HAYATINDAKİ TÜM TRAJEDİ DERSLERİ İLE OSCAR WILDE

Yaşam editörümüz Kaan Arer, Ekim 2016 sayımız için ünlü eşcinsel edebiyatçı Oscar Wilde’ın dokunaklı hayat hikayesini derledi.

Wilde’ın kendisi bile dehasının en parlak göstergesinin yaşadığı hayat olduğuna inanıyordu. Ve tabii ki Wilde’ın 1900 yılında ölmesinden yıllar sonra onu anımsadığımızda asla yalnızca bir tek yapıtı aklımıza gelmez. Onunla ilgili asıl anımsadığımız şey hayatı – özellikle bu hayatın trajik yanı – olur.

Oscar Wilde’ın Tuhaf Ailesi

Oldukça tuhaf biri olarak tanıdığımız Oscar Wilde’ ı incelerken öncelikle ana-babasına bakmak gerekir çünkü tuhaflık ona aileden miras kalmıştır. Yazma yeteneğini yaşadığı dönemin tanınmış İrlandalı şairi olan annesinden almış olduğu tartışılamaz. Boyu 1.80 cm’ye yaklaşan annesi acayip kıyafetler giyer, başını da mücevherlerle ya da tüylerle süsleyerek daha da uzun görünürdü. Kendisine Francesca Speranza denmesini isteyen şair şiirlerini yalnızca İngiltere’ye karşı ve İrlanda’nın yararına yazmadığını, dizelerindeki duygunun bulaşıcı olmasını, İrlandalıların kendi hissettiği coşkuya kapılıp ülkelerini daha mükemmel hale getirmeyi hedeflediğini herkesin iyi bilmesini isterdi.

Wilde’ın babası daha da tanımış biriydi. Sir William Wilde hem göz hem de kulak üzerine uzmanlık yapmış bir doktordu. Göz ve kulak cerrahisinde öyle büyük ün yapmıştı ki günümüzde bile cerrahların kulakta mastoid ameliyatı uygularken yaptığı kesiğe Wilde kesiği denir. Ne yazık ki meslek hayatının orta yerinde kendini mahkemede buldu, çünkü ameliyat ettiği bir genç kadın kloroform etkisi altındayken kendisine tecavüz edildiğini söylüyordu. Davayı kaybedince adı büyük bir skandala karışmış oldu.

Oscar doğduğunda annesi elbette ki ona basitçe Oscar adını vermekten yana değildi. Francesca, “Adı Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde olacak!” diyordu. Ağabeyinin adı ise Willie’ydi. Tahmin edeceğiniz gibi ona da dört ad birden konmuştu ama herkes yalnızca Willie diyordu. Wilde 16 Ekim 1854’te Viktorya döneminin ortasında doğdu. Ömrü boyunca nefret edeceği bir dönemdi bu ve bütün yapıtları herkesin gururla övündüğü Viktorya ahlakını altüst etmeye yönelik olacaktı.

BU ÖZEL YAZININ TAMAMINI GZONE DERGİ’NİN “EKİM 2016 ” SAYISINDAN AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARA TIKLAYARAK ÜCRETSİZ OKUYABİLİRSİNİZ…