GZONE ÖZEL RÖPORTAJ: MAGAZİNİN YARAMAZ ÇOCUĞU ŞOK-O-POP İLK KEZ KONUŞTU

Son haftalarda Youtube ve Facebook kanalındaki videolarıyla, Türkiye magazin tarihinin unutulmaya yüz tutan derinliklerine balıklama dalan, eski usül kavgalı, polemikli, basitlik dolu ve bolca skandal içeren magazini geri getiren Şok-o-pop, GZone’un sorularını yanıtladı. 

İşte Şok-o-pop’un Pride ayına özel kostümüyle bizlere verdiği bu ilgi çekici röportaj:

-Herkesin merak ettiği soru: Sen kimsin? Ama elbette bunu sormayacağız. Hiç değilse bildiğimiz tanıdığımız biri olup olmadığını soralım? Yani kimliğin ortaya çıksa “aaa o muymuş?” diye şaşırır mıyız?

Kendi halinde yaşayan, İstanbul’da bir avuç insanın tanıdığı biriyim. Yani bir gün adımı soyadımı öğrenirseniz pek şaşıracağınızı sanmam 🙂

-Neden kendini gizliyorsun? Kimliğin ortaya çıkarsa başına ne işler açılır?

Kendimi gizlememin iki sebebi var. Öncelikle magazine olan ilgilimi kabullenmem, seslendirebilmem çok uzun zamanımı aldı. Bir anlamda dolapta gizlice yaşayan bir “magazin-sever”dim çok yakın bir tarihe kadar. Maske bu anlamda ekran önünde işimi çok kolaylaştırdı. Kendimi daha rahat hissetmemi sağladı. İkinci sebep ise sadece stratejik: gizemli olmanın dayanılmaz ilgi çekiciliği… Başıma bir iş maskeliyken de gelebilir maskesizken de… Sesimi değiştirmem ve yüzümü gizlemem iyi veya kötü niyetli kişilerin bana ulaşabilmesini ancak bir yere kadar engelleyebilir bu dijital çağda.

-Magazine çok yakın bir isim olduğunu görüyoruz, bu çocukluğundan beri gelen kişisel ilgin mi yoksa meslek olarak da Tv ya da gazetecilik geçmişin var mı?

Magazine olan ilgim çocukluğumdan beri artarak devam eden bir tutku 🙂 Şokopop’tan önce magazinden bağımsız olarak medya sektöründe yaptığım bir kariyerim var.

-Videoların hem çok özenli bir arşiv taramasıyla hazırlanmış hem de mizah dozu bir hayli yüksek. Metinleri kendin mi yazıyorsun? Yani aslında tek kişi mi çalışıyorsun yoksa Şok-o-pop bir ekip projesi mi?

Şokopop’u tek başıma hazırlıyorum. Metin yazımından, arşiv taramasına ve montajına kadar bir kişinin elinden çıkıyor videolar yani bir ekibim yok. Aklına, vizyonuna, gullümüne değer verdiğim sevdiklerime video hazırlığı sürecinde hep danışıyorum.

-80’li 90’lı yıllara ait bu kadar magazin ayrıntısını öğrenmek için eski duayen magazincilerle bir baglantı kurdun mu destek aldın mı?

Magazin camiasında yer alan kimseden destek almadım. Bir tane bile magazin gazetecisi tanımam 🙂 Verdiğim bilgilere iyi bir Google kullanıcısı kolaylıkla ulaşabilir.

-Can Tanrıyar videolarını YouTube’dan kaldırttı. Sence neden rahatsız oldu? Başka tehdit aldın mı, alıyor musun?

CT’nin videolarımı kaldırtması o kadar anlamsız ki ister istemez işin içinde bir kişisel vendetta arzusu olduğunu düşündürtüyor. Kaldırılan videolarım Seren Serengil ve Gülben Ergen’in 25 senelik aşk-nefret ilişkilerini anlatan Kan Davası serisiydi. Tabii kapsadığı dönem itibariyle videoların içerisinde bolca Uçankuş arşivinden görüntüler vardı. Bu görüntüleri kullanırken her zaman logolarını açık açık gösterdim. Hiç bir şekilde bu arşivin üstüne yatmaya çalışmadım. Amerikan kablo tv belgesellerinde nasıl bir çok başka kanalın arşiv görüntülerinden derlemeler yapılıyorsa benim videolarımda da aynısı söz konusuydu. Bu videolar bir aydan uzun bir süre YouTube’da yayındaydı. Ancak instagram sayfamda Petek Dinçöz’ün biyografisini işleyeceğimi açıkladıktan sonra 24 saat bile geçmeden Uçankuş’un YouTube haklarını temsil eden şirket tarafından Kan Davası serisinin bütün videolarına telif ihlali itirazı yapıldı ve videolar izlenime kapatıldı. Adil kullanım çerçevesinde onların 20 küsür senelik arşivini değerlendiren bir belgeselciye bunu yapmaları sinir bozucu ama bir o kadar da komik. Can Bey’in rahatsızlığının sebebi bence Petek Dinçöz’e uyguladığı fiziksel ve psikolojik şiddetin yeniden gündeme gelebilecek olmasıydı. Ben korkmadım ve devam ettim.Petek Dinçöz belgeselini hiç bir Uçankuş arşiv görüntüsüne yer vermeden derledim ve bugüne kadar 100 binden fazla insana ulaştı. Tehdit almıyorum. Sadece bazı aşırı korumacı fanlar online zorbalık girişimlerinde bulunuyorlar.

-Videolarında gey jargonunu da kullanıyorsun? Eşcinsel olduğunu var saymalı mıyız?

Bir lubunya olarak videolarımda lubunca sözcükler kullanmayı seviyorum 😉

-Bizleri bundan 10-15 yıl öncesine götürüp kendi deyiminle “kavga, polemik, basitlik, skandal”ın kol gezdiği bir magazin anlayışını hatırlattın, sence magazin böyle mi yapılmalı? Neden magazinciler kendini sansürleme ihtiyacı hissetti? Bu otosansürü sadece “muhafazakarlaşma”nın getirisi olarak açıklayabilir miyiz?

Güncel magazinin o iç sıkıcı tonu kesinlikle muhafazakarlaşmanın bir sonucu. Son derece curcunalı, renkli hayatlarını özel televizyonların açılmasından itibaren 15-20 yıl boyunca her hafta ilgiyle izlediğimiz celebrityler artık gece klübü çıkışında değil parklarda, avmlerde görüntüleniyorlar hep nedense. 90ların, 2000lerin çılgın çocukları iç bayıcı paralel bir evrene sıkıştı kaldı sanki. O nedenle geçen yıl patlak veren Gülbengate olayı bence bir milattır. Her ne kadar tasvip etmediğim korkunç bir linç kampanyasına dönüşmüş olsa da hepimize bu ülkenin gerçek yapısının ne olduğunu hatırlattı…

-Petek Dinçöz, Gülben-Seren ve Seda Sayan’dan sonra sırada kimler var, kimleri ele almayı planlıyorsun?

Çok sürprizim var çok! Bu balık hafızlarımızı zorlayınca öyle bir hazine çıkıyor ki ortaya…Türkiye’nin yakın tarihi çoğunluğun düşünmediği kadar renkli! Gelecek bölüm konuları şimdilik bende kalsın :*

İşte Şok-o-pop’un Youtube’da yayınlanan videoları, daha fazlası için Şok-o-pop Facebook kanalını takip edin.