HÜLYA AVŞAR: ”ZEHRA BİR GÜN BANA EŞCİNSELİM DERSE, BAŞIMIN ÜSTÜNDE YERİ VARDIR.”

Türkiye’nin en büyük markalarından biri, Hülya Avşar ile GZONE DERGİ Eylül sayısı için yaptığımız ve çok konuşulan röportajın tamamı:

RÖPORTAJ: MURAT RENAY

Aşk Büyükse albümünü birçok müzik türünü bir arada topluyor, peki siz son albümünüzü nasıl tanımlıyorsunuz?

Hiçbir şekilde özel bir tanımlamam olmayacak çünkü albüm konusunda her yaptığım albüm her zaman geride kalmıştır, hep bir sonrasını çok daha farklı yapmaya çalıştım. Bu albümde sevdiğim şarkılar çok ama geçmişe baktığım zaman çok çok yıllar öncesine baktığım zaman mesela 10 sene öncesi yaptığım albümlerde çok daha fazla sevdiğim şarkılar var. Bu demek oluyor ki hiçbir albüm benim için ayrı değil. Sadece o senenin yapılmış olan bir ürünü, özel bir yeri hiçbir zaman omadı. Bu albümün de öyle özel bir yeri yok ancak sevdiğim şarkılar var ve zaten bu albüm en çok klip çektiğim albüm oldu. Ama bundan sonra albüm yapmayacağım, single yapmayı düşünüyorum en doğrusu o. Mesela o zaman o şarkı daha çok sevdiğim bir şarkı olabilir onun için şu anda albümlerimin ya da şarkılarımın özel bir yeri yok. Ama sinema filmlerim için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, hepsinin ayrı bir yeri var.

Hala “Yar Senin Derdin Ne?”, “Aradın Mı?” şarkılarınızı dinlerken bir o yana bir bu yana sallanmadan duramıyoruz, peki sizi en çok eğlendiren, dinlemeye doyamadığınız şarkınız hangisi?

Biraz evvel dediğim gibi, her gelen yeni şarkı diğerinin yerini alıyor. Onun için direkt bu şarkım açıkçası şu anda aklıma da gelmiyor belki de. Mesela bu son albümde “Koca Lazım” beni eğlendiriyor şu anda ama daha sonra daha çok eğleneceğim bir şarkı çıkabilir. Albüm o yüzden her sene gelip geçici bir ürün olarak kalıyor benim için.

Birçok gey hayranınız var ve sizi gerçekten çok seviyorlar, peki sizin eşcinsel camia ile ilişkiniz nasıl, yakın gey arkadaşlarınız, çalışanlarınız var mı?

Ben herkesi insan olarak görüyorum, eşcinsel ya da heteroseksüel bu benim için çok önemli değil. Evet asistanım gey, fakat eşcinsellerin benim için ne bileyim, bir tek farkı var tek önemsediğim, duygularından mıdır, hissettiklerinden midir nedir, gerçekten çok akıllı ve kıvrak zekaya sahip oluyorlar. Dolayısıyla bu benim için çok önemli, herkeste olmayan bir zeka ve espri kabiliyeti oluyor. Onun için onlarla birlikte olup keyifli vakit geçirmekten zevk alıyorum. Bu arada bir o kadar da tehlikeli olduklarına inanıyorum, onların canını yaktığınız zaman gerçekten bulunduğunuz yeri terketmekte fayda vardır diye düşünüyorum. O da onların güçlerini gösteriyor. Tamamen düşüncelerim bu. Ancak her zaman, her şekilde yanlarındayım. Bu tamamen benim şahsi yıllardan beri düşüncem.

Hiçbir zaman bir Ajda Pekkan ya da Hande Yener gibi olmasa da daha duygusal daha başka bir gay hayran kitleniz var, peki sizce sizin gay hayranlarınızı ayıran en büyük özellik nedir?

Bunun cevabı aslında sizde, ben bunun cevabını veremem. Sinema filmlerim olsa gerek diye düşünüyorum, zaten bu saydığınız isimler ikisini de seviyorum o ayrı ancak ben sinema filmlerimle girdim dünyanıza diye düşünüyorum, bundan sonra da böyle olacak.

Aynı zamanda Twitter, İnstagram gibi sosyal medya ağlarında çok aktif olarak sizi görüyoruz, bu günlerde… Sosyal medyanın olmadığı zamanlar ve şimdiki zamanı karşılaştıracak olursak ünlüler ve hayranları arasında sizce ne gibi değişiklikleri oldu.

Çok önemli bir değişiklik oldu. Bir kere basının, medyanın tanıttığı kişilikler olmadığımızı anladılar, Çünkü, koyduğun resim, yaptığın yorumlar çok önemli. Dolayısıyla senin gerçek kişiliğini tanıtan bir mecra olduğunu düşünüyorum. Benim için çok önemli. Baya bir fark olduğunu düşünüyorum. Yani artık gerçekten ya sevdiğiniz kişiyi daha çok sevdiğiniz ya da nefret ettiğinizi düşünüyorum. Ya da sevginizin azaldığını veya çok daha fazla çoğaldığını düşünüyorum. Mutlaka bu duygular samimi olarak geçiyor diye düşünüyorum.

Zamanında Hülya dergisinde eşcinsellerin, başörtülülerden daha çok ezildiğini söylemiştiniz, peki şimdiye baktığınızda o günden bu güne değişen bir şeyler var mı Türkiye’de sizce?

Valla bence iyiye giden bir şey var herşeye rağmen. Özellikle Gezi’den sonra herşey çok daha farklı olmaya başladı, Onur Haftası Yürüyüşü daha kalabalık, birçok yerde eşcinsel çalışana rastlıyorum hatta ağırlıklı olarak ve de baskın da olduklarını düşünüyorum. Bana göre bir ilerleme var ancak tabii transların durumu hala büyük sorun Türkiye’de, zorunlu olarak seks işçiliği yapmak zorunda kalmalarından tutun da, uğradıkları şiddete kadar, ancak o konuda da iyi şeyler oluyor, görüyorum mesela Michelle Demishevich var, trans bir muhabir, çok başarılı buluyorum.

Bir anne olarak, kızınız ya da çocuğunuz size eşcinsel olduğunu açıklasa tepkiniz ne olurdu?

Bu soruyu bana yıllar önce sorsaydınız gerçekten başıma çok büyük bir olay gelmiş gibi düşünüp üzülebilirdim. Daha doğrusu niçin bu ortamda bu kadar ikinci sınıf olarak görüldüğünüzü düşündüğüm için üzülürdüm, hayat şartlarınızın zorlaşacağı için üzülürdüm. Ama şimdi büyük söylememek lazım ama evladımdır, başımın üstünde yeri vardır, ayrıca da bana hiç garip gelmiyor bana şu anda. Bilmiyorum zaman değişti, belki insanın kendi çocuğuyla ilgili duyguları değişik olabilir ama hiç garip gelmiyor şu anda hiç olayı büyüteceğimi sanmıyorum.