İŞTE DUDAKLARIYLA CENK EDENLER: KUİR PERFORMANS SANATÇILARI

GZone Dergi Kasım-Aralık 2018 sayısının özel çekiminin konukları, Dudakların Cengi isimli etkinlik serisinde kuir performans sergileyen isimler: Ceytengri, Florence Konstantina Delight, Madister, Pasif Galaxia Aşırı ve Svetlena Romanof.

Kuir performans sanatçıları Ceytengri, Florence Konstantina Delight, Madister, Pasifica Galaxia Aşırı ve Svetlena Romanof ile GZone’a özel yapılan fotoğraf çekimi ve röportaj aşağıda.

Fotoğraflar: Baturalp Yılmaz

Röpörtaj: Sıla Nur Özer

Moda Editörleri: Bedirhan Taşçı & Serhat Pabuccu

 

CEYTENGRİ

Öncelikle ” Dudakların Cengi”* ile  başlayalım. Kimdir bu işin yaratıcıları? Nasil ortaya çıktı bu performans?

Dudakların Cengi çok büyük bir ihtiyaçtan doğdu aslında. Yeni başlayan queer performans sanatçılarının kendilerini gösterebilecekleri bir yere ihtiyacı vardı. Cinsiyet ikiliğinden bıkmış insanların özgür hissedebileceği, gelip şovlarımızı izleyip kafalarını dağıtabilecekleri bir etkinliğe ihtiyacı vardı. Etkinliğimizi yaptığımız yerlerin müşteriye ihtiyacı vardı. 

Sahnede, o büyülü spot ışıklarının altında tüm gerçekliğinle olma hissini anlatır mısın?

Sahne kendimi en canlı ve en uykuda hissettiğim yer olabilir. Hiçbir performansımı sahneden indikten sonra hatırlamıyorum. Elimi kolumu nereye savurduğum, kimin yüzüne baktığım, şarkının neresinde ne yaptığım çoğu zaman aklımda kalmıyor. Tuhaf bir transa girmek gibi. 

İnsanların aslında tek ve basit bir mottosu olmalı. ‘Kendin olmak’. Peki her farklı kostümle ve duyguyla, her defasında başka bir sen ve o sende kendinle karşılaştığımı söyleyebilir miyiz?

Kostümler belli bir stilin ve benim o anki maddi durumumun çapında değişse de duygular hep aynı aslında. Peruğumu takıp topuklularımı giydiğimde, rujumu sürdüğümde evime gelmiş gibi hissediyorum. 

Bir çok performans sergiliyorsunuz, sahnede en çok hangi kimliğini anlatmayı seviyorsun?

Komedi, gotizm ve seksi aynı potada eritmeye çalışıyor ve başarıyorum. Bir nekrofilin ıslak rüyasıyım. 

Bir gösteriye hazırlanmak  ne kadar zamanını alıyor?

Performanslarımda bir konsept, bir sürpriz, şarkının çarpıkça yorumlanmasını seviyorum. Üç dakikalık bir şarkıya sadece dans edersem seyircileri geçtim benim bile canım sıkılıyor. O yüzden şarkı dinlerken hep buna lipsync yapabilir miyim, yaparsam nasıl yorumlarım diye düşünüyorum. Mesleki deformasyon gibi artık. Aklıma bir fikir geldiğinde de olabildiğince çabuk hayata geçirmeye çalışıyorum. 

Bu performans sanatını icra eden, ilham aldığın birileri var mi?

Tarz olarak Sharon Needles ve Violet Chachki’ye benzetiliyorum genelde. Etkilenmediğimi söylesem yalan olurdu. 

Ne kadar zamandır sahneye çıkıyorsun? Sahneye çıkmadan önceki zamanlarınla, şimdiki sen arasında yaşadığın farklılıklar oldu mu?

Çocukluğumdan beri sahneye çıkıyorum ama drag yapmaya başlayalı 8 ay oluyor. Drag yapmaya başladığımdan beri cinsiyetimin akışkanlığıyla daha barışık ve daha rahat hale geldim ve bunu daha korkusuzca dışarı vurabiliyorum. 

Daha geniş kitlelere ulaşmak, daha çok insana performans sergilemek icin ihtiyacınız olan nedir? Neden gösterinizi daha çok insan bilmesin?

Her şeyden önce katledilme riskinin azalması gerekiyor. Bunun dışında daha çok ve çeşitli mekanlarda gösteri yapabilsek, medyanın çeşitli kolları -film, klip, Youtube videoları, bloglar- dragi daha fazla konu alsa daha geniş kitlelere ulaşabilirdik. Lin Pesto’yla Sana Neler Edeceğim coverına klip çekip yayınladığımızda müzik blogları klibin haberini yaparken yönetmeni yazıp benden veya adımdan bahsetmemişlerdi mesela. 

Geleceğe dair hayalini merak ediyoruz.  Gelecekteki sahne performansını ve hedeflerini?

Yaratıcılığımı tek bir sanat dalına sınırlamak, her ne kadar drag çok yönlü bir sanat olsa da, kısıtlayıcı geliyor. Bu yüzden oyunculuk, yazarlık ve müzik de yapmak istiyorum. Senaryo yazarlığı aracığılıyla kendi hikayelerimi ve komünitemi anlatmak istiyorum. Müzik konusunda da eli kulağında diyebilirim™.

Kostüm ve aksesuarlardan bahsedelim.  Her biri birbirinden iddialı ve gösterişli. Bu parçaları birleştirmeyi ve karakterini göstermeyi nasıl öğrendin?

Drag’e başlarken gotik diye adımın çıkacağını hiç tahmin etmemiştim. Sanırım stilim kendi kendine böyle bir yol aldı. Performanslarımda şehvet, öfke ve hüzün anlatıyorum. Kıyafetlerim de bunu yansıtıyor çoğu zaman. 

FLORENCE KONSTANTİNA DELIGHT

Öncelikle” Dudakların Cengi”* ile  başlayalım. Kimdir bu işin yaratıcıları? Nasil ortaya çıktı bu performans?

Dudakların cengini karaoke gecesi gibi düşünebiliriz aslında partiye gelen herkes şarkısını açtırıp performansını yapabiliyor. Etkinlik sadece belli queer performans sanatçılarına alan açarken diğerlerine yer verilmemesi nedeniyle ortaya çıktı aynı zaman da bu deneyimi yaşamayanlara bir kere de olsa deneyeyim diyenlere imkan veren bir alan oldu.

Sahnede, o büyülü spot ışıklarının altında tüm gerçekliğinle olma hissini anlatır mısın?

Sahnede kendi gerçeklerimle değil toplumun tüm gerçeklerini bir araya getirip insanları sorgulatarak varoluyorum aslında. Bunu yaparken  büyük bir yük taşıyorum ama aynı zamanda da karşılaştığım ilgi sayesinde kendimi inanılmaz güçlü hissediyorum. İzleyenlerin kafasındakileri bir araya getirip karıştırıp büzüştürüp güçlendirip onlara tekrar sunuyorum, bu açıdan sahnede kendimi sirklerde görüntüyü bozan aynalara benzetiyorum.

İnsanların aslında tek ve basit bir mottosu olmalı. ‘Kendin olmak’. Peki her farklı kostümle ve duyguyla, her defasında başka bir sen ve o sende kendinle karşılaştığımı söyleyebilir miyiz?

Bir açıdan söyleyebiliriz sahneye çıkmadan önce karakter kafamda biraz benden biraz yolda gördüğüm yaşlı teyzeden biraz sert ve isyankar ergenlik dönemindeki karakterlerden oluşuyor. Bunun üzerine mekana girdiğimde insanlarla iletişim kurdukça  sahneye çıkana kadar karakter biraz daha şekilleniyor ve müzik başlayıp bitene kadar da şekillenmeye yeni detaylar kazanmaya devam ediyor. Her tecrübemde o karakter biraz daha büyüyor ve gerçekliğe yaklaşıyor. O gerçekliğe yaklaştıkça ben de o karaktere toplum tarafından absürt olarak yakıştırılabilecek özellikler ekliyorum.

