NİL ÖZALP: ”ARTIK KİMSENİN ESKİ SEVGİLİSİ DEĞİLİM”

Geçtiğimiz yıllarda “Aşkkolik” ve “Kalp Boş” ve bu günlerde “Kal Aklımda” şarkısıyla karşımıza çıkan NİL ÖZALP G Zone’un Ekim sayısı için iki çırılçıplak erkek modelle stüdyoya girdi ve cesur bir çekim yaptı. Ona hep sorulan ve gündemden düşmeyen “Tarkan’ın eski sevgilisi” sorularını ise sıkılarak da olsa bizi kırmamak adına cevapladı…

RÖPORTAJ: MURAT RENAY
FOTOĞRAF: ALEE TE
STYLING: BENER HAMAMCI

-Müzikal yolculuğun nasıl başladı? Nereden günümüzdeki noktaya kadar geldin?

İlk sahne aldığım günlerde yaşım tutmuyordu. 15 yaşından beri sahnedeyim. Kendi orkestralarım da oldu ve amatör yerlerde çıktığım da oldu. Burada sanatçılara back vokal ve kendi albüm çalışmalarım başladı. İlk albüm için Ersay Üner ve Serdar Ortaç sonra da albüme adını veren ACIKOLİK şarkımı da Tarkan’dan aldık. O dönem çıkan bütün kadın şarkıcılar bir duraklama süreci geçirdik ve bekledik. O dönem yeni çıkan birçok insan ikinci albümünü çıkaramadı. Yeni albümde ise çıkış şarkımız eski arkadaşım Serdar Ortaç’tan oldu.

-Müzikte idollerin kimler? Yurt içi veya yurt dışı?

Önceki röpörtajlarımda bu soru geldiğinde birkaç isim saymıştım ama aslında idolleştirmeye karşıyım. İdolleştirmek yerine biraz daha özgünleştirme taraftarıyım. Herkes kendine has olunca daha dikkat çekiyor.

-“Fanlık” müessesesine de karşı mısın?

Fanlık demeyelim de şarkıcıların her yaptıklarının örnek  alınmasına çok karşıyım. Çünkü herkes sonuçta normal bir insan. Popüler dediğin insan da kusursuz değil. İnişlerimiz ve çıkışlarımız var. Diğer insanlar gibi hata yapıyoruz. Birinin “örnekleştirilmesi” o kişinin hata yapma özgürlüğünü kısıtlıyor. Kimsenin bu anlamda popüler edilmiş şeylerin peşinden çok fazla koşmaması lazım.

-İkinci albümün DURMA’yı çıkardın. Kariyerinde kendini nerede görüyorsun?

Şu anda koşuşturma sürecindeyim. Kendime dışarıdan bakamıyorum. Şu anda kariyerimi inşa ettiğim dönemdeyim. Aslında en riskli dönemlerden biri bu çünkü şu anki seçimlerim benim ileride karşıma negatif olarak da çıkabilir.

“Tarkan’ın eski sevgilisi diye anılmanın dezavantajını yaşadım”

-İşte tam burada, üzerine yapışan “Tarkan’ın eski sevgilisi” etiketini sormak istiyorum. Tarkan Türkiye’deki en çok sevilen sanatçıların başında geliyor. Acaba bunun negatif etkisini gördün mü?

Ben bunun ilk albümümde dezavantajını yaşadığımı inanıyorum. İşte bu yüzden bu ilişkiyi ön plana çıkarmak istemedik. Ancak elbette bu duyuluyor ve konuşuluyor. Ben o dönem bir dolu müzikal çalışma yaparken, ödüller alırken bunların hiçbirinin esamesi okunmadı ve hep bu ön planda oldu.  Beni hep “Tarkan’ın sevgilisi” olarak gündeme getirdiler. Ancak bunun asla Tarkan’la ilgisi yok. Başka birinin sevgilisi de olsam bununla göze batmak istemezdim. Ben daha bireysel olarak kendi yaptıklarımla ayakta durmayı seven bir insanım.

-Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yiyecek ve bundan sonraki ilişkilerinde bir gizlilik durumu söz konusu olacaktır kesin?

Evet aynen öyle. Şu anda ilişkimi gizli yaşıyorum ve bu yüzden isim veremiyorum.

-Türk Pop Müziği’nde kadın şarkıcı olmak erkek şarkıcı olmaya göre dezavantajlı olan bir şey mi sence? Özellikle pop star yarışmalarında finale bile kalamayan kadın şarkıcıları hep görüyoruz.

Aslında en çok kadın şarkıcılar iş yapıyor. Hatta günümüze de baktığımızda şu anda geçmişten bugüne ayakta kalanlar yine çoğunlukla kadın şarkıcılar. Erkeklerin yıllar geçtikçe yıpranması söz konusu olabliyor ama kendine bakan kadın her yaşta güzel. Erkek şarkıcıların fan kitleleri de onları takibi biraz erken bırakıyor sanırım. Çok az erkek şarkıcı ayakta kalıyor.

-Kadın şarkıcıların başına hep bir sıfat geliyor. “Bilmemne’nin sevgilisi” “Eski manken” vb gibi. Erkek şarkıcılarda sanki bu sıfatsızlığın dezavantajı yaşanıyor.

Evet. Yakın arkadaşlarım arasında da erkek şarkıcılar olduğu için rahatlıkla söyleyebilirim. Onlar da bunun eksikliğini yaşıyorlar. Ancak “yakışıklı şarkıcı” vb denebiliyor. Erkekler kendilerini ön plana çıkarmak açısından zorluk yaşıyorlar.

-Bizim dergideki fotoğraf çekimi sıra dışı ve cesur bir çekim oldu. İki çıplak erkekle aynı stüdyodaydın. Buna nasıl cesaret ettin?

Sizin derginin buna uygun olacağını düşündüm. Dünyanın her yerinde sanatçılar bu tarz eşcinsel dergiler için bu şekilde çekimler yaparlar. Bunu yapmak gerektiğini düşünerek bir sakınca görmedim. Normal hayatta çok cesaretli bir tip değilim aslında ama çok eğlenceli bir ekiple çalıştım. Çekim sırasında gözlerimi kapattılar. Kalabalık olmayan bir ortamda çekim yaptık.

-İkinci sayımızda yer alarak ve lansman partimizde sahneye çıkarak bize destek verdin. Eşcinsel hakları senin için neden önemli?

Aslında ben eşcinsel hakları diye ayırmak istemiyorum. Bana göre başlı başına özgür insanın hakları diye bir şey var. Herhangi bir insanın hakkına müdahale ediliyorsa bu beni üzer. Yapı olarak bayrağı eline alıp bir şeyleri savunan biri değilim. Doğayı akışına bırakmışımdır. Dünyanın döngüsünde de kendini yenilemesi zaten var ancak elimden geldiğince, yapılabilecek bir şey varsa destek olmak adına buna yardımcı olurum.

“Eşcinsellerin zevkine çok güveniyorum. Beni beğenmeleri hoşuma gider”

-Bir “gey ikon” olmak ister misin? Kimse aslında yola böyle çıkmıyor ama böyle anılmak ister misin?

Aslında herkesin beni kucaklamasını isterim ancak geylerin de beni ayrıca sevmesini isterim çünkü onların gözüne, bakışlarına ve zevkine çok güveniyorum. Onların beni hoş bulmaları, beni beğenmeleri hoşuma gider. Ben onları zevkli bulduğum için beni takdir etmeleri hoşuma gidiyor elbette.

-Son klibinde erkek erotizmi çok var. Bunun nedeni ne?

Kliplerde her zaman hep kadın erotizmi oluyor. Neden erkek erotizmi de olmasın? Kadınların ve eşcinsellerin gözü gönlü açılsın. Bunda hiçbir sakınca yok.

GZONE DERGİ’Yİ MOBİL CİHAZINIZA İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ BAĞLANTILARI KULLANABİLİRSİNİZ:

google play

appstore