MERT BELL YAZDI: İREM DERİCİ’NİN SABIKA KAYDI VE YAVAN 2018 YAZI ŞARKILARI

GZone müzik yazarı Mert Bell, İrem Derici’nin “Sabıka Kaydı” albümü ve yavan olarak nitelendirdiği 2018 yazının diğer albüm/teklilerini mercek altına aldı. Bu yazıyı müzikli dinlemek isterseniz “Mert Bell’s Splashy Summer Mix” listemiz de yazının sonunda. 

İrem Derici zor bir dönemden geçti bunu biliyoruz. Bu yaşadığı sıkıntılı dönemden Britney Spears gibi bir “Blackout” çıkarmasını beklemiyorum elbette (albüm öncesi son teklisi “Hadi Gel”i dinlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız) ama popun umut veren kategorisinden bu denli hayal kırıklığı yaratacak bir albüm de beklemiyordum açıkçası.
Ayakları toprağa basıp elektriği atma ve hata üstüne tüm kurtları dökme niyetiyle yapılmış olduğu belli “Sabıka Kaydı”nın (albüm bu ismi hak edecek müzikal bi fiyakaya da sahip değil bu arada).

Aslında şarkıcının kendi yazdığı ilk şarkı “Mavi Ekran” sözleriyle çok doğru bir başlangıç yapıyor.Bilhassa “çekeyim yorganı tepeme kadar”lı nakarat bölümünün akıcılığına albümdeki birçok “deneyimli” söz yazarı yaklaşamıyor. Ama bu albüm açılışı 3.5 dakikalık süresiyle fazla uzuyor ve hemen arkasında gelen çıkış şarkısı “Ben Tek Siz Hepiniz” ise albümü bir türlü kalkışa geçiremiyor. Şarkının ana problemi sözlerinin itciliği ve tutarsızlığı (aslında sözlere çok takılmam ben ama) hem “takmıyoruuum takmicam” hem de “kimsenin yanına bırakmicam”ı çözemedim bir türlü). Velhasıl Osman Çetin’in özenli aranje işlerine rağmen bu iki şarkı açılış heyecanını yaratmıyor.

Bedük aranjesi ile umut veren “Yanlış Alarm” ise Hadise’nin “Sıfır Tolerans”ının soluk bir kopyası olarak kalıyor maalesef. Derici’nin iyi bir pop müzik hatta genel olarak iyi bir müzik dinleyicisi olduğunu adım gibi biliyorum. Popta neyin trend olduğunu gayet iyi biliyordur ama referanslarını bu kadar gözümüzün içine sokması çok can sıkıcı olabiliyor.
Bu albüm ile çok net anlaşılıyor ki (Simge’nin Hande Yener’ine karşılık) Derici’nin hedef Demet Akalın. Ancak Akalın külliyatına yaklaşmak için seçtiği şarkıların hepsi tahammülfersa. Kaan Karamaya ve Kerem Güneş’e ait şarkılar “Naş”i “Nen Var Kuzum”i “Zavallı” ve “Lay Lay Lom” o kadar kötüler ki kendisine bu bestecilerden ışık hızıyla uzaklaşmasını ve Akalın’ın “Rakipsiz”ine bir kere daha kulak vermesini öneriyorum çünkü o bile artık böyle şarkılar söylemiyor.

Bunların yanında davul-zurna-pop kategorisindeki Sinan Akçıl’ın “Yazsın Bana”sı (Akçıl’ın buna benzer 9 şarkısı daha var gerçi) ve Alper Narman – Onurr işbirliği “Sevmek Bizim İşimiz” daha samimi geliyor kulağa.

Serhat Tekin’in daha önce Kemal Doğulu tarafından seslendirilen şahane şarkısı “Kör Değilim” ise normalde yaptığı işlere hemen tav olduğum aranjör Batu Çaldıran’ın yavaşlatılmış aranjesi nedeniyle sönük kalıyor, Derici’nin bu chill aranje üzerine gereksizce bağırarak söylemesi de yardımcı olmuyor maalesef.

