KEREM CAN DUM YAZDI: YAKIN GEÇMİŞ, HİÇ GEÇMEYECEKMİŞ GİBİ!

Size Gucci’nin yeni erkek koleksiyonundan bahsetmek çok isterdim aslında. Ya da ne biliyim, yeni bi takım hayranlıkla izlediğim başka koleksiyonlardan, takip ettiğim modacılardan vs… Ya da Berlin seyahatimden.. Ama şuanda o kadar umrumda değil ki bunların hepsi. Umarım uzun sürmez bu ruh halim.

Hemen konuya giriyorum! Biraz özet yaparak.. Gündemim oldukça karanlık!


orlando-turk-unluler

Orlando katliamı oldu. Son yılların en büyük, kitlesel homofobisi, nefreti patlak verdi. Sadece Orlandoyu değil, geride kalan herkesi büyük yaraladı. Kaybın, acının boyutunun herkes farkında mı? Homofobinin ciddiyetinin? İnsanın ne kadar korkak ve nefret dolu, acınası olabileceğinin aynı zamanda? Bunun farkındalığı konusunda büyük kaygılarım var. Her bir benzeri yaşandığında aynı şeyi hissediyorum. Geçen sene aşk kazanırken (LOVEWINS), bu sene o aşkların hepsi gözyaşlı, hepsi tedirgin, bazıları yarım kaldı, ve bazıları yok oldu. Yok edildi…

Özellikle Orlando ile ilgili Onur Özışık ve Murat Renay‘ın yazılarını okumanızı tavsiye ederim. Hislerime tercümanlar. Ve tabi ki Lady Gaga’nın anma konuşması Hatırlatmadan geçemem.


lgbt-onur-yuruyusuistanbul

Onur yürüyüşü geçen sene – yani Love Wins’i kutladığımız zamanlarda – olduğu gibi bu sene de yapılamadı. Bu sene tehditler daha büyüktü.

Bırak yürümeyi, nefes bile almamamızı istediler. Geçen seneden çok farklı olmadı bu konuda. Tek fark bu sene tam da bu yüzden o çok meşhur TV kanallarına haber oldu ilk defa. Reklamın iyisi ve kötüsünü burda tartışabiliriz gerçekten!

Ondan önceki senelerde binler yürüdü, İstiklal doldu taştı. Doğru dürüst haber yapılmadı tvde. Hatta hiç! Sanırım tvde haber olmak için biber gazı şartı var. Rezilliğin reklam değeri müthiş değil mi??


En yakın tarihte, AHL patladı, herşeyin herkesin gözü önünde! Yanı başımızdaki yerdeki patlama hakkındaki gelişmeleri aramızda binlerce km olan ülkelerden takip ettik. Onlar bizden daha çok sahiplendi, o ülkelerde yas tutuldu! Eee biz ne yaptık? Biz köprü açılışında selfie çekiyorduk o sıra. Gökyüzüne balonlar, havaya konfetiler.. “En azından halay çekilmedi” mi demeliyiz?

Daha da ilginci, araştırılması için verilen önerge red edildi. Daha ne olsun? Daha kötüsünü düşünmeye gerek bile yok.

Sadece bunlar değil, ondan öncekiler için de durum pek farksız değil. Ülke Suruç’un üzerinden daha bir sene geçmeden 10ncu kez patladı.

Ben hala oralardan nasıl geçeceğiz, AHL’den nasıl uçağa binip bi yere gideceğiz onu düşünüyorum.

Bu yerlerin / mekanların hiç biri geçip gidilcek yerler değil artık, üstüne basılıcak toprak değil !!! Mezar oldu bile.

Daha ne olsun?

YETER.

Her katliamdan yada benzer bir durumdan sonra “Yarınlara umutla bakalım” kafasından çoktan geçtim! Umutları, ümitleri tükettim! Çünkü yaralar sarılmıyor. Kabuk dahi tutmaya zamanları yok!


Niyetim kimseyi kendi yaşadığım kafaya çekmek değil. İlk köşe yazımın böyle olmasını ben de istemezdim. Ama gündemden istemesem de uzaklaşamıyorum. Bide gündemin farkında bile olmayan, önemsemeyen bi kitle var. Bu durumu oldukça şuur dışı buluyorum. Terörün bizzat bu kitleden beslendiğine inanıyorum.

Gezi ruhunu özlüyorum.

Ve şunu net bi şekilde belirtmek isterim ki son 1 sene seni acıtmadıysa, sana dokunmamdıysa, sende farkındalık yaratmadıysa, “senin gibi olmayanla”  bir araya getirmediyse sen de her an birinin canını yakabilirsin demektir.

Aman dikkat !

Kısacası, destek olma! Silkelen!

İnsanlık suçu git gide daha da büyüyor. Sınır kabul etmiyor. Mekan onun için farketmiyor. Ve en sinir bozucu durumlardan biri buna alışmak. Duruma bağışıklık sağlama!!!


paylaşmazsam olmazdı! o kadar güzel yazmışın ki, böyle bi günde beni gülümsettin. beraber olduğumuz yürüyüşleri de hatırladım tabi. yanımda olamasan da burdasın adeta, her zaman! iyi ki varsın! seni seviyorum! "LGBT+ bireyleri yok etmenin tek yolu, dünyadaki tüm doğumları durdurmak. Epey de uzun vade gerektirir. Baskı, alay, ayrımcılık, yasalar, şiddet veya cinayet; durduramazsınız. Var olduk, var olacağız, bir de üstüne çoğalacağız. Büyük düşünür ve filozof Lady Gaga'nın da dediği gibi, "No matter gay, straight, or bi, Lesbian, transgendered life, I'm on the right track baby, I was born to SURVIVE." Kirpiğiniz yere düşmesin ibneler! ? YAŞASIN EŞCİNSEL AŞK! ? " #pride2016 #istanbulpride

A post shared by D U M (@keremcandum) on

Son olarak yazımı en yakın arkadaşım, biriciğim, dünya güzeli Ezgi’nin İstanbul Pride Yürüyüşü günü paylaştığı yazı ile sonlandırıyorum. O gün beni biraz da olsa gülümsetmişti.

Bir sonraki yazıya kadar şimdilik herkese iyi haftalar, iyi bayramlar.

LGBT+ bireyleri yok etmenin tek yolu, dünyadaki tüm doğumları durdurmak.    
Epey de uzun vade gerektirir.
Baskı, alay, ayrımcılık, yasalar, şiddet veya cinayet; durduramazsınız.    
Var olduk, var olacağız, bir de üstüne çoğalacağız.
Büyük düşünür ve filozof Lady Gaga’nın da dediği gibi,    
“No matter gay, straight, or bi,
Lesbian, transgendered life,
I’m on the right track baby,
I was born to SURVIVE.”

Kirpiğiniz yere düşmesin ibneler!