LİSELİ LGBTİ: “KENDİ GETTOLARIMIZDAN SIKILMIŞTIK VE PİKNİĞE GİTTİK.”

Geçtiğimiz Ağustos ayında düzenledikleri piknikle tanıdığımız oluşum LİSELİ LGBTİ GZONE DERGİ Ekim sayısı için Kaan Arer’e konuştu. İşte o röportajın tamamı:

Ağustos ayında “Sıcakları Koliliyoruz” ve “Pikniğe bekleriz şekerim” sloganları twitterda dönmeye başladı. Gökkuşağı renklerinden bir ağacın bulunduğu çok tatlı bir afişleri vardı. İnsan haliyle merak ediyor “Kim bu LiseliLGBTİ grubu?” diye. “Kimler yönetiyor?””Kimler tarafından kurulmuş?”  “Bir destekçileri var mı?” ”Sadece liseli gençler mi?” Eğer öyleyse, “O zaman bu çocuklar nasıl bu kadar organize olabildiler?” gibi aklıma bir sürü soru üşüştü.

Eğer gerçekten varsa ve faal ise liseli bir LGBT grubun olması kadar güzel bir şey olamaz. Tam da kendini kabul etme çağında gençlerin gideceği, kendini yalnız ve yanlış hissetmemesi için doğru bilgileri alabileceği bir yer olur. Orada büyük ihtimal akranlarıyla tanışacak, tartışacak ve ne kadar doğru öğrenirse o kadar bilgili bir şekilde özgüvenini besleyecek.

Liseli LGBT’lerin 22 Ağustos Cuma günü piknikleri vardı, ben de bir e posta yollayarak onlarla tanışmak istediğimi belirttim. Bana cevap yazan Emre’ye “Yetkili kişiyle görüşmek istiyorum, o sen misin?” dediğimde “Yatay bir örgütlenme içindeyiz bu yüzden grubumuzun bir yetkilisi bulunmuyor.” demişti. Bu cevap bana oldukça profesyonelce geldi, böyle bir şey beklemiyordum. Bu çocuk acaba liseli mi ki diye düşündüm!

Bloglarında yer alan kuruluş metni oldukça ilgi çekici. Siyasi bir duruşun yanı sıra özgürce toplumsal kültürün iki yüzlülüğüne isyan ediyorlar. “Aileden, sokaktan başlayıp, okulda devam eden, eğitim hayatımızı gasp eden homofobiye, bifobiye, transfobiye karşı; birlik olma, örgütlenme, ses çıkarma kararı aldık… Koridorlar gökkuşağı olana kadar, kitaplardan renklerimiz saçılana kadar, eşit koşullarda, parasız, anadilde eğitim hakkımızı alıncaya kadar mücadelemiz sürecek!”

Bu arada röportaja Erkan ile Büşra gelip tüm sorularımı açık yüreklilikle cevapladılar. Tam da beklediğim gibi fikir sahibi, vizyonel, ayakları yere basan, hayalleriyle dünyanın dönme hızına ivme katan bireylerle karşılaştım. Bu gençler o kadar hevesli ve cesurlar ki geleceği ellerinden kaçırma şansları yok. İkisine de çok teşekkür ediyorum, röportaj haricinde de aklıma takılan tüm konuları onlara sordum. Ülkenin geleceği ve homoseksüel kültür üzerine neler düşündüklerine o kadar değer veriyordum ki cevaplarıyla kendi fikirlerimi karşılaştırmak ve kendi kendimi onların gözünden eleştirmek istedim.

RÖPORTAJ: KAAN ARER

-LiseliLGBTİ nedir, bir grup mudur, platform mudur, topluluk mudur nedir?

Bir oluşumdur.

-Peki, nasıl oluştunuz?

Lambda İstanbul’un üniversitelilerden oluşan bir gençlik grubu vardı. Beyaz Kargalar. Bu grup pek bir şey yapmıyordu. Daha sonra da kapandı zaten. Orada bulunan Fatih diye bir arkadaşımız, o zamanlar Lise 2 ye gidiyordu. O bir Facebook grubu açmış. LiseliLGBTİ diye. Ama sayfanın içi boştu. Daha sonra Emre Fatih ile iletişime geçmiş. Böyle bir grup mu kuruldu diye sormuş.

-Emre liseli mi bu arada?

Emre bu yıl mezun oldu, üniversite kazandı, o zamanlar liseliydi. Grupta zaten herkes liseli. Aslında Fatih Emre’ye sadece Facebook gurubu olduğunu, kimsenin ilgilenmediğini, içinin boş olduğunu söylemiş. Sadece kişisel paylaşımları için açmış. Bunun üzerine Ocak ayı gibi Emre bu grubu hareketlendirmek istiyor ve alt yapısını hazırlayıp 6 Şubatta ilk toplantı çağrısı gerçekleştiriyor.

-Bu çağrı sadece Facebook üzerinden mi yapıldı?

Facebook, Twitter ve sosyal medya gereçleri üzerinden, ayrıca KaosGL’nin internet sitesinden. Lambda İstanbul’da ilk toplantıyı gerçekleştirdik. Ama Lambda İstanbul ile hiçbir bağlantımız yok. Sadece mekân olarak orayı kullanıyorduk. Bunu özellikle belirtmek istiyorum; çünkü sonra bu konuda çok eleştiri alıyoruz.

-Eleştirecek ne var ki? Lambdaya bağlı olsanız ne değişir? Ne yani size “Lambda’nın çocukları” mı diyorlar mesela?

“Siz Lambda’ya bağlısınız artık, isminizi oradan duyuruyorsunuz.” diyorlar. Oradan destek gördüğümüzü filan sanıyorlar. Ama bizim orayla hiçbir alakamız yok. Sadece mekanını güvenli olduğu için kullanıyorduk o kadar.

-İlk toplantıya kaç kişi geldi?

Yirmi kişi geldi. Oldukça heyecanlıydık, gittik oturduk böyle. Herkes bir sus pustu o gün.

-Emre ile arkadaş değil miydiniz önceden? Siz orada kimseyi tanımıyor muydunuz ki?

Yok, kimse kimseyi tanımıyordu. Çağrıyı gören, katılmak isteyen herkes tek başına gelmişti. Öncesinde hiç eşcinsel bir arkadaşım yoktu ki kol kola girip beraber gelelim bu toplantıya. İlk toplantıda bir kuruluş metni hazırladık. Blogta yayınlanan metin ilk gün yazıldı ve imzalandı. Daha sonra bu toplantıları sürekli yapmaya başladık.

-Nasıl, her hafta toplanıyor muydunuz mesela?

Hayır, başlarda ayda iki defa yaptık. Okuldaki derslerin durumuna göre değişiyordu. Bir ara 2 ay toplanamadık, herkesin sınavları vardı. Bir ara da her gün toplanır olmuştuk. Tarihler düzenli değildi ama hadi toplanıyoruz dediğimizde herkes geliyordu ve her toplantıda sayımız çok artmasa da yeni yeni yüzler görüyorduk. Bu da bizi mutlu ediyordu. Aslında her geçen gün büyüyorduk.

-Peki, bu toplantıya gelenlerden kaç genç ailesine açılmıştı?

İlk toplantıya geldiğimizde sadece 4-5 kişi ailesine açılmıştı. Toplantıların sürdüğü süreçte her toplantıda birisi daha “ben de açıldım”, “ben de açıldım” diye gelmeye başlamıştı. Oluşum sürecinde sayı 10 civarına yükseldi. Örneğin bir arkadaşımız ilk önce annesine açılmıştı, daha sonra da annesiyle beraber toplantıya gelmişti. Annesi de bizi tanımak istiyordu. Çünkü hiçbir şey bilmiyordu. Örneğin bana “Sen erkek erkeğe olanlardan mısın?” demişti mesela. Gey kelimesini bile bilmiyordu. Toplumda eşcinselliğin sadece seksten ibaret olduğu düşünülüyor, gey dediğimizde erkek erkeğe yatanlar diye biliniyor. Bu yüzden ailelerin gelip bizimle tanışması çok büyük bir olaydı, o gün hepimiz ayrıca bir mutlu olmuştuk. Toplantı sonrası yemeğe filan gitmiştik.

-Bu toplantılarda neler yapıyorsunuz?

Toplantılarımızı iki bölüm şeklinde yapıyoruz. Birinci bölümde oluşumun durumunu, geleceğini, bütçemizi, yapacağımız etkinliklerimizi konuşuyoruz. İkinci bölümde ise daha çok eğitici sunumlar hazırlayıp bunlar üzerinden tartışıyoruz. Bazen “İnterseks”in ne olduğunu, bazen trans politikalarını eleştiriyoruz. Trans birey cinayetleri olduğu zamanlar özellikle bu konular üzerinde durmaya çalışıyoruz.

-Piknikten önce başka büyük bir etkinliğiniz olmuş muydu? Çünkü ben sizi piknik ile tanıdığım için öncesini bilmiyorum.

Onur haftası kapsamında “Eğitimde Heteroseksizim” konulu bir panel düzenledik. Bu panelde EğitimSen LGBT komisyonu ve Mimar Sinan Flu Baykuş topluluğu ile bir arada çalıştık. Bu panel sayesinde sesimizi birçok LGBTİ oluşumuna duyurmuş olduk. Bizim gerçek bir varlık olarak ortaya çıkmamız bu panelle oldu.

-Piknik kararı nasıl çıktı? Neden piknik?

Biz her toplantıdan sonra hemen Lambda’nın çevresinde bulunan kafelere giderdik. Biliyorsunuz, oralarda gey dostu kafeler var. Bir süre sonra hayatımız sadece 2-3 kafe, 1-2 sokaktan ibaret oldu. İnanılmaz derece sıkışıp kalmıştık, kendi gettomuzu yaratmıştık. Dışına çıkamıyorduk. Bu yüzden havaların güzelleşmesini de fırsat bilip insanların içine karışma kararı aldık. Aslında insanlardan kendimizi soyutlamıştık. Piknik hem açık havaya çıkma hem de bakın bizler de varız deme girişimiydi. Ayrıca daha yoğun bir katılım olacağını düşündük. Çünkü toplantılara belirli kişiler gelmeye başlamıştı. Ne de olsa toplantı deyince sıkıcı bir şey olduğunu düşünenler gelmiyor. Aslında biz o sıkıcı toplantılara gelmeyen arkadaşları da evlerinden çıkarmayı hedefledik.

-Piknik duyurusunu nereden yaptınız?

Bu sefer Twitterı çok yoğun kullandık. Daha sonra bloğumuz ve Facebook grubumuzdan afişlerimizi yayınladık. KaosGL de internet sitesinden duyurumuzu yaptı. Ayrıca gruptaki herkes kendi hesaplarından da paylaştılar.

-Pikniğe kaç kişi geldi?

Otuzdan fazla kişi geldi. Çünkü biz otuzdan sonrasını sayamadık. Gelen geçen bile bizim eğlencemizi görünce katıldı diyebiliriz.

– Peki, piknik için özellikle organize oldunuz mu? Kim kek getirecek, kim börek, kaşık, top getirecek gibi bunları belirlediniz mi?

Biz liseliyiz. Okuldan bu tür durumlara alışığız. Okullarda olduğu gibi liste çıkardık, daha sonra bunu yayınladık ve isteyenler istediğini seçti ve getirdi.

-Yıldız parkı o gün kalabalık mıydı, herhangi bir sıkıntı çıktı mı, sataşan filan oldu mu?

Yok, park o gün çok sakindi. Hatta ilk gittiğimizde heteroseksüel bir çift bir piknik masasına eşyalarını koymuşlar fotoğraf çekiliyorlardı. Bizim arkadaşlar da artık yorulmuşlardı gidip o banka oturdular. Bu çift bizi çok kalabalık görünce gelip eşyalarını alıp gittiler. Biz biraz onları ötekileştirmiş olduk sanırım. Ama hiçbir sataşma filan olmadı. Oldukça güzel geçti. Müzik açtık, Ankara havası filan oynadık.

-Pikniğe aniden çıkıp gelen birisi oldu mu yoksa herkes önceden haber vermiş miydi?

O şekilde gelen olmadı; ama pikniğin sonuna doğru oradan geçenler bizim eğlencemizi görünce katılmak istediler. Hatta bitmesine doğru bazı arkadaşlarımız oradan tanıştıklarıyla Taksime eğlenmeye bile gittiler. Yani orada heteroseksüel bireylerle tam bir buluşma geçirmiş olduk.

-Katılan herkes LGBTİ miydi?

Yok, heteroseksüel arkadaşlarımız da vardı. Oluşumumuzun içinde zaten heteroseksüel bireyler var. Toplantılarımıza da geliyorlar, bu tür etkinliklere de katılıyorlar. Onlar bizi desteklemekle yükümlü hissediyorlar kendilerini.

-Başka şehirlerde de buluşmalar, toplaşmalar olacak mı? İstanbul özelinde bir oluşum musunuz?

Oluşum kurulduktan 2 ay sonra bütün şehirlerden istek gelmeye başladı. “Hep İstanbul’da toplanıyorsunuz, gettolardan çıkmıyorsunuz…” diye eleştirildik. “Biz oraya gelemiyoruz, siz gelin.” dediler. Biz de ilk olarak Ankara’da toplanma kararı aldık. Biz oraya gitmeden orada bir oluşum başladı. Bizden de iki arkadaş oraya gözlemci olarak gidecek. Biz Adana ve İzmir’e de ulaşmaya çalıştık, olumlu cevap alamadık daha. Şimdilik sadece Ankara’da bir etkinliğimiz var.

-Okullarda eşcinsel bireyler tartaklanmaya, sözlü tacizlere maruz kalıyorlar. Bunları hepimiz yaşamışızdır. Bu duruma özel bir etkinlik, protesto, muhalif duruş kararınız var mı?

Bunları toplantılarımızda konuşuyoruz. Çünkü aramızda sorun yaşayan çok arkadaşımız var. Bu yüzden ilerleyen günlerde sticker bastıracağız. Tuvalet kapılarının arkalarına, okulun duvarlarına yapıştırmayı düşünüyoruz. LGBTİ bireylerin görünürlüğünü arttırmak için çok basit metinler hazırlayıp okullara yapıştırmayı planlıyoruz. Broşürler bastırmıştık, bunları dışarıdan okulun bahçesine atıp kaçmayı filan planladık ama onu daha gerçekleştiremedik.

google play

appstore