MERT BELL YAZDI: YENİ YILIN İLK KARARLARI

GZone müzik yazarı Mert Bell, 2019'un ilk yazısında yeni yıla ait aldığı ilk kararları yazdı. İşte bu yazı:

İLK YENİ YIL KARARIM: “SENİ SENİN GİBİLER SEVSİN”

Ceyl’an Ertem arayı açmadan, dinleyicilerine albümlerini sunmaya devam ediyor. Bu çalışkanlığına hayran olmamak imkansız ama bu niceliğin arasında nitelik düşer mi diye endişe etmeden de duramıyor insan.

Fakat endişemiz yersiz; Ertem bugüne kadarki en sağlam söz yazarı+besteci kadrosunu arkasına ve muhteşem aranjör Cenk Erdoğan’ı da yanına alarak diskografisine gurur duyacağı bir halka daha ekliyor.

Cover albümü “YUH!”u saymazsak en az sayıda Ertem bestesi içeren albüm en az Ertem izi mi taşıyor diye soracak olabilirsiniz. Bu konuda da içiniz rahat olsun, zira kendisi Mehmet Güreli (“Koş Git Bir De Sen Bak”), Kenan Doğulu (“Bugünüm Sensiz Geçti”) ve Cihan Mürtezaoğlu (“Deli”) gibi alakasız 3 müzisyenin şarkılarını başarıyla sahiplenirken albüm için yarattığı ahenge de hiç zarar vermemeyi başarıyor.

Yıldız yazar/besteci kadrosuna şöyle bir bakarsak; açılışı yapan Mabel Matiz’in “Peri”si kanımca albümde Ceyl’an’a en çok yakışan şarkı olmuş. Şarkının nakaratı tekrarlardan oluşsa da Ertem’in yorumculuğu sayesinde her katman bir öncekinden daha etkileyici geliyor kulağa ve şarkı zirve yaparak sona eriyor.

Bir önceki albümün şarkıları “Esmer” ve “Kovdum”da Sıla ve Efe Bahadır ile çalışan şarkıcının aynı ikiliden aldığı yeni şarkı “Anonim Sevgili” ise önceki iki şarkının aksine tamamen Ceyl’an düşünülerek yazılmış hissi veriyor ve bu anlamda çok doğru bir tercih yaptıklarını düşünüyorum.

Sezen Aksu şarkıları ise… tam olarak bildiğiniz Sezen Aksu şarkıları gibi. Bunlardan sözlerini Sibel Algan’ın yazdığı “Nafile Kelam” beni 90’lar sonu 2000’ler başı Aksu şarkılarına götürdü. Melodik yürüyüşü ve sözlerini de hesaba katarak BU şarkının Ertem’i daha geniş bir kitleye taşıyabileceği aşikar. Daha kişisel bir şarkı olduğu bariz olan “Zehir” ise albümü kalbi kırık bir şekilde sonlandırıyor.

Ahmet Ali Arslan’ın yazıp bestelediği “Putlar Yaptım” ise açık ara favorim. Cenk Erdoğan’ın Ege’nin iki yakasına da selam ederek aranje ettiği şarkı bir fasıl güzellemesinden çok daha fazlası, belki biraz gözü yaşlı ama mis gibi fesleğen kokan bir aşk manifestosu. Ertem’in şarkıcılığının “Ütopyalar Güzeldir”den bu noktaya gelmiş olmasına hayran kalmamak çok zor.

Ceyl’an’ın yazdığı şarkılara gelirsek; Sinem Sal’ın yazımına dahil olduğu funk-pop “Aşk Aşısı” albümün hafiflediği nokta olarak dikkat çekiyor. “Yine De Amin”in “HiçbirŞeyimsin”ine kız kardeş olarak gelen bu şarkı dışında albümün hareketlendiği bir diğer nokta ise Trakya-punk olarak nitelendirebileceğim “Duydun mu?”. Bu şarkıda apaçık politik göndermeler yapan Ertem’in en sağlam sözleri ise “Kara Gider”de, Cenk Erdoğan’ın şahane bestesi ve daha da şahane düzenlemesi üstünde yükseliyor.

Ceyl’an Ertem’in artık enikonu “alternatif”siz pop şarkıcısına dönüşümünü kutladığı (ya da kendi “alternatif”ini popa layıkıyla yedirdiği) albümüne mutlaka kulak veriniz.

