863269c786
mert-bell-aleyna-tilki

MERT BELL YAZDI: ALEYNA, POP’UN KURTARICI MELEĞİ

GZone müzik yazarı Mert Bell, geçtiğimiz sene “Cevapsız Çınlama” ve son günlerde “Sen Olsan Bari” isimli şarkısıyla rekorlar kıran genç şarkıcı Aleyna Tilki’yi yazdı. 

İşte bu yazı:

Pop müziğin şöyle bir sarsılıp kendine gelmeye ihtiyacı var (hayır, katiyen Yonca Evcimik’in orijinalini mumla aratan “Kendine Gel”inden bahsetmiyorum). Pop işçilerimizin bazılarının artık kariyerlerini sonlandırıp köşelerinde zarafetle yaşlanması (kesinlikle sen değilsin Sezen Aksu), bazılarının bir ara verip olup bitenleri düşünmesi (mesela sen olabilirsin Funda Arar) ama en çok da genç ve farklı bir enerjiye, heyecana sahip olanların gün yüzüne çıkması (merhaba Aleyna Tilki) gerekiyor.

Yazın şarkısını zorla buluyoruz artık. Eli yüzü düzgün projeler bile hak ettikleri heyecanı yaratmıyor. Çünkü çılgın bir üretim ve tüketim var, bir yandan da bu savurganlık içinde zevk seviyesi fena halde düşmekte.

Örneğin Demet Akalın’ın her yıl, içinde 12’den fazla şarkı olan albümler yayınlaması alttan alta onun sonunu hazırlıyor, kendisi farkında değil. Bu şarkı israfı hem onun cüzdanını kemiriyor hem de müzisyenlerin emeğine yazık ediyor. Eskisi gibi bir albümden 6-7 hit çıkarabileceği, çıkarsa bile uzun ömürlü olabileceği dönemlerde değiliz artık. Dahası Akalın ve onun hızında şarkı yayınlayan herkesin insanları boğmaya başladığı gerçeğini kaçırmayalım. Ara vermeleri gerekiyor. Yaratıcı sürece dahil olmasalar bile kendilerini özletmeleri gerek. Sürekli var olmak, kalıcı olmak anlamına gelmiyor.

Bir tarafta da Simge ve Edis gibi popun gidişatı açısından gayet faydalı gördüğümüz ama ısrarla tek şarkı ile ilerleyen isimler var.  Onların da bu temkinli gidişatlarını anlıyorum ama ortaya bir şarkılar bütünü, yani bir albüm koymadığınız sürece sizin şarkıcı kimliğiniz ile ilgili fikir sahibi olamayacağız çocuklar. Kalan kimlik unsurları ile, azılı hayranlar hariç, kimse o kadar ilgili değil zaten.

Velhasıl, pop müzikten, bırakın 90’ları, 2000’lerin ilk yarısında aldığımız hazzı bile alamadığımız şu zamanlarda çıktı karşımıza Aleyna Tilki. Of, ne kötü bir ilk karşılaşmaydı, asla yeniden yaşamak istemiyorum tabii ama biraz analiz edeceğim.

“Cevapsız Çınlama”, Emrah Karaduman gibi aşırı miktarda üretim geleneğinden gelip hızla tek atımlık tabancaya dönüşen genç bir prodüktörün zirve yaptığı işti. İrem Derici, Demet Akalın ve Hadise’ye yaptığı (hepsi de birbirine benzeyen ve hepsi de bir şekilde “tutan”) şarkıların mükemmel bir karışımıydı ve yakın bir arkadaşımın tabiriyle ‘insan bünyesine girip hızla ruhunu kemirmeye başlayan tüketen bir virüs’tü.

“Çınlama” bir patlama yarattı ama şarkının ötesinde, Tilki’nin yeni filizlenmeye başlayan kariyerini tehdit eden daha büyük bir mesele ortaya çıktı: Aleyna’nın yaşı ve şarkının videosunda Aleyna’nın lanse ediliş şekli. ‘Bu Britney Spears değil, burası da Amerika değil’ elbette (ki Britney’nin seksiyi oynaması 3.albümüne denk gelir) ama herkes konuşmaya başladı; şarkıcının ne ‘sürtük gibi görünmesi’ kaldı, ne yaşına göre fazla seksi dans ediyor oluşu, ne de reşit olmayan bir genç kız olarak kendinden yaşça büyük prodüktörü Emrah Karaduman ile ilişki yaşaması.

Daha da karmaşık ve çirkin gerçek/dedikoduları hatırlatmayacağım ama şunu belirtmeden de geçemeyeceğim; Aleyna’nın elinde bir oyuncak ayı ile tv programlarını geze geze çocukluğunu ve masumiyetini ispatlama stratejisi kalbime ve mideme keskin sancılar verdi.

Bunu yapmak zorunda kalıyor oluşunun yarattığı hüzün bir tarafa, tüm bu deneyim leş bir rating kaygısını önümüze koyup, kalbi müzik için atan genç kızı ise uzaklara fırlatıyordu.

Aslında tek ihtiyacı olan geçen hafta yayınladığı “Sen Olsan Bari” idi.

“Sen Olsan Bari”, şükürler olsun ki, nihayet Aleyna’nın arkasında doğru takımın durduğunu hissettiren bir şarkı. Pop müziğe kolay kolay tenezzül etmeyen arkadaşlarım bile bana şarkının sözlerinin tarzları olmamasına rağmen bu house tabanlı yeni sound’u çok sevdiklerini yazdılar. Bu ‘sound’ Ozan Çolakoğlu gibi yetenekli ve çok yönlü bir müzisyenin ellerinden çıkınca şaşırmıyoruz elbette ama kendi söylediği “Tatlım Tatlım” ile Demet Akalın dönemi sonrası ikinci baharını yaşayan Ersay Üner’in kaleminden çıkan sözleri, herkesin Aleyna’nın dudaklarından dökülmesini beklediği sözlermiş meğer (bu arada bu sözlerin ilk cinsel deneyimi yaşamakla ilgili olabileceğine dair tezlere ise ayıla bayıla katılıyorum).

Yine bir oyuncak ayıdan yardım alınan ve hayranlık uyandırıcı bir profesyonellikle çekilip Aleyna’yı bir öncekine göre çok daha ‘kendisi gibi’ yansıttığı bariz olan (havuza doğru depar attığı kısma bilhassa hastayım) videosunun da yardımıyla şarkı kanatlanıp uçtu ve yazın hitleri klasmanında Edis’in “Çok Çok”unun yanına oturuverdi. (Bu arada Tarkan’a çoğu sıkıntı hissi veren albümü için bir kere de buradan taziyelerimi sunarım.)

Aleyna’nın şarkı söyleyişi hususunda da güzel gelişmeler var üstelik. Ses renginin orijinalliğinin iyice ortaya çıkmasının yanı sıra şarkının çoğunu İngilizce bir şarkı söyler gibi söyleyip, bağlamanın dahil olduğu nakarat mısrasında birden aksanını değiştirmesini bile tatlı bir espri olarak buldum ben.

En önemlisi de projenin tamamında Aleyna’nın ‘iyi pop’ yapmak için ne kadar hevesli olduğu rahatlıkla hissediliyor. Popun kurtarıcı meleği midir şeytan mıdır bilemiyorum ama çok fazla çabalamadan bu samimiyeti ve heyecanı dinleyicisine aktardığı sürece başarılı olacak.

Pop müziğin deneyimli müzik adamları ile birlikte onun gibi gençlerin fikirlerine, vizyonuna ihtiyacı var. İsimleri “megastar” ya da “kraliçe” koymakla yürümeyecek bu işler artık, hep birlikte göreceğiz.

İlginizi Çekebilir

sarah-paulson

İZLE: AMERICAN HORROR STORY’NİN 7 SEZONU “CULT”TAN MERAKLA BEKLENEN İLK FRAGMAN

Ryan Murphy’nin yaratıcısı olduğu American Horror Story’nin merakla beklenen 7.sezonu Cult’ın fragmanı yayınlandı.  5 Eylül’de ...