Bir çok performans sergiliyorsunuz, sahnede en çok hangi kimliğini anlatmayı seviyorsun?

Sahnede arsız ,3 üniversite mezunu, kendini kitaplara vermiş bekar cinselliğini rahatça yaşayabilen feminizmi gayet iyi bilen ,biseksüel, 58 yaşında fakat 6 yaşındaki bir çocuk kadar esnek dans edebilen bir kadın olmayı seviyorum sanırım

Bir gösteriye hazırlanmak  ne kadar zamanını alıyor?

Gösteriye her gün hazırlanıyorum nerdeyse sürekli kafamda bişeyler bir araya geliyo yeni fikirler oluşuyo her müzik dinleyişimde yeni figürler beliriyor, ilgimi çeken bir mimik gördüğümde hemen ona çalışmaya taklit etmeye başlıyorum. Sahneye çıkacağım zaman ise makyajım 2-3 saat arasında sürüyor. Her hafta sonu da bit pazarına kostüm almaya gidiyorum onu da hazırlık olarak sayabiliriz. Her istediğim look’u almaya gücüm yetmiyor, bit pazarındaki parçalar da beni birazcık şekillendiriyor diyebiliriz nostaljik tarafım biraz da zorunluluktan sanırım.

Bu performans sanatını icra eden, ilham aldığın birileri var mi?

Amerika’dan Sharon Needles ve Raja yaratırken beslenme şekilleriyle örnek aldıklarımdan.

Ne kadar zamandır sahneye çıkıyorsun? Sahneye çıkmadan önceki zamanlarınla, şimdiki sen arasında yaşadığın farklılıklar oldu mu?

Yaklaşık 2 senedir sahneye çıkıyorum. Sahneden önceki benle şu anki ben arasında çok büyük farklar var tabii ki. 14–15 yaşına kadar doğru düzgün arkadaşım bile yokken lisede arkadaş edinmeye başladım o aralar sürekli evde kendi kendime bişeyler yapardım bunun alkışlanacak birşey olduğunu bilmeden o yüzden sahneye çıktıktan sonra tebrik edilmeyen yalnız çocuğun hakkını ona geri veriyorum kendimi daha çok seviyor, kabulleniyorum. Kendime olan saygım da artıyor daha önceleri dile getiremediğim düşünceleri daha rahat dile getiriyorum.

Daha geniş kitlelere ulaşmak, daha çok insana performans sergilemek icin ihtiyacınız olan nedir? Neden gösterinizi daha çok insan bilmesin?

Yeni yerlerde çıkarak ve potansiyelimi göstererek daha çok tanınabileceğimi düşünüyorum ama yaptıklarımdan dolayı biraz zor görünüyor yakın gelecekte, sonuçta insanların görmek istemediklerini paspasın altına süpürdüklerini göz önüne seriyorsunuz bunu pek az insan görmek istiyor. Apartman yöneticimin bir lafı vardı iyi insan olmak için emek sarf etmek gerekiyor, kötü olmak en basiti. Şimdilik emeği sarf edenlerle bir aradayım, bu sayı artarsa kitlede artar diye düşünüyorum. Tabii böyle kestirip atmak istemem ön yargılı olup performansımla azıcık da olsa dokunup fikirlerini sorgulatabildiklerimiz oluyor, beni en çok motive eden de budur. Her şeyden bahsedip bahşişten bahsetmemek olmaz bu kostümlerin makyaj malzemelerinin fiyatları maalesef çok yüksek. İzlediğiniz emeğin karşılığını performansı yapana bir banknot uzatarak ya da bir içki ısmarlayarak verebilirsiniz. Hiçbiri yoksa bir teşekkür de hiç fena olmaz. 

