MERT BELL YAZDI: HÜZÜNLÜ GÜZ PROJELERİ

GZone müzik yazarı Mert Bell, 2019 sonbaharına çok yakışan müzik çalışmalarını sizleri için derledi.

Pop müzik piyasası hafiften hareketleniyor. Akmasa da damlıyor derler ya, kupkuru bir yazın ardından bu damlalara bile fazlasıyla okey durumdayım.

Fikret Şeneş gibi ancak nesilde bir gelebilecek bir akıl ve yeteneğe yapılacak saygı albümünü bekliyorduk, hatta hayatta olan onca sanatçıya yapılan albümler dururken 2015’te vefat eden eşsiz Şeneş’in albümünün geciktiği bile söylenebilir. Bu albümle alakalı fikrim kısaca Şeneş’e saygıda kusur etmediği. Ancak büyük bir heyecan ve merakla şarkıları yine yeniden dinlememe neden olabilecek tarafları var mı, orası tartışılır. Türkçe popa meraklı bir okur iseniz zaten bu şarkıların çoğunun başta Ajda Pekkan tarafından kusursuzca söylendiğini biliyorsunuz. Ve bu şarkılar öyle büyük hitler ki yeniden yorumlamaya kalkışacaksanız stratejik davranmanız gerekiyor. Yalın ve Six Pack’in yaptığı gibi görece daha az bilinen şarkılarla (“Olur Ya”, “Sana Bana Yeter”) dikkat çekebilir ya da Sıla ve Müge Zümrütbel gibi şarkılarınıza (“Her Yaşın Ayrı Bir Güzelliği Var”, “Baksana Talihe”) taze bir soluk getirebilirseniz kalabalıktan sıyrılırsınız. Eğer ikisini de yapmayıp yine de harika bir sonuç alıyorsanız (“Tanrı Misafiri”) isminiz Sezen Aksu’dur zaten. Hiç bir yorumcunun üstüne gitmeye gerek yok ama erkek vokallerin, baştan sesleriyle bir farklılık yarattıkları için daha avantajlı olduklarını söylemek mümkün. Bu anlamda, özellikle Buray ve Cem Yenel’in yorumlarını başarılı buldum. Stratejiyi falan geç, önemli olan duygudur diyorsunuz belki ama orijinalleri dururken de bu halleriyle, örneğin Rafet El Roman’dan “Anlamazdın”ı ya da Bengü’den “Bir Günah Gibi”’yi dinlemek cazip gelmiyor açıkçası.

Cazip gelen bir albüm (“Tepeler”), bu yılın en kendine özgü ve taze pop işlerinden birine imza atan ikili KÖFN’den geliyor. Kendi solo projeleri de bulunan prodüktör BKE ve Salman Tin’den oluşan KÖFN’nin şarkıları Tin’in yaptığı süper melodik bestelere prodüktör BKE’nin yaptığı modern ve dinamik aranjeler üzerinden yükseliyor. Tin’in şarkı sözleri de gayet ölçülü ve akılda kalıcı. Bilhassa açılışı yapan ilk 3 şarkının kusursuz olduğunu belirtmeliyim; her tarafında hit yazan “Ben Seni Arayamam”, pek hüzünlü melodisi ve Tin’in yorumuyla öne çıkan “Gitsin”, gitar sesinden uzaklaşıp albümün en iyi işlerinden birine imza attıkları “Sirenler” benim favorilerim. Ama albüm öncesinde yayınlanan r&b etkili “Sensiz N’aparım Ben” ve yazlık yol şarkısı “Güneşe Dokundum” da çok çok iyi.  

