MERT BELL YAZDI: YAZ MEVSİMİ KAPIDA

GZone müzik yazarı Mert Bell, 2021 Yaz mevsimi öncesinde radarına takılan yeni şarkıları yazdı.

Mert Bell’in hazırladığı GZONE TOP 50’yi BURADAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ

Yaz ayları resmen kapımızda, tatil yapamasak bile, her şeye rağmen sokakta ve özgür bir yaz geçirebilmek istiyoruz. Kulüplere, konserlere gidip eğlenmek zor ihtimaller gibi görünse de insanın canı o “yazın şarkısı”nı dinlemek ve keyiflenmek istiyor.

Geçtiğimiz 1 ayda ise bu yazı alıp götürecek bir şarkı çıkmadı. Edis’in “Martılar”ı bu kategorideki en iddialı şarkı olmaya devam ediyor. Zeynep Bastık’ın ilk albümünün neler yapacağını ise hep birlikte göreceğiz. Şu ana kadar yayınlanan 2 şarkı da iyi olmakla birlikte büyük hit olmadılar.

Murat Dalkılıç’ın “Nefes”i örneğin; kötü bir şarkı değil, nakarat öncesi melodisi bilhassa güzel ama şarkı bir türlü heyecanlanmıyor. Özellikle nakaratında bezgin ve üzgün bir şarkı olduğunu, 2021 yazında Dalkılıç’ın bombası olmayacağını kabulleniyor adeta. Şarkının enteresan bir özelliği de içinde nefes kelimesi geçmesine rağmen isminin “Nefes” olduğunu hatırlamanın oldukça güç olması. Bu şarkı ile Dalkılıç ne kadar ‘hype’ yaratabilir, emin değilim.

Derya Uluğ ise epeydir radarımdan çıkmış bir isimdi; yakın zamanda yeni şarkısı “Kanunlar Gibi” ile dönüşünü gerçekleştirdi. Emrah Karakuyu imzalı bu şarkı melodik olarak ‘bir Merve Özbey şarkısıyım’ diye bağırıyor öncelikle ama aranjörler Ozan Bayraşa ve Asil Gök şarkıyı Özbey etkisinden uzaklaştırmak için herşeyi yapmışlar ve ortaya enteresan bir deneme çıkmış. Aslında farklı (bakkal) bir düzenleme ile çok daha geniş kitlelere hitap edebilecek bu şarkının önünü kesmişler. Ben bu halini oldukça sevdim yine de ama şarkının neler yapacağını ve ömrünü merak ediyorum.

Göksel’in yenisi “Çölde Bi Vaha”yı hiç beğenmedim maalesef. Onu çok sevdiğimden uzatmak istemiyorum bu konuyu ama kendisinin 2000’lerdeki albümlerinde çok anlamsız bulduğum şarkıları olurdu; onlardan birine benziyor bu şarkı. Göksel’i “Hiç Yok” gibi büyük ve parıltılı şarkılarda duymak istiyorum ben, çok şey mi istiyorum?

Büyük şarkı demişken; bu işin altından başarıyla kalkan Yasemin Mori’nin yenisi “Maviye”den bahsetmek lazım. Şarkıcının elektro-pop’a yakın duran son işlerine pek ikna olamayan hayranlarının suratına çarptığı bu nefis şarkı bir işitsel serüven sevgili arkadaşlar. Mori imzalı ve bir ayrılığın hemen ertesini koyu maviye boyayan canhıraş sözler ve vokal performansı muazzam; aranjör Serhat Şensesli’nin Mori’nin kariyerinin ilk albümlerine selam çakan kalabalık ama bir o kadar büyüleyici düzenlemesi (özellikle finali) ise alkışı hak ediyor.

