İŞTE BU BİZİM HİKAYEMİZ: B VE C’NİN AŞIRI ACIKLI ÖYKÜSÜ

GZone Dergi, eşcinsel aşka adadığı Haziran-Temmuz 2019 sayısında bu kez İstanbul'dan lezbiyen aşıklar B ve C'nin hastalıklarla güçlenen aşk hikayesini onların ağzından dinliyor.İşte bu yazı:

(Fotoğraflar temsilidir)

Nerden başlayıp nasıl anlatacağımı biliyorum aslında. Sorun şu ki anlatmaya hazır miyim? Sahte bir e-mail adresi ile işe koyuldum gibi. Kimliğimi gizleme konusunda hiç bir çaba sarf ettim bugüne kadar ama konu benim kimliğimin dışında olunca saklamak zorunda kalıyor insan. Zaten anlatacağım şeyler de pek inandırıcı değil insan yaşarken bile inanamıyor sonuçta.

     Bugün tam 13 ay oldu. 13 ay önce dudaklarımız ilk defa birbirine değdi. Elimiz ilk defa birbirleriyle kavuştu. Karaköy’ün ıssız sokaklarında dudaklarım bir kez daha onun dudaklarına temas edebilmek için hızlıca bir kenara çekti onu. Ve bizim aşkımız bu şekilde başlamış oldu. Gerçi sadece benim aşkım yani hikayenin anlatıcısı C.’nin aşkı böylece başlamış oldu. Bu bizim ikinci buluşmamızdı ilk buluşmamız ilk defa gittiğim bir AVM’nin kahvecisinde onun işten geldiğini görüp kışkışlayarak eve yollamam şeklinde olmuştu.

      Ondan da B. diye bahsedeceğim. B. ile o gece başlayan ilişkimiz halen devam ediyor. Mutlu sonlar bir son olduğu için mutlu olamaz bence devam eden süregelen hikayeler mutludur. Bizim hikayemiz de her şeye rağmen herkese rağmen kendimize rağmen mutluluk dolu aslında. 

      C. Üniversiteyi yeni bitirmiş stajını yapan bir kişi. İstanbul’a üniversite için gelip cinsel kimliği ve özgürlüğü için İstanbul’da kalmayı secmiş bir kişi ve yalnız. Hepimiz gibi herkes gibi yalnız. Uygulamalardan chatroom’lardan sosyal medyadan sürekli olarak insanlarla tanışan insanların onu sevmemesine değer görmemeye alışık bir kişi. Her ne olursa olsun ayakta durmaya çalışan bir kisi. -Seren Serengil’in Ceren Cerengil hikayesine dönüyor bu olay biraz biraz- neyse diyeceğim o ki okul yeni bitmiş parasız sevgisiz ve yalnız birisi.

     B. ise…. 

     burayı boş bırakıyorum kendisi doldursun.

     “B ise aslında çoktan mezun olup kendi alanında kariyer kasacak iken saçma sapan uğraşlara girip standartların hayalleri olduğunu düşündüğünden hayatını daha da zorlaştıran kararlar almış birisidir. Hala okulu bitmemiş okuldan atılma tehlikesi ve ailesi ile yaşanan sorunlar arasında sıkışıp kalmış birisidir.(kendisine bir denyo dedi ama bütüne uygun olmadığından buraya almadım.)”

  İlişkinizin ilk bir ayında benim mesai bitiminde B.yi görebilmek için B.nin çalıştığı mağazaya her gün giderek 30 dakikalık yemek molasını birlikte geçiriyorduk. Hayatımın belki de en güzel 30 dakikalarıydı. Yemekler benden çaylar B.den oluyordu. Muhteşem vakit geçiyorduk eğleniyorduk ve hiç susmuyorduk. Şu an bile o 30 dakikaları her ayrıntısına kadar hatırlıyorum. Beni ailesi ile tanıştırdı. Beni arkadaşları ile tanıştırdı. Ailesi ailem arkadaşları arkadaşlarım oldu şimdi bile bu böyle. 

