MERT BELL YAZDI: RAM TA TAM İSABET SİMGE

GZone müzik yazarı Mert Bell, Simge’nin heyecan yaratan son albümü “BEN BAZEN”i RAM TA TAM İSABET SİMGE isimli yazısında inceledi. İşte bu keyifli yazı:

Yılın (belki de son iki yılın) en sabırsızlıkla beklediğim albümü nihayet kulaklarımda.

Hakkı yenmiş Erdem Kınay destekli ilk EP’si ile biraz zorlu bir başlangıç yapan Simge için artık her şey rayına oturmuş gibi görünüyor.

İlk patlamasına neden olan “Miş Miş” ve modern pop klasikleri arasına giren “Yankı” sayesinde beklentileri fazlasıyla yükselten şarkıcının ilk albümü fazlasıyla tatmin edici.

Ancak iyi şarkılar içermesinden daha önemli bir özelliği var “Ben Bazen”in; bu albümün yüksek bir ışığı var. Bu ışık Simge’nin bir süredir birlikte çalıştığı ekibin enerjisinden de geliyor olabilir, sesi her şarkıda parıldayan şarkıcının doğasından da. Üstelik albüm boyunca sıkça duyulan dış sesler ile bu aydınlığa bir ferahlık da eklenmiş.

Pop başlığı altında farklı tarzlar arasında gidip gelirken bu kadar akıcı, tutarlı bir albüm yapmak zordur. O nedenle Erdem Yörük, Erhan Bayrak, Onurr, Ozan Bayraşa, Serkan Ölçer, Öğünç Başara’dan oluşan harikulade aranjör kadrosunu tebrik etmek öncelikle.

Bu zamana kadar çok iyi şarkılar (evet, sen de “Kamera”) söylemesine rağmen nasıl bir (yorumcu) karakteri olduğuna dair pek fikrimiz olmayan Simge için de çok iyi bir gösteri “Ben Bazen”. Burada yazımına katkıda bulunduğu her şarkıda ama en çok da finali yapan kısa “Gülümseyişinle Uyandım”da gösteriyor ki Simge iyimser bir aşık. Ve bu aşk kalbinin paramparça olduğu “Üzülmedin mi?”den cinsel çekim gücü yüksek “Ram Ta Tam”a kadar her şarkıda hissediliyor.

Uzun zamandır yaptığı her şeyi ilgiyle takip ettiğim çok yetenekli aranjör Ozan Bayraşa ve klavyesi ise bu albümde Simge’nin başlıca suç ortağı. Bayraşa, ne yaptığını o kadar iyi biliyor ki albümün Ersay Üner imzalı isim şarkısının bir nakaratı olmadığını nefis düzenlemesiyle unutturuveriyor mesela.

“Ben Bazen”in tamamlayıcısı niteliğindeki Üner, Alper Narman, Bayraşa ve Simge ortak yapımı “Pes Etme”de ise olayı başka bir boyuta götürüyor aranjör. Telaşlı giriş bölümünün ardından nakaratta uzaya fırlayacağını düşündüren şarkıyı tam aksine uyuşturup yine kendi enstrümantal ara melodisinde zirveye çıkarıyor. Ben de tüm yaratıcı ekibe şarkıdan arakladığım sıralı 3 alkıştan gönderiyorum.

Açılışı yapan bu iki şarkı “Miş Miş”ten bu yana iyi bir dans şarkısına ihtiyacı olan Simge’ye de ilaç gibi gelmiş, yorumundaki rahatlık hemen duyuluyor.

Hadise’nin kariyerinin en iyi işlerinden biri olan “Yaz Günü”nden sorumlu Selim Siyami Sümer’in “Ram Ta Tam”ı ise yine Bayraşa aranjesi sayesinde Türkçe sözleriyle bile şu anda bir Avrupa radyosuna gönderseniz hızlıca çalma listesine girecek kadar modern bir hit olmuş. (Şarkının girişinde Simge’nin ne dediğini anlayamıyorum bir türlü ben, o kadar Avrupalı yani)

Gönlümdeki yerini zamanla sağlamlaştıran çıkış şarkısı “Üzülmedin mi?”nin ardından ise Onurr’un geçen yılki ilk albümünde söylediği “Hu” geliyor. Enteresan bir şekilde bu şarkı Simge’ye de çok yakışmış ve sanıyorum ekip de bunu fark etti ki bu kadar kısa zaman önce söylenmiş bir şarkıyı repertuara almışlar.

Gökhan Şahin ve Simge’nin beraber yazdığı “Ayrılık Yazması” ile albümde tempo iyice düşüyor. Ama Simge ve tüm ekip, ne harika ki, en ağır anlarda bile arabesk tuzaklarına düşmemeye kararlı. Şarkıcı ağlak olmadan ve bu şarkıda benzer duyulma riski çok yüksek olan Sıla ve Sezen Aksu’ya benzemeden kalp kırmayı öyle güzel beceriyor ki bu performanstan sonra her şarkıyı kendi gibi söyleyeceğine ikna oluyorum.

Albümün zirve noktası “Aşkın Olayım” sözü (“İnsanlar yalnız doğar da yalnız ölmezmiş n’aber, bizden uzak olsun keder”), bestesi ve düzenlemesi ile ders niteliğinde bir şarkı ve dinlerken Türkçe pop’ta ne kadar çok vasat şarkıya maruz kaldığımızı fark etmeme neden oldu. Ne mutlu ki bu şarkının yaratıcısı Onurr pop müzikte gittikçe daha da etkin bir güç haline geliyor. Bayraşa ve Onurr’a ait iki farklı düzenlemesiyle de bu yılın en iyi şarkılarından biri “Aşkın Olayım”.

Simge’nin disko ayakkabılarını giydiği, sözü ve bestesi Alper Narman ve Onurr’a ait “İster İnan İster İnanma” ise hem oyunbaz düzenlemesi ile en akılda kalıcı şarkılardan biri hem de Simge albümdeki en iyi vokallerinden birini sergiliyor.

Sezen Aksu – Sibel Algan elinden çıkma “Öpücem”e geldiğimizde aklıma doğrudan Demet Akalın’ın “Ah Ulan Sevda”sı geldi (şarkının Erhan Bayrak imzalı aranjesinin payı büyük bunda). Marşa dönme potansiyeli çok yüksek ve radyoların illa ki bayılacağı bu eğlenceli şarkı kötü değil ama bu albüm sıralamasında yeri var mı ondan emin olamıyorum açıkçası.

Çağrı Telkıvıran’ın “Yalnız Başına”sı ise hem Simge hem de dinleyici için bir dinlenme molası oluyor. Albüm boyunca arka arkaya ihtişamlı besteler ve aranjelerin ardından bu hüzünlü ama hafif şarkı kulağa iyi geliyor.

Albümün ilk kapanışını yapan “Kalp Kırmak” da Öğünç Başara’nın serin aranjesi ile favorilerimden biri. Alper Narman, Ozan Bayraşa, Simge, Yasemin Özler ve Çağrı Telkıvıran’ın ortaklaşa yarattığı bu şarkı daha önce “Yankı” ile bu tip işbirliklerinin ne kadar kusursuz olabileceğini gösteren Simge ve ekibi için kocaman bir artı puan niteliğinde.

Bizi çokça beklettiği ama nihayetinde fazla fazla memnun ettiği ilk albümü ile Simge Sağın bir devrim yaratmıyor belki ama Türkçe popun nasıl olabileceğine (hatta nasıl olması gerektiğine) dair bir yol çiziyor. Ben tüm gücümle kendisinin arkasındayım.