KALBEN, KALP HANIM’DAKİ TÜM ŞARKILARININ HİKAYESİNİ GZONE’A ANLATTI

Kalben, yeni çıkan albümü KALP HANIM'daki şarkılarının hikayesini GZone'a anlattı. İşte tek tek tüm şarkıların hikayesi.

Kalben’in üçüncü stüdyo albümü Kalp Hanım kırılan, kaybolan ve çürüyen eşyalara değil; insan kalbine, yaşayan her şeye, bizi çevreleyen evrene sevgi ve umut beslemekle alakalı.Kendine “Nasılsın?” sorusunu sormadan geçen yılların ardından ilk kez hatırını soran sanatçı, kendimizi tanımak, zaaflarımızı ve hatalarımızı kabul etmek, geçmişten kaçmamayı seçmek için şarkılar söylüyor bu sefer. Albümde sözü müziği Mete Özgencil’e ait olan Bende Kal dışında tüm şarkılar Kalben’in. Düzenlemeler ise Genco Arı’ya ait.Sevdiklerinin kahramanı olmak, zırhlar taşımak, bedeninden ve toprağının gerçeğinden kopmuş ve aidiyetsizleşmiş olmak istemeyen Kalben, şimdi sadece içinden gelen şarkıların hikayelerini dilediği gibi yaşadığını bilerek utanmadan dans ederek anlatıyor. Kalbinden kalbinize mektuplar niteliğinde olan albüm, biz olmaya ve ait hissetmeye dair bir hediye.

Sonsuza kadar gitti mi şarkılar?

Yanımdaydılar oysa yakın bir zamanlar…

Kalben iki stüdyo albümü, bir EP ve birçok değerli sanatçıyla düetlerden; şehirlerden, ülkelerden, kıtalardan; ve binlerce kalpten süzülen üçüncü stüdyo albümü Kalp Hanım’ı 20 Mart’ta tüm sevenler, bekleyenler, merak edenler ile paylaşıldı. Sözü müziği Mete Özgencil’e ait Bende Kal dışında tüm şarkılar Kalben’in. Düzenlemeler Genco Arı’nın.

Yankılar; Avrupa Var, Amerika Var; Kasımpatılar, Leyla’nın İzleri, Son Bir Gece, Seni Özlerim, Gezegen, Son Adalar, Çiçekçi ve Kalp Hanım kırılan, dökülen; kaybolan ve çürüyen eşyalara değil; insan kalbine, yaşayan her şeye yazılmış şarkılar. Sevgi ve umut beslemekle alakalı hikayeler anlatmayı seçen sanatçı, kendine “Nasılsın?” sorusunu sormadan geçen yılların bedelini özgürce dans ederek toprağının gerçeklerini kabul ederek bedenini ve varlığını iyimser gözlerle irdeleyerek ödemeye karar vermiş.Sevdiklerinin kahramanı olmak, zırhlar taşımak, aidiyetsiz ve yersiz hissetmek istemediğini anlatan Kalben, bu albümde sadece içinden gelen şarkıları söylüyor. “Özgürlük, hepimize ençok yakışan başarı.” diyor ve ekliyor:- Birbirimizi doğduğumuz toprakla, köklerimizle, dillerimizle, renklerimizle, inançlarımızla, cinsiyetlerimizle ve kimliklerimizle değil; kalplerimizle kabul ettiğimiz günlerin ümidine!

Kalben, yeni çıkan albümü KALP HANIM’daki şarkılarının hikayesini GZone’a anlattı. İşte KALBEN’in ağzından tek tek KALP HANIM’daki tüm şarkıların hikayesi:

Yankılar, çekirdek ailemde tanık olmadığım huzuru ve aşkı bulmak umuduyla yaptığım güzel hataların kalbimdeki darbelerine yazıldı. Darbelere… Sağ kalmışlığımıza, devam etmişliğimize, hatıra tutmuşluğumuza… Sonsuza kadar…

Avrupa Var, Amerika Var yüzlerce insanla sarıldıktan öpüştükten sonra tek başıma döndüğüm otel odalarının, odalarda bana bakan aynaların hissettirdikleri üzerine…

Son Bir Gece, evimin manzarasını benden çok seven birinden ilham alarak yazıldı. Ankara’da bir kerecik çaldığımız o gecede ne kadar çok insanla ortak hisler paylaştığımı görüp dramı bıraktım. Kalbim hafifledi. Şimdi her yerde birlikte söyler miyiz?