Ne ironik ki dans ettirmek için yapılmış bu albümde en çok tempo düştüğünde yüzüm gülüyor. Albümün en iyisi diyebileceğim Emrah Demiralp’in yazdığı “Tek Tabanca”i Ayşen ve Kemal Şimşekyay’ın bol melodili 90’lar güzellemesi “Razıyım Ömür Boyu Yalnızlığa” ve finalde Okan Akı’nın chill düzenlemesi ile kalp kıran Buray – Gökhan Şahin ortaklığı “Gel Demen De Yeterdi” Derici’ye yakıştırdığım şarkılar oldu. Zaten en iyi vokallerini de bu şarkılarda duymanız mümkün.

Pop müzikte mütemadiyen üzerimize konsept albümler yağsın istemiyoruz (hoş Mabel Matiz gibi harikulade beceren isimler de oluyor bunu) ama albümün isminden afrasına tafrasına kadar böyle bir beklenti yaratıp da birbiriyle ilgisiz teklileri bir albüm olarak bir araya getirmek pek de hoş durmuyor.

Derici’nin enerjisini ve öfkesini daha konsantre şekilde tek bir hedefe yönlendirmesi çok daha doğru olacaktır. İyi iş çıkarabilecek potansiyeli var aslında.

İrem Derici’nin 14 şarkıyla yapmaya çalıştığını 7 şarkıyla yapabilmek ise tabi ki Kenan Doğulu’nun kotarabileceği bir şey. Doğulu’nun aranjesi Bora Uzer imzalı “Issız Ada”sı yazın en iyi pop-dans şarkısı o ayrı ama tamamen kendi yapımı “Boş Sayfa” ve Ozan Doğulu’nun düzenlediği “Vay Be” o kadar taze ve Doğulu’nun daha önce yapmadığı şeyler gibi geliyor ki kulağa şarkıcının kariyerinin bu noktasında bu kadar modern ve zevkli olmasına bir kez daha hayran oluyorsunuz. Eşi Beren Saat’e yazdığı “Yosun” en iyi Kenan Doğulu slowlarından biri olabilecekken albümün devamındaki 3 şarkı kötü olmamakla beraber aynı momentumu sağlayamıyor (bilhassa finaldeki “Dansa Kaldır”a hiç gerek yokmuş). Bu haliyle bile yılın en iyi işlerinden biri “Ken” Doğulu’nun “Vay Be”si.

Sertab Erener’in “Bastrın Kızlar”ı ve Ziynet Sali’nin “Hadi Hoppalara”sı yazın en kötü iki şarkısı olabilir. Her ikisinin de bir önceki işlerinin (“Kırık Kalpler Albümü” ve “Deli Divanenim”) ardından nasıl böyle faka bastıklarını anlamış değilim.

Demet Akalın’ın 70’lerin histerik Füsun Önal şarkılarını günümüze getiren “Canıma Da Değsin”i de beklenen etkiyi yaratmadı. Zaten ben histerik bir şarkı dinlemek isteyenlere Turaç Berkay ve Mercan’ın şarkısı “Koma”yı öneriyorum. Berksan’ın yazdığı şarkı sesini çok özlediğimiz Mercan’a cuk oturmuş ve Turaç Berkay da geçmişte yaptığı işlerden çok daha farklı ve eğlenceli bir aranje ortaya çıkarmış.

Bir başka sağlam ortaklık ise Edis ve Emina’nın “Güzelliğine”si. Edis kendi albümüne 2 şarkılık bir ara verecek kadar güveniyor sanırım ama böyle cool işlere imza atacaksa benim hiç itirazım yok.

Cool işler demişken, bu yaz böyle hit olmayan ama serinliğini hissetiren şarkıları da çokça duyduk ve açıkçası kulaklarıma çok iyi geldiler; başta Hande Yener’in hipnotik “Beni Sev”i ve Gülden Mutlu’nun ona çok yakışan “Çiçek Gibi”si olmak üzere Kalben’in “Kuşlar” remixi ve Nil Karaibrahimgil’in “İyi Ki”si iyi ki varlar.

Cool’un tam zıttında duran Atiye’nin Eurovision kokulu “Hisset”ini ve Ece Seçkin’in Afrika kokulu olmaya çalışan “Dibine Dibine”sini pek sevemediğimi, bu ikisi yerine bir türlü istediğim çıkışı yapamayan Melis Kar’ın “Yatıya”sını ve Demet Sağıroğlu’nun dönüşünü müjdeleyen “Açık Çay”ı dinlemeyi tercih ettiğimi belirterek yazıma son veriyorum.