Geleceğe dair hayalini merak ediyoruz.  Gelecekteki sahne performansını ve hedeflerini?

Hali hazırda İstanbul Üniversitesinde İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyorum okulu bitirdikten sonra daha tiyatral performanslar sahnelemek istiyorum şimdilik hedefim teorik olarak kendimi daha fazla geliştirmek. Pratik kısmı zaten zamanla olacaktır bişeyler yaptıkça ve gördükçe.

Kostüm ve aksesuarlardan bahsedelim.  Her biri birbirinden iddialı ve gösterişli. Bu parçaları birleştirmeyi ve karakterini göstermeyi nasıl öğrendin?

İşin bu kısmında biraz oyunculardan etkilendim diyebilirim insanları nesneleri aklınıza gelebilecek her şeyi gözlemliyorum sonra onlar kafamda bekliyor turşuları kuruluyor. Eskiler ve yeniler bir araya geliyor ve ortaya turşulu bir tatlı çıkıyor desem fazla olmaz.Bunları bir araya getirmek sanırım kişiliğimle ve birbirinden alakasız zevklerimle ilgili. Değindiğim konuları yakında çıkacak belgeselimizde görebileceksiniz zaten orda sertçe her şeyi anlatıyorum.

MADİSTER 

Öncelikle” Dudakların Cengi”* ile  başlayalım. Kimdir bu işin yaratıcıları? Nasil ortaya çıktı bu performans?

Dudakların cengi Madır Öktem Küroğlu’nun bir fikriydi.Kendisiyle dudakların cenginden sonra tanıştım o yüzden nasıl ortaya çıktığıyla ilgili  bir bilgim yok ama tek bildiğim ilk dudakların cenginde içeri girdiğimde oraya her yerden çok ait hissettiğim.

Sahnede, o büyülü spot ışıklarının altında tüm gerçekliğinle olma hissini anlatır mısın?

Sahnede bir şarkı için ortalama üç buçuk dakika kalıyorum ve o üç buçuk dakikanın her bir saniyesi benim için o kadar değerli bir hale geliyorki, o an tek istediğim şey zamanın durması ve ben zamanı geri başlatıncaya kadar bunun sürmesi oluyor.

İnsanların aslında tek ve basit bir mottosu olmalı. ‘Kendin olmak’. Peki her farklı kostümle ve duyguyla, her defasında başka bir sen ve o sende kendinle karşılaştığımı söyleyebilir miyiz?

Evet, drag kişiliklere girmek de kıyafetler ve kostümler etkili olsa da o gece veya o an kendimi içinde bulduğum karakter naparsam yapayım kendi karakterimden mutlaka bir iz taşıyor.

Bir çok performans sergiliyorsunuz, sahnede en çok hangi kimliğini anlatmayı seviyorsun?

Küçüklüğümden beri içimdeki deliyi bastırıyor gibi hissediyorum ve içimdeki delinin cinsiyetsizliği bunu sahnede yansıtmamı daha kolay hale getiriyor.

Bir gösteriye hazırlanmak  ne kadar zamanını alıyor?

Bir gösteriye hazırlanmak bir süreç aslında , ilk olarak gösterinin temasını işleyişini olacaksa koreografisini kafamda hazırlıyorum.Ardından o gecenin varsa temasına uygun bir kombin planlıyorum, kafamdaki kombinini de ona en yakın olacak şekilde en ucuza getirmeye çalışıyorum çünkü öğrenci olarak elbiselere peruklara ve makyaj malzemelerine bütçe ayırmak kolay olmuyor maalesef. Cenk günü geldiğinde ise yapacağım makyaja göre değişiyor ama ortalama 1 -1 buçuk saat diyebilirim.

Bu performans sanatını icra eden, ilham aldığın birileri var mi?

