ONUR ÖZIŞIK YAZDI: HAYALLER JUSTIN TRUDEAU, KAÇAN GEMİ CEM BOYNER!

Bir süredir Justin Trudeau ile ilgili yazmak istiyordum. Hani özgürleşen dünyanın 2015 yıldızı Obama iken, bu onurlu tahtı kendisinden kapan Kanada’nın genç, yakışıklı, özgürlükçü, trend, sempatik (sayabileceğiniz yüzlerce sıfattan bazıları) başkanı. Kısacası bizdeki siyasetçilerde ne yoksa, sahip olan yeni dünya siyasetçisi Justin Trudeau.

Geçtiğimiz hafta, Kanada tarihinin ilk Toronto Onur Yürüyüşünde yürüyen Başkanı olacağını açıklayan Başkan Justin Trudeau sözünü tuttu. 02 Temmuz pazar günü saat 14:00’te başlayan yürüyüşte en önde yürüyen Başkan, sosyal medya hesaplarından da Onur Yürüyüşü görüntülerini paylaştı. Onur Yürüyüşü organizasyon kurulu başkanı Mathieu Chantelois ile beraber, ellerinde bayraklarla yürüyen Başkan dünya tarihinde bir Onur Yürüyüşüne katılan ilk Başkan oldu. Onur Yürüyüşü hakkında basının sorularını cevaplayan organizatör kurul başkanı Mathieu Chantelois, Justin Trudeau’nun yürüyüşe katılmasıyla ilgili, ”Dünyanın en seksi başkanına sahip olduğumuz gerçeğini saklayamam. Sadece seksi değil, aynı zamanda Justin Trudeau dünyanın özgürlükler adına en cesur başkanıdır. Batı dünyasında LGBT hareketi özgürleşmiş olarak görülsede, halen tam anlamıyla eşit görülmediğimiz bazı konular var. Justin Trudeau bizleri ofisine davet ederek trans hakları, çocuk evlat edinmemizdeki zorluklar ve LGBT bireylerin kan bağışı hakkında fikirlerimizi aldı” dedi. Ayrıca yürüyüşten hemen önce bir TV yayınına katılan Kanada Başkanı Trudeau, kimlik kartlarından cinsiyet kategprisinin de kaldırılacağını müjdeledi. #justintrudeau #kanada #torontopride #pride #lgbt #lgbti #lovewins

A post shared by GZONE MAGAZINE (@gzonemag) on

Bizdeki siyasetçilerde ne yoksa, ona sahip olan dedim çünkü bence Türk siyaset tarihinde bu sıfatlara uygun bir tek isim vardı ki, o da Cem Boyner’di. 1994 yılında başlattığı Yeni Demokrasi Hareketi’nden ne yazık ki, 1995 seçimlerinde pek de iç açıcı bir sonuç elde etmeden siyaset hayatına küsen Boyner başkan olsaydı neler olurdu diye düşünmüyor değil insan.

Hani Türkiye’nin ‘’Kadın Hakları’’ konusunda öncü ülkelerden olup da, zamanla ‘’İnsan Hakları’’ konusunda zamanının çok gerisine düşmesinin de önüne geçebilirdi sanki Cem Boyner, sanki Justin Trudeau’nun 2016 yılında Onur Yürüyüşü’nde yürüyen ilk ülke başkanı olarak tarihe geçmesine sebep olmadan, Cem Boyner sanki bunu çok daha önceden gerçekleştirerek, Onur Yürüyüşünün yasaklanarak ülkemiz için bir utanç haline dönüşmesinin de önüne geçebilirdi.

Luncheon @ sedona arizona

A post shared by Cem Boyner (@cem.boyner) on

İşte Türkiye’nin de özeti sanırım bu. Artık ‘’keşke’’lerle, geçmişte yapılan seçimlerin katma değerindeki olasılıklarla hayaller kurar hale geldik. Yasaklanan yürüyüş hakkımızdan değil, nitekim şahsen ‘’Özgürlük’’ kavramının saygı çerçevesinde yaşanılması taraftarıyım, bu konuda dini öğeler (ki inancı pek de pekişmiş bir birey değilimdir) konusunda hassas olmamız gereken bir toplum yapısına sahip olduğumuzu düşünüyorum. Toplumun genelinin haklarımızı desteklemeden de, pek bir hakka sahip olamayacağımızı düşünenlerdenim. Yani kısacası Onur Yürüyüşü tarihinin ‘’Ramazan’’ sebebiyle biraz ertelenmesinden kimsenin zarar görmeyeceğini, tam tersi yürüyüşe izin verilmemesi konusunda (demokratik ülkelerde yürümek için izin istemek mi olurmuş? Ama bu başka bir tartışma konusu) bu bol bahaneli hassasiyet kozunu en baştan kimseye vermemek gerektiğini düşününenlerdenim. Bu da aylar öncesinden düşünülmesi, tartışılması, planlanması gereken bir konuydu, şimdi burdan böyle bir tartışma çıkarmak gibi bir düşüncem asla yok, dönelim Justin Trudeau ve Cem Boyner’e.

Justin Trudeau’nun Onur Yürüyüşünde giydiği pembe gömlek de fazlasıyla tartışıldı, ve hali hazırda ülkemizin First Lady’si, sayın Semiha Yıldırım’ın da moda yaklaşımları son zamanlarda sosyal medya hesaplarımızı süslüyor. Herkesin giyinme özgürlüğü var, tabii ki de beğenmiyor ama saygı duyuyoruz, konuyu bir de kaçırdığımız gemi olan Cem Boyner penceresinden değerlendirmek gerekiyor, Cem Boyner bildiğiniz üzere ülkemizde moda dünyasında da fazlasıyla önemli bir iş adamı. Hani Prada’sından, Armani’sine kadar birçok markanın da Türkiye ayağını yürütüyor, yeni moda tasarımcılarına destek veriyor, kendisi fotoğrafçılıkla ilgileniyor, bilmeyenler biraz Google’larsa daha neler çıkar. Siz ne demek istediğimi çok net anladınız, kısacası Cem Boyner, Boğaziçi mezunu, TUSIAD başkanlığı yapmış, lise yıllarını Robert Kolej’de geçirmiş bir başkan adayıydı. Demokratik bir Türkiye ve Justin Trudeau gibi başkanımız olmasına imrendiğimiz şu günlerde, kafamızı duvarlara çarpmamıza (şahsen benim için öyle) sebep, 1995 yılında kaçırdığımız gemi Cem Boyner.

https://track.adform.net/C/?bn=47497305 1x1 pixel counter :