“FAZLA AŞK”TAN SAKINMAYIN

Harikulade ses ve muazzam şarkıcı Yonca Lodi’yi, kariyerinin tepe yaptığı 2010 tarihli albümü “Milat”tan sonra aynı heyecanla takip edemedim. Arada geçen zamanda yaptığı 1 albüm, birçok tekli, ortaklıklar, tribute albüm ve film şarkıları başarısız olmadı elbette ama Lodi’nin taze bir nefese ihtiyacı vardı bence.

Yeni albümü “Fazla Aşk”ın içeriğine bakınca bu nefesin 4 şarkıya adı karışmış olan Sezen Aksu’dan geldiğini düşünebilirsiniz ama bu yeni enerjiyi yaratan esas isim aranjör Alper Atakan. Buradaki her şarkıya imzasını atmış olan Atakan’ın ismini ileride çokça duyacağız, kesin.

Ne yalan söyleyeyim; her zaman güvenilir Aksu, Sibel Algan ve Zeki Güner’e rağmen ilk iki şarkıda (“Kızıl Kıyamet”, “Sevişmeler Hariç”) albümün içine girmekte zorlandım. Her ikisi de daha önce Lodi’den dinlediğim şarkılara benziyorlar ancak neyse ki kulağı hemen yakalayan flamenko-fasıl “Derinlik Sarhoşluğu” ile işler değişti.

Alper Atakan’ın gayet kontrollü bir elektro-pop ile hareketlendirdiği “Gitme Sakın” ve daha önce Enbe Orkestrası albümünde söylenmiş “Hepsi Geçecek” ise Lodi’yi sürekli orkestra eşliğinde duymaktan sıkılmış olan bana ilaç gibi geldi açıkçası.

Aksu-Algan ikilisinin elinden çıkma “Fazla Aşk” ve Aksu’nun tek başına yazdığı “Bu Bana Düşen” albümün en sade, en güzel şarkıları. Lodi, bu şarkılarda Nilüfer’in olgunluk döneminin zirvesini hatırlatan kusursuz bir performans sergiliyor ve kendine hayran ediyor. Zeki Güner’in latin-pop tarzındaki “Gücüme Gittin”i de bu Nilüfer savını destekler nitelikte bir iz bırakıyor hatta.

Şarkıcının eski ortaklarından Murat Güneş ise Alper Atakan’ın albümdeki tek bestesi olan “Canına Yandığım”ın sözlerini yazmış. Bu radyo-dostu şarkının kliplendirilmesinde fayda var diye düşünüyorum.

Yonca Lodi’yi yeniden yörüngeme sokan “Fazla Aşk”tan imtina etmeyiniz efendim, bazen fazla aşk sadece ihtiyacınız olandır.

“GEÇMİŞE SUSMASINI SÖYLE”YE SÖYLEYE

Canım arkadaşım Nuri Harun Ateş’in Sezen Aksu ile düeti hakkında objektif yorum yapmam imkansız. Ama iki çok sevdiğim, çok hayran olduğum insan da beni ancak bu kadar yanıltmayabilirdi gerçekten. Harun’un “Makyaj”ının sözlerine imza atmış Çağlar Yerlikaya’nın yazdığı sözler herkesi kendi romantik geçmişinin içine dalış yaptıracak kadar kuvvetli ama esas etkileyici olan Ateş ve Aksu’nun bu düette birbirini asla gölgelemeyen, hatta karşılıklı iltifat niteliğindeki muazzam performansları. Aranjör Ogün Dalka’yı da bu zor işin altından başarıyla kalktığı için tebrik ederek sizi şarkıya doğru alıyorum.

“KARA KIŞ”A BATTIM

2017 yılında çıkan ilk teklisi “Uyan”ı yere göğe koyamadığım Mert Demir’in aynı minvaldeki (şarkıcının kendisine has arabesk-elektro pop kokteylinden söz ediyorum) yeni şarkısı “Kara Kış” nefis yaylıları ve udu ile insanın göğsüne oturuveriyor önce ama nakaratından itibaren dahil olan neredeyse seksi sayılabilecek synth kullanımı ile (Demir’in müziğinde hep bir seksilik var zaten ya da benim dikkatim dağılıyor, bilemiyorum) çok enteresan bir dinleme deneyimi vaat ediyor. Ve bu deneyim finalde dinleyiciyi harikulade rüyamsı bir elektronik atmosferin içine atıveriyor, şarkıyı tekrarda dinlememek pek mümkün olmuyor.