Küçüklüğümden beri Lady Gaga’nın kliplerinde ve performanslarında sergilediği koreografileri öğrenmek en büyük eğlencemdi. Hatta klip çekmediği ya da koreografileri olmayan şarkılara kendi koreografilerimi hazırlardım.Bu anlamda Lady Gaga aldığım en büyük örnek diyebilirim. Ünlü drag queenlerden ise dans anlamında Alyysa Edwards ,Shangela makyaj ve stil anlamında ise Sasha Voleur ve  Trixie Matell örnek aldığım kişiler.

Ne kadar zamandır sahneye çıkıyorsun? Sahneye çıkmadan önceki zamanlarınla, şimdiki sen arasında yaşadığın farklılıklar oldu mu?

Dudakların cengi etkinliğinde sahne aldığımdan beri, yani yaklaşık 8 aydır sahne alıyorum ama küçüklüğümden beri her dans edişim de kendimi sahnede hayal ederek dans ettiğim için kafamda bu süre daha uzun 😃.Zaten kendimi bildim bileli her an sahnede hissettiğim için gerçekten sahne almamın bana net bir etkisi olmadı.

Daha geniş kitlelere ulaşmak, daha çok insana performans sergilemek icin ihtiyacınız olan nedir? Neden gösterinizi daha çok insan bilmesin?

İnsanların bize hayvanat bahçesindeki hayvan muamelesi yapmasından yani performanslarımızdan çok kafalarında kurdukları ucubeliği görmeyi istediklerini düşündüğüm için endişeliydim en başta ama sanırım artık böyle düşünmüyorum.Dudakların cenginin undergroundlıktan çıkıp mainstream olmasını ben de isterim tabi ama bunun nasıl olabileceğini bilmiyorum.

Geleceğe dair hayalini merak ediyoruz.  Gelecekteki sahne performansını ve hedeflerini?

Ben mühendislik öğrencisiyim hem derslerimi yüksek tutup hem de performansları bir arada götürmek beni çok zorluyor ama zorluk işin doğasında var.Şuan ikinci sınıfım mezun olduktan sonra hem mesleğimi yapıp hem de drag queenliği bir arada götürmeyi düşünüyorum şuan için nasıl yapıcağımı kestirmek zor ilerki koşulların bana ne hissettireceğini bilmediğim için.Sahne için hedeflerim ise performanslarımı zaman içinde daha gullumlü ve daha etkileyici hale getirmek.

Kostüm ve aksesuarlardan bahsedelim.  Her biri birbirinden iddialı ve gösterişli. Bu parçaları birleştirmeyi ve karakterini göstermeyi nasıl öğrendin?

Drag için rengarenk bir tarz belirledim kendime ama bu renkli tarzın altında karanlık bir tabanın varlığını her zaman da hissediyorum.Kullandığım parçaların ve renklerin her biri beni veya yaşadığım bir dönemi simgeliyor.

PASİFİCA GALAXIA AŞIRI 

Öncelikle” Dudakların Cengi”* ile  başlayalım. Kimdir bu işin yaratıcıları? Nasil ortaya çıktı bu performans?

Dudakların Cengi’nin yaratıcısı toplumsal anne, cinsiyet sabotörü, gullümsever ve ana cengaver Madır Öktiş Küroğlu’dur ☺️ . Lip-sync deneyimi amacıyla ortaya çıktı diyebilirim.

Sahnede, o büyülü spot ışıklarının altında tüm gerçekliğinle olma hissini anlatır mısın?

Aslında tüm gerçekliğimle sahnede değilim ama Pasifica’nın tüm gerçekliği mi? Evet Pasifica’nın tüm gerçekliği ☺️

İnsanların aslında tek ve basit bir mottosu olmalı. ‘Kendin olmak’. Peki her farklı kostümle ve duyguyla, her defasında başka bir sen ve o sende kendinle karşılaştığımı söyleyebilir miyiz?

