İZLE: FREDDIE MERCURY’NİN HAYATINI ANLATAN BOHEMIAN RHAPSODY’NİN FRAGMANI

Bryan Singer’ın yönetmen koltuğuna oturduğu yapım 1960’lı yılların sonunda Londra’da kurulan ve tüm zamanların en efsanevi gruplarından birine dönüşen Queen’in ikon haline gelmiş solisti Freddie Mercury’nin hayatını konu alan Bohemian Rhapsody’e ait ilk fragman yayınlandı.

Senaryosu Anthony McCarten ve Peter Morgan’a ait olan filmin kadrosunda Mike Myers, Joseph Mazzello, Ben Hardy, Aidan Gillen ve Tom Hollander gibi isimler yer alıyor.Freddie Mercury’ye ise oyuncu Rami Malek hayat veriyor.

2 Kasım’da sinemalarda olacak filmin fragmanı yayınlandı,

İşte bu fragman:

Freddie Mercury Kimdir?

Queen grubunu efsane solisti Freddie Mercury’nin 26’ıncı ölüm yılı anılıyor. 24 Kasım 1991’de hayatını kaybeden ünlü şarkıcı, 5 Eylül 1946’da Zanzibar’da doğdu.

Gerçek adı, Farrokh Bulsara olan Mercury, sesi, sahnedeki duruşu ve şovuyla hala dünyanın en güçlü vokali olarak anılıyor. Opera ile rock müziği harmanlayarak yeni bir müzik anlayışıyla dünyayı kasıp kavuran Mercury, Queen grubunun kurucusu ve bugünlere gelmesindeki en büyük etkenlerinden biri olarak adlandırılıyor. Mercury’nin vokaliği ile birlikte Queen grubu 300 milyon civarı bir satış başarısı elde etti. Queen genel olarak The Beatles’den sonraki en önemli rock grubu olarak kabul görür.

“Bohemian Rhapsody”, “Somebody to Love”, “We Are the Champions”, “Don’t Stop Me Now”, “Killer Queen” ve “Crazy Little Thing Called Love” gibi pek çok uluslararası hit parçanın yazarı olan Mecury, sahnede olduğu yıllarda sahip olduğu dış görünüş ile ne kadar komplike bir özgüvene ve cesarete sahip olduğunu tüm dünyaya kanıtladı. Yıllarca Queen grubundaki çalışmaları ile birlikte solo olarak da çalışan Mercury, ayrıca İlk Asyalı rock star olarak adlandırılıyor.

2005 yılında Blender dergisinin okuyucuları Mercury’yi gelmiş geçmiş en iyi erkek sanatçı seçtiler ve 2008 senesinde, Rolling Stone dergisi onu “tüm zamanların en iyi 100 şarkıcısı” sıralamasında 18. sıraya yerleştirdi.

 

Normal konuşma sesi bariton aralığında olmasına karşın şarkı söylerkenki sesi tenor olan Mercury’nin kaydedilmiş vokal aralığı yaklaşık 4 oktavdı. Vokal aralığa ilaveten Mercury teknik olarak zor şarkıları da çok güçlü bir sesle yorumladı. Ancak ses tellerindeki nodüllerden rahatsız olması nedeniyle pek çok konserinde yüksek notaları düşürdü. Mercury hiç formal vokal eğitimi almadı.

Queen ile yaptıkları çalışmalara ilaveten Mercury iki de solo albüm çıkardı: “Mr. Bad Guy” (1985) ve “Barcelona” (1988). İlki daha çok pop ağırlıklı, disko ve dans müziği tarzında, ikincisi ise Mercury’nin hayranı olduğu opera sanatçısı Montserrat Caballé ile birlikte kaydedilen bir albümdü.

Britanya’da albüm listelerinde 23 hafta kalmasına rağmen, Queen’in diğer albümlerine göre “Mr. Bad Guy”ın ticari anlamda pek de başarılı olmadığı söylenir. Buna karşın, 1993’te “Living On My Own”‘un bir remiksi  Britanya listelerinde birinci sıraya yükseldi, 13 hafta listede kaldı. Ayrıca Mercury’ye ölümünden sonra Ivor Novello Ödülü’nü kazandırdı.

Mercury’ye 1987 ilkbaharında AIDS teşhisi kondu. Oysa o yıl yayımlanan bir röportajında Mercury, test sonuçlarının negatif çıktığını söylemiş ve AIDS olduğunu inkar etmişti. 22 Kasım 1991’de Mercury, Queen’in menajeri Jim Beach’i Kensington’daki evine çağırdı ve bir basın açıklaması hazırladılar. Ertesi gün, aşağıdaki açıklama basına verildi:

“Son iki hafta boyunca basında yapılan yoğun varsayımlar üzerine, testlerimin HIV pozitif çıktığını ve AIDS taşıdığımı onaylıyorum. Bu bilgiyi bugüne dek gizli tutmamın, yanımdakilerin mahremiyetini korumak adına doğru olacağını düşünmüştüm. Fakat artık, dostlarımın ve dünya çapındaki hayranlarımın gerçeği bilme vakti gelmiştir ve umarım herkes bu korkunç hastalıkla mücadelede doktorlarıma katılacaktır. Mahremiyetim benim için her zaman önemli olmuştur ve fazla röportaj vermememle ünlüyümdür. Bu tutumum bundan sonra da böyle devam edecektir, lütfen anlayışla karşılayın.”

Freddie Mercury, 24 Kasım 1991’de AIDS’in getirdiği komplikasyonlar sonucu Londra’da yaşamını yitirdi. Ölümü, bu hastalık hakkında toplum bilincinin artmasını ve farkındalık yaratılmasını sağladı.

Yıllardır dinsel törenlere katılmamasına rağmen, cenaze töreni Zerdüşt bir rahip tarafından yönetildi. Kensal Green mezarlığında yakıldı. Küllerine ne olduğu bilinmemekle birlikte, Cenevre Gölü’ne serpildiği, ailesine verildiği gibi çeşitli rivayetler var.