İŞTE TÜM DETAYLARIYLA “MENAGE A TROIS”, NAM-I DİĞER: ÜÇLÜ İLİŞKİ

GZone Yaşam yazarı Cihangir Öz, Menage-a-trois “üçlü ilişki” konusunu tüm detaylarıyla inceleyen bir yazı kaleme aldı. İşte bu yazı:

Okuyucuya önemli duyuru. Okumakta olduğunuz yazının yazarı pek muhterem yazarımız Cihangir Öz, çeyrek asırı aşan hayatı boyunca henüz ikili ilişkilerde ilk ikiye girememiştir. Bundan dolayı okuyacağınız yazıda bahsi geçecek olan 3 ve üstü sayıdaki ilişkilenme modellerine dair görüşleri bekar birinin boşanma süreci hakkındaki itirafları olarak da değerlendirebilirsiniz. Saygılarımızla.

Bu ayki yazımızın konusu 3(ve daha üstü sayıları kapsaması muhtemel)’lü ilişki. Bu başlığı aşındırmaya başlamadan önce şu biçimde bir kavram skalası oluşturabiliriz. Önce ilişki nedir sorusuna cevap arayacağız, sonra bu kavrama yaklaşacağımız iki temel noktayı açıp bu noktalarda 3 ve üstü sayıdaki kombinasyonlara kafa yoracağız.

Öncelikle ilişki nedir sorusuna cevap arayalım. TDK ilişki sözcüğünü “iki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas” şeklinde açıklıyor. Bana kalırsa çok da güzel açıklıyor. İnsan bugünkü formu olan homo sapiens sapiens olana dek asırları aşan bir evrim sürecine maruz kaldı. İnsan ne zaman insan oldu, ayağa kalktı ve doğayı karşısına almaya başladı, işte o gün insan ilişkilenmeye başladı. Bu ilişkilenme, insanın kendisiyle, insanın emeğiyle, insanın bir başka insanla, insanın çevresiyle ve tabii doğayla ve insanın tarihle olan ilişkilenmesi olarak kendini var ediyor. İnsan, insan olma bilincine erişmeye başladıkça bu ilişkilerine anlam vermeye başlıyor ve bu anlam kendini farklı formlarda gerçekleştiriyor. Günlük hayatımıza bu savı uyguladığımızda en derinlerdeki atalarımızdan bugüne kadar, hatta bahsi yükseltip insanın anlam birikiminin temellerinde de, bu formların çelişkileriyle örülü anları buluruz. Bir makine hayal edin, ki bu makine hatırladığınız ilk anınızdan şu ana dek ilişkilendiğiniz tüm insanal ilişkileri silip atsın. Geriye ne kalır? Koca bir hiçlik. Tüm dünyaya sırtını dönen bir gaymer da olsanız, ıssız adadaki Robinson da olsanız hayat sizi her zaman bir Cuma’ya muhtaç kılmıştır. İnsanın ilişkilenmediği ve ilişkiden azade olduğu bir an dahi düşünülemez. Kaldı ki her şeyi reddiye eden bir birey dahi olsanız, geriye kendinizden başka hiçbir şey kalmasa, muhtemelen monoseksüel bir açılıma doğru ilerlersiniz. Birbirine ilişmeden duramayan, iletişmeden adım atamayan ve sosyal bir hayvan olmasıyla menkul insan ilişkileriyle var olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Gelelim “ilişki” deyince aklımıza gelen ilk noktaya. Bahis kolidir burada, seksüel eylemde bulunan bireyleri azıcık matematiksel bir strüktüre bağlarsak temel 3 noktada buluruz kendimizi. Birincisi bireyin kendi kendine kurduğu seksüel ilişki; ikincisi bireyin başka bir bireyle kurduğu ikili seksüel ilişki, üçüncüsü bireyin 3 ve 3’ten fazla bireyle kurduğu çoklu seksüel ilişki, nam-ı değer grup seks. Yazının bu kısmında kimi -filileri ve aseksüel bireyleri ele almayan bir dizlekle karşılaşacaksınız. Çünkü her bir -fili ve bir varoluş olarak aseksüellik bambaşka büyüklükte dosya konuları, o konuları da başka yazılarda derinlemesine ele almakta büyük fayda var.

