HOMOFOBİ BİR HASTALIKTIR: “EŞCİNSEL PANİĞİ” NEDİR?

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği'nden Prof.Dr.Doğan Şahin "Eşcinsel Paniği" olarak ortaya atılan kavram hakkında bilgi verdi.

Bu kavram ilk kez 1920 yılında psikiyatr Edward J. Kempf tarafından kullanılmıştır. Kempf’e göre eşcinsel paniği yaşayan hastaların çoğu, genellikle kendi cinsinden insanlarla uzun süre aynı ortamda vakit geçirmek zorunda kalmış kimselerdi.  Ordu kamplarında, okul yurtlarında, gemilerde ya da manastırlarda kendi cinsinden insanlarla uzun süre aynı mekânı paylaşan bu insanlarda eşcinsel olmakla ilgili bir korku ortaya çıkıyor ve klinik düzeyde bir panik tablosuna yol açıyordu. Ancak vakaların çoğunda olsa da tüm vakalarda bir süre önce hemcinsleriyle kapalı bir ortamda uzun süre kalmış olma öyküsü yoktu.

Kempf, 19 hastalık bir vaka serisi üzerinde yaptığı çalışmaya göre hastalar tipik panik belirtileri yanında baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi somatik belirtiler ve disosiyatif ve çeşitli psikotik belirtiler gösterebilmekteydiler. Psikotik belirtiler arasında kendisine kötülük yapılacağına, zulmedileceğine, zarar verileceğine ya da öldürüleceğine dair çeşitli hezeyanlar vardı.

Burton Glick, bu hastaların eşcinsellere karşı bir saldırganlık göstermediklerini, pasif göründüklerini ve çaresizlik hissettiklerini belirtmiştir. Korkup, pasif bir tutum benimseyip, sosyal etkileşimlerden kaçınarak başlarına gelebilecek eşcinsel ayartma veya saldırılardan kurtulmaya çalışıyorlardı. Bu konuda vaka bildirimi yapan üç yazar da (Kempf, Glick ve Herper) hastalarda bir saldırganlık gözlenmediğini ve eşcinsellere karşı saldırgan bir tutumlarının olmadığını bildirmişlerdi. Göstermiş oldukları bu klinik tablo ile en çok homofobik denmeyi hak eden insanlar bu kişiler olsa gerektir. Çünkü eşcinsellerden gerçekten korkuyorlardı. Muhtemelen hemcinsleri ile uzun süre dar bir mekanda bulunduklarında eşcinsel arzuları tetikleniyor, nasıl başa çıkacaklarını bilemediklerinden paniğe kapılıyor ve kaçıp saklanmaya çalışıyorlardı. 

Eşcinsel paniği DSM’de veya ICD’de yer alan bir tanı kategorisi değildir. Bugün ayrı bir tanı kategorisi olarak değerlendirilmemekte, hastanın klinik belirtilerine göre anksiyete bozukluğunun, obsesif kompulsif bozukluğun ya da psikotik bir bozukluğun bir öğesi olarak ele alınmaktadır.   

Ancak bu tablo insanların eşcinsellerle ilgili kaygı ve korkularını göstermesi bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Bugün yaygın bir sorun olarak görülüp incelenen homofobinin, klinik düzeyde ilk görünümünü oluşturması, homofobiye klinik bir hastalık olarak bakma yönündeki eğilimin temellerinden birini oluşturuyor olabilir.

Kaynak: CETAD