GZONE ÖZEL RÖPORTAJ: VJ BÜLENT

1990'ların ve 2000'lerin en kült Tv şöhretlerinden biri olan VJ Bülent, GZone'un yeni sayısının konuğu oldu.

VJ Bülent ile Kral Tv döneminden, bu aralar neyle meşgul olduğundan ve homofobiden konuştuk.

Röportaj: Murat Renay

1.Nerelerdesin neler yapıyorsun? Seni pek göremiyoruz bu ara?

Çok uzun süredir bir beyin tatili yapıyorum, son derece de mutluyum. Nerelerdeyim? Aslında biraz Yunanistan biraz Türkiye’deyim. Sadece dinlenmek istiyorum ve bu kafayla hareket ediyorum. Güzel bir köy evimiz ve bağımız var. Şarap yapmayı öğrendim. Babamla beraber şarap yapıyoruz. Tabi ki de kendimiz için. Belki inanmıyorsunuz ama köy ekmeği, yoğurt yapmayı öğrendim. İneklerimiz, ördeklerimiz, kazlarımız var onlara bakıyorum. Huzurlu ve sakinim. Ben bir köy çocuğuyum köyde yaşadım. Belki de o yıllara dönmek istiyorum.

Piyasayla ilgili bir şey söylemek istersem sabaha kadar gıybet yaparım ama söylemek istemiyorum.

Bu siyasi konjonktürde televizyonda bir çok insana yer olmadığı için ben de bu savaşın içine de girmek istemiyorum. Sakin ve huzurlu bir hayat sürüyorum. 

2.1990’lı yılların en önemli TV ikonlarındansın. Kral TV’deki VJ Bülent karakteri nasıl oluştu? Seni ekranlarda görmemizi neye borçluyuz? Yolların nasıl Kral Tv ile kesişti?

Evet 90’lı 2000’li yıllar çok güzeldi. Hala 90’lar diye bir akım var. Ben o yıllar konservatuar’da tiyatro bölümündeydim Mimar Sinan Üniversitesi’nde. Müşfik Kenter, Cihan Ünal, Haluk Kurtoğlu gibi değerli hocalarımız vardı. Her öğrenci gibi ben de parasızdım ve iş arıyordum ama bir gün ünlü biri olacağımı düşünmedim açıkcası çünkü korkularım vardı. Kendime de çok güvenen biri değilimdir. Sonra dediler ki Kral Tv diye bir yer var sunucu arıyormuş. Daha açılalı iki hafta olmuş. Yıldo gibi değişik işler yapan insanlar varmış. İzleye izleye 1-2 hafta daha geçti. Sonra dediler ki Kral TV’ye şiir okuyan oyuncu aranıyormuş. Deneme çekimine gittim ve hayatım değişti gerçekten. Bazı aksilikler oldu vb bandım kayboldu vb. Tekrar deneme çekimine gittim. Dalga geçtiklerini düşündüm. Sonra deneme çekimi yaptım ve beni kabul ettiler. 

3.Kral TV’de çalışırken ortam nasıldı o dönemi biraz anlatır mısın? Neler yaşadın?

Çalışırken çok çok mutluydum. Laf olsun diye söylemiyorum. Hep saygı ve sevgi gördüm. Şule hanım ve Müştak bey diye müdürlerimiz vardı. Çok el üstünde tutuldum ama bu “sen bir numarasın, buranın gülüsün” şeklinde değildi. Şiir okudum, Cd’lerden, kitaplardan bahsettim. Yaptığım programı çok özgür bıraktılar. O zamanki patronumuz Cem Uzan’dı. Başka bir dünya görüşü vardı. Televizyona ve sanata farklı bir bakışı vardı. Hiç ötekileştirmediler beni. O yılları çok özlüyorum.

Dünya değişiyor, Türkiye de öyle ama o yıllar efsaneydi. Rahmetli Defne Joy Foster’la da çalıştık. Ataberk, Atakan, Zuhal vardı. Hiç VJ’ler arasında kötülük yoktu. Elbette istisnalar var adını anmak istemediğim. 

“Kral TV’nin son dönemlerinde homofobi ile karşılaştım. Renkli giyinmeme, kaşlarımı almama karıştılar”

4.Kral TV içinde homofobi ile karşılaştın mı? 

