MERT BELL YAZDI: HARARETLİ ŞUBAT

GZone'un müzik editörü Mert Bell, Şubat ayında dinlediği ve sevdiği şarkıları sizin için kaleme aldı.

Mert Bell’in hazırladığı GZone Top 50 listesini buradan dinleyebilirsiniz.

Merhaba! Bu ay size dinlemekten müthiş keyif aldığım şarkıları yazacağım (yine). Evet, genelde sevdiğim şeyleri yazdığımın farkındayım ve kimi şarkıları/şarkıcıları hak ettikleri şekilde yerin dibine geçirmem için beni okuyanlar olduğunu da biliyorum ama hakkında yazılacak şahane işler varken 14 Şubat için yayınlanan ve hepsi birbirinden kötü olan düetlerden mi bahsedeyim mesela? Onların yerine Sevgililer Günü ayı olan Şubat’ı, malum günden bağımsız, gayet hevesli ve ateşli geçirmemi sağlayan şarkılara güzelleme yapayım biraz.

Geçen yılki muhteşem şarkısı “Sarmaşık”ın ardından pozitif yükleme yapmaya karar veren Güliz Ayla’nın “Evdekilere Söyle”si, şarkıcının aranjör Sabi Saltiel ile ilk ortaklığının ürünü. Saltiel şarkıya bugüne kadar alışık olduğumuz tarzının dışında bir pop/reggae soundu işleyerek Ayla’nın zaten çok çeşitli olan diskografisine bir güzellik daha eklemiş. Ayla da bence kendi dinlediği müziğe yakın olan bu oyun alanında gayet rahat ve eğlenceli bir performans sergilemiş. Mutlu bir aşk şarkısı dinlemek ve kıpırdanmak istiyorsanız size çok iyi gelecek “Evdekilere Söyle”.

Bir diğer mutlu ve sevişgen aşk şarkısı ise Esin İris’ten geldi. Her daim modern ve ferah pop şarkıları yazmayı beceren ve korkusuzca yorumlayan biri İris (burada arzu nesnesine ‘oğlum’ diyip durmasına bayıldım) ve “Öp Diye”de de durum değişmiyor. Ozan Bozdağ ile birlikte yaptıkları bu beste ve aranje ise dinlerken kafamda enteresan bir sentez düşündürdü. 80’lerden bir Sade şarkısı bugün Britney Spears ve ekibi tarafından yorumlansa nasıl olurdu; işte aynen böyle olurdu sanıyorum. Siz de bir test edin bakalım, benimle aynı fikirde olacak mısınız? Ayrıca #FREEBRITNEY elbette ki yavrularım.

Muhteşem ikili KÖFN; “DANS” EP’sinin ardından çıkardığı “Olan Olmuş” ile tempoyu düşürmüyor ama aranjör BKE tamamen başka; önceki şarkıların popa yatkınlığından uzak; daha ambient bir elektro-pop ile yine kulağı yakalamayı başarıyor. Şarkı yazarı ve vokalist Salman Tin’in rahatlamak istemeyen gergin yorumu da yazdığı sözlerin taşıdığı (cinsel) hararet ve BKE’nin oyunbaz piyano kullanımı ile gayet uyumlu olmuş, KÖFN’nin hanesine bir artı puan daha yazılmış.

Bir ilişkiyi günlerce dans etmeli zamanlarından ayrılık sonrası kalp yangınlarına kadar getiren yeni Lara Di Lara şarkısı “Çok Yakınken” ise 2021’de en sevdiğim şarkılar arasına girdi. Henüz geçen ay, albüm sonrası ilk şarkısı “Bekledim”i yayınlamıştı Dilara Sakpınar ve gidişat böyle ise yeni albümünü dinlemek için sabırsızlanıyorum. Sakpınar’ın bu şarkıya yazdığı sözler upuzun değil belki ama kalbime ve anılarıma en hızlı uzananlar oldu. Aranjör Levni’nin ders gibi düzenlemesi hem çok seksi hem de şarkının buruk kalbine o kadar yakışmış ki, şarkı daha farklı nasıl olurdu hayal edemiyorum.

Posta koyduğu şarkısı ile dahi seksi olmayı beceren emir taha’dan da bahsedelim biraz. Geçen yıl arka arkaya çıkardığı şarkıları “Hoppa pt.1” albümünd toplayan taha, (sanıyorum pt.2 için) aynı trend ile şarkılarını çıkarmaya devam ediyor. Kendisinden duymayı en sevdiğim şekilde, iki dilli bir şarkı olan “Kendi Yoluna”da yine hem tamamen benzersiz şarkıcılığı hem de iki dile de hakim şarkı yazarlığı ile hayran bırakıyor. Belli ki türk müziğini; arabesk-pop seviyesine kadar iyi etüt etmiş biri emir taha ve yapmak istediği r&b/pop’a bunu müthiş adapte ediyor. Bravo kendisine.