Ezgi Yelen’in EP’si “Gerekeni Yap” da tavsiyelerim arasında. Bu EP’ye kadar daha pop-rock soundlu şarkılarını duyduğumuz Yelen’in yine bu yılın başlarında çıkardığı “Yalnız Kadınlarım”ın yanına koyduğu 3 sade ve şık pop şarkısıyla tamamladığı “Gerekeni “Yap”in meselesi şehir ilişkilenmeleri, daha doğrusu ilişkilenememeleri. Bu durumu telaşlı yaylılarına tezat bir sakinlikle karşılamaya çalıştığı “Sevgili Geçmiş” çok etkileyici belki ama Yelen esas sürprizi “Bize Bak” ile klasik ballad sularına girdiğinde yapıyor ve bu pişmanlık valsiyle göğsünüze oturuveriyor. Düzenlemelerde imzası bulunan Özgür Karakaya’yı da isabetli ve incelikli seçimlerinden ötürü tebrik etmek gerek.

Çalışkan isimler arasında en sevdiklerimizden Gökhan Türkmen de geçtiğimiz ay içinde hem bir akustik EP (“Az Biraz”) hem de yeni şarkısını (“Aşkın Enkazı”) yayınladı. Ağırlıkla Türkmen’in en popüler şarkılarından seçilmiş ve yalnızca bir gitarla sunulan şarkıların bu versiyonları mutlaka dinleyici bulacaktır ama şarkıcının yaptığı müziğin en güçlü taraflarından biri her daim grup müziğini hatırlatması ve en doğru şekilde icra edilmesinde; dolayısıyla yeni şarkısı “Aşkın Enkazı”nı akustik EP’deki 5 şarkının toplamına tercih ederim.

Bazen de durum tam tersi oluyor; Aybüke Albere’nin ikinci şarkısı “Öpücem”de olduğu gibi. Albere’nin kendi yazdığı şarkısı kötü değil belki ama Fox dizileri için yazılmış hissi veriyor ve ben bu tip şarkıları müthiş sıkıcı buluyorum. Aynı şarkının yanında bonus olarak verilen ilk şarkısı “Ne Diyorsan”ın akustik versiyonunda ise Albere bir vokalist olarak adeta ışıldıyor. Mutlaka dinleyiniz.

Bir önceki yazımda Ayşe Hatun Önal’ın Fikri Karayel’in kapısını çaldığını yazmıştım, bu ortaklığın ürünü ise (“Efsane”) çok geçmeden önümüze geldi bile. “Katakulli” ile beynimi ve kulağımı hırpalayan Önal’ın bu yeni şarkısında da sorgulanabilir seçimler var (“efso” diye bağıran erkekler korosu gibi) ama en azından bu kez sesi boğulur gibi gelmiyor kulağa. Ufuk Kevser’in saat gibi işleyen düzenlemesini de bir doz sadeleştirirdim belki ama Karayel’in sözleri ve bestesi Önal’a çok çok yakışmış. 

Takip edilecek isimler listenizin başında olması gerekenlerden biri Merve Deniz 2016’dan beri şarkılarını yayınlamaya devam ediyor ve her seferinde kendisi hakkında büyük bir keyifle yazıyorum. Başlarda Bengü’ye benzettiğim vokalini de zaman içinde ayrıştıran Deniz’in yaptığı her şarkıya çok özendiği hissediliyor. Arel Koray Nalbant, Can Oflaz, Gürsel Çelik ve Deniz’in ortaklığından çıkan yeni şarkı “Yüzyıllık Yalnızlık” ise önceki çalışmaları “Umrumda” ve “Haberin Yok”a kıyasla daha geniş bir kitleye oynayabilecek özellikte, zaten hak ettiği yer de orası. (Merve’nin muhteşem coverlarla dolu Youtube kanalına uğramayı da ihmal etmeyiniz.)

Kışa doğru emin adımlarla yaklaşırken Mert Demir’in dibe vuruk “Benden Kimseye Hayır Yok”unu şiddetle önermeden de yazımı bitirmiyorum. Belki çok şiddetle de önermemeliyim; çünkü bu şarkı söz, müzik ve vokalin; acıyı üç ayrı koldan damara verdiği, benim gibi acıyı Sezen Aksu okulundan öğrenenlerin mazoşist fantazilerini tatmin edecek kuvvette bir iş. Demir’in performansının önünde saygı ve ızdırapla eğilmemek imkansız.