“KENDİNE İYİ BAK” DİYEREK SÖZLERİYLE ŞİFA DAĞITIYOR: ARDA EREL ÖZEL RÖPORTAJ

GZone Dergi’nin Mayıs 2018 konuklarından biri de, geçtiğimiz günlerde yeni kitabı “Kendine İyi Bak”ı yayınlayan genç yazar Arda Erel. Arda Erel’e çok sevilen aforizmalarını, hayata bakışını ve geleceğe dair umutlarımızı sorduk. İşte bu röportaj:

Sanırım herkesin merak ettiği bir soru var; yazı yazmaya nasıl başladın?

Yazı yazmaya küçük yaşlarda günlük tutarak başladım. 4-5 tane günlüğüm var. Bazen hala açıp açıp okurum. Okurken bazen gülüyorum, bazen ağlıyorum. Çünkü hem güzel günlerimi yazmışım, hem kötü günlerimi. Güzel geçen bir lunapark gezisinden de bahsetmişim, çok sevdiğim insanların ölüm haberlerinden de..

Kısa bir süre önce 3. kitabın Kendine İyi Bak’ı okuyucuyla buluşturdun. Kitabın bir çıkış hikayesi vardır mıdır?

Kendine İyi Bak’ın çıkış hikayesi son 2 senedir yaşadıklarıma ve gözlemlerime dayanıyor. Herkesi gözlemlerken neyi fark ettim biliyor musunuz? İnsan en az kendini gözlemliyor. Ben de kendimin peşine düştüm ve kendi psikolojimi irdeledim. Yaptıklarımı, yapamadıklarımı, isteklerimi, istemediklerimi. Bana dayatılanları, benim üstünü kapadıklarımı… Kendini tanımak başlı başına serüven ve kendine iyi bakmak da aslında çok uzun bir konu ama ben kendimce irdelediğim şeyleri bir kitap halinde okuyucularla buluşturmak istedim. Çünkü birçok insanın kendinden bi’ haber yaşadığını düşünüyorum. Hatta kendine kötülük yaparak hayatını yaşadığını düşündüğüm birçok insan var.

Aslında ilk olarak sosyal medyada yazığın aforizmalarla tanıdık seni. Paylaştığın fotoğraflar çığ gibi büyüdü, yayıldı ve çok sevildi. Tanınmak beraberinde ne gibi değişiklikleri getirdi?

Hem maddi hem de manevi değişimler yaşadım. Sosyal medyanın etkisinin büyük olacağını öngörmüştüm. Eskiden televizyona çıkmak ünlü olmak için tek şarttı. Ama şimdi daha farklı durum. Ben ismimi internetin gücüyle duyurdum. Bu beni kişisel olarak değiştirmedi ama tabii ki insanların bana olan bakış açısı değişti. Ben hala aynı Arda’yım ama birçok insanla artık aramda sevgi bağı var.

Yazılarının milyonlar tarafından okunması ve beğenilmesi ne hissettiriyor?

Çok değerli. Hatta o kadar güzel bir duygu ki, bazen gözlerim doluyor. Ama ben hiçbir zaman ne kadar çok şey başarmış olduğumun tam farkında yaşamıyormuşum. Bunu geçen günlerde yine çok sevdiğim biri söyledi. Hep daha iyisinde gözüm olduğu için, anda yapmış olduğumu kaçırıyorum sanırım.

Kitabındaki aforizmaların insanlara geçici, belki de kalıcı bir şifa sağladığına inanıyor musun?

Evet. Birçok insandan “başıma kötü bir şey geldiğinde senin şu sözünü hatırlıyorum” diye mesajlar alıyorum. İnsanlar gerçekten hayatlarında ciddi şekilde bana değer verip, yer veriyorlar. Tabii ki ben yine de her yazımı bilgi süzgeçlerinden geçirdikten sonra hayatlarında uygulamalarını, benim bilirkişi olmadığımı da onlara söylüyorum.

Peki yazılarını hangi duygularla yazıyorsun? Seni acı mı yoksa mutluluk mu besler?

Her ikisi de. Bazen çok mutluyken de yazı yazabiliyorum. Güzel duyguları da yazıya dökebiliyorum. Ama tabii acı da insanı çok besliyor ve üretkenliğini artırıyor. Öyle değişik bir denge var ki, aslında bu yüzden hiç kötü bir şey yok. Kötü sadece zihnimizde olan bir şey, uyanmamış olduğumuz için öyle kodladığımız bir kelimeden ibaret. Yaşadığı acılar ve acıların kattıkları farkındalıkları sayesinde çok ama çok yükselen sanatçılar, değerli insanlar var.

İnsan bu genç yaşına rağmen nasıl bu kadar yol gösterici yazılar yazdığını düşünmüyor değil. Nasıl yazıyorsun?

Bunun cevabı tamamen gözlem. Çünkü gözlem yapmaya başladığınız zaman, kendi yaşınız olmaktan çıkabiliyorsunuz. Ben 40 yaşında biriyle empati yaparken, gerçekten 40 yaşında gibi hissediyorum. 15 yaşında biriyle yaparken de, 15 yaşında gibi. Her yaşa gidebiliyorum. Her yaş olabiliyorum. Bu yüzden belirli bir yaşla insanı sınırlayıp, “çok genç ya ne yaşamış olabilir ki?” soruları bana tuhaf geliyor. Her yaşanılan şeyin yaşı varmış gibi. İnsanlar aşka, ayrılığa, zorluğa, başarıya bile yaş koymuşlar. Benim için böyle şeylerin yaşı yok.

Arda Erel hangi yazarları sever ve takip eder? Okuduğunda gerçek dünyadan uzaklaştıran yazarlar veya kitaplar var mıdır?

Birçok kitap ve yazar var. Aslında her kitap iyileştirir insanı diye düşünüyorum. Hepsi bir kapı aralar, oradan hayata bakmayı öğretir. Aklıma bir kitap ismi gelmiyor çünkü ben seçtiğim her kitabı severek ve etkilenerek okurum. Birini söylersem, diğerlerine haksızlık yapmışım gibi gelir bana.

 

LGBT bireylerin de “kendisine iyi bakması” için fikirlerin ve önerilerin neler?

Bence LGBT bireylerin kendilerine iyi bakması çok önemli bir konu. Çünkü toplumsal normlar ve baskılar onları kendileriyle buluşturmaya, kendileriyle barışık olmaya biraz daha zorluyor. Benim onlara tavsiyem, dış etkenler olmaksızın kendileriyle ve duygularıyla barışmaları, öyle yaşamaya çalışmaları. Çünkü her insan ve kalbe gelen her duygu özeldir. Her zaman destekçileriyim. Her anlamda eşitlikten yanayım.

Gözlem yeteneğini de göz önüne alarak gelecekle ilgili öngörülerini soralım; yakın gelecekte insan haklarının, eşitliğin şimdikinden daha iyi durumda olacağına inanıyor musun, sence umut var mı?

Türkiye’yle alakalı çok yolumuz olduğunu düşünüyorum. Dünya’ya baktığımdaysa gerçekten çok umutluyum. Dünya çok hızlı gelişiyor, tabuları daha kolay yıkıyor. Kadınlar örneğin, toplumda çok daha güçlü konumlardalar artık. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Çünkü ataerkilliğin her iki cinsin psikolojisine de zarar verdiğini düşünüyorum. Ama Türkiye’de, üzülerek birçok şeyin değişmesi için gerek sosyolojik gerek psikolojik anlamda çok gelişmesi gerektiğini düşünüyorum. Ama farkındalıklar yaratmaya çalışan, cesaretli olan insanlar çoğalırsa, neden umut olmasın?

Kariyerinle ve hayatınla ilgili hayal ettiğin yerde misin yoksa hala yolum var mı diyorsun?

Hayallerim çok daha büyük. Ama şükrettiğim bir noktadayım.

Bundan sonraki projelerini merakla bekliyoruz. Neler bekliyor okuyucuları?

Birçok projem var. Aklım sürekli gelecekte. Sürekli üretiyorum. Ama asla kendimi kasmıyorum. İllaki bir şeyler aklıma geliyor ve fark ettim ki, fikirleri benim bulmam gerekirken onlar beni buluyor. Şarkı sözlerim var, onları besteletmeyi düşünüyorum. Roman fikrim var. Senaryo fikrim var. Reklam şirketi açma fikrim var. Hepsi dolabımda asılı şekilde hayata geçirilmeyi bekliyor. Yaşayıp göreceğim.

GZone Dergi’nin Mayıs 2018 sayısının tüm içeriklerine aşağıdaki kapak görselini tıklayarak ulaşabilirsiniz.