım oyunu. Bizler aynı takımdayız. 4 senede bir bu şutu atmamız lazım. Şu an takımda eli en sıcak olan, en isabetli şut atan benim. 4 sene sonra başka birisine pas atıyor da olabilirim, kenardan destekliyor da olabilirim. Önemli olan şunu anlamak, bizim özgürlüklerimiz için mücadele eden, doğrunun peşinde olan herkes dostumuzdur. Dostlarımız arasında kim formdaysa, onun ön plana çıkması gerekir.

Eklemek istediğiniz bir şey var mı? diye sormadınız, çok darıldım 🙂 İletişim bilgilerim web sitemizde var, Twitter’dan mesajlara dönmeye özen gösteriyorum. Oy verdiğimiz insana ulaşabilmek en doğal hakkımız.

Herkese sevgiler 🙂