Leyla’nın İzleri 18 yaşındayken yazdığım Ten ve Leyla şarkılarının birleşmesinden doğdu. İki şarkıda da artık söylemek istemediğim, doğru bulmadığım yerler vardı. 18 yaşındaki Kalben’in ve o yaşta olup coşkuyla büyüyen; hislerini, fikirlerini nasıl kontrol edeceğini bilemeyen ve yalnızlığında yalnız bırakmayacağım herkesin yanaklarından öperim.

Kasımpatılar, barışmak umuduyla sarı kasımpatılar alan beceriksiz ve yakışıklı bir delikanlıya… Koparılmış çiçeklerden medet ummak yerine kökleri olan çiçeklere, ağaçlara sarılalım hep birlikte.

Bende Kal, canım şair ustam Mete Özgencil’in bize eşsiz hediyesi. “Sen böyle bir şarkı yazamazdın” dedi bana, haklıydı. Ben onun gibi yazamam. İyi ki komşunuz olabildim, o armutlu tatlıyı, pilavı ve yazı, kışı paylaşabildim sizinle güzel komşularım Mete ve Hüseyin. O sahil kasabasına ve orada olan tüm dostlara şükran…

Seni Özlerim, Nilipek’in Ok şarkısını yanıma alıp daha önce gitmediğimi sanarak gittiğim Burgazada’da yaşadığım deja-vu için… Meğer buraları seninle gezmişiz.

Gezegen, aradığı aşkı hiçbir gezegende bulamadığını düşünen karamsarlara… Anladım ki içimdeki boşluğu birinin aşkıyla, ilgisiyle, tutkusuyla dolduramayacağım. Bu boşluk inanarak umut ederek kuşları, sokak hayvanlarını besleyerek şiir yazarak şarkı söyleyerek Eminönü’nden Galata’ya yürüyerek fotoğraf çekerek doğaya ve yaşama değer vererek dolacak. Doluyor da. Yalan söylemiyorum.

Son Adalar’ı ne zaman dinlesem sırtımdan elektrik geçiyor. Sanırım kahverengi saçlarımdan daha kalın çıkan beyaz saçlarıma, kaşımdaki o tek beyaz tele, alnımdaki kırışıklara, çenemdeki lekelere, boynumdaki çizgilere, vücudumdaki izlere giderek hayran oluyorum. Ölüm korkusu değil, yaşamak arzusu sarıyor beni. Şarkı da korkumu geride bırakmayı seçmemin hikayesi…

Çiçekçi’yi Bağdat Caddesi’nde alkollü bir sürücü yüzünden yaşamını yitiren çiçekçiye yazdım. Şarkıyı kaydederken Kadıköy’de bir çiçekçi daha yaşamını kaybetti. Kocası tarafından öldürülerek… En mutlu, özel günlerimizin destekçileri çiçekçileri çok seviyorum ve bu şarkıyı onlara hediye ediyorum. Bu acı haberleri taşımak ve yaşamaya devam etmek için şarkılardan, çiçeklerden ve sizden güç alıyorum. Başka sözüm yok.

Kalp Hanım, ikinci albümün kayıt sürecinde bittiğini hissettiğim her his ve yaşam biçimi için yazıldı. Ağustos 2017’ydi sanıyorum. Kırılan dökülen çürüyen eşyalara değil, kırılan dökülen çürüyen kalplere değer veren herkes için…

Kendim de dahil olmak üzere sahip olduğuma inandığım her şeyi kaybetmem gerektiğini öğrenme yolculuğumun taşları bu şarkılar. Bağımlılıklarımla, zaaflarımla, düşkünlüklerimle, güçsüzlüğümle, korkularımla, kaygılarımla, geçmişle yüz yüze gelmek için aynalarım…

Birlikte söylediğimizde açan, aydınlanan, duygular ve hatıralarla şekillenen yüzleriniz için şükran ve sevgi doluyum. Sevdiklerimin kahramanı olmak isterdim eskiden. Şimdi bir kahraman olmak, zırhlar taşımak, içimden gelmeyen şarkılar söylemek istemiyorum. Şimdi sizi duymak, sokaklarda, vapurlarda size sarılmak, konserlerde bağır çağır terlemek, dans etmek; biz olmak ve ait hissetmek en büyük ödül.