HADİSE FANI YAĞIZCAN AKBULUT “DÜM TEK TEK” SÜRECİNİ YAZDI

GZone Dergi köşe yazarlarından "Hadise fanı" Yağızcan Akbulut, Hadise'nin Eurovision'a katıldığı 2009 yılına bizi ışınladı ve "Düm Tek Tek" sürecini mercek altına aldı. İşte bu yazı:

Merhaba sevgili GZone okuru. Uzun zaman sonra yeni bir yazımla karşınızdayım. Bu sayının temasının Eurovision olduğunu duyunca hemen atladım tabi ki benim de bu dünyanın en sevilen en ikonik en büyük müzik organizasyonlarından biri olan Eurovision hakkında edecek iki kelamım var ☺

Şimdi sizi bundan tam 10 yıl öncesine götürmek istiyorum.  Nefesimizi tuttuk Eurovision final gecesini bekliyoruz kalplerimiz “Düm Tek Tek” atıyor. 

Eveet o sene bizi Avrupa listelerine ismini yazdırmış bir Türk kızı olan Hadise temsil edecekti. Hadise’yi ilk ve kısmi olarak 2005 yılında yayınladığı “Stir me up” şarkısıyla tanıdık.  2008 yılında Türkçe sözünü Sezen Aksu’nun yazdığı türk pop müzik listelerinde zirveye oynamış bir hit olan şarkısı “Deli Oğlan” ile hafızalarımıza yerleştirdik. Bu şarkıyla yakaladığı ivmeyle aynı yılın sonlarına doğru TRT Eurovision komitesinin adayı oldu. Sözleri Hadise, Sinan Akçıl ve Stefan Fernande’ye bestesi Sinan Akçıla ait olan “Düm Tek Tek”i ilk kez 1 Ocak 2009 yılbaşı gecesinde TRT1 ekranında izledik.

Karşımızda yırtık kot pantolonu, beyaz yarım atleti ve yanına aldığı iki kadın dansçısıyla (sonradan iki de siyahi erkek dansçı ekleniyor) Hadise ve o yıl bizi Avrupa’da temsil edeceği şarkısı Düm Tek Tek vardı. Hadise’nin heyecanlı olduğu her halinden belli oluyordu. Şarkı, darbuka gibi türk motiflerinin kullanıldığı doğu ezgileriyle harmanlanmış İngilizce sözlü bir pop şarkısıydı. 2000’ler ve bize ilk kez birinciliği yaşatmış, Sertab Erener’in sesiyle can bulan “Everyway That I Can”i düşündüğümüzde ona yakın ve Eurovision ruhuna uygun, bizden ve bizi temsil edecek iyi bir şarkıydı “Düm Tek Tek”. Kıyafetiyle bir miktar hadise yaratmıştı çoğunluk tarafından “özensiz bir sunum” olarak algılanmıştı. Ama Avrupa da doğup büyümüş ve henüz kariyerinin başında 24 yaşındaki bir solist için gayet modern şık ve seksiydi. Evet Hadise seksiydi ve dans edebiliyordu. Oryantal ezgiler barındıran ve tabi ki göbek şov isteyen bu şarkıya Hadise hakkını veriyor ve bir güzel de kıvırıyordu. 

Ertesi gün bütün Türkiye, Belçika’dan gelmiş Sivaslı bir ailenin kızı olan ve bizi bu sene yarışmada temsil edecek Hadise’yi ve “Düm Tek Tek”i konuşuyordu. Hadise o sene basında en çok konuşulan ünlü isim olmuştu. Hayatı, geçmişi, ailesi ve müzik kariyeri çok merak ediliyor hakkında bir çok yeni haber çıkıyordu. Şimdi bir düşünüyorum da Sertab’dan sonra sanırım bizi en çok heyecanlandıran ve birinci olacağına inandıran temsilci Hadise olmuştu. Ona güveniyorduk bizi en iyi şekilde temsil edeceğinden ve birinci olup geleceğinden baya emindik. Eurovision gibi organizasyonlar konu olunca milli duygular bir şekilde harekete geçiyor o ruhu çok seviyorum. Herkes bir bütün olup nefesini tutup kitleniyor ekran başına. Ah TRT bizden şu heyecanı aldın ya, ne diyebilirim ki, umarım en yakın zamanda kararından vazgeçersin. Bu konu hakkında söyleyecek çok sözüm ve sitemim var tabi ki ama ben konuma, Hadise’ciğime dönüyorum; 

Bu yarışma sürecinde İngilizce-Türkçe şarkı olması, çalıntı şarkıydı-değildi tartışması, Hadise’nin giyimi kuşamı, klibin sızdırılması, TRT’nin Metin Arolat tarafından çekilen, 3 versiyonla sunulan klipleri fazla erotik bulması, yayınlanmaması gibi gibi birçok haber ve yazıyla temsil ekibinin gerçekten yıpratıldığını düşünüyorum. Şu an çok net hatırlayamıyorum ama o kadar çok haber yapılıyordu ki, ama benim tek hatırladığım her yerde deli gibi Düm Tek Tek dinliyorduk -en azından benim çevremde çok dinleniyordu :)- 

Hadise, o zamana kadar yapılmış olan en büyük tanıtım turuyla birçok Avrupa ülkesini gezip – özellikle bize yüksek oy vereceklerini tahmin ettiğimiz balkan ülkelerini –  kendisini ve şarkısını tanıttı. Tabi bu süreçte yorgun düşen kahramanımız (yarışma sonrası hemen Kahraman albümünü yayınlaması tesadüf değildi.) ya da nazara gelen -ki bence net nazara geldi bebeğim- Hadise bir takım sağlık sorunları atlattı.

