İDEALLER, İDEALLEŞTİRDİKLERİMİZ VE İDEOLOJİLER

GZone Dergi yazarlarından Uzm. Klinik Psikolog FERHAT JAK İÇÖZ, Gzone Dergi Eylül 2015 sayısı için İDEALLER, İDEALLEŞTİRDİKLERİMİZ VE İDEOLOJİLER’i yazdı. İşte yazarın dergide yayınlanan makalesi…

Yazan:Ferhat Jak İçöz

Hafif politik içerikli bir yazı için koyuldum yola, tabii bir psikolog ne kadar politik olabilir (veya olmalı), önemli bir soru. Sonra işin kökenine bakmaya karar verdim. İnsanlar neden politika yapıyorlar? Politikanın çıkışı nereden? Derken çağrışımla aklım ideoloji kavramına takıldı. En nihayetinde herkes belli ideolojiler çerçevesinde bir politik duruş sergiliyor, öyle ya da böyle. Peki bütün bunların birey için anlamı ne?

Bu inanılmaz indirgemeci giriş paragrafım için bütün politika bilimcilerden özür dilerim, ama asıl lafa gelmek için kısa kesmek lazımdı.

İdeoloji kelimesinin kökü idea kelimesinden gelir. İdea, tam çevirisi ile fikir demektir. İdeal kelimesi de idea’dan gelir aslında. Teoride en iyi olan anlamında kullanıyoruz. Ve ister istemez her bireyin ideaları, idealleri ve bilse de bilmese de bir ideolojisi var. Burada ideolojiyi geniş anlamıyla, hayata bakış, duruş olarak kullanıyorum.

Tabii bu basit genellemenin katman katman kaldırılacak çok yönü var. İdealarla başlayalım her şeyden önce. Bir dönüp kendinize bakın. Nasıl fikirleriniz var? Konu önemli değil. Hayata karşı tavrınızı belirleyen bu parçacıkları tanımaya çalışın. Her fikrinizi “ben … diye düşünüyorum” diye sahiplenmeye çalışın, bakalım nasıl olacak? Tabii laf sahiplenmekten açılmışken, fikirleriniz acaba ne kadar sizin? Ne kadar ailenizin? Ne kadar toplumun? Fikirleriniz sadece fikirleriniz olarak kalmasınlar, üzerlerine düşünün.

İdealardan bir kısmı daha değerli, daha kabul edilir, bir kısmı ise daha yasaklı, daha bastırılası. O daha değerli olanlardan bazıları ön plana çıkar ve “böyle olmalı” dediğimiz bazı değerler ifade etmeye başlar. Tam olarak ideal buna diyoruz. İdeal iş, ideal arkadaş, ideal aile, ideal partner, idealler bir çok kavramı ve deneyimi çerçeveleyebilirler. Bir dönüp bakın, idealleriniz var mı? Varlarsa neye benziyorlar? Nereden geldiler? Sabitler ve kendi arzu ve deneyimlerinize veya herkese rağmen orada öylece sabit mi duruyorlar? Yoksa akışkanlar mı, üzerine düşünülmeye açıklar mı? Yoksa hiç mi idealiniz yok? Bu nasıl bir şey? İdealsiz yaşamak aslında bir açıdan rehbersiz yaşamak gibi bir şey. Nasıl bir iş bana iyi gelirdi, nasıl bir partner veya nasıl bir hayat bana iyi gelirdi sorularının hepsinin cevabı bir ideale işaret eder. Bunlardan yoksun olmak nasıl bir şey? Veya belki de bunların çok ulaşılmaz olması ve bunların altında ezilmek?

Ve idealler birleşip ideolojileri oluşturur. Her birimizin aslında fark etmeden bir kişisel ideolojisi var. Bize neyin iyi, neyin kötü, neyin yapılabilir, neyin kesin yapılması gerektiğini ve neyin kesinlikle yapılamayacağını gösterirler. Sizin hayat ideolojiniz neye benziyor. Neye adanmış bir hayat anlatıyor size? Hiç düşünmüş müydünüz bunlar üzerine? Hayat ideolojiniz kendinize sadık bir ideoloji mi, yani kendinize iyi gelenler üzerine bir ideoloji mi, yoksa sadece başkaları için var olmayı öneren bir ideoloji mi? Bununla yaşamak nasıl bir şey? Nasıl olmasını isterdiniz?

Sonuca gelecek olursam, idealara, yani fikirlere sahip olmak insan olmanın bir parçası. Ve ister istemez farklı kaynaklardan ediniyoruz, derliyoruz fikirlerimizi, bu da son derece olması gerektiği gibi. Ama bu sürecin ne kadar farkındayız? Aynı şekilde, ideallerimiz olması gerekiyor, bir şeyleri idealleştirmemiz gerekiyor, ama o idealleştirdiklerimizle, ideal adlettiklerimizle nasıl bir ilişki kuruyoruz? Başkalarının ideallerini hiç sorgulamadan yutup hayatlarımızı bunun peşinden mi harcıyoruz? Yoksa kendimize ait idealler o kadar büyüyor ki bir süre sonra bizi ele mi geçiriyor? Onlar bizim rehberimiz olacaklarına biz onların kölesi mi oluyoruz?

Benzer soruları ideolojiler için de sormak çok yerindedir. Evet, her birimizin kişisel bir ideolojisi olmalı, üzerine düşünülmüş, bizim seçtiğimiz ve sorumluluğunu alabileceğimiz bir ideoloji. Ancak bununla beraber ideolojiler beraberinde bir çelişkiyi getirirken; onlara hem rehber olarak ihtiyaç duyarız, hem de gerektiği hızda, gerektiği yerlerde değişmelerine izin vermemiz gerekir, ufak ufak tazelememiz, güncellememiz gerekir. Sizin kendi ideolojilerinizle aranız nasıl?

Yine bol sorulu bir yazı oldu. Herkese tazelenen idealleri ve ideolojileriyle tazeleyici günler dilerim.

 

BU MAKALE GZONE DERGİ EYLÜL 2015 SAYISINDA YAYINLANMIŞTIR.

DERGİYİ AŞAĞIDAN HEMEN OKUYABİLİR, İNDİREBİLİR VEYA MOBİL UYGULAMALARIMIZDAN OKUYABİLİRSİNİZ

 

gzone indir ikon

google

apstore