MERT BELL YAZDI: 20’DEN 21’E KALANLAR

GZone Müzik yazarı Mert Bell, 2021'in ilk yazısını kaleme aldı.

Yeni yılın ilk yazısına başlamak için daha fazla bekleyemedim. 2020’nin son haftalarından yazmak istediğim şarkılara daha fazla yeni şarkılar eklenmeden ve sizi oyalamadan mevzuya giriş yapıyorum.

Mavi’nin diskografisindeki 6 şarkının yeni akustik kayıtlarından oluşan “Karya Kayıtları” projesinin ilk iki şarkısı olan “Hiçedönük” ve “Acaba”yı geçen yıl dinlemiştik ve her ikisine olan büyük sevgimi ifade etmiştim. Şimdi eklenen 4 şarkıyla birlikte rahatlıkla söyleyebilirim ki hem bir şarkı yazarı hem de yorumcu olarak en iyi demle(n)diği şarkıları seçmiş Mavi. “Acaba”dakine benzer şekilde; örneğin “Yakışmaz Bana”nın bu yeni yorumunda da yazdıklarının (yaşadıklarının?) dışına çıkmış şarkıcı ve bu; şarkıyı buruk bir gülümseme ile söylenmiş hissi verirken bir şekilde orijinaline kıyasla daha hüzünlü hale getirmiş. Tam tersi şekilde; bir iç soğukluğu ile yorumlanmış “Savdım Sıramı”da ise sözlerin melodramatikliği güzelce dengelenmiş. ‘Yok ben illa ki drama istiyorum’ diyenlere ise harikulade çalınmış, bol can yakmalı “Silmesinler İzlerimi”yi öneriyorum. Bir Mavi klasiği olan “Kaptan”ın çakırkeyif yorumu da mazimiz ve yaralarımızla oynayan bu beş şarkının üstüne sevimli bir yara bandı gibi konmuş. Mavi’nin, projenin aranjörü Berkant Çelen’in ve emeği geçen tüm müzisyenlerin yeteneğine sağlık.

Sıla ve Yalın’ın birlikte söyledikleri “Ver O Zaman Gömleklerimi”yi sevdim. Birbirinden çok farklı şarkı söyleme stiline sahip bu iki yorumcu daha önce farklı şarkılarda buluşmuşlardı ve burada da sesleri üstüste çok bir anlam ifade etmiyor ama her ikisi de solo olarak çıkarsaydı bu şarkıyı yine de severdim diye düşünüyorum. Şu aşamada bu şarkıcıların bir sonraki hamlelerini merak ediyorum daha çok; bilhassa Sıla’nın – çünkü insanları şaşırtacak seviyede güzel şarkısı kalmadığını düşünüyorum elinde.

İlker Bayraktar ile yazdığı yeni şarkısı “Ben Unutmayı Bilmem”i çıkaran Emir de sakin ve akılda kalıcı bir şarkıya imza atmış. Emir’in müzik kariyeri ile ilgili ne yapmak istediğini tam olarak anlayabilmiş değilim, sonsuza dek tekliler çıkaran bir şarkıcı mı olmak istiyor bilmiyorum ama kendisinin ve yeteneklerinin farkında olmasını seviyorum. Her çıkardığı şarkısı da belli bir dinleme sayısına ulaşıyor zaten. Bu şarkısı da bir başyapıt değil ama Mustafa Ceceli’nin aranjesinin katkısıyla temiz bir iş olmuş.

Bir başka temiz iş ise benim fetiş seviyesinde sevdiğim yorumculardan Asya’ya ait. Sanıyorum gelmiş geçmiş en iyi pop yorumcularından biri kendisi ve maalesef şarkılarını/albümlerini uzun aralar ile yayınlıyor. Ümit Sayın’ın yazdığı hüzünlü “Unutup Gitti” tam Asya’nın sesine layık ve Asya da bir kez daha kendini müthiş bir hayranlıkla dinletiyor. Ama kabul edelim, bu sesten ne olsa dinlemez miyiz?

Sesinden kesinlikle her şeyi dinlemeyeceğim (ve dinlemediğim) ama bir şekilde gönül pencereme konmayı beceren Zeynep Bastık’ın, sözleriyle tiktok nesli için yapılmış gibi duran (ama tuhaf bir şekilde gustosundan ödün vermeyen) yeni şarkısı “Boş Yapma”yı beğendim. Sözünü ettiğim gustoda daha önce “BİR DAHA”da birlikte çalıştığı müzisyen Serhat Şensesli’nin parmağının olduğuna %100 eminim. Bu şarkı “BİR DAHA”nın keyif vericiliğine ulaşamıyor ama Bastık’ın yeteneklerini heba da etmiyor. Şarkıcının yakında çıkacak ilk albümünü Şensesli ile kaydetmiş olması için dua ediyorum.

Yeni Nova Norda şarkısı “Bakma Bana Öyle”yi de sevdim. Her zamanki gibi yine incelikle düşünülmüş ve icra edilmiş modern bir düzenlemesi var şarkısının (Nova Norda ve Zagor’un imzalı bu kez). Anlattığı hikayeleri ve anlatış şeklini çok sevdiğim biri Nova; çok yakında da Sedef Sebüktekin, Canozan ve Birkan Nasuhoğlu ile aynı evde 21 gün içinde kaydettikleri albümlerini dinleyeceğiz.

Geçen yıl çıkardığı “Rüzgar Beni Savururken”in etkisini üstümden atamamışken yine yıkıcı bir hamle ile beni yere seren Salman Tin’i de anmak gerek. “Güzel Yalanlar”da bu kez Mert Pekduraner’in aşırı üzgün gitarı eşliğinde kendi yazdığı aşırı üzgün sözleri (“sen gidersin kapatıp güneşi kapılıp birine”) saydırıp dinleyenlerine güzel anıları unutup kahrolmayı hak gören şarkıcı dilerim ki daha hafif ve daha az dargın şarkılara bir an evvel geçiş yapar.

İkinci şarkısını çıkarmak için iki yıl bekleyen Cihan Ölçek’e ise ‘geç olsun güç olmasın’ diyelim. “Anahtar Teslim”e kıyasla daha dingin ve ses renginin daha öne çıktığı bir şarkı olan “Aşktan Kovuldum”u yazan Ölçek’e Nail Mert Zarkan’ın serin aranjesi de oldukça faydalı olmuş ve ortaya radyoların çok seveceği ve tekrar tekrar dinlenebilir bir iş çıkmış.

Sezen Aksu, zannediyorum ki yakın zamanda tamamı görücüye çıkacak “Demo 2”nin parçalarından “İnsanlık Hali”ni yeni yıl hediyesi olarak verdi dinleyenlerine (en azından 35 yaş üstü bölümüne). Bu şarkı, Gülben Ergen’in “Uçacaksın” albümünde yer alan ve haliyle Ergen’in sesinden kıymetini anlayamadığımız bir şarkıydı.

Gülben Ergen demişken; yeni albümü “Seni Kırmışlar”dan da kısaca bahsedeyim. Bir sürü iddialı bestecinin desteğine rağmen iyi bir albüm olmamış maalesef bu. Şarkıların bir bölümü eski popüler olmuş şarkılarının soluk birer kopyası iken diğerlerinde ise yeni nesil dinleyiciye oynanmak istenmiş ve fecahat sonuçlar ortaya çıkmış. Ergen de Hülya Avşar gibi müziği bırakabilir bence, kimsenin itirazı olmaz.

Ve en son olarak Betül Demir ve İlyas Yalçıntaş’ın yeni şarkılarını da dinledim. Hiç heyecanlanamadım. Sagopa Kajmer coverlayıp üstüne düşünülesi bir rep performansı ortaya koyan İrem Derici bile daha çok heyecanlandırdı beni, öyle diyeyim (ya da yalan söyleyeyim, ehi).

Mert Bell’in seçtiği şarkılar GZone Top 50 listesinde. Aşağıdan dinleyebilirsiniz.