Bence önemli olan kişinin kendisi olması değil, olmak istediği kişi olmasıdır. Her farklı kostümle ve duyguyla her defasında başka bir ben olmuyorum,  yalnızca Pasifica Galaxia Aşırı oluyorum. Pasifica Galaxia’da kendimle tamamen değil, bazı parçalarımla karşılaşıyorum. 

Bir çok performans sergiliyorsunuz, sahnede en çok hangi kimliğini anlatmayı seviyorsun?

Az önce belirttiğim gibi sahnede tek bir kimliğim var. O da Pasifica Galaxia ve haliyle en çok onu seviyorum. İnşallah o da beni seviyordur. 😄

Bir gösteriye hazırlanmak  ne kadar zamanını alıyor?

Performans sergileyeceğim geceler için şarkı sözlerini bilmek, kombin ve makyaj yapmak hazırlıklarım 3 ile 7 gün arasında değişiyor.

Bu performans sanatını icra eden, ilham aldığın birileri var mi?

Queer performans sanatını icra eden ve ilham aldığım kişiler var. Tabii ki öncelikle annem Deniz Aşırı ❤️, Evah Destruction performanlarından, Bianca Del Rio’nun madiliğinden ilham alıyorum.

Ne kadar zamandır sahneye çıkıyorsun? Sahneye çıkmadan önceki zamanlarınla, şimdiki sen arasında yaşadığın farklılıklar oldu mu?

9 aydır sahneye çıkıyorum. Sahneye çıktıktan sonra daha dışa dönük bir karakter olduğumu hissediyorum. Pasifica bana nazaran daha girişken bir karakter ve doğal olarak beni etkiliyor.

Daha geniş kitlelere ulaşmak, daha çok insana performans sergilemek icin ihtiyacınız olan nedir? Neden gösterinizi daha çok insan bilmesin?

Bence bu soruya daha sonra Öktem cevap vermeli. 🙂

Geleceğe dair hayalini merak ediyoruz.  Gelecekteki sahne performansını ve hedeflerini?

Geleceğe dair hayalim normatif ve seksist olmayan kapsayıcı bir dünya ☺️Bir sonraki performansımda ne sergileyeceğime o zamanki duygu durumuma göre karar veriyorum yani hedeflilikten çok AKIŞKANLIK söz konusu. 😉😉

Kostüm ve aksesuarlardan bahsedelim.  Her biri birbirinden iddialı ve gösterişli. Bu parçaları birleştirmeyi ve karakterini göstermeyi nasıl öğrendin?

Öncelikle teşekkür ederim ☺️Bu parçaları birleştirmeyi öğrenmedim, içimden geldiği gibi giyiniyorum. Giyindiklerimin birbiriyle uyumlu olmasına takılmıyorum. İlk zamanlar kıyafetlerim personam üzerinde etkisi oluyordu ama artık personam seçtiğim parçaları belirliyor.

SVETLANA ROMANOF

Öncelikle” Dudakların Cengi”* ile  başlayalım. Kimdir bu işin yaratıcıları? Nasil ortaya çıktı bu performans?

Organizasyon işiyle tamamen Madır Öktiş uğraşıyor. Lubunyalardan falan da tabii tavsiye aldığı oluyo tema, mekan konularında but the final decision is Öktiş’s to make. Türkiye’deki drag görünürlüğünü arttırmak için yapıldığını düşünüyorum ve başarılı oldu da. Ama ortaya çıkış hikayesini kendisine sormak lazım.

Sahnede, o büyülü spot ışıklarının altında tüm gerçekliğinle olma hissini anlatır mısın?

Sahneye çıkmak benim için çok da büyüleyici değil. Performans queen olarak görmüyorum kendimi. Daha çok looklarımla, stilimle ön planda olmayı tercih ediyorum. Bazen aklıma çok güzel bir koreografi gelirse çıkmak istiyorum, o kadar.