Fikri Karayel’in “Yol”dan beri söylediği en güzel şarkı olan “Bitmezse Kış”ı da herkese tavsiye ediyorum. Serhan Bülbül ve Ceren Deniz ile birlikte yaptıkları bu pek duygusal şarkı, son iki senedir söylediklerine kıyasla çok daha ‘düz pop’ bir iş belki ama Karayel’in süper vokal oyunlarına imkan veren bestesi ve yine “Yol”da birlikte çalıştıkları Tolga Erzurumlu’nın modern düzenlemesi ile Karayel’in hak ettiği geniş kitlelere ulaşması için ihtiyacı olan ve söylemesi gereken şarkı gibi hissettiriyor.

Bu ay keşfettiğim iki yeni sesten de bahsetmek isterim. İlk isim geçen yıl Vodafone FreeZone Online Müzik Yarışması’nda halk oylaması ile birinci olan Gülşah Kömür. Vallahi ne yalan diyeyim, ben böyle yarışmaların günümüzde gücü kaldı mı ondan bile emin değilken Kömür’ün Onur Özdemir imzalı ilk şarkısı “Çok mu Zor?” ile yakaladığı başarıya hayran kaldım. Kömür, yarışma birincisi olarak tahmin edersiniz ki çok güzel bir sese ve profesyonel olarak ilk şarkısını çıkaran birinin çok ötesinde sağlam bir yorumculuğa sahip. Özdemir’in bestesi ise Simge’nin “Yankı”sının açtığı yoldan gidiyor ama kendi başına da oldukça iyi bir pop şarkısı olduğunu söyleyebilirim. Daha önce iki şarkı yayınlamış olmasına rağmen “Elimden Bir Şey Gelmedi” ile keşfettiğim Ömer Güneş hakkında ise fazla bilgiye sahip değilim ancak önceki işleri bana Emir Can İğrek’i anımsattı ve bu çok hoşuma giden bir referans değil biliyorsunuz. Gelgelelim bu yeni, çaresiz aşık şarkısı bilhassa aranjörler Şener Engin ve Zeynep Oktar’ın özenli duyuş ve dokunuşuyla öyle bir uçmuş ki Güneş’e bu girdiği rotadan asla sapmamasını tavsiye ediyor; sizleri Kömür ve Güneş’in Spotify sayfalarına alıyorum.

Bu ayın en katmerli güzelliği ise Selin Sümbültepe’nin ikinci albümü “Ben Estim Sen Esme” idi. Sümbültepe’nin son iki yılda çıkan 4 şarkısının yanına 3 yeni şarkı ve 1 de akustik versiyon ekleyerek yarattığı albüm şarkıların çoğunu da düzenleyen aranjör ve müzisyen Bora Çifterler ile kotarılmış. Bahsi geçen 4 şarkıya da önceki yazılarımda tek tek yer vermiştim, burada özetle hepsini çok sevdiğimi belirteyim ama bu albüm akışında tekrardan dinleyince, aralarından favorimin duyduğum en gerçekçi aşk şarkılarından biri olan “Altüst” olduğunu fark ettim. Sümbültepe’nin kelimeleri oldukça özenli ama ekseriyetle ölçülü ve melodramatik olmadan insanı kafasını kalbine döndürüyor; bu nedenle yazdıklarını harikulade duru sesiyle yorumlaması büyük keyif veriyor. Burada da heyecanı gitgide artan, nefis aranje edilmiş “Ben Estim Sen Esme”den dingin piyano ballad “Hiç Hesapta Yokken”e ve Seden Gürel’in 92 tarihli “Bum Bum Bum”unun sürprizli yorumuna kadar tüm yeni şarkılar Sümbültepe’den beklediğimizi fazlasıyla veriyor. Yılın en iyi albümlerinden ilki huzurunda ey sevgili okuyucu.

Son olarak aynı hafta Yıldız Tilbe ve Devrim Karaoğlu ikilisinden aldıkları şarkıları görücüye çıkaran O Ses kankaları Hadise ve Murat Boz’dan, açık ara daha iyi şarkıyı Boz’un aldığını belirterek yazının sonuna doğru geliyorum. Hadise’nin “Olsun”u; sanki bir önceki pek sevilen şarkısı “Küçük Bir Yol”a benzesin diye düzenlenmiş ama ona kıyasla zayıf bir şarkı olduğu için yavan kalmış. Hadise arabesk-trap gibi bir türü bile taşıyabilen bir yorumcu ama şansını fazla zorlamasa mı diye düşünüyorum. Öte yandan Boz’un seslendirdiği “Sevgilim”, şarkıcının kariyerinin başındaki düşük tempoluları hatırlatıyor ve Tilbe’nin alaturkalığından daha az nasibini almış sözleri sayesinde daha güçlü bir etki bırakıyor.

Mert Bell’in hazırladığı GZone Top 50 listesini Spotify’dan dinleyebilirsiniz.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :