863269c786
hakan-kahraman

HAKAN KAHRAMAN: SANATIN RENGİ YOKTUR, BU SEKTÖRDE HOMOFOBİYE YER OLMAMALI

GZone Dergi Kasım 2017 sayısının konuklarından biri de, henüz müzikteki kariyerinin başlarında olan bir yakışıklı: HAKAN KAHRAMAN

Hakan Kahraman’la GZone ekibinden Mert Bell söyleşti ve ona merak edilen soruları sordu.

İşte bu röportaj:

Nasıl bir çocuktun? Müziğe ilgin nasıl başladı?

Haşarı bir çocuktum galiba 😌 Öyle diyorlar. Hen hiç hatırlamıyorum gerçi.

Ama müziğe karşı ilkokul yıllarından beri bir yönelişim vardı. Koroda şarkı söylemek beni inanılmaz mutlu ederdi. Evde anne faktörü. Annem çok güzel türk sanat müziği söyler. Sesi resmen mest eder insanı.

Ortaokul yıllarında arkadaş çevremde buna göre şekillendi.

Stüdyoya girip şarkı kaydetmeye nasıl karar verdin?

Şan ve solfej dersleri alırken hiç böyle bir niyetim yoktu aslında. Tamamen biraz daha profesyonel bir bakış açısı kazanmaktı niyetim. İlerleyince söz ve müzik yapmaya başladım ve hocalarımız bizce bunlara yazık olmamalı diyerek beni kayıtlar için heyecanlandırdılar ve tamamen profesyonel bir hal aldı. Düzenlemeler, okumalar derken ortaya bir albüm çıkıverdi.

İlk albümün “Gidiyorum”da Rafet El Roman ile çalışmıştın. Onunla yollarınız nasıl kesişti?

Rafet el roman ile 2014 yılında enteresan bir şekilde bir araya geldik. Kendisi benimde çalıştığım hastaneye göz muayenesine gelmişti. Doktor arkadaşım benim projemden bahsetmiş kendisine. Orada iken şarkılarımı dinlemek istedi.” Nerden Bileceksin” isimli şarkımı çok beğendi ve prodüktörlüğümü üstlendi. Bu şekilde ilginç ve güzel bir tanışma olmuştu.

Yeni şarkın “Son Dakika”da öncekilerden farklı ne var? Neden bu şarkıyı seçtin?

Bir önceki şarkılarım slow ağırlıklı idi sadece slow şarkılar söyleyen biri olarak tabii ki anılmak istemem. Çünkü konserlerimde hareketli şarkılar çoğunlukta. Son dakika hem akılda kalıcılığı hem de günümüz modern bir düzenlemeye sahip olduğu için bu şarkıyı seçtim.

Bu şarkıda kimlerle çalıştın? Yazım ve stüdyo aşaması nasıl geçti?

Bu şarkının oluşması ve tamamlanması yaklaşık olarak bir yıl sürdü. Canlılar, kayıtlar, okumalar ve düzenleme eksiksiz ve tam anlamıyla güzel olsun diye biraz geniş zamana yaydık. Bu süre zarfında zaten Harun kolçak ile yaptığım düet müzikseverler tarafından beğenilerek dinleniyordu. Yani acele etmenin bir anlamı yoktu. O yüzden rahat rahat şarkınızı tamamlayıp dinleyicilerle buluşturduk.

Şarkının sözleri Osman Hekimoğlu düzenlemesi Ender Çabuker’e ait. Kayıtlar, Medya Müzik Stüdyosunda yapıldı.

Biraz da yakın zamanda kaybettiğimiz Harun Kolçak’tan bahsedelim. “Çeyrek Asır” albümünde sen de vardın. Bize biraz o albüme dahil oluş hikayeni anlatır mısın?