Hadise, o yılın favorileri arasında gösteriliyor ve kazanma şansının yüksek olduğu düşünülüyordu. Yani benim için birinci belliydi ben ikinciyi merak ediyordum. ☺

Tarih 12 Mayıs 2009’u gösterdiğinde, 54. Eurovision Şarkı Yarışması Rusya’nın başkenti Moskova’dan dünyaya merhaba demişti. Bu ikiye bölünmüş olan yarı finallerin ilk gecesiydi ve Hadise “Düm Tek Tek” ile 172 oy almış, sıralamada 2. olarak finale çıkmıştı.

Efendim biz zaten vatandaşlar olarak finale çıkacağımızdan emin olduğumuz için bu kısmı hiç konuşmuyorum. Ama bir sır gibi saklanan kostüm, dansçılar ve koreografi ülkede bir şok etkisi yaratmıştı. Şu an çok değerlendiremiyorum ama bizim beklentilerimiz çok yüksekti sanırım ve Hadise bu beklentiyi karşılayamamıştı. Çünkü ertesi gün Hadise, çok ağır ve ölçüsüz eleştiriler aldığından yakınıyor, kıyafetinin içinde kendini rahat hissettiğinden, herkesin beklediği göbek dansı yerine daha modern bir koreografi sergilemek istediğinden bahsediyordu. (şahsi fikirlerimi final gecesinin ardından yazacağım)

16 Mayıs 2009 işte tüm Avrupa’nın beklediği o büyük organizasyonun Eurovision’un final gecesi. Bu gece 25 finalist vardı ve Hadise bizi 18. Sırada temsil ediyordu. Derken efendi işte oylamalar yapıldı 12 puanlar dağıtıldı. Bize Belçika, Azerbaycan, Makedonya, Fransa, Birleşik Krallık ve İsviçre’den 12 puan düştü. (aa şu an Almanya’dan 12 puan almamış olmamıza şaşırdım teyzemler az sms atmış demek ki) Ve gece sonunda 177 puanla Hadise ve Düm Tek Tek yani Türkiye 54. Eurovision şarkı yarışmasından 4. olarak ayrıldı. 

Şimdi geri o geceye dönelim ve Hadise’nin performansına detaylı bir bakış atalım. Hadise’nin o süreçte yaşadığı sağlık sorunları muhtemelen final gecesine de yansıdı. Çünkü şarkının bazı yerlerinde Hadise’nin nefesi yetmiyordu ve performansı iyi değildi. Solistten çok vokalistlerin sesinin duyulduğu kısımlar vardı. Sahne ve ekran ışıklandırılması çok yanlıştı, kostümle aynı renk seçilmişti. Hadise, dansçılar ve tüm sahne kıpkırmızıydı. Hele o kırmızı fonda kanat çırpan kelebeklere değinmek bile istemiyorum. Kostüme gelince söylenecek çok şey var. Yılbaşı akşamı karşımıza çıkan modern ve seksi Hadise’den eser yoktu. Dansöz kıyafetlerinden bozma, ucuz kumaştan yapılmış kırmızı gold detaylı iki parçadan oluşan kırmızı renkli kostümü maalesef ki hiç seksi ve estetik değildi. Bence makyajda da bir takım sıkıntılar vardı. Hadise çok soluk ve renksiz görünüyordu. Dolgun dalgalı açık saçı Hadise’ye hep çok yakıştırmışımdır o gece de keşke öyle olsaydı saçları. Performans boyunca Hadise heyecanlı ama bir o kadarda kendinden emin görünüyor ara ara kamerayla dans ediyor, göz kırpıyor ve etrafa gülücükler saçıyordu. Dans becerisi her zaman kendisi için bir artı olan Hadise o gece de güzel dans ediyor ve şovunun hakkını veriyordu. Koreografi başarılıydı eser miktarda göbek şov içeriyordu, modern figürlerin içine serpiştirilmiş kıvrak hareketlerle şarkı uyuşuyordu. Sadece bazı kısımlarda çifte telliye kayan kolları kaldırıp el şıklatmalar biraz tat kaçırıyordu. Neyse ki birden bire arkadan yeşiller içinde esmer bir bey hoplaya zıplaya Hadise’nin yanına yanaşıyor ve ikili beraber bi tık seksi figürlerle izleyicilerin yüreğini hoplatıyordu. 

Evet genel olarak o gece hakkındaki düşüncelerim böyle tabi ki Hadise şimdi olsa belki de çok da farklı şeyler yapabilirdi. Ama o gece de bir efsane olmayı başarmış herkese kendini tanıtmış ve kendisi hakkında konuşturmuştu. Hadise’cim iyi ki oraya çıkıp bizi temsil ettin bence şartlara ve zamana göre iyiydinde. Düm Tek Tek hala Eurovision tarihinin favori şarkılarından birisi ve bir yerlerde çalınmaya dinlenmeye devam ediyor. Vay be üstünden 10 yıl geçmiş olduğuna hayret ediyorum. 

Bu arada Türkiye Eurovision şarkılarından oluşan Top 5’imi sizinle paylaşmak isterim

  1. Sertab Erener – Everyway That I Can – 2003
  2. Hadise – Düm Tek Tek – 2009 
  3. Şebnem Paker – Dinle – 1997
  4. Semiha Yankı – Seninle Bir Dakika – 1975
  5. Athena – For Real – 2004

Bonus – Ajda Pekkan – Petrol – 1980 (Canım Süperstarımın 15.  olup müziğe küsmesine neden olan şarkı)

YAĞIZCAN AKBULUT