HOMOFOBİK ZORLU PSM BU KEZ DE ÇİN FİLARMONİ KONSERİNİ İPTAL ETTİ

Radkal’den Cem Erciyes, homofobisi yüzünden Boston’s Gay Men’s Chorus konserini iptal eden Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nin bu kez de yine “tepkileri” bahane ederek Çin Filarmoni Orkestrası konserini iptal etmesiyle ilgili yazdı…

Zorlu PSM, eşcinsel erkekler korosundan sonra bu kez de Çin Filarmoni konserini tepkilerden çekinip iptal etti. Güvenlik endişeleri tamam, ama ya iyi müzik ve iyi gösteri izlemek isteyenlerin hakları ne olacak? Bir performans sanatları merkezine bu konuda epey iş düşmez mi?

Yeteneği kadar kıyafeti de göz kamaştırıcıydı. Geçen hafta Lütfi Kırdar’daki İstanbul Müzik Festivali’nin kapanış konserinde sahneye çıkan Çinli piyanist Yuja Wang’dan söz ediyorum. Pullu simli, yerlere kadar uzanan elbisesi ve çok yüksek topuklu ayakkabılarıyla evet dikkat çekici derecede şık ve güzeldi. Ama salonda bir heyecan fırtınası gibi esen, dakikalarca ayakta alkışlanmasını, üç kez sahneye çağırılıp iki bis seslendirmesini sağlayan şey yeteneğine duyulan hayranlık oldu. 27 yaşındaki Yuja Wang, kibarlık gösterip biste de Fazıl Say’ın Türk Marşı uyarlamasını seslendirdi. İkinci yarıda sadece BİFO’nun çaldığı konserden, eminim o da bizim gibi mutlu ayrılmıştır. Hatta biraz daha erken çıktığı için belki, Beyoğlu’nda bir tur atmak istemiş olabilir. Ya da Boğaz’da manzaralı bir kulübe gitmek filan… Neyse ki o günlerde İstanbul sokaklarında Çinli avı başlamamıştı… Bize güzel bir konser vermek için İstanbul’a kadar gelen ve hepimizin hayranlığını kazanan Çinli sanatçının, sokakta sırf çekik gözleri nedeniyle taciz edildiğini düşünmek bile istemiyorum. Korkunç.
Ama bu korkunç şey pek çok uzak doğulunun başına geliyor Türkiye’de. Hem de günlerdir. Hem de bir türlü sona ermiyor. Milliyetçiliğin nasıl da kolayca coşup taşabilecek bir ruh hali olduğunu biliyoruz tabii ki. İnsanları milliyetlerine göre yargılamak fena bir şey. Saçlarına, gözlerine, ten renklerine göre, yani fiziksel özelliklerine göre dost ya da düşman ilan etmekse en ilkel düzeyde ırkçılıktan başka bir şey değil. Dün, “Biz en küçük bir kıvılcımla ırkçılık cehennemine dönüşme potansiyeli olan bir ülkeyiz” diye biten yazısında Ezgi Başaran halimizi gayet iyi anlatıyordu.
Çin klasik müzikte mucizeler yaratan bir ülke. Geçen sene Lang Lang’ı izlerken gündeme gelen 1 milyon küçük piyanist efsanesi, Yuja Wang’ı dinlediğimiz konserde de dilden dile geziyordu… Çin’in en az piyanistleri kadar iddialı Filarmoni Orkestrası da bir konser için İstanbul’a gelecekti. Ama bu Çin düşmanlığı coşup taşınca Zorlu PSM’deki konser iptal edildi. 18 Ağustos’ta yani, bir ay sonraki bir konserden söz ediyoruz. 130 kişilik orkestranın beraberinde gelecek diğer Çinlilerle birlikte güvenliğini sağlamak, Zorlu PSM yöneticileri için belli ki zorlu bir meseleye dönüşmüş. Karşı tarafın da rızasını alıp konseri ‘ileri bir tarihe’ ertelemişler. Dün akşam ulaştığım, işin başındaki isim Murat Abbas, “Bu turne zaten lojistik olarak zordu. Sözleşmesi yoktu, konseri duyurmamış, biletleri de satışa çıkartmamıştık. Tam da bu sırada olaylar çıkınca karşılıklı olarak güvenlik meselesi ortaya çıktı. Bir sonraki turne daha kolay olduğu için de etkinlikten vaz geçildi” diye özetliyor durumu. Abbas’ın verdiği bilgiye göre Çin Filarmoni’yi 2016 sonbaharında dinleyebileceğiz. O vakit içinde bizim de olduğumuz bir Balkan turnesi yapacaklarmış…
Her şey tamam ama şu da var ki Zorlu, risk almayı hiç sevmiyor. Eşcinsel karşıtı tepkilerden çekinip Boston Gay Men’s Choros konserini iptal etmelerinin üzerinden daha bir iki ay geçmemişken, şimdi de Çin Filarmoni konserinin iptal edilmesi sevimsiz bir durum. Zorlu’nun programını yapanlar ne festivaller görmüş, klüpler yönetmiş, müzik aleminin tecrübeli isimleri. Her tür organizasyonun, belli bir risk ihtiva ettiğini, bu riskler arasında toplumsal tepkilerin de olduğunu bilirler. Birilerinin eğlendiği, uğruna büyük bilet paralarını gözden çıkarttığı bir gösterinin, başka birilerinin hiç hoşuna gitmemesi her zaman mümkün. Tabii ki bu olayda esas kabahat, kendisine uymayan her şeye cephe alan, sanatçıları hedefe koymayı matah bir şey sayan bir hayat görüşünü temsil edenlerde. Ama birilerinin iyi müzik dinleme, eğlenceli gösteri izleme hakkı için de gayret göstermek lazım. O gayreti de adı Performans Sanatları Merkezi olan bir yer göstermeyecekse kim gösterecek! Zorlu’nun işte bu soruyu önüne koyup düşünmesi, ‘iptal eden’ değil ‘kucak açan’ bir mekana dönüşmesi lazım.

Kaynak:Radikal