    B. ve C.’nin aşırı acıklı ama mutlu hikayesini bu şekilde 13 ay sürmedi tabiki ilişkimizin 2. Ayında artık her şey yerli yerine oturması ve birbirimize ait olmamız için bir karar aldık ve test yaptırmaya karar verdik ortak kararımızdı. Beraber sizlerin de bildiği Şişli Belediyesi’nin kliniğine gidip kanlarımızi verdik. Bir kaç gün sonra beraber sonuçlarımızı almak için beklemeye başladık. İlk önce B. çıktı üst kata. Daha önce de test yaptırmıştım. Sonuçlar en fazla 1 dakikada açıklanıyordu. Ama B. Yukarıdan inmiyordu. Dakikalar dakikaları kovalıyor oturduğum yerde kulağımda sadece akvaryumun sesi yankılaniyordu. B. Hala merdivenlerden inmemişti. Yukarı çıkmak istediğimde güvenlik engel olmuştu. İcim içime sığmıyordu. Sonunda B. Çok uzun bir süre sonunda aşağıya indi direkt olarak dışarı çıktı yüzünde yarı ifadesiz yarı tebessüm ile HIV pozitif olduğunu söyledi. Ne yapacağımızı bilemedik. İkimiz de saşkındık. Genelde soğuk kanlıyımdır ama o gün değildim. Yukarı çıkıp kendi sonucumu aldım. Görevlinin sonucumu verirken gizliliği hiçe sayıp sonucumu açıp “korkulacak bir şey yok negatifsin” dediğini hatırlıyorum çünkü HIV+ olmak korkulacak bir şeydi sözde bilinçli görevli için bile. Aşağıya koşarak indiğimi ve etrafa bakindığımı B.yi göremediğimi hatırlıyorum. Yoktu, gitmişti ve ben bir saniyelik olsa bile araftaydım. B. Diye yüksek sesle seslendiğimi hatırlıyorum sonra duvarın arkasında belirdi. “Gitmedim korkma” dedi. Göz yaşlarıma engel olamadım. Metroya caddeye göz yaşlarımı bıraktığımı hatırlıyorum. B. ise “ne yapıyor bu salak drama queene bağladı” şeklinde beni teselli ediyordu. O çok güçlüydü o gün ben ise kırılgan. 

   Bir kaç ay hastane günlerimiz geçti. Onu yalnız bırakmamak için elimden geleni yaptım. Bazen kırdım onu ama istemedim hiç kırmak çünkü onun kadar ben de Hiv+ ile yeni tanışmıştım. Bu onun hastalığı değildi. İliskimize aitti ve her aşamasını birlikte yürütmek zorundaydık. Sadece bir virüstü güçsüz zayıf bir virüs ve bunu yenebileceğimizi biliyorduk ve yendik. Çok yeni idi. O kadar kolay oldu ki o virüsü yenmemiz sadece bir kaç ayda viral yükü sıfıra indirdik.

     Aşırı acıklı ama mutlu hikayemizde hayallerimizi yaşayarak devam etti. Karma, tanrı, kader adına ne derseniz deyin bizi sınamadan bırakmıyordu. B.nin ailesinin evinde kaldığım bir gün boğazımda bir şişlik oluştu. Önemsemedik bağıra çağıra şarkı söylediğim için şiştiğini düşündük. Bir kaç hafta sonra hastaneye gittiğimde doktor bir dizi test yaptırdı. En son biyopsiye kadar gitti iş. B.ye haber vermemiştim. Önemsemiyordum çünkü sürekli hasta oluyordum ve genelde önemsiz şeylerdi. Bir arkadaşım hastalanıp hastaneye gidince ben de bari sonucumu alayım diye gittim. Biyopsi sonuç kısmında “papiler ca” yazidiginda bu ne ki oldum. 1 saniyede internetten arattım. Ve kanser olduğumu o an öğrenmiş bulundum. 

     Basit bir kanserdi. Doktorlardan sürekli olarak şu cümleyi duydum. Eğer bir kanser olacaksa insan “papiler ca” olsun çaresi var. 14 günde 5 ameliyat olarak depresif nöbetler geçirerek bu kolay kanserin bir kısmını atlattım. Her ameliyattan çıktığımda onun gözlerini gördüm. Her gözümü açtığımda onun elimi tutuşunu gördüm. Hiç bir şey umrumda değildi sadece onu görmek istiyordum ve o yanımdan bir an olsun bile ayrılmıyordu. Ailem bu yaşanan süreçte hem benim cinsel kimliğimi hem de B.’nin Hiv pozitif olduğunu öğrendi. Tabiki de pek hoş şeyler yaşanmadı o hastane odasında. Ama her şeye herkese rağmen yanımdaydı ben de onun yanındaydım ve birbirimizi bırakmaya hiç bir şekilde niyetimiz yoktu. Öyle de oldu. Hastanede kan bağımın olduğu bir kişi bile yoktu belki ama benim ailemden birisi olan ruhum aşkım B. Hemen yanımdaydı. Ailemden birisi olarak.

       Aslında anlatılacak o kadar çok olay o kadar çok ayrıntı var ki. Hepsi B ile beni “biz” yapan ama daha fazla ayrıntıya gerek var mı bilmiyorum. Küçük ama mutlu evimizde her eşyasını tırnaklarımızla kazıyarak hazırladığımız evimizde, ben koltukta otururken o masada  pazartesi gireceği final sınavına hazırlanıyor. Birbirimizi seviyoruz birbirimize güveniyoruz birbirimize aşığız bunları belki cümleler anlatmaz ama insanlık halleri anlatabilir. Her şey insanlar için ve insan yanındaki ile güçlüdür. Beni ben yapan sevgilim B. Seni seviyorum. Yanımda olduğun için de çok teşekkür ederim. 

Mail ismine kanmayın gay çiftiz. Sadece tanınmak istemedik gerçi çoğu arkadaşımız hikayeyi okursa kimliğimizi anlayacaktır ama olsun. Size fotoğraf da göndermek isterdik yüzlerce fotoğrafımız var ama Türkiye şartları malum. Umarım bir gün her şey güzel olur. 

Sevgilerle.