Lara Di Lara’nın geçen ay çıkardığı “Nefesim Kesilene Kadar”ı da mutlaka dinlemenizi öneririm. Bu şarkı Sakpınar’ın sözleri ve şarkıyı söyleyiş biçimi ile insana yaşama coşkusu veriyor. Beni her dinlemede yerimde sallandırıp gülümseten bir şarkı bu. Dâhi aranjörü Levni de bu tatlı şarkıyı aksak elektronik ritimlerle bezeyip finalinde kalp çarpıntılı ve mutlu bir kaosa doğru yükseltmiş.

Geçtiğimiz aylarda “Sanma” ile keşfettiğim Melis Yelman’ın Hande Yener coverı “Kibir”i de sevdim. Bu büyüklükte bir hiti yeniden yorumlarken orijinale sadık kalmanın çok bir anlamı yok; o nedenle aranjör Görkem Arslan’ın seçtiği minimal tarzı ve Yelman’ın bildiğimiz versiyondan farklı kelimeleri, heceleri vurguladığı performansı bana oldukça cazip geldi.

Henüz geçen ay çıkardığı “Eylül Ekim Kasım” ile seksi sulara dalış yapan Seda Erciyes’in aisu ile yaptığı “Şampanya” ise tam olarak sıcak bastırıyor. ‘Seks pozitif bir bedroomjam’ olarak tanımlıyor Erciyes bu şarkıyı ve bundan daha doğru anlatılamazdı sanırım. Kendisi zaten türkçe sözlü r&b ile ilgili tüm şifreleri çözmüş durumda, türü bu şekilde ve tam bir ‘olmuş’lukla icra edebilen az sayıda isimden birisi; burada da aisu’nun hem prodüksiyonu hem de iki farklı dilde yazdığı müthiş sözler şarkıyı jel gibi kayganlaştırıyor ve size de sadece tek bir şey kalıyor, kulağınıza ve oradan bedeninize sokmak.

Çağrı’nın Elif Kaya imzalı şarkısı “Yol”u çok sevdim. Bir önceki şarkısı “Dip” gibi yine Ozan Bayraşa tarafından aranje edilen “Yol”da Bayraşa bu defa ; Miraç Kutlu’nun da desteğiyle daha sade ama bir orkestra tarafından çalınmış hissinden kopmayan bir işe imza atmış; Çağrı’nın sesini de “Dip”teki boğulmuşluğundan kurtarmış. Çağrı’nın bugüne kadarki en iyi vokal performasını bu şarkıda sergilediğini söylemek mümkün. Kaya’nın aydınlık ve umut veren sözleri de gayet başarılı, hatta “Büyüdüm artık büyüdüm, büyüğüm, ayna yüreğimi göstermiyor” favori sözlerimden biri oldu bile.

KÖFN’nin depresif ve yalnız adam şarkısı “ROCKSTAR” grubun belki de en az dans edilebilir şarkılarından biri ama yine de aranjör BKE; KÖFN’den daha önce hiç duymadığımız tarzda sıcak ve karanlık bir tropikal atmosfer yaratmayı başarmış. Zaten KÖFN’nin hiçbir şarkısı diğerine benzemiyor (nazar değmesin); her şarkılarında ayrışan ve kendini sevdiren birşeyler var, bunda şarkı yazarı ve hırıltılı vokalist Salman Tin’in payı da yadsınamaz tabii. Geçen yazki “EL” gibi birşey duymayı beklemeyin ama belki bu yaz hakikaten de dans etmeyeceğizdir.

Şarkıları birbirine benzemeyen bir isim de Bade Nosa. Pırıl pırıl sesiyle ruhuma çok iyi gelen ve beni sakinleştiren bir yorumcu kendisi. Yeni şarkısı “İçimizdeki”yi Emre Can Sarısayın yazmış ve birlikte bestelemişler. Şimdiye kadarki şarkıları arasındaki en yalını, neredeyse yanıbaşınızda çalınıp söyleniyormuş hissi veren “İçimizdeki” ise Lara Di Lara ve Çağrı’nın şarkıları ile birlikte bana belki de çok buhranlı geçebilecek bir yazın öncesinde güç veren şarkılar arasına girdi.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :