MERT BELL YAZDI: ANBEAN EDİS’İN YENİ ALBÜMÜ “AN”

GZone müzik yazarı Mert Bell, pop müziğin başarılı ismi EDİS’in son albümü “AN”ı yazdı. İşte “ANBEAN EDİS’İN YENİ ALBÜMÜ: AN” başlıklı bu yazı.

Pop müzik dinleyicisinin 3 senedir merakla beklediği albüm nihayet kulaklarımızda.

Edis bizi her biri 1 yıla hakim olan 3 şarkısı ile (“Benim Ol”, “Olmamış mı?”, “Dudak”) şımartmış ve kendisinden beklentilerimizi fazla fazla yükseltmişti.

En son geçen yıl çıkan ve bu albümün habercisi olan “Çok Çok” ise beni (ve muhtemelen herkesi) iyice uçurmuş, popun gidişatına yön verebilecek bu genç yeteneğin bütünlüklü bir projesini dinlemek için sabırsızlanır olmuştum.

Baştan belirtmeliyim ki “Ân”; piyasa ortalamasının gayet üstünde, hele bir ilk albüm olduğu düşünülürse son derece tatmin edici bir ‘ân’lar bütünü. Hataları ve yanlış teşebbüsleri var ama bu albümün genel kalitesini ve üzerindeki ‘çok emek var’ hissini yok etmiyor.

Etmesi de imkansız zaten. Çünkü albümün kadrosu yıldızlardan oluşuyor. Edis’in yazdığı (ve yer yer şaşırtıcı derecede iyi olduğu) şarkıların dışında Alper Narman, Onurr, Yasemin Mori, Serhat Şensesli ve Gürsel Çelik şarkılara imza atarken Ozan Çolakoğlu, Osman Çetin, Serhat Şensesli, Mustafa Ceceli, Gürsel Çelik ve Ozan Bayraşa’dan oluşan aranjör listesi ise hayranlık uyandırıyor.

Albüm açılışını yapan ve ikinci klip için seçilen “Roman” Edis’in bundan önceki 4 klip şarkısına göre daha standart bir iş ve akla Edis’in kariyerinin başlangıcında birlikte çalıştığı Soner Sarıkabadayı’nın tarzını akla getiriyor (hoş, Sarıkabadayı da bu şarkının aranjörü Ozan Çolakoğlu ile çok şarkı yaptı) ve belki de bu yüzden ‘Edis’in ilk albümün ilk şarkısı’ olarak da doğru bir tercih gibi görünüyor.

İkinci şarkı “Çok Çok”, çokça kereler çok yerlerde ifade ettiğim gibi geçen yılın en iyi şarkılarından biriydi. Edis’in bu albümde Alper Narman ve Onurr’la olan beraberliğinin en iyi meyvesi bu şarkı ve dinleyici de zaten bu meyvenin tadına bayılmıştı.

Aynı üçlünün elinden çıkma, Osman Çetin’in düzenlediği “Yalan” ve devamında gelen Yasemin Mori düeti “Sevişmemiz Olay” ise Edis’i ‘Tarkan’ın en şaşaalı dönemi’ yüksekliğine kadar çıkarıyor. Aslında “Yalan”ı ilk birkaç dinlemede anlamamış ve sevmemiştim ama hafif alkollüyken denediğimde fark ettim ki albümün en büyük hitlerinden biri karşımda duruyor 

Serhat Şensesli’nin yazıp aranje ettiği “Sevişmemiz Olay” ise hem çok seksi bir pop-r&b şarkısı hem de doğrudan Edis ve Mori’ye bağrış çağrış eşlik etme isteği uyandırıyor. Bu şarkının son derece ateşli bir videosunu izlemeyi şimdiden iple çekiyorum ve Yasemin Mori’yi daha fazla şarkıda ve mümkün olan her yerde görmek istiyorum. (Yasemin Mori forever!)

Edis klasik ballad sularına girdiğinde ise doğru bir isimden yardım alıyor: Mustafa Ceceli. Ceceli, şarkıcının en incelikli bestelerinden birini mümkün olduğunca arabeske kaymadan modern bir pop şarkısı olarak ele almış, Edis de Glee dizisinden fırlamış bir karakter gibi yorumlamış şarkısını.

Aranjör Gürsel Çelik’in enfes düzenlemesi ile Edis’in tamamıyla kendisi olduğunu rahatlıkla hissettirebildiği, albümün en kişisel şarkısı “Ân” ise sıralamanın zirve noktası kanımca. Çok iyi düşünülmüş minimal bir prodüksiyonla sunulan şarkının Edis için çok özel olduğu belli, çünkü diğer şarkılarla kıyaslandığında bariz bir yorum farkı var, daha fazla yorum yapmak istemiyorum ama özetle bu, Edis’in kısa kariyerinin en iyi şarkısı.

7.sıradaki “Bana Ne” ise son 2 yıldır favori aranjörüm olan Ozan Bayraşa’nın rokete dönüştürüp yıldızlara fırlattığı, ‘beni gey kulüpte çal’ diye bağıran bir disko şahanesi. Edis’in bestesi çok havalı zaten ama Bayraşa’nın Edis’in sesini eğip büktüğü nakarat finali o kadar beklenmedik ve güzel bir etki yaratıyor ki şarkıyı tekrar tekrar dinlemek istiyorsunuz.

Şarkıcının hem söz hem de beste açısından Sıla yörüngesine girdiği iki şarkı ise arka arkaya geliyor: “Eyvallah” ve “Doldur İçelim”. “Doldur İçelim” en azından Ozan Çolakoğlu’nun cızırdayan aranjesi ile bir parça yükseliyor belki ama “Eyvallah” fazlasıyla ve rahatsız edici şekilde başka bir şeylere benziyor, dolayısı ile ilk 7 şarkının yarattığı Edis duruşunun ardından bir parça hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Bu düşüşe rağmen her iki şarkının da radyolarda çalınıp beğeni alacağına inanıyorum. Sadece hiç ‘Edis gibi’ değiller, hepsi bu.

Hafif acılı bir ‘90’lar slowu’ olan “Dur De” ile Edis’in vokal yeteneklerine bir kez daha şahit olduktan sonra sıra Edis ve Gürsel Çelik ortaklığının albümdeki ikinci zirvesi “Köle”ye geliyor. Bu karanlık ve tripli şarkı albümün gizli hiti ve dinlerken aynı “Ân” gibi bir zamansızlık hissi veriyor.

Bir başka zamansız şarkı, Erkin Koray’ın “Gün Ola Harman Ola”sının coverı başladığında ise albüm keşke “Köle” ile kapansaymış diye düşündüm çünkü şarkı kült ve Edis’in yorumu hatasız olsa da böyle bir albümü kapatmak için iyi bir seçim değil bu.

“Sevişmemiz Olay” ve “Bana Ne”nin şarkıcısının bu şarkıyı söylemeyi tercih etmesine pek anlam veremiyorum. Evet, şarkıcılarımız ‘her tarz şarkıyı söylerim ben’ diyerek hırsla bestelerin üstüne atlıyorlar ama dinleyici tarafından rahatlıkla bildirebilirim ki bu olmuyor. Maalesef her tarz şarkıyı iyi söyleyen ve kendine yakıştırabilen yorumcu sayısı çok az. Dolayısı ile şarkıcı kimliklerinin ve duruşlarının farkına varıp bize doğru şekilde yansıtmaları oldukça önemli. (Edis sana söylüyorum, bir dünya popçu siz anlayın!)

Edis’in önünde kendini keşfetmeye devam edeceği daha çok yıllar ve şarkılar var ve umarım yanılsa bile denemeye devam edecek, harikulade ilerliyor çünkü. Şimdiden böylesine görkemli bir albüme imza attı bile.

Bu yılın en iyi pop albümü mü müdür diye sorarsanız, henüz bir şey demek zor ama büyük ihtimalle yılın en iyi çıkış albümü olacaktır. Mutlaka bir şans veriniz.