chris matt cait uclu threesome

Birincisine gelecek olursak; yani bireyin kendisiyle kurduğu seksüel eylem. Konu seks olunca, kelimeler ne yazık ki kifayetsiz kalıyor; biz yine de tuşlarımız bastığınca izah etmeye çalışalım. Burada hazzın iki yanı karşımıza çıkıyor; hem beden düzeyinde yaşanan haz hem de bilinç düzeyinde yaşanan haz. Seks birbirine benzemeyen o kadar çok rengi beraberinde taşıyorki, her bireyin her bir seksüel deneyimi birbirinden bambaşka renkler. Birey kendi bedeninin haz noktalarını en iyi kendi bilir, kendisinin bilmesi için de kendisiyle kurduğu seksüel ilişki hayli önem kazanır. Bedenini bilmek, tanımak; onun sınırlarını keşfetmek büyük bir ilimdir. Birey kendine dokunarak, çeşitli oyuncaklar kullanarak haz noktalarını keşfeder ve hayal gücünü serbest bırakırsa; belki 2 ve daha çoklu deneyimlerde elde etmediği hazzı kendisiyle deneyimler, belki de kendisiyle deneyimlediği bu haller diğer çoklu seksüel eylemlerde büyük ve ön açıcı bir faaliyete dönüşür. Sanırım bu noktada büyük filozof Socrates’in ünlü sözü “know thyself”i hatırlayıp bir sonraki hale geçmek gerekiyor. Yani ikincisine, bireyin başka bir bireyle girdiği ikili seksüel eyleme. Tenin tende harmanlandığı, hangi ilişki formunda denk gelinirse gelinsin tarihin en önemli dayanışma eylemlerinden biri olan ikili seksüel eylem birçoğumuzun ortak sorunu belki de. Beyanla çeşitlenen, anla neşelenen ve temasla renklenen ikili seksüel eylem de diğer tüm seksüel eylemler gibi anda ölümsüz, biricik ve eşsiz. Preseks öncesi ruh halinizden tutun, nerede olduğunuza; bilinç açıklık derecesinden tutun, ışığın şiddetine; ortamın ısısından tutun mevsimin çeşidine kadar çok fazla meseleden demlenen bu hal, her birinizin her bir deneyiminde anlam kazanıyor, her bir deneyimde daha da renkleniyor. Bu satırları dökerken bilgisayara fonda “kimler geldi, hayatımdan, kimler geçti” çalıyor sevgili okur, anılarınıza sağlık. Gelelim üçüncü forma, 3 ve üstü katılımcıyla gerçekleşen seksüel eylem, grup seks. Yazının başında da dediğim gibi, özüm henüz ikili ilişkilerde ilk ikiye giremediği için üç ve ötesi için ahkam kesmek zor olacak hayli. Efendim, grup seks, her ne kadar çeşitli ikililiklerle ve mülki malullüklerle bireylerin hafzalasını sarssa da, dayanışma eylemlerinin en ilginç olanıdır. Her birey bunu çeşitli kombinasyonlarda denemeli, parfüm filminin son sahnesi gibi bulutların üzerine kolektif bir biçimde çıkmalıdır. Tabii burada bizim ülkemize has kimi durumlara dikkat etmekte fayda var; malum gazeteciliği gazete basmak sanan gazetecilik anlayışımız nitelikten yoksun magazine düşmekte beis görmemekte, magazinin içeriğini üçüncü sayfalara taşıyıp insana dair ne varsa kriminalize etmekte ve kendi çapınca genel ahlakı regüle etmeye çalışmaktadır. Biz biliyoruz bunlar hangi normun hangi ahlakını kalkıp bizlere dayatıyor, o başka bir tartışma konusu; onları Seda Sayan’ın öfkesine, Yeşim Salkım’ın yakıcı bakışlarına havale ediyorum. Grup seks eylemini ahlak polisiyle basmalar, eş değiştirme çetesi haberleri yapmalar… Bunlar her birinize bir yerden tanıdık geliyordur; o yüzden maksimum güvenliği ve güvenilirliği sağlamak en akıllıca olanıdır grup sekste. Bilinci çok kaybetmeden, sınırları baştan koyup korunarak ilerlemek ve samimi davranıp kezbanlığa kaymamak sizi de muhataplarınızı da rahatlatacaktır. Gerisi sizin hayal gücünüze, denk gelişlerinize ve bedenlerin tutkusuna kalmış.