İnsanların aslında tek ve basit bir mottosu olmalı. ‘Kendin olmak’. Peki her farklı kostümle ve duyguyla, her defasında başka bir sen ve o sende kendinle karşılaştığımı söyleyebilir miyiz?

Aslında Svetlana iken hep aynı benim. Görünmek istediğim gibi görünüyorum. Svetlana asıl olmak istediğim karakter. O yüzden yarattım zaten. O yüzden kendimle karşılaşmaktan ziyade kendim oluyorum Svetlana iken.

Bir çok performans sergiliyorsunuz, sahnede en çok hangi kimliğini anlatmayı seviyorsun?

En sevdiğim iki görüntüm birbirinden çok farklı. Şeker Kız Candy olmayı çok seviyorum mesela çoğu zaman. Çiçekli mini elbiselerle falan. Diğeri de tamamen farklı, şirinlikten ziyade sexylik amaçladığım femme fatale tarzı görüntü. Black Widow gibi mesela. Soyadımı oradan alıyorum hatta. Natasha Romanova’dan.

Bir gösteriye hazırlanmak  ne kadar zamanını alıyor?

Aiiyy saatlerce.

Bu performans sanatını icra eden, ilham aldığın birileri var mi?

Ünlü drag queenler en büyük ilham kaynağım. Ru Paul Drag Race queeni Courtney Act başı çekiyor.

Ne kadar zamandır sahneye çıkıyorsun? Sahneye çıkmadan önceki zamanlarınla, şimdiki sen arasında yaşadığın farklılıklar oldu mu?

İlk defa 1.5 yıl önce çıktım. Ay tabii ki çok farklılık var. Sahne çok farklı. Hazırlık süreci, çıkmadan öncesi, çıktığın an, sonrası… Üzerinde çok etkisi oluyor tabii ki. Özgüvenin artıyor mesela. Estetik duyguların gelişiyor. Yeni perspektifler kazanıyorsun koreografi, müzik, etrafındaki şeyleri sahneye uyarlama vs. konularında.

Daha geniş kitlelere ulaşmak, daha çok insana performans sergilemek icin ihtiyacınız olan nedir? Neden gösterinizi daha çok insan bilmesin?

Günümüzde Queer performanslar kolay kolay geniş kitlelere hitap edebilecek performanslar değil bence. Belirli bir birikim gerekiyor. Yoksa içeriğinden haberdar olmayan ve queer bakış açısı da olmayan birisini alıp showlarımızı izletsek garipsemesi büyük bir olasılık. Estetik duyguları yeterince gelişmemiş bir kere. “Kadın kıyafetleri” giymiş bıyıklı birisi heteronormativitesine ters gelecek mesela. Bunun istisnaları var tabii.

Geleceğe dair hayalini merak ediyoruz.  Gelecekteki sahne performansını ve hedeflerini?

Gelecekte 7/24 Svetlana olacağım için bütün hayatım performans olacak. 🙂

Kostüm ve aksesuarlardan bahsedelim.  Her biri birbirinden iddialı ve gösterişli. Bu parçaları birleştirmeyi ve karakterini göstermeyi nasıl öğrendin?

Çoğu zaman kendimi de şaşırtıyorum. En son çıkardığım işe baktığımda herkesten önce ben kendimi tebrik ediyorum. Estetiğim zannettiğimden daha iyiymiş. E tabii her gün onlarca makyaj videosu izliyorsun ve 10 küsur sezon Ru Paul izlemişsin. Yüzlerce makyaj ve styling örneği görmüşsün yapış aşamaları da dahil buna. İşe yarıyordur tabii ki bunlar. Doğru yönden baktığımızda etrafımızdaki her şey ilham kaynağı aslında. Özellikle doğa.

*Dudakların Cengi isimli “lipsync” etkinliği İstanbul, Ankara ve İzmir’de düzenlenen özel gecelerde yapılmaya devam ediyor. İşte bu gecelerin bir tanesinden, bu etkinlik serisinin yaratıcısı Madır Öktiş’in “Venus” isimli performansı.