Harun Kolçak ile “Vermem Seni Ellere” şarkısında buluşmak benim için haytımın en değerli anlarından birisi oldu. Müzikal anlamda bir duayen ile bu şarıkıyı seslendirmek her şarkıcının hayal ettiği şey olmalı. Ben bu projede Harun Beyin yapımcısından gelen teklifke buldum. Umut Kuzey ve İskender Paydaş albümde olmalarını istedikleri kiişilere teklif getirdiker. Bunlardan birisi olmak mutluluk vericiydi.

Harun Kolçak ile stüdyo sonralarında arkadaşllığımız dostluğa dönüştü. Çok güzel anılarımız oldu. Bana, hayata ve müziğe dair farklı bir bakış açısı kazandırdı. İyiki hayatıma girmiş. Mekanı cennet olsun.

Canlı performanslar hakkında ne düşünüyorsun? Sahne çalışmaların var mı ya da yakın zamanda olacak mı?

Hayatım boyunca playbacklere karşı olmuşumdur. Çünki o mikrofonu eline alıp şarkı söyler gibi yapmak ve şarkının arkandan gelmesi, yanlızca dudağını oynatman ilk önce kendini sonrada seyirciyi bit anlamda kandırmaktır. Çünki İçinde hiçbir samimiyet yok. Her canlı okuduğumda farklı buluyorum farklı bir hava katabilirsin ve seyitcinin çok hoşuna gider. Haliyle nadir de olsa TV programlarında olabiliyor ama sahnede asla olmaması gereken bir şey.

Sahne çalışmaları ve konserlerim oluyor bunları sosyal medya hesaplarımdan yayınlıyorum.

Kendinle baş başa kaldığında nasılsın? Neler seni mutlu ediyor?

Yalnız kalmayı tercih ettiğimiz her an kendimize daha çok yaklaştığımız andır aslında. Ben yalnız başıma kaldığmda kendime bir kahve yapıp kitap okurum. Okumayı çok seviyorum bu aralar.

Türkiye’de LGBT bireyler özgürlükleri ile ilgili neler düşünüyorsun? Sence bizi gelecekte neler bekliyor? Ne yapmak lazım?

Homofobik bir insan değilim. Bütün toplumların bireylerinin birbirlerine saygılı olduğu sürece inanç ve yaşama özgürlükleri vardır. Bu bağlamda sosyal yapıya zarar verilmediği ölçüde insanların yaşantıları sorgulanmamalı.

İlk önce LGBT bireylerin sosyal yapı içinde pozitif davranış sergilemeleri gerektiği gibi kendilerini doğru bir şekilde ifade etmeleri gerekiyor. Çünkü her türlü toplumlar yadsıdıkları herşeye karşıdırlar. Mutlaka onları anlayan ya da anlamayan çıkacaktır. Böyle bir gerçek olup bu gözardı edilirse o zaman toplumsal uzlaşma sağlanamaz.

Müzik sektöründeki biri olarak mutlaka LGBT bireyler ile bir araya geliyorsundur. Senin sektöründe durum nasıl? Homofobi gözlemlediğin bir şey mi?

Müzik sektöründe elbette LGBT bireyleri ile bir araya geliyoruz. Ve işini gayet düzgün ve etkili yapan insanlar var. Benim de bazen fikir danıştıklarım var. Müzik ve eğlence sektöründe homofobiye rastladığımı söyleyemem açıkçası. Sanatın rengi yoktur. O yüzden zaten bu sektörde homofobiye yer olmaması gerekiyor.

Emel Yalçın’a Teşekkürler…

GZONE DERGİ KASIM 2017 SAYISI’nın tamamını aşağıdaki görsele tıklayarak okuyabilirsiniz.

Ayrınca Bakın

ASLI-KARASAC

HABERTÜRK TV’DE TRANSFOBİK AÇIKLAMALAR YAPAN PSİKOLOĞA MESLEK DERNEĞİNDEN TEPKİ

Haber Türk’teki bir programda “cinsel kimlikte genler ve kalıtımsal faktörün temel belirleyici olmadığını” savunarak çocuklarda ...