uclu-iliski

İlişki sözcüğünün akıllarda yankılanan ikinci anlamı da, türlü türlü formları ihtiva eden romantik ilişkilenme halleri. Bu kısımda da aromantik bireyleri ele almadan ilerleyeceğiz, o başlık da derinlemesine ele alınması gereken başka bir hal. Burada da şöyle bir şemaya gitmek anlatımı rahatlatacaktır. Birincisi bireyin kendisiyle kurduğu romans, ikincisi bireyin bir başka bireyle kurduğu romans, ki bu başlık da monogami, ardıl poligami ve aynıl poligami diyerek dallanabilir; üçüncüsü ise çoklu aşk, poliamori. Ne demiş ünlü düşünür Yıldız Tilbe, “ey aşk beni tara, ateş et arka arkaya aşk, beni yağmala”; ben ne zaman aşktan konuşsam altına sığındığım çatı bu sözlerdir. Şimdi diyecek olabilirsiniz, nereden çıktı bireyin kendisiyle kurduğu romantik ilişki. Demeyiniz efendim, kurar; bal gibi de kurar. Bunu narsizmle karıştırmamak lazım. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, ne çektiğimizi bir biz bir de yine biz biliyoruz. Yaşanan bu yalan çağında birey romantizmin çıkış noktasını kendine bulabilir, kendine aşık olup kendiyle ilişki kurabilir. Kendiyle evlenip kendisiyle uzun bir yaşam da sürebilir. Bu formun örneklerini gelecekte çokça görecek, duyacak ve kanıksayacağız; diyerek hemen ikinci biçime geçelim. Bireyin bir başka bireyle kurduğu romantik ilişki; üçe ayırmıştık, monogami, ardıl poligami ve aynıl poligami diyerek. Açıkçası ben tür olarak insan hayvanının monogamik bir ilişkilenme kurabilmesini çok mümkün görmüyorum, ama mutlaka böyle büyük aşklar ve benim düşüncemi çürütecek örnekler vardır, olabilir. Ama sonuçta albatros da değiliz, değil mi? Monogamik ilişkide aşk-ı kıyamet mevzuudur, ilişki bir bireyle sürer, diğerlerini bilmez, görmez. O yüzden monogamiyi en iyi albatros örneği anlatır. Poligami de ise ardıl ve aynıl diye bir tasnife gitmiştik. Ardıl poligami aslında birçoğunuza tanıdık gelecektir. Bir ilişkiden ötekine savrulan gönlümüz, bir limandan ötekine sığınan aşkımız bunun en güzel tanımı olur. Bir doğum-yaşam döngüsünde birden fazla sıralı ikili romantik ilişki yaşama hali, ardıl poligamidir. Aynıl poligamide ise bahsi geçen, yine birçoğumuza bir yerlerden tanıdık gelen açık ilişkidir. Malzeme insan, konu ilişkiler olunca geneli kesen bir sabit doğru çizmek aslına bakacak olursanız mümkün değildir, sadece duyulan ve yaşananlardan hareketle bugünün sayıca çoğunu kapsayabilecek, çürütülmeye mahkum bir genellemeye gidilebilir. Efendim, gönül birini sever ama geceler aysız, arzular da arsız olursa; kalp birine sevgi üretirken ten başka tenleri istiyorsa, açık ilişki denenebilir ve bence olumlu etkileri de gözlenen bir biçimdir. Peki neden ikili ilişkide ele alınmıştır? Romantik ilişkilenen iki birey, ilişki sözleşmelerine “açık” şerhi düştüğünde, can yakmayan en palyatif çözüm tenlerin temas ettiklerinden, etme sayısından bu iki bireyin haberdar olmamasıdır. İnsanlar bundan bahsedince hemen aldatmak, sadakat falan filandan bahseder, kendi mülküne yapılmış saldırıya refleks gösteren tarla sahibi gibi davranırlar; lakin, öyle davranmamak zihni açar, bilinci besler, insanı özgürleştirir. Bir düşünün, sevdiğiniz bireye olan sevginizi başka bedenlerde çoğalttığınızı, aşkınızı uzatıp, tazeleyip ilişkinize ritm kattığınızı. İnsanın en büyük sakatlığı önyargılarıdır diye okumuştum bir yerde, siz yine bunu bir düşünün. Diyerek, hızla üçüncü formu, poliamoriyi ele almanın vaktidir. Poliamori, Türkçeye çok aşklılık diye geçmiştir. Şöyle bir empati egzersizi olayı kavramayı kolaylaştıracaktır. Hayatınızdan gelip geçenleri bir düşünün, hangimiz dememişizdir ki; birinin şununa vuruldum, ötekinin bununa; anacım hepsi bir kişide olsa mükemmel olmaz mı? Olur efendim, olur. Çok aşklılık tam da bu noktada devreye girer. Aşk öyle büyük bir haldir ki, yüzde yüz tatmin, bence, tek kişide mümkün değildir. Çok aşklı bireyler, aynı anda birden fazla kişiye, birden fazla nedenle aşık olur. Şartlar olgunlaşırsa birden fazla kişiyle ilişki yaşar en romantiğinden. Bu formun çok fazla biçimi vardır, insan sayısı kadar kombinasyon, permüstasyon mümkündür. Her yürekte bir puzzle parçası bulan birey, bu puzzlelardan aşk resmini tamamlar. Kişilerin rızası tam, haz konforlu ve huzur stabilse; tebrik etmekten başka bir şey düşmez elaleme. Efendim, bu ilişkilenmede de şöyle kolaylaştırıcı tavsiyeler ortaya çıkıvermiş; tarafların bu ilişkilenme biçimini bilmesi ve tam rıza, kıskançlık gibi ilkel duyguları arındıran bir mantık ve mümkünse tarafların birbirini bilmesi tanıması. Malum, insan bilmediğinden, görmediğinden korkar, çekinir. Mevzu romanssa, ne gerek var değil mi bu olumsuz duygulara.

kolombiya-uclu

Sevgili okuyucu, bu ilişki hallerine kafa yormak istiyorsan; tartışmak, bakış açını geliştirmek istiyorsan eğer, “Etik Sürtük”, “İşçi Arıların Aşkı” gibi kitapları okumanı öneririm. Olur da bir gönülü incittiysek, sürç-ü lisan ettiysek affola. Bazılarımız da fizikten kalıp kimyadan geçiyor işte.

Sözlerimi büyük filozof Karl Marx’ın şu sözleriyle noktalamak istiyor, hepinizi baharın güzelliğiyle kucaklıyorum:

“Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”

GZone Dergi Şubat sayısının tüm içeriklerine aşağıdaki kapak görselini tıklayarak ulaşabilirsiniz.