Biliyorsunuz Kral Tv defalarca el değiştirdi Cem Uzan’dan sonra. Ben son dönemde homofobi yaşadım. “Neden kaşın böyle?” diye bir şey söylediler. Ben anlam veremedim. Şimdiki aklım olsa anlardım. Meğersem bu bir mahalle baskısıymış. Müdür bana “Renkli giyinmeni istemiyorum.Neden sarı ceket giyiyorsun?” dedi.  “Neden?” dedim. “Bu benim fikrim” dedi. Hala anlamadım. “Kaşlarını alıyorsun. O olmaz” dedi.  “Nasıl yani? Herkes beni Japon Bülent olarak biliyor. Ben mutluyum bu halimden” dedim. “Biz değiliz” dedi. Yani homofobiyle karşılaştım, hem de Allahına kadar. Şu an anlatamayacağım büyük şeyler de yaşadım. 

5.Şöhreti fazlasıyla yaşadığın dönemler oldu? Bu süreçte neler yaşadın? Akabinde neden İstanbul’dan ayrıldın?

Ben şöhretin ne olduğunu anlayanlardan değildim. Bir evim arabam olsun diye çok çalışan insanlardandım ben. Uykuya hasret kaldığım zamanlar oldu. Sanmayın ki deliler gibi şöhret oldum ve bunun tadını çıkardım. Ben sadece Kral TV’de çalışmadım. Tiyatro, dizi oyunculuğu gibi işler de yaptım. Bir günde 3-4 iş yaptığım günler oldu. Şöhret olduğumu anlamadım.

İstanbul’dan ayrıldım çünkü orada yaşamamam gerektiğini hissettim. Depremden çok korkuyorum. İstanbul depreminden de. Bunu söylemek sizi ne kadar tedirgin eder bilmiyorum ama bu böyle. İkinci sebep de SSK’dan emekli oldum. Çalışmak istemiyorum. Bana emeklilik parası yeter. 

6.Şarkıcılık da yaptın? Neden o alanda devam etmedin?

Şarkıcılıkta çok da mutluydum. Halen de devam ediyorum arada. O zaman da devam ettim aslında. Televizyon kadar popüler bir iş olmadığı için belli olmuyor. 

Yeni çalışmam da hazır. Sevgili Yıldız Tilbe ile mini bir albüm yaptık. Vokalleri düetleri oldu. Burada köyde yaşıyorum ama singleımı da hazırlıyorum 🙂

“Hande Yener’i LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne ben davet ettim. O gün o yürüdü, ben yürüyemedim”

7.Türkiye’deki LGBTİ hareketini ve yeni milenyum kuşağını nasıl görüyorsun? Sence daha da özgürleşmek için neler yapmalıyız? 

LGBTİ aktivizmi iyi ki var. Önce onu söyleyeyim. Bu bir uyanış, bu bir renk. Fakat burada bir renk varken karşısında da ona düşman başka bir renk olabiliyor. Bu da beni tedirgin ediyor. Çok değerli arkadaşlarım ve değerli aktivistler var. 

Ben İstanbul’dayken bu konuda aktif olamadım ama tek bir açıklaması var, hep çalıştım. 10 sene önce, bir Pazar günkü LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne Hande Yener’le gidecektik. Ben Hande’ye teklif ettim, Hande gitti ben gidemedim çünkü çekimim vardı. Kartal’daydı çekim. O gün o gitti ben gidemedim.

Milenyum kuşağını çok cesaretli ve yürekli de buluyorum ama bazen de ayakları yere basmayan bir jenerasyon görüyorum. Çok sahte yönleri olan insanlarla da tanıştım bu kuşaktan ama özellikle kadınların, lezbiyen ve trans bireylerin daha cesur ve mert olduklarını söyleyebilirim. Bu tabi ki kendi gözlemlerime göre. Bu garip tecrübelerle sabitlendi hayatımda. Onlarla konuşmak bana daha iyi geliyor. 

8.Yakın zamanda yeni projelerin var mı?

En büyük planlarımdan bir tanesi single’ımı çıkartmak. Üç tane şarkı var Yıldız Tilbe ve Murat Güneş imzalı. Sevgili Emirkan, Uhde Seçil, Murat Güneş ve Yıldız Tilbe vokal yaptılar.

Birkaç kedi daha alıp bir kedi evi yapmayı planlıyorum, ben ilgileneceğim.

Bira ve vodka yapmayı merak ediyorum. Şarap yapmayı öğrendim. Çok iyi bir şarap tadıcısıyım. Merak ediyorum. Evde peynir yapabilir miyim merak ediyorum. 

Özlem Tekin, Hayko Cepkin, Murat Kekilli, Nejat İşler gibi köyde yaşayan insanları da çok seviyorum. Bilmiyorum, doyduk mu level mı atladık önemli değil ama böyle mutluyum, önemli olan da o.